Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.
Bağlantılar
- DRT TARIM
- TASACO
- DOKTOLAB
- FÜPAŞ
- SQM
- Yara
- Klasmann Deilmann
- T-System
- Dosatron
- INTA CDN
- Weathermatic
- Acadian Sea Plants
- Phosyn
Arşiv
- Eylül 2005
- Ekim 2005
- Kasım 2005
- Aralık 2005
- Ocak 2006
- Şubat 2006
- Mart 2006
- Nisan 2006
- Mayıs 2006
- Haziran 2006
- Temmuz 2006
- Ağustos 2006
- Eylül 2006
- Ekim 2006
- Kasım 2006
- Aralık 2006
- Ocak 2007
- Şubat 2007
- Mart 2007
- Nisan 2007
- Mayıs 2007
- Haziran 2007
- Temmuz 2007
- Ağustos 2007
- Eylül 2007
- Ekim 2007
- Kasım 2007
- Aralık 2007
- Ocak 2008
- Şubat 2008
- Mart 2008
- Nisan 2008
- Mayıs 2008
- Haziran 2008
- Temmuz 2008
- Ağustos 2008
- Eylül 2008
- Ekim 2008
- Kasım 2008
24 Ocak 2006 Salı
_clip_image002.jpg)
_clip_image002_0000.jpg)
Topraksız Kültür Nedir?
Kontrollü sera şartlarında kullanılan topraksız bir ortamda bitkilerin tüm besin ve su ihtiyaçlarının eriyik halinde bitkilere belirlenmiş bir sistem ve donanım vasıtasıyla sağlanarak sağlıklı ve karlı bir üretimin yıl boyunca sürdürülmesidir.
_clip_image002_0002.jpg)
Topraksız Kültür Tarihi
Hidroponik yetiştirme teknikleri geçmişte çok farklı uygarlıklar tarafından kullanılmıştır: Babil'in asma bahçeleri, Aztek'lerin yüzen bitkileri ve eski Mısır hiyerogliflerinden edinen bilgiler ışığında MÖ birkaç yüzyıl önce suda bitki yetiştiriciliğinden bahseden belgelerden söz edilebilir.
Topraksız bitki yetiştiriciliği yeni bir konu değildir. Ancak, modern tarım sektöründe, bu konuyla ilgili dev adımlar yakın geçmişte atılmıştır.
1930'lu yıllarda bilim adamları topraksız ortamda sadece besin çözeltilerinin eritildiği sıvılarda bitki yetiştirmeyi denediler. Ve toprağın bitki köklerini tutması haricinde topraksızda üretim yapılabileceğini tespit ettiler.
Günümüzde topraksız üretim özellikle Batı Avrupa'da yaygın olarak uygulanmaktadır. Hollanda, İspanya bu konunun başarılı örnekleridir. Ve yeni potansiyel ülke uygun şartlarıyla Türkiye'dir.
_clip_image002_0005.jpg)
Neden Topraksız Kültür?
_clip_image002_0007.jpg)
Topraksız Kültür Amacı
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Topraksız Kültür hakkında genel bilgi
Topraksız Kültür / Hidroponik: Basitçe "Çalışan su" demektir. ("hidro" su ve "ponos" çalışan anlamına gelmektedir.)_clip_image002.jpg)
_clip_image002_0000.jpg)
Topraksız Kültür Nedir?
Kontrollü sera şartlarında kullanılan topraksız bir ortamda bitkilerin tüm besin ve su ihtiyaçlarının eriyik halinde bitkilere belirlenmiş bir sistem ve donanım vasıtasıyla sağlanarak sağlıklı ve karlı bir üretimin yıl boyunca sürdürülmesidir.
_clip_image002_0002.jpg)
Topraksız Kültür Tarihi
Hidroponik yetiştirme teknikleri geçmişte çok farklı uygarlıklar tarafından kullanılmıştır: Babil'in asma bahçeleri, Aztek'lerin yüzen bitkileri ve eski Mısır hiyerogliflerinden edinen bilgiler ışığında MÖ birkaç yüzyıl önce suda bitki yetiştiriciliğinden bahseden belgelerden söz edilebilir.
Topraksız bitki yetiştiriciliği yeni bir konu değildir. Ancak, modern tarım sektöründe, bu konuyla ilgili dev adımlar yakın geçmişte atılmıştır. 1930'lu yıllarda bilim adamları topraksız ortamda sadece besin çözeltilerinin eritildiği sıvılarda bitki yetiştirmeyi denediler. Ve toprağın bitki köklerini tutması haricinde topraksızda üretim yapılabileceğini tespit ettiler.
Günümüzde topraksız üretim özellikle Batı Avrupa'da yaygın olarak uygulanmaktadır. Hollanda, İspanya bu konunun başarılı örnekleridir. Ve yeni potansiyel ülke uygun şartlarıyla Türkiye'dir.
_clip_image002_0005.jpg)
Neden Topraksız Kültür?
- Geleneksel topraklı tarıma kıyasla daha yüksek miktarda üretim/hasad
- Toprakta üretimin mümkün olmadığı verimsiz kıraç bölgelerde bitkisel üretime imkan vermesi
- Yoğun pestisit kullanımının azaltması (çoğu zararlının toprak kaynaklı olduğunu da eklersek), hava, su, toprak ve besinlerimizin daha temiz ve sağlıklı üretilebilmesi
_clip_image002_0007.jpg)
Topraksız Kültür Amacı
- Kaliteli taze sebze üretimi
- Sağlıklı ve güvenli üretim
- Yetiştirme ortamının tekrar kullanılabilir özellikte olması
- Müşteriye özel çözümler sunabilme yeteneği
- Profesyonel ortak
- Sigorta/Güvenlik
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 09:36 | 0
yorum
23 Ocak 2006 Pazartesi
Kuş gribi ile büyük bir darbe yiyen beyaz et sektöründe yaşanan gelişmeler, bazı başka sektörler için de tehdit oluşturmaya başlıyor. Beyaz et sektörünün Toprak Mahsulleri Ofisi'nden (TMO) faizsiz mısır alımı talebinin, Hükümetin sektöre vereceği destek paketi kapsamında kabul görmemesi; gelecek mısır sezonunda sıkıntı yaşanacağı yorumlarına neden oldu. Kanatlı sektörünün temel yem hammaddesi olan mısıra talebin azalacağını belirten Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Cumali Doğru, üreticilerin ilk önlem olarak alternatif ürünlere yöneleceğini ancak hükümetin yönlendirmesine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Cumali Doğru, "Aksi halde mısırdan kaçış diğer ürünlerdeki arz talep dengesini de bozabilir" uyarısında bulundu.
2006 sezonunda üretim azalacak
Türkiye'deki mısır ekim alanları Adana başta olmak üzere Akdeniz, Karadeniz ve Marmara Bölgesi'nde bulunuyor. Yıllık mısır üretimi yaklaşık 4 milyon ton. Bunun yarısı beyaz et sektörü tarafından tüketiliyor. Sektörün girdiği krizin, yem talebinde gerilemeye neden olduğuna dikkat çekiliyor ve 2006 sezonu mısır ekimini yüzde 30'a varan oranda düşürmesi bekleniyor.
Yeni mısır ekim sezonunun mart ayında açılacağını, o zamana kadar hükümetin tedbir alması gerektiği görüşünü dile getiren Doğru, "Hükümet yetkilileri sorunun mısır ekimindeki daralma ile sınırlı kalmayacağını ve bunun diğer ürünlere de sıçrayabileceğini görmeli. Hangi ürünlere yönelim istiyorsa, bunların ekimini teşvik edecek politikalar üretmeli. Kimse ne ekeceğini bilmiyor" diye konuştu.
Alternatif ürünler konusunda üreticilerin güvensizlik içinde olduğunu savunan Doğru, "Örneğin Adanalı üreticiler mısır yerine pamuğa yönelmek istiyor. Pamuk prim kapsamında bir ürün, ancak pamuğun 2005 ödemeleri hâlâ yapılmadı. Üretici adım atmak için, hükümetten gelecek açıklamaları bekliyor" dedi. Mısır ekiminde yaşanacak daralmaya karşın Türkiye'nin mısır açığı vermeyeceğinin altını çizen Doğru, "Beyaz et sektörü yem talebini düşürdüğü için stoklardaki mısır bu sezonu kapatmaya yetecek" ifadesini kullandı.
Sektörde yeterince mısır var
Hükümetin beyaz et sektörünün Toprak Mahsulleri Ofisi'nden (TMO) faizsiz ve uzun vadeli mısır alım talebine verdiği olumsuz yanıt, sektör temsilcileri tarafından tepkiyle karşılanırken, TMO Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Yıldız, "Kanatlı sektörü bu sezon alacağı mısırı aldı, stoklarını yaptı. Şimdi mısıra ihtiyacı zaten yok. İhtiyaç doğarsa, devlet olarak gereken yapılır" demekle yetindi.
Yıldız, Türkiye'nin 2005 sezonunda 4 milyon ton üretim gerçekleştirdiğini, yeni sezonda bu miktardan 500 ilâ 1 milyon ton gerileme olabileceğini belirtiyor. Ancak üreticileri mağdur edecek bir süreç yaşanmayacağıni iddia eden ve krizin mısır piyasasını alt üst etmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Yıldız, "Dane mısıra prim ödemesi devam edecek. Krizin devam etmesi ve mısıra talebin düşük kalması durumunda bile, stoktakini eritecek bir yol buluruz. Gerekirse ihracat yaparız" açıklamasında bulundu.
Bu arada mısıra talebin beyaz et sektörüyle sınırlı olmadığını anlatan Yıldız, "Kriz mısır fiyatlarını düşürünce, daha önce pahalı olduğu için mısırı yem olarak kullanmayan kırmızı et sektörü devreye girdi. Büyükbaş hayvanların yeminde yüzde 20 oranında mısır kullanılıyor. Sonuç olarak mısırın elde kalması, ya da satılmaması gibi bir sorun gündeme gelmeyecek" diye konuştu.
Yem satışları yüzde 30 azaldı
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Murat Ülkü Karakuş ise açıklanan destek paketinin, taleplerinin yüzde 50'sini karşıladığını ifade etti. Kuş gribi nedeniyle yem satışlarının yüzde 30 gerilediğini ancak bu sorunun 2-3 ay içinde giderileceğini umduklarını dile getiren Karakuş, "Önemli olan tavukçuluk sektörünün bu krizi atlatması" dedi.
KAYNAK: Referans Gazetesi | 23.01.2006 Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Beyaz etteki büyük kriz mısırı da vurdu, çiftçi alternatif ürün arıyor.
Kuş gribiyle sarsılan beyaz et sektörünün yaşadığı kriz, üretiminin yarısı beyaz etçiler tarafından yem olarak tüketilen mısırcıları da etkiliyor. Hükümetin destek paketinde de bir önlem yer almayınca, mısır üreticileri ekimden vazgeçmeye ya da farklı ürünlere yöneliyor.Kuş gribi ile büyük bir darbe yiyen beyaz et sektöründe yaşanan gelişmeler, bazı başka sektörler için de tehdit oluşturmaya başlıyor. Beyaz et sektörünün Toprak Mahsulleri Ofisi'nden (TMO) faizsiz mısır alımı talebinin, Hükümetin sektöre vereceği destek paketi kapsamında kabul görmemesi; gelecek mısır sezonunda sıkıntı yaşanacağı yorumlarına neden oldu. Kanatlı sektörünün temel yem hammaddesi olan mısıra talebin azalacağını belirten Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Cumali Doğru, üreticilerin ilk önlem olarak alternatif ürünlere yöneleceğini ancak hükümetin yönlendirmesine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Cumali Doğru, "Aksi halde mısırdan kaçış diğer ürünlerdeki arz talep dengesini de bozabilir" uyarısında bulundu.
2006 sezonunda üretim azalacak
Türkiye'deki mısır ekim alanları Adana başta olmak üzere Akdeniz, Karadeniz ve Marmara Bölgesi'nde bulunuyor. Yıllık mısır üretimi yaklaşık 4 milyon ton. Bunun yarısı beyaz et sektörü tarafından tüketiliyor. Sektörün girdiği krizin, yem talebinde gerilemeye neden olduğuna dikkat çekiliyor ve 2006 sezonu mısır ekimini yüzde 30'a varan oranda düşürmesi bekleniyor.
Yeni mısır ekim sezonunun mart ayında açılacağını, o zamana kadar hükümetin tedbir alması gerektiği görüşünü dile getiren Doğru, "Hükümet yetkilileri sorunun mısır ekimindeki daralma ile sınırlı kalmayacağını ve bunun diğer ürünlere de sıçrayabileceğini görmeli. Hangi ürünlere yönelim istiyorsa, bunların ekimini teşvik edecek politikalar üretmeli. Kimse ne ekeceğini bilmiyor" diye konuştu.
Alternatif ürünler konusunda üreticilerin güvensizlik içinde olduğunu savunan Doğru, "Örneğin Adanalı üreticiler mısır yerine pamuğa yönelmek istiyor. Pamuk prim kapsamında bir ürün, ancak pamuğun 2005 ödemeleri hâlâ yapılmadı. Üretici adım atmak için, hükümetten gelecek açıklamaları bekliyor" dedi. Mısır ekiminde yaşanacak daralmaya karşın Türkiye'nin mısır açığı vermeyeceğinin altını çizen Doğru, "Beyaz et sektörü yem talebini düşürdüğü için stoklardaki mısır bu sezonu kapatmaya yetecek" ifadesini kullandı.
Sektörde yeterince mısır var
Hükümetin beyaz et sektörünün Toprak Mahsulleri Ofisi'nden (TMO) faizsiz ve uzun vadeli mısır alım talebine verdiği olumsuz yanıt, sektör temsilcileri tarafından tepkiyle karşılanırken, TMO Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Yıldız, "Kanatlı sektörü bu sezon alacağı mısırı aldı, stoklarını yaptı. Şimdi mısıra ihtiyacı zaten yok. İhtiyaç doğarsa, devlet olarak gereken yapılır" demekle yetindi.
Yıldız, Türkiye'nin 2005 sezonunda 4 milyon ton üretim gerçekleştirdiğini, yeni sezonda bu miktardan 500 ilâ 1 milyon ton gerileme olabileceğini belirtiyor. Ancak üreticileri mağdur edecek bir süreç yaşanmayacağıni iddia eden ve krizin mısır piyasasını alt üst etmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Yıldız, "Dane mısıra prim ödemesi devam edecek. Krizin devam etmesi ve mısıra talebin düşük kalması durumunda bile, stoktakini eritecek bir yol buluruz. Gerekirse ihracat yaparız" açıklamasında bulundu.
Bu arada mısıra talebin beyaz et sektörüyle sınırlı olmadığını anlatan Yıldız, "Kriz mısır fiyatlarını düşürünce, daha önce pahalı olduğu için mısırı yem olarak kullanmayan kırmızı et sektörü devreye girdi. Büyükbaş hayvanların yeminde yüzde 20 oranında mısır kullanılıyor. Sonuç olarak mısırın elde kalması, ya da satılmaması gibi bir sorun gündeme gelmeyecek" diye konuştu.
Yem satışları yüzde 30 azaldı
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Murat Ülkü Karakuş ise açıklanan destek paketinin, taleplerinin yüzde 50'sini karşıladığını ifade etti. Kuş gribi nedeniyle yem satışlarının yüzde 30 gerilediğini ancak bu sorunun 2-3 ay içinde giderileceğini umduklarını dile getiren Karakuş, "Önemli olan tavukçuluk sektörünün bu krizi atlatması" dedi.
KAYNAK: Referans Gazetesi | 23.01.2006 Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 13:51 | 0
yorum
03 Ocak 2006 Salı
Böylece enflasyon, geçen yıl yüzde 8'lik hedefin altında kaldı. TÜİK'den yapılan açıklamaya göre, 2005 yılı Aralık ayı enflasyonu ise üretici fiyatlarında yüzde 0.04 gerilerken, tüketici fiyatlarında yüzde 0.42 artış kaydedildi.
Bu arada 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon 2005 yılında üretici fiyatlarında yüzde 5.89, tüketici fiyatlarında yüzde 8.18 olarak hesaplandı.
TARIMDA % 1.72 ARTIŞ
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK), 2003 baz yıllı üretici fiyatları (ÜFE) endeksine göre, geçen yıl Aralık ayında aylık bazda fiyatlar, ana sektörlerden tarımda yüzde 1.72 artarken, sanayide yüzde 0.53 oranında azaldı.
TÜİK'e göre, Aralık ayında aylık bazda, tarım sektörünün alt sektörlerinden tarım, avcılıkta fiyatlar yüzde 1.61 artarken, ormancılık, tomrukçuluk sektöründe fiyatlar değişmedi.
Sanayi sektörünün alt sektörlerinden madencilik ve taşocakçılığında yüzde 0.82, imalat sanayinde yüzde 0.58 oranında fiyatlar azalırken, elektrik, gaz ve suda yüzde 0.44 oranında fiyat artışı oldu.
Alt kalemler itibarıyla geçen ay en fazla fiyat artışı yüzde 6.87 ile balıkçılıkta yaşandı. Aynı dönemde fiyatlar mobilya imalatında yüzde 3.02, metal cevherinde yüzde 2.74, elektrikli makine ve cihazlarında yüzde 2.14 ve ana metal sanayinde yüzde 1.24 oranında arttı.
Aralık ayında bir önceki aya göre fiyatları düşen sektörler ise şöyle: "Yüzde 4.64 ile ham petrol ve doğalgaz çıkarımı, yüzde 2.08 ile tekstil ürünleri imalatı, yüzde 3.07 ile giyim eşyası imalatı, yüzde 0.12 ile deri mamul imalatı, yüzde 2.42 ile kok kömürü, rafine edilmiş petrol ürünleri, yüzde 2.54 ile kimyasal madde ürünleri imalatı, yüzde 0.52 ile plastik ve kauçuk ürünleri imalatı, yüzde 0.49 ile metal eşya sanayi (makina ve teçhizatları hariç), yüzde 0.36 ile büro makineleri imalatı, yüzde 0.05 ile iletişim teçhizatı imalatı, yüzde 0.19 ile tıbbi, hassas ve optik aletler imalatı."
KAYNAK: Sabah Gazetesi | 03.01.2006 Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Enflasyon hedefin altında
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2005 yılında üretici fiyatlarının (ÜFE) yüzde 2.66, tüketici fiyatlarının (TÜFE) ise yüzde 7.72 oranında arttığını açıkladı.Böylece enflasyon, geçen yıl yüzde 8'lik hedefin altında kaldı. TÜİK'den yapılan açıklamaya göre, 2005 yılı Aralık ayı enflasyonu ise üretici fiyatlarında yüzde 0.04 gerilerken, tüketici fiyatlarında yüzde 0.42 artış kaydedildi.
Bu arada 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon 2005 yılında üretici fiyatlarında yüzde 5.89, tüketici fiyatlarında yüzde 8.18 olarak hesaplandı.
TARIMDA % 1.72 ARTIŞ
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK), 2003 baz yıllı üretici fiyatları (ÜFE) endeksine göre, geçen yıl Aralık ayında aylık bazda fiyatlar, ana sektörlerden tarımda yüzde 1.72 artarken, sanayide yüzde 0.53 oranında azaldı.
TÜİK'e göre, Aralık ayında aylık bazda, tarım sektörünün alt sektörlerinden tarım, avcılıkta fiyatlar yüzde 1.61 artarken, ormancılık, tomrukçuluk sektöründe fiyatlar değişmedi.
Sanayi sektörünün alt sektörlerinden madencilik ve taşocakçılığında yüzde 0.82, imalat sanayinde yüzde 0.58 oranında fiyatlar azalırken, elektrik, gaz ve suda yüzde 0.44 oranında fiyat artışı oldu.
Alt kalemler itibarıyla geçen ay en fazla fiyat artışı yüzde 6.87 ile balıkçılıkta yaşandı. Aynı dönemde fiyatlar mobilya imalatında yüzde 3.02, metal cevherinde yüzde 2.74, elektrikli makine ve cihazlarında yüzde 2.14 ve ana metal sanayinde yüzde 1.24 oranında arttı.
Aralık ayında bir önceki aya göre fiyatları düşen sektörler ise şöyle: "Yüzde 4.64 ile ham petrol ve doğalgaz çıkarımı, yüzde 2.08 ile tekstil ürünleri imalatı, yüzde 3.07 ile giyim eşyası imalatı, yüzde 0.12 ile deri mamul imalatı, yüzde 2.42 ile kok kömürü, rafine edilmiş petrol ürünleri, yüzde 2.54 ile kimyasal madde ürünleri imalatı, yüzde 0.52 ile plastik ve kauçuk ürünleri imalatı, yüzde 0.49 ile metal eşya sanayi (makina ve teçhizatları hariç), yüzde 0.36 ile büro makineleri imalatı, yüzde 0.05 ile iletişim teçhizatı imalatı, yüzde 0.19 ile tıbbi, hassas ve optik aletler imalatı."
KAYNAK: Sabah Gazetesi | 03.01.2006 Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:33 | 0
yorum