Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.
Bağlantılar
- DRT TARIM
- TASACO
- DOKTOLAB
- FÜPAŞ
- SQM
- Yara
- Klasmann Deilmann
- T-System
- Dosatron
- INTA CDN
- Weathermatic
- Acadian Sea Plants
- Phosyn
Arşiv
- Eylül 2005
- Ekim 2005
- Kasım 2005
- Aralık 2005
- Ocak 2006
- Şubat 2006
- Mart 2006
- Nisan 2006
- Mayıs 2006
- Haziran 2006
- Temmuz 2006
- Ağustos 2006
- Eylül 2006
- Ekim 2006
- Kasım 2006
- Aralık 2006
- Ocak 2007
- Şubat 2007
- Mart 2007
- Nisan 2007
- Mayıs 2007
- Haziran 2007
- Temmuz 2007
- Ağustos 2007
- Eylül 2007
- Ekim 2007
- Kasım 2007
- Aralık 2007
- Ocak 2008
- Şubat 2008
- Mart 2008
- Nisan 2008
- Mayıs 2008
- Haziran 2008
- Temmuz 2008
- Ağustos 2008
- Eylül 2008
- Ekim 2008
- Kasım 2008
28 Mart 2006 Salı

Patateste kök ve sürgün gelişiminde sıcaklık önemli rol oynamaktadır. Düşük sıcaklıklarda kök gelişimi sınırlı kalmaktadır. Özellikle ekim sırasında bu özelliğe dikkat edilmelidir. 10°C gibi düşük toprak sıcaklıklarında kök gelişimi sınırlı kalmakla birlikte bu dönemde uygulanan besin maddelerinin de bitkiye alınımında önemli aksaklıklar meydana gelmektedir. Düşük sıcaklıklar yanında 35°C ve üzeri sıcaklıklarda bitkide olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Sıcaklıkların yüksek seyrettiği dönemlerde yeşil aksamın gelişiminin iyi olması kök bölgesini sıcaklıklardan korumada etkilidir.
Bitki besin maddelerinin erken dönemde yumru oluşumunun başlangıcı ile uygulanmaya başlaması verimde önemli değişiklikler yapmaktadır. Almanya?da yumru gelişimi üzerine yapılan bir çalışmada çimlenmeden sonraki 45-60 gün içerisinde patates yumrularının 140 kg/da ağırlık kazandıkları saptanmıştır. Besin maddelerinin uygulama dönemi yanında uygulama biçimi de verimi etkileyen önemli faktörlerden biridir. Patateste besin maddesi uygulamaları serpme ve sıra üzeri uygulama olmak üzere iki şekilde olmaktadır. İyi bir verim ve kalite için besin maddeleri sıra üzerine uygulanmalıdır. Bu uygulama sırasında gübre ana yumrudan 5 cm uzağa ve 5 cm derinliğe verilmelidir. Ağır bünyeli topraklara göre belirlenen bu değerler hafif bünyeli topraklarda arttırılmalıdır (örneğin 8 cm derinlik ve 8 cm uzaklık). Gübreler ana yumru ile temas etmemelidir. İngiltere'de sürekli olarak patates yetiştirilen bir tarlada yapılan bir gübre uygulama çalışmasında sıra üzeri gübrelemenin serpme gübrelemeye göre %12,8 daha fazla verim verdiği saptanmıştır.

Her bitki besin maddesinin patates gelişiminde farklı rolü vardır. Bu rolleri kısaca özetleyen tablo aşağıda verilmiştir.

Tabloda da görüldüğü üzere azot patates yumrularının iriliğinin arttırılmasında önemli rol oynamaktadır. Bununla birlikte azotlu gübrelerin fazla uygulanması özellikle sanayide kullanılacak yumruların kalitesini olumsuz etkilemektedir. Artan azot miktarı yumrularda yassılaşmaya, pişirme kalitesinin düşmesine, cipslerde kahverengi lekelerin oluşmasına ve yavaş kabuk oluşumuna neden olmaktadır. Artan azot miktarı ile yumrudaki kuru madde ve nişasta oranı önemli oranda azalmaktadır. Azotlu gübrelerin uygulama şekli ve gübre içerisindeki azot formuda verimi önemli ölçüde etkilemektedir. Verimin parçalı olarak azotlu gübre uygulamalarında arttığı saptanmıştır. Nitrat formundaki azot özgül ağırlığı arttırmaktadır.
Patates gübreleme programlarında fosfor verim, kalite ve yumru sayısını etkilemektedir. Erken dönemde yüksek miktarda fosfor uygulamaları tavsiye edilmektedir. Yumru oluşumu başlangıcında yapılan uygulamalar yumru sayısını arttırır. Daha öncede belirtildiği gibi gübrenin sıra üzerine verilmesi özellikle fosforca fakir veya ağır bünyeli topraklarda fosforun etkinliğini arttırır. Patates bitki besleme programlarında 12:5:15:8:1.6 Mg+ iz elementler formülündeki HydroComplex, özellikle fosfor bağlama kapasitesi yüksek topraklarda fosfor etkinliğini önemli ölçüde arttırmaktadır. Granüller yapıdaki bu fosforlu gübre düşük oranda kadmiyum içermektedir.
Yumru sayısını arttıran diğer bir besin elementi de potasyumdur. Anti stres elementidir. Yumru çürümeleri ve pişirme esnasında oluşabilecek enzimatik kararmaları azaltır. SQM tarafından gerçekleştirilen denemelerde potasyum kaynaklarının verimi önemli ölçüde etkilediği saptanmıştır.
Serin iklim bitkisi olan patates, çok sıcak ve kurak iklimlerde yeterli gelişim gösteremez. Yapraklardaki gözeneklerin açılıp-kapanmasını düzenleyen potasyumun aktif taşınımında kalsiyum önemli rol oynar. Yapraklarda kalsiyum seviyesinin düşük olması bitkiyi sıcak stresine karşı hassas hale getirir ve yeşil aksamda zararlanmaya neden olur. Potasyum seviyesi yüksek olsa da yapraklarda düşük kalsiyum seviyesi gözeneklerin kontrolünü olumsuz etkiler. Wisconsin Üniversitesinde yapılan çalışmalarda kalsiyum uygulamalarının verimi %30 arttırdığı görülmüştür. Aşağıdaki resimde de görüldüğü üzere laboratuar şartlarında kalsiyum uygulanan bitki ve uygulanmayan bitki arasında önemli gelişme farklılıkları gözlenmiştir. Kalsiyum uygulanan bitkilerde, bitki başına 1,0 kg yumru alınırken, uygulanmayan bitkilerde sıcaklık stresi görülmüş ve bitki başına 0,7 kg yumru alınmıştır. Ca sıcaklık stresine karşı bitkiyi korumakla birlikte hastalıklara karşı direnci de arttırır. Kalsiyum seviyesindeki küçük orandaki değişiklikler bile yumru etindeki kararmaları önemli ölçüde azaltmıştır. Yapılan araştırmalar kabuktaki kalsiyum oranı arttıkça yumuşak çürüklük olarak bilinen Erwinia görülme oranının da azaldığını göstermektedir.
Ca ayrıca kabuk oluşumuna ve buna bağlı olarakta hastalıklara dirence etki etmektedir. Yumru kabuğunda en az % 0.15 oranında Ca olmalıdır. % 0.2 hastalıklara karşı dirençte daha iyi sonuçlar verir.
Kalsiyumun patateste bitki beslemedeki önemi, patates tohumlarının kalsiyum varlığında ve yokluğunda yetiştirilmesi ile ilgili bir denemede ortaya konulmuştur. Bitkinin gelişimi bu iki tohum örneklerinde göze çarpan faklılıklar göstermiştir. Çiçeklenme başlangıcında yapraklardaki Ca seviyesi %1-2 olmalıdır. Bu değerlerin altında ise verim düşer. Yaprak ya da toprak analizleri yumrulardaki kalsiyum seviyesinin belirlenmesinde iyi bir yöntem değildir. Bu nedenle yumru analizleri patateste tam bir bitki besleme programının belirlenmesinde önem taşımaktadır.
Tam bir bitki besleme programı en iyi sonuçları verir. Gerek makro gerekse mikro besin maddelerinin tümü patateste verim ve kaliteyi etkiler. Dengeli beslenme iyi verim ve kalitenin elde edilmesinde temel teşkil etmektedir. Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Patateste Bitki Besleme
Patates yüzlek kök yapısına sahip bir bitkidir. Buğday gibi tahıl grubu bitkilerde kök 120 cm kadar gelişirken patateste kök 60 cm ile sınırlanmaktadır. Bu nedenle bitki besleme ürünlerinin seçimine ve uygulamasına özen gösterilmelidir.Patateste kök ve sürgün gelişiminde sıcaklık önemli rol oynamaktadır. Düşük sıcaklıklarda kök gelişimi sınırlı kalmaktadır. Özellikle ekim sırasında bu özelliğe dikkat edilmelidir. 10°C gibi düşük toprak sıcaklıklarında kök gelişimi sınırlı kalmakla birlikte bu dönemde uygulanan besin maddelerinin de bitkiye alınımında önemli aksaklıklar meydana gelmektedir. Düşük sıcaklıklar yanında 35°C ve üzeri sıcaklıklarda bitkide olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Sıcaklıkların yüksek seyrettiği dönemlerde yeşil aksamın gelişiminin iyi olması kök bölgesini sıcaklıklardan korumada etkilidir.
Bitki besin maddelerinin erken dönemde yumru oluşumunun başlangıcı ile uygulanmaya başlaması verimde önemli değişiklikler yapmaktadır. Almanya?da yumru gelişimi üzerine yapılan bir çalışmada çimlenmeden sonraki 45-60 gün içerisinde patates yumrularının 140 kg/da ağırlık kazandıkları saptanmıştır. Besin maddelerinin uygulama dönemi yanında uygulama biçimi de verimi etkileyen önemli faktörlerden biridir. Patateste besin maddesi uygulamaları serpme ve sıra üzeri uygulama olmak üzere iki şekilde olmaktadır. İyi bir verim ve kalite için besin maddeleri sıra üzerine uygulanmalıdır. Bu uygulama sırasında gübre ana yumrudan 5 cm uzağa ve 5 cm derinliğe verilmelidir. Ağır bünyeli topraklara göre belirlenen bu değerler hafif bünyeli topraklarda arttırılmalıdır (örneğin 8 cm derinlik ve 8 cm uzaklık). Gübreler ana yumru ile temas etmemelidir. İngiltere'de sürekli olarak patates yetiştirilen bir tarlada yapılan bir gübre uygulama çalışmasında sıra üzeri gübrelemenin serpme gübrelemeye göre %12,8 daha fazla verim verdiği saptanmıştır.
Her bitki besin maddesinin patates gelişiminde farklı rolü vardır. Bu rolleri kısaca özetleyen tablo aşağıda verilmiştir.

Tabloda da görüldüğü üzere azot patates yumrularının iriliğinin arttırılmasında önemli rol oynamaktadır. Bununla birlikte azotlu gübrelerin fazla uygulanması özellikle sanayide kullanılacak yumruların kalitesini olumsuz etkilemektedir. Artan azot miktarı yumrularda yassılaşmaya, pişirme kalitesinin düşmesine, cipslerde kahverengi lekelerin oluşmasına ve yavaş kabuk oluşumuna neden olmaktadır. Artan azot miktarı ile yumrudaki kuru madde ve nişasta oranı önemli oranda azalmaktadır. Azotlu gübrelerin uygulama şekli ve gübre içerisindeki azot formuda verimi önemli ölçüde etkilemektedir. Verimin parçalı olarak azotlu gübre uygulamalarında arttığı saptanmıştır. Nitrat formundaki azot özgül ağırlığı arttırmaktadır.
Yumru sayısını arttıran diğer bir besin elementi de potasyumdur. Anti stres elementidir. Yumru çürümeleri ve pişirme esnasında oluşabilecek enzimatik kararmaları azaltır. SQM tarafından gerçekleştirilen denemelerde potasyum kaynaklarının verimi önemli ölçüde etkilediği saptanmıştır.
Ca ayrıca kabuk oluşumuna ve buna bağlı olarakta hastalıklara dirence etki etmektedir. Yumru kabuğunda en az % 0.15 oranında Ca olmalıdır. % 0.2 hastalıklara karşı dirençte daha iyi sonuçlar verir.
Kalsiyumun patateste bitki beslemedeki önemi, patates tohumlarının kalsiyum varlığında ve yokluğunda yetiştirilmesi ile ilgili bir denemede ortaya konulmuştur. Bitkinin gelişimi bu iki tohum örneklerinde göze çarpan faklılıklar göstermiştir. Çiçeklenme başlangıcında yapraklardaki Ca seviyesi %1-2 olmalıdır. Bu değerlerin altında ise verim düşer. Yaprak ya da toprak analizleri yumrulardaki kalsiyum seviyesinin belirlenmesinde iyi bir yöntem değildir. Bu nedenle yumru analizleri patateste tam bir bitki besleme programının belirlenmesinde önem taşımaktadır.
Tam bir bitki besleme programı en iyi sonuçları verir. Gerek makro gerekse mikro besin maddelerinin tümü patateste verim ve kaliteyi etkiler. Dengeli beslenme iyi verim ve kalitenin elde edilmesinde temel teşkil etmektedir. Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 22:21 | 0
yorum
21 Mart 2006 Salı
DB tarafından önceki gün açıklanan "Türkiye-Ülke Ekonomik Raporu/ Sürdürülebilir Büyüme ve AB'ye Yakınsama" raporunda tarımla ilgili geniş değerlendirmelere yer verildi. AB'nin ortak tarım politikasına uyumun ürünler bazındaki etkilerinin de incelendiği raporda yer alan başlıca unsurlar şöyle sıralandı:
- Türkiye üretici desteklerini artırdı ancak tarife korumaları ve ticaret engelleri nedeniyle tarımda fiyatlar yüksek kaldı. Bu durum, tarımı tüketicilerin finanse etmesine neden oluyor. Buna göre tüketicilerin gıda harcamalarının yüzde 22'si tarım üreticilerine dolaylı sübvansiyon olarak gidiyor. Bu rakam AB ülkelerinde ise giderek düşüyor.
Destekler düşük
- Türkiye'de hem direkt ödemeler hem diğer programlarla tarıma sağlanan destek, AB'den yüzde 10-15 oranında düşük kalıyor. Türkiye'de bu desteklerin toplam gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) oranı yüzde 1.3 düzeyinde dalgalanırken AB'de bu rakam yüzde 1.5 düzeyinde sabitlenmiş bulunuyor.
- Şu andaki koşullar değişmezse AB'nin tarım fiyatlarına uyum, Türkiye'de bazı ürünlerde ucuzlama sağlayacak. Sadece koyun etinin üretim değerinde yüzde 28'lik, kümes hayvanlarının üretim değerinde de yüzde 16'lık artış olacak. Tüm ürün grubunun toplamında ise ürünlerin üretim değerinde ortalama yüzde 12'lik düşüş olacak.
- AB'ye tam üyelik senaryosunda Türkiye'de ortalama yüzde 1.3 düzeyinde bulunan ürün desteği, yüzde 5.3 seviyesine çıkacak. Ürün desteklerinde en radikal değişiklik pamukta olacak. Buna göre pamukta destek oranı yüzde 2'den yüzde 20'ye çıkacak. Pamuğa AB'nin ortak tarım politikası kapsamında yapılacak 1 milyar dolara yakın ödeme, katılım sonrasında Türkiye'nin toplam üretim desteklerinde ciddi bir sıçramaya neden olacak.
- Katılım, Türkiye'nin tarımsal alandaki net ihracatını artıracak. Buna göre tarımsal ürünler ve yiyeceklerin ihracatı 4.5 milyar dolara çıkacak, net ihracat tutarındaki artış da 1.8 milyar doları bulacak.
KAYNAK: Referans Gazetesi Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Avrupa Birliği'ne uyum net tarımsal ihracatı 1.8 milyar dolar artırır.
Dünya Bankası (DB), Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam uyumu sağlanırsa aralarında patates, üzüm, ayçiçeği, arpa ve sığır etinin bulunduğu birçok üründe fiyat düşüşleri olacağını bildirdi. DB tarafından hazırlanan Türkiye Raporu'nda AB'ye tarımda uyumun sağlanması durumunda sadece patates fiyatında görülecek değer kaybının yüzde 58'i bulacağı belirtilirken koyun ve tavuk eti fiyatlarında artış görüleceği kaydedildi. Raporda, Türkiye'nin AB'ye tam üye olması durumunda tarımsal alandaki net ihracatının da 1.8 milyar dolar artacağına dikkat çekildi.DB tarafından önceki gün açıklanan "Türkiye-Ülke Ekonomik Raporu/ Sürdürülebilir Büyüme ve AB'ye Yakınsama" raporunda tarımla ilgili geniş değerlendirmelere yer verildi. AB'nin ortak tarım politikasına uyumun ürünler bazındaki etkilerinin de incelendiği raporda yer alan başlıca unsurlar şöyle sıralandı:
- Türkiye üretici desteklerini artırdı ancak tarife korumaları ve ticaret engelleri nedeniyle tarımda fiyatlar yüksek kaldı. Bu durum, tarımı tüketicilerin finanse etmesine neden oluyor. Buna göre tüketicilerin gıda harcamalarının yüzde 22'si tarım üreticilerine dolaylı sübvansiyon olarak gidiyor. Bu rakam AB ülkelerinde ise giderek düşüyor.
Destekler düşük
- Türkiye'de hem direkt ödemeler hem diğer programlarla tarıma sağlanan destek, AB'den yüzde 10-15 oranında düşük kalıyor. Türkiye'de bu desteklerin toplam gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) oranı yüzde 1.3 düzeyinde dalgalanırken AB'de bu rakam yüzde 1.5 düzeyinde sabitlenmiş bulunuyor.
- Şu andaki koşullar değişmezse AB'nin tarım fiyatlarına uyum, Türkiye'de bazı ürünlerde ucuzlama sağlayacak. Sadece koyun etinin üretim değerinde yüzde 28'lik, kümes hayvanlarının üretim değerinde de yüzde 16'lık artış olacak. Tüm ürün grubunun toplamında ise ürünlerin üretim değerinde ortalama yüzde 12'lik düşüş olacak.
- AB'ye tam üyelik senaryosunda Türkiye'de ortalama yüzde 1.3 düzeyinde bulunan ürün desteği, yüzde 5.3 seviyesine çıkacak. Ürün desteklerinde en radikal değişiklik pamukta olacak. Buna göre pamukta destek oranı yüzde 2'den yüzde 20'ye çıkacak. Pamuğa AB'nin ortak tarım politikası kapsamında yapılacak 1 milyar dolara yakın ödeme, katılım sonrasında Türkiye'nin toplam üretim desteklerinde ciddi bir sıçramaya neden olacak.
- Katılım, Türkiye'nin tarımsal alandaki net ihracatını artıracak. Buna göre tarımsal ürünler ve yiyeceklerin ihracatı 4.5 milyar dolara çıkacak, net ihracat tutarındaki artış da 1.8 milyar doları bulacak.
KAYNAK: Referans Gazetesi Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 22:38 | 0
yorum
18 Mart 2006 Cumartesi
ANKARA - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal girdilere ödenen KDV'nin yüzde 1'e düşürülmesini istedi. Bayraktar, 2004-2005 yılı verilerine göre 6 adet tarım girdisine 15,2 milyar YTL'lik harcama yapıldığını, bunlar için ödenen KDV'nin de 2.1 milyar YTL olduğunu söyledi. Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, son yıllarda girdi fiyatlarının, ürün fiyatlarına göre oldukça hızlı artış gösterdiğini, son bir yılda fiyat artışlarının ortalama olarak tarımsal girdilerde yüzde 16 iken, tarım ürünlerde ÜFE'ye göre yüzde 3.3 olduğunu kaydetti.
Türkiye'de tarım ürünlerinde maliyetlerin yüksek olmasındaki sebeplerin başında, tarım sektöründe kullanılan girdilerin pahalı olmasının yattığını ifade eden Bayraktar, Avrupa Birliği (AB) ve ABD'de girdi fiyatlarının bize göre düşük olduğunu, bu durumun düzeltilmesinde desteklerin artırılması yanında söz konusu girdilerde uygulanan KDV oranlarının düşürülmesinin de etki gösterebildiğini belirtti.
Bayraktar, tarım ürünlerinde en önemli maliyet unsurları olan gübre, mazot, ilaç ve elektrikte yüzde 18, tohumluklarda ve yemde yüzde 8 olarak uygulanan KDV oranlarının yüzde 1 düzeyine çekilmesinin, sorunun hafifletilmesinde belirli katkı sağlayabileceğine işaret etti.
KAYNAK : NTVMSNBC Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Çiftçilerden KDV indirimi talebi
TZOB Başkanı Bayraktar, çiftçilerin girdi harcamaları için ödediği KDV'nin 2 milyar YTL'yi aştığını belirterek, indirim talep etti.ANKARA - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal girdilere ödenen KDV'nin yüzde 1'e düşürülmesini istedi. Bayraktar, 2004-2005 yılı verilerine göre 6 adet tarım girdisine 15,2 milyar YTL'lik harcama yapıldığını, bunlar için ödenen KDV'nin de 2.1 milyar YTL olduğunu söyledi. Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, son yıllarda girdi fiyatlarının, ürün fiyatlarına göre oldukça hızlı artış gösterdiğini, son bir yılda fiyat artışlarının ortalama olarak tarımsal girdilerde yüzde 16 iken, tarım ürünlerde ÜFE'ye göre yüzde 3.3 olduğunu kaydetti.
Türkiye'de tarım ürünlerinde maliyetlerin yüksek olmasındaki sebeplerin başında, tarım sektöründe kullanılan girdilerin pahalı olmasının yattığını ifade eden Bayraktar, Avrupa Birliği (AB) ve ABD'de girdi fiyatlarının bize göre düşük olduğunu, bu durumun düzeltilmesinde desteklerin artırılması yanında söz konusu girdilerde uygulanan KDV oranlarının düşürülmesinin de etki gösterebildiğini belirtti.
Bayraktar, tarım ürünlerinde en önemli maliyet unsurları olan gübre, mazot, ilaç ve elektrikte yüzde 18, tohumluklarda ve yemde yüzde 8 olarak uygulanan KDV oranlarının yüzde 1 düzeyine çekilmesinin, sorunun hafifletilmesinde belirli katkı sağlayabileceğine işaret etti.
KAYNAK : NTVMSNBC Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 22:40 | 1
yorum
17 Mart 2006 Cuma
Tescil Belgeleri ile karşılaştığınız sorunları lütfen bildirin. Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Tescil Belgeleri internet ortamına aktarıldı.
Bitki Besleme Ürünlerine ait tescil belgelerine artık internetten ulaşalabileceksiniz. PDF olarak verilecek belgelerin görülebilmesi için bilgisayarınızda Adobe Acrobat Reader kurulu olması gerekmektedir. Programı ücretsiz olarak bilgisarınıza indirmek için lütfen tıklayın.Tescil Belgeleri ile karşılaştığınız sorunları lütfen bildirin. Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 22:40 | 0
yorum
09 Mart 2006 Perşembe
ANKARA - Avrupa Birliği tarım başlığında yapılan tarama çalışmaları sonrası hazırladığı raporda hem Türkiye'yi övdü hem de sorunlu alanları sıraladı. Çok kapsamlı ve aydınlatıcı bir yeniden yapılandırma programı uygulandığına dikkat çeken birlik, gelinen noktanın kayda değer bulunduğunu bildirdi. Çok fazla açık tespit edemediklerini belirten AB yetkilileri, Türkiye'nin performansını diğer aday ülkelere de örnek gösterdi.
Bu övgülere karşın, sıkıntı yaşanması muhtemel alanlar da belirlendi. Bunların başında kotalar geliyor. Avrupa Birliği başta pamuk olmak üzere pek çok ürüne kota uyguluyor. Bu sorunun, Türkiye'nin son 10 yıldaki yıllık üretim miktarlarına bakılarak, kota oranlarının esnetilmesiyle çözümlenmesi planlanıyor.
Türkiye'nin zayıf alanlarından biri de tarım veri tabanının halen oluşturulamaması. Birlik bu konuda Türkiye'ye yardımcı olabileceklerini bildirerek, destek sözü verdi.
Türkiye 2001'den bu yana AB'den et ithalatı yapmıyor. Görüşmeler sırasında gündeme gelen bu konu için Türkiye geri adım atmak istemiyor. Sorunun et yerine başka bir ürünün ithal edilerek çözümü yönünde çalışmalar yapılıyor.
KAYNAK : NTVMSNBC Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
AB Tarım taramasından memnun
Avrupa Birliği, Türkiye ile tarım alanında yürütülen tarama çalışmalarından genel olarak memnun kalırken, görüşmelerde sorunlu alanlar da belirlendi.ANKARA - Avrupa Birliği tarım başlığında yapılan tarama çalışmaları sonrası hazırladığı raporda hem Türkiye'yi övdü hem de sorunlu alanları sıraladı. Çok kapsamlı ve aydınlatıcı bir yeniden yapılandırma programı uygulandığına dikkat çeken birlik, gelinen noktanın kayda değer bulunduğunu bildirdi. Çok fazla açık tespit edemediklerini belirten AB yetkilileri, Türkiye'nin performansını diğer aday ülkelere de örnek gösterdi.
Bu övgülere karşın, sıkıntı yaşanması muhtemel alanlar da belirlendi. Bunların başında kotalar geliyor. Avrupa Birliği başta pamuk olmak üzere pek çok ürüne kota uyguluyor. Bu sorunun, Türkiye'nin son 10 yıldaki yıllık üretim miktarlarına bakılarak, kota oranlarının esnetilmesiyle çözümlenmesi planlanıyor.
Türkiye'nin zayıf alanlarından biri de tarım veri tabanının halen oluşturulamaması. Birlik bu konuda Türkiye'ye yardımcı olabileceklerini bildirerek, destek sözü verdi.
Türkiye 2001'den bu yana AB'den et ithalatı yapmıyor. Görüşmeler sırasında gündeme gelen bu konu için Türkiye geri adım atmak istemiyor. Sorunun et yerine başka bir ürünün ithal edilerek çözümü yönünde çalışmalar yapılıyor.
KAYNAK : NTVMSNBC Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 22:42 | 0
yorum