28 Ekim 2006 Cumartesi

Tarımını taştan çıkartan Türkiye, topraksız serada dünya lideri olacak

Türkiye 70 yıl geriden gelse de topraksız tarımda büyük hedeflere soyundu. Volkanik kayalar üzerinde yapılan üretimle dünyada adından söz ettirmeye başlayan Türkiye, Meksika'nın dünyanın en büyük topraksız serasına sahip ülke unvanını elinden almaya hazırlanıyor.

Toprak yerine volkanik kayaların kullanıldığı, bitkinin ihtiyaç duyduğu minerallerin ise bilgisayar sistemiyle verildiği topraksız tarım kültürü, Türk tarım sektöründe yeni bir sayfa açtı. İngiltere'nin 70 yıl önce keşfettiği, Türkiye'nin ise 10 yıl önce tanıştığı topraksız tarım üreticilerin gözdesi haline geldi. Dünyada giderek yaygınlaşan üretim tekniğine önem veren teknik Türkiye'de de benimsenmeye başladı. "Eskiden tarım ürünlerinin anayurdu konuşulurdu. Buğdayın vatanı Türkiye. Pirinç, Uzakdoğu'dan gelme. Günümüz tarımında ise artık asıl önemli olan ilk tohumun nerede atıldığı değil, üretim tekniği..." görüşünü benimseyen Türk firmaları, topraksız tarımda bir adım öne çıkabilmek için ardı ardına büyük yatırımlara start veriyor.

Türkiye'nin seracılık merkezi olarak tanımlanan Antalya'nın Kumluca İlçesi topraksız tarım kapasitesini ikiye katlamaya hazırlanırken, İzmir Dikili'de 250 dönümlük serada topraksız tarım yapan Agrobay Seracılık, 150 dönümlük ikinci bir sera kurmak için harekete geçti. Agrobay Seracılık yeni kuracağı sera ile şu anda Meksika'nın elinde bulunan en büyük topraksız seraya sahip ülke unvanını da Türkiye'ye kazandırmış olacak.


2-3 kat verim artışı

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte dünya tarım sektörü de yeni bir yüze kavuştu. Bu sayede çorak bir arazide tarım yapmak, tuzlu toprakları üretim üssüne çevirmek hatta toprak olmadan üretim yapmak da mümkün hale geldi. Teknolojinin nimetlerinden topraksız tarım, bugün gelişmiş tarım ülkeleri için büyük önem taşıyor. Hollanda ve Belçika'daki seraların yüzde 95'inde topraksız tarım yapılıyor. Tek bir firmaya ait en büyük topraksız sera ise 350 dönüm büyüklüğü ile Meksika'da.

Yeni yatırımlara hazırlanan Türkiye'de ise 48 bin hektar seranın yaklaşık bin 100 dönümünde topraksız tarım yapılıyor. Yöntem, yüksek kalitede ve normal tarıma göre 2-3 kat verim artışı sağlıyor. Hormon kullanılmayan, kalıntı içermeyen ve yüksek fiyattan alıcı bulan ürünlerin yetiştiği topraksız seraların başarısı, geleneksel seracıları da harekete geçiriyor.

Uzmanlara göre Türkiye'de topraksız tarım tekniğiyle üretim yapılan sera alanlarının üç yıla kalmadan ikiye katlanacak ve 3 bin dönümlere yaklaşacak.


Kısa sürede amorti ediyor

Türkiye'deki en büyük topraksız tarım yatırımlarının sahibi ise İzmirli Agrobay Seracılık. Agrobay Seracılık'ın sahibi Hasan Şentürk, "2007 yılında hayata geçireceğimiz 20 milyon euroluk ek yatırımla Meksika'nın liderliğini elinden alacağız" diyor.

Yatırımın karşılığını bir yılda alacaklarını söyleyen Şentürk, "Topraksız tarım kültürünün avantajları verimlilik ve kaliteyle sınırlı değil. Bu kültürde yetişen ürünlerin ihraç pazarları da daha geniş ve sorunsuz oluyor. Böylece yaptığınız yatırım kısa zamanda geri dönüyor" açıklamasını yapıyor. Geçen yıl Akdeniz Sineği nedeniyle Türkiye'nin Rusya'ya ihracatının durduğunu ancak Agrobay'dan Rusya'ya satışın aksamadan sürdüğünü belirten Şentürk, şöyle devam ediyor: "Agrobay'da yıllık üretim 8 bin tonun üstünde. Gelecek yıl 12 bin tona ulaşılacak. Domates, biber, salatalık çeşitleri üretimde ağırlıklı. Ayrıca Avrupa'nın tercih ettiği brokoli, marul, maydanoz ile kavun ve karpuz da çeşitler arasında. Üretimimizin yüzde 70'ini ihraç ediyoruz. İhracat ciromuz ise yıllık 8 milyon euroyu aşıyor. Hedefimiz önümüzdeki yıl 10 milyon euroluk ihracat. Dünyanın en büyük tarım ülkeleri de olsa Hollanda'dan domates ülkesi İspanya'ya kadar pek çok Avrupa ülkesine ürün satıyoruz."


Kumluca üs olma yolunda

Kışlık sebze ihtiyacının yüzde 40'ını karşılayan ve Türkiye'nin seracılık merkezi olarak tanımlanan Antalya'nın Kumluca İlçesi de topraktan aldığı başarıyı topraksız tarım ile ikiye katlamaya hazırlanıyor. Kumluca'nın modern tarıma geçişini hızlandırmaya dönük çalışmalarıyla tanınan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Alaaddin Aytekin, ülke seracılığının kalbi konumundaki Kumluca'daki seraların topraksız kültüre geçişini sağlamak ve "İlçeyi Türkiye'nin topraksız tarım üssüne çevirmek" için harekete geçti. Hatta üreticilere örnek olmak amacıyla bizzat kendi seralarını kurdu.

6 dönümlük serada üretime başlayan Aytekin, birkaç hafta içinde 12 dönümlük ikinci bir serayı daha devreye sokmaya hazırlanıyor. "İsviçre'den ithal ettiğimiz bilgisayar kontrollü seraların kuruluş maliyeti 1 milyon dolara ulaştı" diyen Aytekin, şu açıklamayı yapıyor: "Yaptığımız yatırım kendini 4 yılda amorti edecek. Narenciye bahçelerimizi de topraksız seraya çevirmeyi planlıyoruz. Böylece birkaç yıl içinde toplam 80 dönümde topraksız tarım tekniğiyle üretim yapar hale geleceğiz. Kendi yatırımlarımın yanı sıra en büyük amacım Kumluca'daki seraları topraksızlaştırmak ve yılda 1 milyon tonu bulan Kumluca'nın verimini katlamak. Bu nedenle de ilk adımı üreticilere örnek olmak amacıyla kendim attım."

"Çiftçi başarıyı görmeden değişime yanaşmıyor. O yüzden sera açıp verim artışını göstermeye karar verdim" diyen Aytekin, daha şimdiden 20 sera sahibinin kendisini yakın takibe aldığını ve gelecek yıl bu tekniği uygulamaya geçeceğini belirtiyor. Aytekin "Şimdilik 20 kadar sera sahibini ikna edebildim. Ben seralarımı üretime geçireceğim. Onlar da benim seralar üzerinden topraksız kültürün söylendiği kadar yüksek verimli olup olmadığını test etmiş olacaklar. Sonucun olumlu çıkacağından eminim. O nedenle ikna edeceklerimin sayısının hızla artacağını düşünüyorum. Bugün 20, yarın 40 derken sayı hızla katlanacak. Kumluca Türkiye'nin topraksız tarım üssü olacak" diyor.


İç pazardaki talep katlanarak artıyor

Yurtdışında büyük bir pazara sahip olan topraksız tarım ürünlerine olan talep yurtiçinde de giderek artıyor. Topraksız tarım ürünleri büyük marketlerde kilo yerine paket olarak satılıyor. Paketlerin üzerinde "iyi tarım uygulaması" kriterlerine göre üretim yapıldığı anlamına gelen Eurepgap sertifikası bulunuyor. Tüketicilerin bu ürünleri tercih etmesinde rengi, kokusu, lezzeti kadar sağlıklı ve standart üretimi ifade eden bu sertifika da büyük önem taşıyor. Topraksız tarım ürünlerine olan talebin iç pazarda da büyük bir artış gösterdiğini belirten Agrobay Seracılık'ın sahibi Hasan Şentürk, "Eskiden üretimimizin sadece yüzde 1'ini iç pazara verirdik. Bu oran iki yılda yüzde 30'a çıktı. İç pazardaki talep bu alandaki yatırımların da artmasına neden oldu" diyor.

Ziraat Yüksek Mühendisi Alper Beşiroğlu ise bu alana yapılan yatırımlardaki artışı ürün kalitesi ve tüketici bilincine dayandırıyor. Bilinçli tüketicilerin girişimcileri harekete geçirdiğini belirten Beşiroğlu, tekstil ve inşaat sektöründen pek çok sermaye sahibinin topraksız kültüre yöneldiğini anlatıyor. Beşiroğlu, "Denizli başta olmak üzere Ege ve Akdeniz bölgesinde topraksız seraların sayısı hızla artıyor" diyor.


TOPRAKSIZ TARIM NASIL YAPILIYOR?

Normal tarıma göre verimlilik iki üç kat daha yüksek
* Topraksız tarım tekniğinde verimli toprak arazisine ihtiyaç duyulmuyor. Toprak yerine perlit ya da kaya yünü gibi volkanik materyallerden yararlanılıyor. Hiçbir içeriği olmayan tamamen nötr denilebilecek bu maddelerin tek işlevi bitki kökünün su tutmasını sağlamak. Dolayısıyla çok verimsiz alanlarda bile rahatça tarım yapılabiliyor.

* Hormon, kimyasallar ve gübreye ihtiyaç duyulmuyor. Toprak kullanılmadığı için toprak bakterileri ya da hastalıklarının yol açtığı riskler bu sistemde söz konusu değil.

* Ayrıca nadas uygulamasına da ihtiyaç yok. Tam otomasyonlu ve kontrollü üretim imkanı tanıması sayesinde ürün kalitesi yükseliyor.

* Normal seralara göre 2 ila 3 kat daha fazla verim elde ediliyor.


Sermaye ve uzman personel gerektiriyor

Geleneksel tarıma göre pek çok avantaj sunmasına karşın Türkiye'de topraksız tarımın yeterli ölçüde ilgi görmemesinin en büyük nedeni kuruluş maliyetinin yüksek oluşu. Çünkü topraksız tarım ancak bilgisayar kontrollü modern seralarda yapılabiliyor. Oysa Türkiye'deki seraların pek çoğu aslında gerçek anlamda sera değil. Uzmanlar bunları daha çok 'örtü altı üretim' olarak tanımlıyor. Topraksız tarım için modern sera gerekiyor. Güneşin zararlı ışınlarının ürüne ulaşmasını engelleyen UV ve IR katmanlı sera malzemeleri Türkiye'ye ithal ediliyor. Metrekare maliyeti 50 euroyu bulduğu için seranın ilk yatırım maliyeti oldukça yüksek çıkıyor. Diğer yandan bitkilerin gereksinim duyduğu mineraller topraksız tarımda özel bir sulama yöntemiyle bitkiye aktarılıyor. Bu sistem bilgisayar kontrollüdür. Hatta seranın ısınması, nem, buhar düzeyi de bilgisayar kontrollüyle yapılıyor. Tüm bunlar maliyeti artıran etkenleri oluşturuyor. Bu seraları kurmak için gereken tek şey sermaye de değil. Ekipmanların kullanımı, bilgi birikimine sahip uzman personel gerektiriyor.


İngiltere buldu, Hollanda geliştirdi

İlk kez 1930 yılında İngiltere'de Kaliforniya Üniversitesi'nden Profesör Doktor William Gericke tarafından temelleri atılan bu yöntem, Hollanda tarafından geliştirildi. Türkiye'de ise ilk olarak 1995'de Antalya'da Agroser adlı serada kullanılmaya başlandı. Bugün topraksız tarım tekniği yaklaşık 30 serada başarıyla uygulanıyor. Seraların çoğu ihracat ağırlıklı üretim yapıyorlar. İç pazara verdikleri ürün miktarı daha sınırlı. Çünkü bu teknikle üretilen ürünler daha pahalı. Geleneksel yöntemle satış fiyatı yaklaşık 1 YTL olan bir kilo domates, topraksız teknikle üretildiğinde 3.5 YTL'den piyasaya çıkıyor. Türkiye için pahalı olan bu ürünün Avrupa'da alıcısı çok. Türkiye'de bu yöntemli ağırlıklı olarak domates ve biber üretiliyor. Yaklaşık 5 serada da çiçek üretimi var.

KAYNAK : REFERANS GAZETESİ
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:13 | 4 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.