31 Ağustos 2006 Perşembe

Sert Çekirdeklilerde Bitki Besin Elementleri Noksanlıkları

Azot
Noksanlık çeken ağaçlarda, erken dönemlerde sürgünlerin ve yaprakların gelişmelerinin yavaşlaması şeklinde kendini gösterir. Yapraklar açık yeşilden sarıya doğru renk değiştirir. Damarlar rengini kaybeder.




Belirtiler önce yaşlı yapraklarda görülür. Pembeden kırmızı renge doğru olan sürgünlerde yaprakçıklar sarı ve küçük ve normalden daha incedir.
Meyve tutumu yetersiz ve meyveler küçük kalır.

Potasyum
Genellikle bitkilerin üst bölgelerindeki yaşlı yapraklarda sararmalar şeklinde kendini gösterir; Yaprakların kenarından başlayan sararma ya da kurumalar, orta yaşlı yapraklarda kahverengi yanmalar ve içeriye doğru kurumalar şeklinde belirir. Sonbaharda ise açık mordan kahverengine doğru epiderm dokuda renk değişimleri olur, yaprak kenarları kurur ve geriye doğru kıvrılır.



Kalsiyum
Dokulardaki düşük kalsiyum seviyesine bağlı olarak kendini çoğunlukla pas ve küf hastalıklarıyla gösterir. Bu belirtiler meyvelerin Pazar değerini de düşürür ve hasattan sonra da çevresel nedenlerle hemen ortaya çıkabilir. Kalsiyum meyve dokularının sıkılığını ve dayanımını arttırır. Meyve çatlamalarının temel nedenlerinden birisi de kalsiyum noksanlığıdır yine. Kalsiyum noksanlığı ile Botrytis cinerea gibi hastalıklara karşı bitkilerin direnci azalır.



Magnezyum
Yaprakların iç kısımlarında, damar aralarında sararma ve yanmalar, kırmızı, turuncu ve mor renkler olarak kendini gösterir. Magnezyum noksanlığı genellikle normal kloroz olarak başlayıp daha sonra yaprakların damar aralarında gelişir. Yaşlı yapraklarda, yaprağın iç kısmı üçgen şeklinde yeşil kalabilir.




Demir
Noksanlığın şiddetine bağlı olarak, sürgünlerin ucundaki genç yapraklarda klorosis olarak kendini gösterir. Demir noksanlığı çoğunlukla yüksek pH'lı alkali topraklarda ve taban suyu yüksek, yeterli oksijen bulunmayan topraklarda görülür. Ayrıca yüksek kireçli topraklar da demir noksanlığının ana nedenlerindendir. Ve sulama suyundaki yüksek oranlı serbest kalsiyum karbonat ve bikarbonat da noksanlıklarda rol oynar.
Eğer noksanlık hafif ise; yapraklar hafif sarıya döner ve ince damarlar yeşildir. İlerleyen dönemlerde tepe yapraklar önce sararır, takiben beyaza döner ve yanma şeklinde bile belirebilir.



Mangan
Mangan noksanlığı birçok bitkide demir ve magnezyum noksanlıklarıyla benzer belirtile gösterir. Ve ayrıca alkalin toprak koşulları da ana nedenlerdendir.
Yaprakların iç kısımlarında sarı ve altın renkli klorosis oluşur, beyaza dönmez. Fakat şeftalilerde yaz sonunda beyaz klorotik bölgeler oluşabilir. Belirtiler yeni gelişen yapraklarda görülür. Bu bazı çinko noksanlıklarıyla da karıştırılabilir, fakat ondan farkı yaprak şekli ve boyutu normaldir.



Çinko
Şeftalide; ilkbaharda genç yapraklar açık yeşil renk alırlar, daha sonra yaprakların yaşına göre sarı ya da beyaza dönebilir. Yapraklar dalgalı bir görünüm alır. İyice sarılaşmış ve beyazlayan yapraklar, dalgalı yaprak kenarları, yazın ortasından sonra görülmeye başlanır.



İlerleyen safhalarında rozetleşme, yaprakların kıvrılması ve tepelerde kamçılaşmalar görülür.
Erik; Meyve kümelerini takibenden yapraklarda rozetleşme, uçlardaki sürgün aralarının kısalması ve kamçılaşma şeklinde kendini gösterir.
Özellikle uçlara doğru meyvelerde de küçülme görülür.



Bor
İlerlemiş bor noksanlığı, büyüme noktalarında ölümlere yol açarak kendini gösterir. Bu küçük boğum aralarına sahip, geriye kıvrılmış küçük yaprakları olan birçok sürgün oluşumuna neden olur. Eğer noksanlık ileriyse, yapraklar dökülür, yeni sürgünler dökülür. Sonunda dallar teker teker ya da bütün ağaç ölebilir.



Kiraz; Ciddi etkilenmiş, yaşlı meyvelerde, meyvenin bir tarafı yassılaşır, parçalı bir görünüm oluşturur ve çoğunlukla uç taraflara doğru olur.
Bu element, çiçeklenme, meyve tutumu, hasat, olgunlaşma ve ayrıca meyve kalitesi için hayati öneme sahiptir. Belirtiler açıkça meyve renginde görülür, olgunlaşmanın son haftalarında hızla gelişir. Bu belirtiler meyvenin tek tarafından ucuna doğru olur. Belirtinin şiddeti aynı dal üzerinde farklı meyvelerde farklı olabilir.



Bakır
Belirtiler demir, çinko gibi diğer besin elementlerinin noksanlıklarıyla karıştırılabilir.
İlk olarak genç ve gelişmekte olan yapraklarda görülür.
Magnezyum noksanlığındaki belirtiler de yaprak uçlarında görülür. Belirtiler ilerlediğinde, yaprak uçları kıvrılabilir.



Diğer Faktörler
Bunların dışında, benzer belirtiler gösteren fakat besin elementi noksanlıklarıyla doğrudan bağlantılı olmayan nedenler de vardır. Bunlar; Kullanılan böcek, yabancı ot vb. ilaçlar, sıra dışı ya da bitkinin istemediği iklim şartları, yaprakların yaşlanması gibi nedenlerdir. Bu gibi durumlarda da yapraklarda deformasyonlar, renk değişimleri, mikro ya da makro element noksanlıklarıyla karıştırılan, sürgünlerin geç kalması hatta sürgün oluşmaması gibi belirtiler görülebilir.
Sulama fazlalığı, azlığı, azot, potasyum, demir noksanlığı ya da klor fazlalığı gibi belirtiler gösterebilir.
Sulama noksanlığı, sürgün gelişimini durdurur. Sulama fazlalığı köklerde oksijen yetersizliğine ve ağacın zayıflamasına neden olur. Karıştırılmamalıdır.

Speedfol, Stopit, Ferrostrene
Yukarıda anlattığımız problemler ve çözümlerine gelince; Birçok konuda olduğu gibi tek bir çözüm yok. Eğer istediğimiz sağlıklı bitki dolayısıyla meyve kalitesi ve yüksek verim ise, uygun ve etkili çözümler bulmamız gerekir. Yurdumuz topraklarının büyük çoğunluğu yüksek pH'a sahip, mikro element ve makro besin elementlerinin noksanlığını gösteren topraklardır. pH'ımız yüksek ise mikro bitki besin elementleri açısından yapacağımız uygulamalar kısıtlıdır. Toprağımızın pH'ını düşürebiliriz ki bu pratikte kalıcı bir uygulama değildir. Kalıcı uygulama yapmak istiyorsak, ekonomik değildir. Geriye kalan ekonomik ve akılcı seçenek; topraktan ya da yapraktan şelatlı ve amacımıza uygun ürünler kullanmaktır. Speedfol, Stopit ve Ferrostrene sert çekirdeklilerde tavsiye edebileceğimiz en etkili çözümlerden birisidir. Speedfol içerdiği farklı oranlardaki NPK oranlarıyla bitkinin farklı dönemlerinde, NPK desteklemesi yapmakta, içerdiği 6 çeşit mikro element ve özel formulasyonu sayesinde düzenli kullanıldığında mikro element noksanlıklarına çözüm olmakta ve bitkinin stres şartlarına dayanımını arttırmaktadır. İlerlemiş demir noksanlıklarında tedavi edici olaral hem yapraktan, hem de topraktan uygulama yapmak başarı şansını katladığı için en etkili şelatlı %4,8'i Ortho-Ortho bağa sahip %6 EDDHA şelatlı Ferrrostrene kullanarak demir noksanlığının önüne geçmemiz çok kolaydır. Yine kalsiyum noksanlıklarında özel formülü ile Stopit kullanarak, meyve kalitemizi, dayanıklılığını, bitkilerimizi dolayısıyla yatırımımızı güçlendirmiş oluruz.

Söylediğimiz gibi, çözüm hiçbir zaman tek değildir. Önemli olan ihtiyaca yönelik kaliteli ürünler kullanarak, riskimizi azaltmak ve ekonomik çözümler bulmaktır.

Doktor Tarsa Tarım San. ve Ticaret A.Ş.
İlker Kaan Ulusoy
Pazar Geliştirme Departmanı
Araştırma Bölümü
ikulusoy@drt.com.tr
teknik@drt.com.tr

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 18:33 | 0 yorum

25 Ağustos 2006 Cuma

Unda mutabakata varıldı ithalat yok

Un sektöründe uzun süredir devam eden ithalat tartışmasına son nokta konuldu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, TOBB ve Un Sanayicileri Federasyonu'nun önceki gün Ankara'da gerçekleştirdiği zirvede un ithalatına gerek olmadığı kararı verildi. Alınan kararın dayanağını ise Türkiye'de üretilen buğdayın yüzde 35'inin birinci sınıf olması oluşturuyor. TOBB Başkan Yardımcısı Faik Yavuz, "Artık unda ithalat tartışması olmayacak. Tüm bir sektör olarak unda ithalata gerek olmadığı noktasında mutabakata vardık" diye konuştu.

Un sektöründe bir süredir "ithalatın gerekli olup olmadığı" konusu tartışılıyordu. Un Sanayicileri Federasyonu, bir süre önce Irak'a dönük ihracatın azalması ve süne nedeniyle buğdayda sıkıntı olduğunu belirterek Toprak Mahsulleri Ofisi'nden ithalata izin vermesini talep ederken yaşanan sıkıntılar nedeniyle son 1 ayda buğday fiyatında yüzde 20, un fiyatında da yüzde 10 artış olduğunu belirtmişti. Yaşanan sıkıntıların spekülatörlerin işini kolaylaştırdığını savunan federasyon, ithalatın sorunları aşmak için önkoşul olduğunu iddia etmişti. Buğday üreticileri ve Toprak Mahsulleri Ofisi'nin ise tepkiyle karşıladığı istem, önceki gün Ankara'da yapılan un zirvesinde tartışıldı. TOBB yönetimi, borsa başkanları, Un Sanayicileri Federasyonu ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerinin hazır bulunduğu toplantıda, unda ithalata gerek olmadığı kararı alındı.

Toplantıyla ilgili bilgi veren TOBB Başkan Yardımcısı ve Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz da tüm sektörün katılımıyla yapılan toplantıda Türkiye'de üretilen buğdayın yüzde 35-36'sının 1. kalite olduğunun belirlendiğini belirtti. 4. sınıf niteliğindeki buğdayın payının ise yüzde 25-30'la sınırlı kaldığını vurgulayan Yavuz, süne nedeniyle yaşanan sıkıntıların ise sadece belli bölgelerde sınırlı kaldığını kaydetti. Yavuz, "Türkiye'nin değişik bölgelerinde, buğdayda hem kalite hem de miktarda sıkıntı olduğu belirtiliyordu. Ancak artık bir mutabakata varıldı. Unda ithalat tartışmasına son nokta konuldu" dedi.
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 18:44 | 0 yorum

23 Ağustos 2006 Çarşamba

Halkbank'tan tarımsal destek paketi

Halkbank'ın tarım destek paketinde, traktör ve tarımsal ekipman alımları, sera yenileme ve geliştirme faaliyetleri ile ekim öncesi finansal ihtiyaçlara yönelik 3 farklı kredi türü yer alıyor.

İSTANBUL - Halkbank, Türkiye nüfusunun yüzde 31'inin geçim kaynağı olan tarım sektörüne kapsamlı bir destek sunabilmek amacıyla yeni bir "Tarım Destek Paketi" hazırladı. "Seracılık Kredisi", "Tarım Destek Kredisi", "Traktör ve Tarım Makineleri Kredisi" olmak üzere üç ayrı kredi türünü içinde barındıran destek paketinde tüm vadeler çiftçilerin ödeme şartları göz önünde bulundurularak düzenlendi. Bu kredilerden yararlanacak olanlar, nakit girdisi sağladıkları hasat zamanında ödeme yapabilecekler. Kredi başvurusunu yapabilmek içinse çiftçilik belgesine sahip olmak yeterli olacak.

Halkbank yetkilileri, tarım sektörünün AB ile entegrasyon sürecinde çok önemli rol oynadığını anımsatırken, Türkiye nüfusunun yüzde 31'inin tarımla uğraşmasına karşın tarımın GSMH içindeki payının yıllardan beri yüzde 15'i geçememekte olduğuna dikkat çekiyor ve 2005 yılında bu oranın yüzde 11 civarında gerçekleştiğinin altını çiziyorlar.

"Tarım Destek Paketi", standartları yüksek, kaliteye önem veren, rekabet yeteneği artmış bir tarım sektörünün oluşturulmasına destek vermeyi hedefliyor. Tüm kredi alternatiflerine çiftçilik belgesine sahip, tarım sektöründe faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler başvurabiliyor.

LÜBNAN'A 250 BİN YTL YARDIM

Öte yandan Halkbank, ülkemizin ilk ve öncü yardım kurumu olan Kızılay'ın Lübnan için başlattığı yardım kampanyasına 250 bin YTL ile katıldı.

KAYNAK : NTVMSNBC | 23.08.2006
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 18:08 | 0 yorum

15 Ağustos 2006 Salı

Çiftçiye destek ödemesi yapılıyor

2005 yılı Doğrudan Destek Ödemeleri başladı. 2.7 milyon çiftçiye toplam 1 milyar 65 milyon YTL tutarında ödeme yapılacak.

ANKARA - Tarımda en önemli destek kalemi olan doğrudan gelir desteğinde (DGD) 2005 yılına ilişkin ödemeler başladı. Ziraat Bankası, toplam 2.7 milyon çiftçiyi ilgilendiren DGD ve diğer tarımsal ödemelerin ATM?ler aracılığıyla gerçekleştirilmesi için çalışma yapıyor. 2005 yılına ilişkin DGD ödemeleri için Ziraat Bankası, çiftçilerin hesabına, toplam 1 milyar 643 milyon YTL aktardı. Hesaplardaki paralar bugün serbest bırakılırken, şimdiye kadar ATM kartı dağıtılan 200 bin çiftçi, paralarını şubelere gitmeden, Ziraat Bankası ATM?lerinden çekebilecek.

Ödemelerde, banka kartı basımı yapılan çiftçilere, DGD parası ile birlikte banka kartı da verilecek. Bu yıl sonuna kadar, toplam 2.7 milyon çiftçiye ATM kartının dağıtımının tamamlanması planlanıyor. Böylece, çiftçiler tarım desteklemeleri için hesaplarına para yatınca, istedikleri zaman ATM?lerden paralarını çekebilecek.

Çiftçilere, yılı içerisinde işledikleri, Çiftçi Kayıt Sistemi?ne (ÇKS) kayıtlı tarım arazisi büyüklüğü dikkate alınarak, en fazla 500 dekara kadar (500 dahil) DGD ödemesi yapılıyor. DGD almaya hak kazanan çiftçiler, 100 dekar ve üzerinde tarımsal faaliyette bulundukları arazilerde ürettikleri 2005 yılı ürünlerinden satılanlara ait müstahsil makbuzu veya satış faturalarını DGD ödemeleri sırasında ilgili banka şubelerine ibraz etmek ve bu belgeleri saklamak zorunda.

ÇKS?de kayıtlı olan çiftçilere, tarımsal faaliyette bulunduğu arazileri üzerinden dekar başına 10 YTL temel DGD, toprak analizi yaptırmaları halinde dekar başına 1 YTL, organik tarım yapmaları halinde de dekar başına 3 YTL ilave DGD ödemesi yapılacak.

KAYNAK : NTVMSNBC | 15.08.2006
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 18:17 | 0 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.