Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.
Bağlantılar
- DRT TARIM
- TASACO
- DOKTOLAB
- FÜPAŞ
- SQM
- Yara
- Klasmann Deilmann
- T-System
- Dosatron
- INTA CDN
- Weathermatic
- Acadian Sea Plants
- Phosyn
Arşiv
- Eylül 2005
- Ekim 2005
- Kasım 2005
- Aralık 2005
- Ocak 2006
- Şubat 2006
- Mart 2006
- Nisan 2006
- Mayıs 2006
- Haziran 2006
- Temmuz 2006
- Ağustos 2006
- Eylül 2006
- Ekim 2006
- Kasım 2006
- Aralık 2006
- Ocak 2007
- Şubat 2007
- Mart 2007
- Nisan 2007
- Mayıs 2007
- Haziran 2007
- Temmuz 2007
- Ağustos 2007
- Eylül 2007
- Ekim 2007
- Kasım 2007
- Aralık 2007
- Ocak 2008
- Şubat 2008
- Mart 2008
- Nisan 2008
- Mayıs 2008
- Haziran 2008
- Temmuz 2008
- Ağustos 2008
- Eylül 2008
- Ekim 2008
- Kasım 2008
30 Nisan 2006 Pazar
Nitrat Azotu tercih edilen azot formudur
Topraksız kültür (Torf, kaya yünü ve dönüşümlü su) ve sulanan topraklarda yetiştirilen bitkiler azotu en çok nitrat formunda tercih ederler.
Domates, patates, tütün, sebzeler, meyve ağaçları, çiçekçilik, saksı bitkileri ve tohumluklar gibi yüksek değeri olan yetiştiriciliklerde amonyum azotuna varken, nitrat azotundan fayda sağlanmaktadır. Dünya üzerinde yapılan tüm denemeler göstermiştir ki Nitrat azotu yüksek verimli ve kaliteli ürünler eldesine sebep olmaktadır ve CN'ın tercih edilen azot kaynağı olmasını açıklamaktadır.

Hızlı ve önceden tahmin edilebilen azot tepkisi
Azot toprağa nitrat, amonyum ve üre formunda sağlanabilir. Üre azotu toprakta önce amonyuma, sonra nitrata dönüşür. Bu bakteriyel faaliyet NİTRİFİKASYON olarak adlandırılır. Uygun koşullarda bu işlem birkaç gün sürer. Ancak soğuk ve nemli ortamlarda bu değişim bitkiye yeterli olacak miktarda nitrat azotu oluşumunu sağlayabilecek yeterlilikte olmaz.
Sınırlı kök bölgesi ve kısa periyotlu bitki yetiştiriciliğine bağlı olarak doğrudan bitkiye yarayışlı nitrat uygulaması önem kazanmaktadır. CN hızlı azot tepkisini garanti eder. Bitkilerde azot eksikliğini hızlıca telafi etmesi onu azot gübrelemesinde en değerli gübre yapmaktadır.

Adsorbsiyon olmaz
Killi toraklarda Amoyum azotu toprak parçacıklarına adsorbe olup bitkiye yarayışsız olurken, nitrat azotu kök bölgesinde ihtiyacı olduğunda bitki alımı için hazırdır ve hızlı azot tepkisi sağlar.
Uçucu değildir
Çoğu bitkiler pH ın 7 ve daha yüksek olduğu koşullarda yetişir. Yüksek pH lı topraklarda ve kuru koşullarda amonyum azotu amonyak azotuna dönüşebilir. Ki böylece bir kısım azot atmosfere karışmak suretiyle kaybedilir. CN uçucu değildir. Bu yüzden alkalin topraklarda ve kuru koşullarda dahi etkisi yüksektir. Hızlı etkilidir ve azot etkinliği yüksektir.
Amonyum azotu ve ürede buharlaşma yoluyla en fazla kayıp:
- Yüksek sıcaklıklarda
- Düşük toprak neminde
- Yüksek pH seviyelerinde
- Katyon Değişim Kapasitesi düşük olduğunda
- Toprak yuksek Kalsiyum Karbonat içerdiğinde gerçekleşir.

Nitrat Asidik etkili değildir
Amonyum azotu ve üre; Nitrifikasyon işlemi ve amonyumun köklerce alınmasının sonucu olarak toprağı asitleştirici özelliktedirler. Kıyaslarsak Nitrat azotu ise nötr veya az miktarda pozitif etkilidir.
Azot Uygulamalarında Dikkat Edilmeli
Çoğu yüksek değerli bitkiler optimum verim elde etmek üzere fazla azot gereksinimlerine ihtiyaç duymakla beraber taban gübresi olarak fazla miktarlarda azot sağlanması aşırılık riski taşımaktadır ki ürün kalitesi veya verimde negatif etkiler ortaya çıkabilir ve yıkanma yoluyla kaybedilen azot çevre kirliliği sorunlarına yol açabilir
Araştırmalar göstermektedir ki toplam azot ihtiyacının bir seferde bitkiye verilmesindense, bitkinin değişik büyüme ve gelişme dönemlerinde parçalar halinde verilmesi daha faydalıdır.
Üst gübrelemede CN kullanarak optimum bitki büyümesi sağlanırken aşırı vejetatif gelişme, tuzlulaşma, verim ve kalitede oluşabilecek olumsuzluklar en aza indirilir.
Doğru Azot Uygulaması
CN taban gübresi olarak, tek doz azot uygulaması için idealdir. %15,5 oranında kesekleşmeyen granuller halinde azot içeren CN tüm çok düşük azot seviyelerinde dahi doğru ve eşit miktarda azot sağlar. Dahası granullerin %90 ı 2-4 mm çapında olduğundan makineli uygulamada geniş sırtlara rahatlıkla uygulanabilir.

Çevre Bilinci
Aşırı miktarlarda azot gübrelemesi topraktan yıkanma suretiyle istenmeyen çevre sorunlarına yol açabilir. Artan çevre bilinci daha doğru azot kullanımını öngören konulara eğilimlidir. CN ın hızlı ve tahmin edilebilir etkisi ile yüksek azot yarayışlılık oranı gübrelemede tam/doğru azot sağlamaktadır.
Ziraat ve çevre göz önüne alınarak en iyi yol azotun sadece bir kısmının taban gübresiyle verilmesidir. Kalan miktar 2-4 defa olmak üzere üst gübrelemeyle verilmelidir. Bu şekilde daha iyi büyüme kontrolü sağlanırken, hasat sonrası daha az azot artığı bırakılır ve topraktan azot yıkanması en aza indirgenir.

Kalsiyum Nitrat:
Ekolojik endişeleri en aza indirir
Gübrenin etkinliğini optimize eder
Ürün kalitesini ve verimi arttırır Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Kalsiyum Nitratın Azot Gübresi Olarak Avantajları
CN'ın diğer amonyum azotu veya üre içeren gübrelere kıyasla avantajları vardırNitrat Azotu tercih edilen azot formudur
Topraksız kültür (Torf, kaya yünü ve dönüşümlü su) ve sulanan topraklarda yetiştirilen bitkiler azotu en çok nitrat formunda tercih ederler.
Domates, patates, tütün, sebzeler, meyve ağaçları, çiçekçilik, saksı bitkileri ve tohumluklar gibi yüksek değeri olan yetiştiriciliklerde amonyum azotuna varken, nitrat azotundan fayda sağlanmaktadır. Dünya üzerinde yapılan tüm denemeler göstermiştir ki Nitrat azotu yüksek verimli ve kaliteli ürünler eldesine sebep olmaktadır ve CN'ın tercih edilen azot kaynağı olmasını açıklamaktadır.

Hızlı ve önceden tahmin edilebilen azot tepkisi
Azot toprağa nitrat, amonyum ve üre formunda sağlanabilir. Üre azotu toprakta önce amonyuma, sonra nitrata dönüşür. Bu bakteriyel faaliyet NİTRİFİKASYON olarak adlandırılır. Uygun koşullarda bu işlem birkaç gün sürer. Ancak soğuk ve nemli ortamlarda bu değişim bitkiye yeterli olacak miktarda nitrat azotu oluşumunu sağlayabilecek yeterlilikte olmaz.
Sınırlı kök bölgesi ve kısa periyotlu bitki yetiştiriciliğine bağlı olarak doğrudan bitkiye yarayışlı nitrat uygulaması önem kazanmaktadır. CN hızlı azot tepkisini garanti eder. Bitkilerde azot eksikliğini hızlıca telafi etmesi onu azot gübrelemesinde en değerli gübre yapmaktadır.

Adsorbsiyon olmaz
Killi toraklarda Amoyum azotu toprak parçacıklarına adsorbe olup bitkiye yarayışsız olurken, nitrat azotu kök bölgesinde ihtiyacı olduğunda bitki alımı için hazırdır ve hızlı azot tepkisi sağlar.
Uçucu değildir
Çoğu bitkiler pH ın 7 ve daha yüksek olduğu koşullarda yetişir. Yüksek pH lı topraklarda ve kuru koşullarda amonyum azotu amonyak azotuna dönüşebilir. Ki böylece bir kısım azot atmosfere karışmak suretiyle kaybedilir. CN uçucu değildir. Bu yüzden alkalin topraklarda ve kuru koşullarda dahi etkisi yüksektir. Hızlı etkilidir ve azot etkinliği yüksektir.
Amonyum azotu ve ürede buharlaşma yoluyla en fazla kayıp:
- Yüksek sıcaklıklarda
- Düşük toprak neminde
- Yüksek pH seviyelerinde
- Katyon Değişim Kapasitesi düşük olduğunda
- Toprak yuksek Kalsiyum Karbonat içerdiğinde gerçekleşir.

Nitrat Asidik etkili değildir
Amonyum azotu ve üre; Nitrifikasyon işlemi ve amonyumun köklerce alınmasının sonucu olarak toprağı asitleştirici özelliktedirler. Kıyaslarsak Nitrat azotu ise nötr veya az miktarda pozitif etkilidir.
Azot Uygulamalarında Dikkat Edilmeli
Çoğu yüksek değerli bitkiler optimum verim elde etmek üzere fazla azot gereksinimlerine ihtiyaç duymakla beraber taban gübresi olarak fazla miktarlarda azot sağlanması aşırılık riski taşımaktadır ki ürün kalitesi veya verimde negatif etkiler ortaya çıkabilir ve yıkanma yoluyla kaybedilen azot çevre kirliliği sorunlarına yol açabilir
Araştırmalar göstermektedir ki toplam azot ihtiyacının bir seferde bitkiye verilmesindense, bitkinin değişik büyüme ve gelişme dönemlerinde parçalar halinde verilmesi daha faydalıdır.
Üst gübrelemede CN kullanarak optimum bitki büyümesi sağlanırken aşırı vejetatif gelişme, tuzlulaşma, verim ve kalitede oluşabilecek olumsuzluklar en aza indirilir.
Doğru Azot Uygulaması
CN taban gübresi olarak, tek doz azot uygulaması için idealdir. %15,5 oranında kesekleşmeyen granuller halinde azot içeren CN tüm çok düşük azot seviyelerinde dahi doğru ve eşit miktarda azot sağlar. Dahası granullerin %90 ı 2-4 mm çapında olduğundan makineli uygulamada geniş sırtlara rahatlıkla uygulanabilir.

Çevre Bilinci
Aşırı miktarlarda azot gübrelemesi topraktan yıkanma suretiyle istenmeyen çevre sorunlarına yol açabilir. Artan çevre bilinci daha doğru azot kullanımını öngören konulara eğilimlidir. CN ın hızlı ve tahmin edilebilir etkisi ile yüksek azot yarayışlılık oranı gübrelemede tam/doğru azot sağlamaktadır.
Ziraat ve çevre göz önüne alınarak en iyi yol azotun sadece bir kısmının taban gübresiyle verilmesidir. Kalan miktar 2-4 defa olmak üzere üst gübrelemeyle verilmelidir. Bu şekilde daha iyi büyüme kontrolü sağlanırken, hasat sonrası daha az azot artığı bırakılır ve topraktan azot yıkanması en aza indirgenir.

Kalsiyum Nitrat:
Ekolojik endişeleri en aza indirir
Gübrenin etkinliğini optimize eder
Ürün kalitesini ve verimi arttırır Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:03 | 0
yorum
26 Nisan 2006 Çarşamba
Tarım dışı istihdam arttı
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) üçer aylık ortalamalara göre hesapladığı Hane halkı İşgücü Araştırması'nın 2006 Ocak (Aralık 2005, Ocak-Şubat 2006) dönemine ilişkin sonuçları dün açıklandı. 2005 Ocak ayı itibariyle 20 milyon 815 bin kişi olan istihdam edilenlerin sayısı, Ocak 2006'da 20 milyon 834 bin kişiye çıktı. Toplam işgücü nüfusu 23 milyon 633 bin olarak hesaplanırken istihdam edilen 20 milyon 834 bin kişinin 12 milyon 544 bini kentte, 8 milyon 290 bini ise kırsalda bulunuyor.
Buna göre herhangi bir işte çalışanların sayısı son bir yılda sadece 19 bin kişilik artışla 20 milyon 834 bin kişiye ulaştı. Türkiye ekonomisinin son bir yılda sadece 19 bin kişilik istihdam sağlaması tarımda çalışanların sayısında yaşanan 1 milyon 85 bin kişilik azalmadan kaynaklandı. Tarımdaki istihdam 6 milyon 289 binden 5 milyon 204 bine geriledi. Tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 1 milyon 104 bin kişi arttı.
En yüksek işsizlik oranı
Geçen yıl Ocakta 2 milyon 697 bin olan işsiz sayısı ise 102 bin kişilik artışla 2 milyon 799 bin kişiye kadar yükseldi. Bu hem sayısal olarak hem de oransal olarak Türkiye'nin son bir yılda karşılaştığı en yüksek işsizlik düzeyini gösteriyor. Ocak döneminde kentlerdeki işsiz sayısı 1 milyon 989 bin, kırsal bölgede ise 810 bin kişi olarak belirlendi. İşsizlik kentlerde yüzde 13,8'den yüzde 13,7'ye inerken kırsal kesimde ise yüzde 8,2'den yüzde 8,9'a yükseldi. Genel işsizlik oranındaki bu artışa rağmen tarım dışı işsizlik oranı ise azaldı. Geçen yıl ocakta yüzde 15,2 olan tarım dışı işsizlik oranı bu yıl yüzde 14,9'a indi. Tarım dışı işsizlik oranı kentlerde yüzde 14,1'den yüzde 14'e, kırsal kesimde ise yüzde 18,6'dan yüzde 17,6'ya düştü.
Aynı dönemde, genç nüfusta işsizlik oranı Türkiye genelinde yüzde 21,9 olarak belirlenirken kentlerde bu oran yüzde 22,8, kırsalda ise 20,2 oldu.
Kayıt dışı azaldı
Bu arada, esas işlerinden dolayı herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmayanların sayısı 2005 yılı Ocak ayında 11 milyon 50 bin kişiyken bu oran, bu yıl ocak döneminde 9 milyon 751 bin kişiye geriledi.
Buna göre istihdam edilen toplam 20 milyon 834 bin kişinin yüzde 46,8'i hâlâ herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışıyor.
KAYNAK: Referans Gazetesi Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Tarım sektöründen kaçış işsizliği tırmandırdı
Türkiye ekonomisi yüksek büyüme hızlarına rağmen tarım sektöründen kopan nüfus nedeniyle işsizlikle baş edemiyor. Geçen yıl ocakta yüzde 11,5 olan işsizlik oranı bu yıl ocakta yüzde 11,8'le son bir yılın en yüksek noktasına çıktı. Türkiye ekonomisi yüzde 8'e yakın büyüdüğü son bir yılda net olarak sadece 19 bin kişiye iş olanağı sağlayabildi, işsiz sayısı ise 102 bin kişi arttı. İşsizlik oranı kentlerde yüzde 13,7, kırsalda yüzde 8,9 olarak belirlendi.Tarım dışı istihdam arttı
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) üçer aylık ortalamalara göre hesapladığı Hane halkı İşgücü Araştırması'nın 2006 Ocak (Aralık 2005, Ocak-Şubat 2006) dönemine ilişkin sonuçları dün açıklandı. 2005 Ocak ayı itibariyle 20 milyon 815 bin kişi olan istihdam edilenlerin sayısı, Ocak 2006'da 20 milyon 834 bin kişiye çıktı. Toplam işgücü nüfusu 23 milyon 633 bin olarak hesaplanırken istihdam edilen 20 milyon 834 bin kişinin 12 milyon 544 bini kentte, 8 milyon 290 bini ise kırsalda bulunuyor.
Buna göre herhangi bir işte çalışanların sayısı son bir yılda sadece 19 bin kişilik artışla 20 milyon 834 bin kişiye ulaştı. Türkiye ekonomisinin son bir yılda sadece 19 bin kişilik istihdam sağlaması tarımda çalışanların sayısında yaşanan 1 milyon 85 bin kişilik azalmadan kaynaklandı. Tarımdaki istihdam 6 milyon 289 binden 5 milyon 204 bine geriledi. Tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 1 milyon 104 bin kişi arttı.
En yüksek işsizlik oranı
Geçen yıl Ocakta 2 milyon 697 bin olan işsiz sayısı ise 102 bin kişilik artışla 2 milyon 799 bin kişiye kadar yükseldi. Bu hem sayısal olarak hem de oransal olarak Türkiye'nin son bir yılda karşılaştığı en yüksek işsizlik düzeyini gösteriyor. Ocak döneminde kentlerdeki işsiz sayısı 1 milyon 989 bin, kırsal bölgede ise 810 bin kişi olarak belirlendi. İşsizlik kentlerde yüzde 13,8'den yüzde 13,7'ye inerken kırsal kesimde ise yüzde 8,2'den yüzde 8,9'a yükseldi. Genel işsizlik oranındaki bu artışa rağmen tarım dışı işsizlik oranı ise azaldı. Geçen yıl ocakta yüzde 15,2 olan tarım dışı işsizlik oranı bu yıl yüzde 14,9'a indi. Tarım dışı işsizlik oranı kentlerde yüzde 14,1'den yüzde 14'e, kırsal kesimde ise yüzde 18,6'dan yüzde 17,6'ya düştü.
Aynı dönemde, genç nüfusta işsizlik oranı Türkiye genelinde yüzde 21,9 olarak belirlenirken kentlerde bu oran yüzde 22,8, kırsalda ise 20,2 oldu.
Kayıt dışı azaldı
Bu arada, esas işlerinden dolayı herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmayanların sayısı 2005 yılı Ocak ayında 11 milyon 50 bin kişiyken bu oran, bu yıl ocak döneminde 9 milyon 751 bin kişiye geriledi.
Buna göre istihdam edilen toplam 20 milyon 834 bin kişinin yüzde 46,8'i hâlâ herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışıyor.
KAYNAK: Referans Gazetesi Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:59 | 0
yorum
2006 yılında tarıma 400 milyon dolarlık ek kaynak aktarılacak
Tarım Kanunu ile birlikte tarımsal destek gayri safi milli hâsılanın (GSMH) yüzde 1'inden az olamayacak. Bu yıl 381 milyar dolar GSMH elde edilmesi bekleniyor. Buna göre tarıma ek 400 milyon dolarlık kaynak aktarılması gerekecek.Uzun yıllar tartışmaları süren ve tarımsal faaliyetlerin genel çerçevesini belirleyecek olan Tarım Kanunu, dün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Toplam 26 maddeden oluşan kanun, geçen hafta Meclis'te temel yasa olarak görüşülerek kabul edilmişti. Kanunla tarımsal destekleme miktarı, ilk kez ülke ekonomisinin üretim gücüyle ilişkilendirildi. Buna göre desteklemeye ayrılacak kaynak, gayri safi milli hâsılanın (GSMH) yüzde 1'inden az olamayacak.
Kanun, yayım tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği için bu yılki tarımsal desteklemelerin toplamının da GSMH' nin yüzde 1'i düzeyine ulaşmasının sağlanması gerekiyor.
Türkiye'nin GSMH'sinin bu yıl 381 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Şu anda tarıma sağlanan destekler 3,4 milyar dolar düzeyinde bulunurken verilmesi gereken 400 milyon dolarlık ek kaynakla bu rakam, 3,8 milyar dolara seviyesine yükseltilecek. Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, geçen hafta düzenlediği basın toplantısında, "Tarım desteklerine ayrılan kaynağın, yasal zorunluluk olan GSMH' nin yüzde 1'ine yükseltilmesi için kaynak artırma çalışması yapılacak" demişti.
Yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte tarımsal destekleme araçları; doğrudan gelir desteği, fark ödemesi, telafi edici ödemeler, hayvancılık destekleri, tarım sigortası ödemeleri, kırsal kalkınma destekleri, çevre amaçlı tarım arazilerini koruma destek programları ile diğer destekleme ödemeleri olarak belirlendi.
Tarımsal destek yasal dayanağa kavuştu.
Tarımsal araştırma
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, tarım alanındaki kamu faaliyetlerini dağınık bir yapıdan kurtarmak için sektörle ilgili politikaları belirleyecek, planlama ve koordinasyonuyla ilgili kuruluşlarla işbirliği yapacak.
Ürün konseyleri kurulacak
Ulusal tarım politikaları kapsamında çalışma yapmak üzere ürün bazında üretici, tüccar ve sanayiciler ve bunların oluşturdukları birlikler ile kamu ve araştırma kurumları, meslek odaları ve dernekler bir araya gelerek tüzel kişiliğe haiz "ürün konseyleri" kurulabilecek.
Sözleşmeli üretim dönemi
Sözleşmeli üretimi özendirmek için üreticilere yasada belirtilen desteklerin verilmesinde öncelik tanınacak. Tarım havzaları, bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek.
Destekleme ve yönlendirme kurulu
Tarımsal desteklerin yürütülmesi ve koordinasyonun sağlanması amacıyla "Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu" kurulacak.
Destekleme ödemeleri
Tarımsal destekleme araçları; doğrudan gelir desteği, fark ödemesi, telafi edici ödemeler, hayvancılık destekleri, tarım sigortası ödemeleri, kırsal kalkınma destekleri, çevre amaçlı tarım arazilerini koruma destek programları ile diğer destekleme ödemeleri olarak belirlendi.
Tarım için kaynak
Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanacak. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi milli hâsılanın yüzde birinden az olmayacak.
Doğrudan gelir desteği
Cari yılda üretim yapmaları ve bu üretimlerine ilişkin gerekli bilgileri bakanlığa beyan eden kayıtlı çiftçiye doğrudan gelir desteği ödemeleri yapılacak.
KAYNAK: Referans Gazetesi Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:45 | 0
yorum
19 Nisan 2006 Çarşamba
ANKARA - 26 maddelik Tarım Yasa Tasarısı'nın 2 bölüm olarak görüşülmesi muhalefetin tepkisini çekti. Bu nedenle CHP Genel Kurul çalışmalarına katılmadı. Tarım Bakanı Mehdi Eker'in "Bu kanunla, artık Türkiye ulusal bir tarım politikasına kavuşuyor" dediği tasarı, birçok yeni düzenleme getiriyor.
Buna göre; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarımsal faaliyetlerin uygun alanlarda yoğunlaşması ve entegre biçimde yürütülmesi için çeşitli bölge ve havzalar belirleyecek.
Buralarda, bakanlığın önerdiği ürünlere yönelen çiftçi sözleşme yapılarak desteklenecek. Doğrudan gelir desteği yıllık hesaplanacak.
Haksız yere para alanlar, 5 yıl desteklemeden yararlanamayacak. Desteklerin kayıt altına alınması için arazi, çiftçi ve hayvan kimliklerinin yer aldığı "veri tabanı" oluşturulacak. Bazı tarım hizmetleri de özel sektöre devredilebilecek.
KAYNAK : NTVMSNBC Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Sözleşmeli çiftçi dönemi
"Sözleşmeli çiftçi" dönemine geçilmesini öngören Tarım Yasa Tasarısı Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi. Yasayla, önceden belirlenen bölgelerde çiftçiyle sözleşme imzalanabilecek.ANKARA - 26 maddelik Tarım Yasa Tasarısı'nın 2 bölüm olarak görüşülmesi muhalefetin tepkisini çekti. Bu nedenle CHP Genel Kurul çalışmalarına katılmadı. Tarım Bakanı Mehdi Eker'in "Bu kanunla, artık Türkiye ulusal bir tarım politikasına kavuşuyor" dediği tasarı, birçok yeni düzenleme getiriyor.
Buna göre; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarımsal faaliyetlerin uygun alanlarda yoğunlaşması ve entegre biçimde yürütülmesi için çeşitli bölge ve havzalar belirleyecek.
Buralarda, bakanlığın önerdiği ürünlere yönelen çiftçi sözleşme yapılarak desteklenecek. Doğrudan gelir desteği yıllık hesaplanacak.
Haksız yere para alanlar, 5 yıl desteklemeden yararlanamayacak. Desteklerin kayıt altına alınması için arazi, çiftçi ve hayvan kimliklerinin yer aldığı "veri tabanı" oluşturulacak. Bazı tarım hizmetleri de özel sektöre devredilebilecek.
KAYNAK : NTVMSNBC Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:00 | 0
yorum
06 Nisan 2006 Perşembe
Bir yetkili, "Arsa tahsisi de gündeme gelebilir. Ama depo yatırım maliyetleri içinde arsanın payı sadece yüzde 5. Bu nedenle kiralama daha mantıklı bir çözüm. Şu anda 1 ton için günlük depo kiralama bedeli 0.55 YTL. Bu fiyatlar üzerinden kiralama söz konusu olabilir. Ama kiralama teşviki de tek başına yeterli olmaz" diye konuştu.
Zirve yapılacak
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanvekili Yavuz da lisanslı depoculuk için birtakım teşviklere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Yavuz, lisanslı depoculuk alanında izlenecek yol haritasını ve bu sektöre verilecek teşvikleri belirlemek için TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Tarım Bakanı Mehdi Eker ve Sanayi Bakanı Ali Coşkun'la ortak bir zirve yapacaklarını söyledi.
Depoların hacmi 12 milyon ton
Türkiye'de halen ciddi bir depo sıkıntısı yaşandığını belirleyen ofisin verilerine göre şu anda kamuda 4.6 milyon ton kapasiteli depo var. Ancak bu depoların bir kısmı, liman bölgesi veya atıl bölgelerde bulunduğu için kullanılamıyor ve aktif olarak kullanılan depoların hacmi 2.5 milyon tona geriliyor. Özel sektördeki tesislerle birlikte Türkiye'deki depoların toplam hacmi 12 milyon tona ulaşıyor. Ancak yetkililer piyasaya giren ürün miktarının 25 milyon ton olduğuna dikkat çekerek, kısa vadede 10 milyon ton kapasiteli depoya ihtiyaç bulunduğunu söylüyorlar.
KAYNAK: Referans Gazetesi Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Tarımda lisanslı depoculuğa beş yıl kiralama garantisi
Tarımda depolamada yaşanan sorunların giderilmesi için "lisanslı depoculuğa teşvik" gündemde. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), teşvikler üzerindeki çalışmalarını son aşamaya getirdi. Şu ana kadarki çalışmada, "Oluşturulacak depolara 5 yıl cari fiyatlar üzerinde kiralama garantisi verilmesi, depolama tesisi kuracaklara arazi tahsis edilmesi ve Teşvik Yasası kapsamına depo yatırımlarının alınması" seçenekleri öne çıktı.Bir yetkili, "Arsa tahsisi de gündeme gelebilir. Ama depo yatırım maliyetleri içinde arsanın payı sadece yüzde 5. Bu nedenle kiralama daha mantıklı bir çözüm. Şu anda 1 ton için günlük depo kiralama bedeli 0.55 YTL. Bu fiyatlar üzerinden kiralama söz konusu olabilir. Ama kiralama teşviki de tek başına yeterli olmaz" diye konuştu.
Zirve yapılacak
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanvekili Yavuz da lisanslı depoculuk için birtakım teşviklere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Yavuz, lisanslı depoculuk alanında izlenecek yol haritasını ve bu sektöre verilecek teşvikleri belirlemek için TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Tarım Bakanı Mehdi Eker ve Sanayi Bakanı Ali Coşkun'la ortak bir zirve yapacaklarını söyledi.
Depoların hacmi 12 milyon ton
Türkiye'de halen ciddi bir depo sıkıntısı yaşandığını belirleyen ofisin verilerine göre şu anda kamuda 4.6 milyon ton kapasiteli depo var. Ancak bu depoların bir kısmı, liman bölgesi veya atıl bölgelerde bulunduğu için kullanılamıyor ve aktif olarak kullanılan depoların hacmi 2.5 milyon tona geriliyor. Özel sektördeki tesislerle birlikte Türkiye'deki depoların toplam hacmi 12 milyon tona ulaşıyor. Ancak yetkililer piyasaya giren ürün miktarının 25 milyon ton olduğuna dikkat çekerek, kısa vadede 10 milyon ton kapasiteli depoya ihtiyaç bulunduğunu söylüyorlar.
KAYNAK: Referans Gazetesi Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:02 | 0
yorum