29 Eylül 2006 Cuma

Kanolada Bitki Besleme

Kanola aç bir bitkidir. Ürünün yetiştiriciliğinde iyi bir bitki besleme anahtar faktördür. Diğer kışlık ürünlere, baklagiller ve tahıllara kıyasla özellikle kükürt, fosfor ve azot olmak üzere daha yüksek besin maddesi ihtiyacına sahiptir.



Kanola'nın ihtiyaç duyduğu başlıca besin maddeleri:
Azot (N)
Kükürt (S)
Fosfor (P)
Çinko (Zn)

Molibden ve bor gibi diğer besin maddeleri de her ne kadar noksanlıklarına az rastlansa da önemli olarak nitelendirilmektedir.

Tablo 1. Kanola'nın ihtiyaç duyduğu nispi besin maddeleri miktarı


Tablo 2. Verim Ortalaması (t/ha) - Kanola çeşitleri 1993

Toprak Tipi
Kanola farklı toprak tiplerinde yetişebilir. İyi drene olan tınlı ve killi-tınlı toprakları tercih eder.

Drenaj
Drenaj önemli noktalardan biridir. Özellikle fide ve çiçeklenme döneminde aşırı sulamaya karşı hassas olması nedeniyle iyi drenaja sahip toplarlara ihtiyaç duyar.

Toprak pH'sı
Kanolanın aside karşı hassas bir ürün çeşidi olması nedeniyle, dikimden önce toprak pH'sı öncelikli olarak kontrol edilmelidir. Kanola en iyi gelişimi pH'nın 5.0ın üzerinde olduğu toprak tiplerinde göstermektedir. Toprak tipine bağlı olarak, alüminyum ve/veya mangan, pH'nın 4,8in altında olduğu topraklarda kolaylıkla yarayışlı hale geçerler. Alüminyum ve manganın problem oluşturmadığı düşük pH değerine sahip topraklarda kanola yetiştiriciliği yapılabilir.

Çeltik ekili arazilerde çeltiğin pH değerini hızla düşürmesi nedeniyle pH öncelikli olarak kontrol edilmelidir. Yonca ekili arazilerinde kontrol edilmesi gerekmektedir.

Mangan Toksisitesi
Düşük pH değerine sahip topraklarda manganın yarayışlılığı yarayışlı seviyeden toksik seviyeye kadar değişebilmektedir. Mangan toksisitesinin problem olarak görüldüğü pH değerinin 5.5'den yüksek olduğu topraklarda en iyi yöntem bu alanlara kanola ekimi yapmaktır.

Mangan toksisitesi sıklıkla kurak, sıcak yazlar veya kış boyunca uzun kuraklık döneminden sonra ortaya çıkmaktadır. Sonbahar başlangıcından itibaren 4-6 hafta içerisinde mangan yarayışlı formdan yarayışsız forma dönüşürler. Bu dönem genç kanola bitkilerinin mangana en hassas oldukları dönemdir.

Mangan aynı zamanda suyla doymuş toprak koşulları altında kolaylıkla yarayışlı forma dönüşürler. Olgun kanola bitkileri bu manganez artışıyla su altında kalma durumunun kısa sürmesi koşuluyla sadece verimde azalma meydana getirerek üstesinden gelebilirler.

Mangan toksisitesi geç ekimleri takip eden kuru kış koşullarında meydana gelir. Bu olay, eğer kanola sulanmış bir ürünün, çeltik gibi, arkasından ekiliyorsa da meydana gelebilir.

Kanola mangan toksisitesine hassastır. Belirtileri ilk olarak olgun yaprakların kenar kısımlarında görülür. Nekrotik yaralar meydana gelir, kenarlar kıvrılır ve yaprak yüzeyi çıkıntılı görünüm alır. Yaprak renginde açılmalar meydana gelir ve yaralar sarıdan kahverengine dönüşür.

Kireçleme
Düşük toprak pH seviyesi kireç kullanımı ile düzeltilebilir. Kanola pH okumalarının 5.5 ve 8.0 olduğu koşullarda daha etkin bir şekilde gelişir.
Eğer alüminyum ve mangan seviyesi yüksek ise, kireç uygulamaları kanola üretimini geliştirmektedir.

Eğer alüminyum ve mangan seviyesi düşük ise, kanola etkin bir şekilde 4.3 gibi düşük pH seviyelerinde bile yetiştirilebilir. Bununla birlikte diğer besin maddesi faktörleri de dikkate alınmalıdır.

Kireç uygulamaları ekim öncesi veya kanola gelişiminden bir önceki yıl yapılabilir. Oranlar toprak tipine göre değişmekle birlikte en yaygın oran 2.5t/ha'dır.
Yarayışlı manganezdeki çıkışlar kireç kullanımı ile bazen durmayabilir ve geçici mangan toksisitesi meydana gelebileceği göz önünde tutulmalıdır.

Jips
Kanola yetiştiriciliğinde toprağı iyileştirmek ve kükürt kaynağı olarak iki amaçla kullanılır.

Jips genellikle sert tabanlı kırmızı topraklarda veya tuzlu topraklarda yüzey çatlamalarını önlemek ve drenajı iyileştirmek için kullanılır. Uygulama oranı 1 ile 10 t/ha arasında değişmektedir.

Jips iyi ve genellikle ucuz yarayışlı kükürt kaynağıdır. Kalitesine bağlı olarak %13-15 arasında kükürt içerir. Kükürt noksanlığı görülen topraklarda 100-300 kg/ha oranında uygulanabilir.

Jips uygulanan topraklarda kükürt ihtiyacı karşılanmış ve uygulanacak kükürtlü gübre miktarı azaltılmış olur.
Tavsiye Edilen Bitki Besleme
Fosfor
Oranlar 5-25 kg/ha
Kanola yüksek miktarda fosfora ihtiyaç duyar (bakınız Tablo 1 & 3). Fosfor güçlü ve sağlıklı gelişim için tüm gelişim dönemlerinde vazgeçilmezdir. İyi bir kazık köke rağmen yayvan kök yapısına sahip değildir. Bu nedenle iyi toprak fosfor seviyesi ve gübreleme oranı önemlidir. Bakınız resim sayfa 7.
Fosforun tümünü tohum ekiminde tohum altına ya da tohumla birlikte uygulayınız.

Azot
Oranlar 0-100 kg/ha
Kanola özellikle yüksek azot ihtiyacına sahiptir ve iyi bir azot derecesi güçlü bir gelişim ve büyüme için vazgeçilmezdir.
İyi bir lahana gelişimi (vejetatif dönem) için azot yeterli miktarda uygulanmalıdır. Amaç tomurcuklanma veya gövde uzaması (generatif dönem) ile tam bir toprak üstü gelişiminin sağlanmasıdır.


Azot noksanlığının belirtileri:
- Zayıf erken gelişim
- Zayıf lahana gelişimi
- Damar araları ve tüm yaprakta morarma
- Şiddetli noksanlık - olgun yapraklarda sararma ve bu yaprakların ölümü

Düşük ve orta verimli topraklarda azotun ekonomik özelliklerine ulaşılmaktadır (Bakınız Tablo 4)

Yüksek verimlilik
Kanolanın yüksek azot isteğinden dolayı, çayır bitkilerinden sonra sıklıkla yetiştirilen ilk bitkidir.

Eğer çayır bitkilerinden kaba yonca, yonca, karaburçak yabancı otlardan ari baklagil gurubundan kuvvetli gelişim gösteren çayır bitkileri ise, bu bitkiler için azot uygulamalarına gerek yoktur.

Orta derecede verimlilik
Eğer çayır bitkisi yağlı ise, %40'a kadar yağ ve %60 baklagil ise, arazinin azot seviyesi gerilemektedir.

Hektar alana 40 kgs N ya da 85 kg Üre uygulayınız.

Düşük verimlilik
Kanola genellikle yağlı tohumlar ve çok az yonca ekiminden sonra ilk bitki olarak kullanılır. Kanolada herbisit kullanımı (örneğin Trifluralan) yağlı otların ve diğer yabancı otların uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Kanola tahıl kök hastalıklarını en iyi kıran bitkidir.

Kanola geniş rotasyonlarda veya devamlı üreticilik sisteminde iyi yetişmektedir. Hektar başına 50-100 kg N veya 109-217 kg Üre uygulayınız.

Tablo 3. Kanola taneleri tarafından topraktan kaldırılan fosfor


Tablo 4. Uygulanan azotun verim ve ekonomik etkileri 1987 -89 17'den fazla yerde (NSW)

Fiyatlar(1995) - Kanola $330/t Üre $420/t.

Yetiştiricilik
İyi bir yetiştiricilikte yaklaşık 50 bitki/m2 olmalıdır. 15 bitkiden az olması durumunda düşük verim beklenmektedir ve yeniden ekim düşünülmelidir.

Tablo 5. Farklı ekim oranlarında elde edilen bitki/m2 sayısı ve elde edilen bitki yüzdesi

Not: kanola tohumlarıyla hiçbir zaman 20kg/h'dan fazla azot verilmemelidir.

Azot uygulamalarının zamanlaması
Azot uygulamalarını zamanlaması kanola yetiştiriciliğinde oldukça az bir etkiye sahiptir. Yapılan denemeler ekim öncesi, ekim sonrası (8 haftaya kadar) yada parçalı uygulamalarda verilen azot oranlarının büyük ölçüde değişmediğini göstermiştir (bakınız tablo 6). Yağışın ortalamanın üstünde olduğu mevsimlerde azotlu gübreleme çiçeklenmeye kadar yapılabilir.

Tablo 6'da oransal azot uygulamalarının azot uygulamalarına göre verime etkilerine ait sonuçları göstermektedir.

Uygulama zamanına ait kararlar bireysel pratik deneyimlere dayanarak yapılmalıdır.
Orta tınlı ve killi topraklarda, ekim öncesi azot uygulaması tercih edilmektedir. Azot uygulamaları çıkış öncesi herbisit uygulamaları ile çakışabilir.

Yıkanmanın olabileceği hafif kumlu topraklarda, parçalı veya ekim sonrası uygulamalar yapılmalıdır.

Mevcut toprak nemi ve ekim zamanı kanola dikiminde kritik unsurlardır. İlave azot uygulamaları, sınırlı nem koşullarında zararlı olabilir. Bu nedenle uygulamada gecikme, çabuk çimlenmenin elde edilmesi için gereklidir.

Ekim sonrası Azot
Üst veya ekim sonrası üre uygulaması yaygın bir uygulamadır. Geniş ölçüde uygulama zamanı sunar. Erken dönemde kuvvetli gelişim gösteren başların elde edilmesi için planlama erken yapılmalıdır, ekimden 4-6 hafta sonra.

Tablo 6. Azot uygulamasının zamanı (12 bölgenin verim ortalaması)


Kükürt
Oranlar 0-30 kg/ha
Kanolanın diğer bitkilere göre kükürt ihtiyacı 4-7 defa daha fazladır (Bakınız Tablo 1)
Verim kaybının %10-80'i kükürt noksanlığından kaynaklanmaktadır.

Not: Erken fide döneminde kükürt noksanlığına benzer belirtiler manganez noksanlığından da kaynaklanabilir. Asitli topraklara sahipseniz ve hiç şüphesiz bu tip bir problemle karşılaşabilirsiniz.

Kükürt noksanlığının belirtileri
- Bitkiler bodurdur ve zayıf gelişme gösterirler.
- Yapraklar açık yeşil renklidir ve alacalıdır.
- Noksanlık ilerledikçe, yapraklar mor kenarlarla dikkat çeken kupa biçimini alır. Özellikle ve genellikle petiollerin, orta damarın ve damarların mor renkli olması nedeniyle azot noksanlığından ayrılır.
- Azot ile ilgili tepkilerin gelmemesi de sülfür ile ilgili gözle görülmeyen noksanlık belirtilerinin olmaması durumunda indikatördür.



Gövde uzaması ve çiçeklenme dönemi:
- Açık sarı ve kremsi beyaz çiçekler.
- Zayıf gövde oluşumu, verimde azalma. Oluşan gövdeler kısa ve bodur.
- Gövdeler morumsu renktedir.
- Gövde morumsu renklidir. Olgunlaşmada yavaşlama ve diğer bitkiler olgunlaşmışken çiçeklenme devam eder.

Kükürt Uygulama Oranları
- Kükürte aç olunduğu bilinen topraklarda; 30 kg S/ha
- Kükürt seviyesi bilinmeyen veya düşük riskteki topraklarda; 15-30 kg S/ha
- Kükürte probleminin az olduğu topraklarda; 0 - 5 kg S/ha

Dikkat: Kükürt noksanlığı şiddetli olabilir bu nedenle eğr toprağın kükürt derecesi bilinmiyorsa, gübre ile birlikte kükürt uygulayınız yada ekimde veriniz ve eğer kükürt hassasiyeti devam ediyorsa üst gübrele yapın.

Kükürt formları
Kükürtün sülfat formu bitkinin alabildiği formdur ve kanola için en uygun olan formdur.

Element formundaki kükürt DAP'de olduğu gibi, bitkiye daha az yarayışlıdır ve sülfat veya amonyumla karıştırılmadığı sürece kanola için kullanılmamalıdır. Kanola için kullanılması gereken gübrelerin kükürt içeriği tablo 10 da gösterilmektedir.

Kükürt Uygulama Zamanı
Kükürt mümkün olduğunca ekime yakın veya ekimde uygulanmalıdır.

Kanola kükürtü tüm vejetatif dönem boyunca depo eder. Tomurcuk döneminde kükürt ihtiyacı fazla olduğundan, kükürt yapraklardan gelişmekte olan tohum başlarına hareket eder.

Derin bir kök sistemine sahip olsada, kökler yayılımcı değildir ve toprak derinliklerindeki kükürte erişemez.

Toprak testi
Topraktaki kükürt seviyesinin belirlenmesinde iyi bir indikatör olan yeni bir test geliştirilmiştir.

Tablo 7. Toprak Kükürt Testi


Çinko
Oranlar 0-3 kg/ha
Yüksek verim veren kanola bitkileri yüksek verimdeki buğdaydan çok daha fazla çinkoyu topraktan kaldırır.

Bu nedenle kanola yetiştiriciliğinde çinkonun verimi engellememesi için çinko seviyesinin belirlenmesi önemlidir.

Çinko seviyesinin 25 ppm'den yüksek olduğu koşullar kanola için uygundur. Eğer değerler 20 ppmden düşük ise yapraktan çinko uygulamaları yapılmalıdır.

Tablo 8. Kanola için Bitki doku kültürü analiz kriterleri


Gübreleme Stratejisi
Gübre ihtiyaçlarının özeti
Fosfor: 20 kg/ha
Azot: Eğer 30-40 kg/ha yonca veriminden sonra ekim yapılacaksa azot uygulamasına gerek yoktur.
100 kg/ha'a kadar baklagillerden sonra
Ekimde tohumla birlikte 20 kg/h'dan fazla azot uygulamayınız.
Kükürt: 30 kg/ha - Kükürte hassas topraklarda. Diğer topraklarda test sonuçlarını kullanınız.
Çinko: 2-3 kg/ha son 5 yıl içerisinde çinko uygulaması yapılamamışsa. Bu uygulama çinkoca fakir topraklar (alkalin topraklar) için uygundur.

Bu besin maddesi seviyesinde tüm gübrelerin ekim ile birlikte verilmesi zordur. Bu nedenle uygulama zamanları geniş bir gübreleme stratejisi belirlenmelidir. Bakınız Tablo 9.



Doktor Tarsa Tarım San. ve Ticaret A.Ş.
Neslihan Madrigal Taşkın
Pazar Geliştirme Departmanı | Pazar Geliştirme Asistanı
ntaskin@drt.com.tr

Etiketler: , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 16:42 | 1 yorum

26 Eylül 2006 Salı

Tarım danışmanlığı yönetmeliği istihdam tartışması başlattı

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 8 Eylül'de yayımladığı yönetmelikle bugüne kadar bakanlık bünyesinde verilen tarım danışmanlığı hizmetini özelleştirdi. Sektör temsilcilerinden destek alan uygulamanın daha çok tarımsal gelirin yüksek olduğu bölgelerde yaygınlaşacağı tahmin ediliyor. Bakanlığın bu özelleştirme sayesinde tarım ve tarıma yakın alanlarda eğitim almış 10 bin kişiye yeni istihdam kapısı açıldığı şeklindeki açıklaması ise tartışma yarattı. Ziraat Mühendisleri Odası söz konusu yönetmeliğin ek bir istihdam yaratacağı iddiasını kabul etmezken danışmanlık hizmeti veren şirketlerse önümüzdeki günlerde bu alanda çalışanların sayısının artacağını öngörüyor.
Bakanlık ise bu uygulama için 48 milyon YTL bütçe ayırdı.

Tarım danışmanlığı hizmeti günümüzde özellikle örtü altı üretim yapan üreticiler tarafından talep ediliyor. Bu nedenle en yaygın olarak Akdeniz Bölgesi'nde görülüyor. Antalya'da bulunan danışmanlık firmaları örtü altı tarım yapan üreticiden bir dönüm alanda 250 ile 300 YTL hizmet bedeli alıyor. Danışmanlık firması aldığı bu bedel karşılığında üreticiye başta tohum, sulama, budama ve ilaç konuları olmak üzere üretimden hasada kadar her aşamada hizmet veriyor. Bugüne kadar yasal statü olmasa da
bu alanda 30'un üzerinde firmanın hizmet verdiği tahmin ediliyor.

Firmalar yasal statüye kavuştu
Türkiye'de danışmanlık firmalarının son 10 yıldır zaten etkin olduğunu belirten Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın, "Yönetmelikle verilen hizmet yasal bir statüye kavuştu. Şu anda
önemli olan bu" dedi. Tarım danışmanlığı işinin tarımsal gelirin yüksek olduğu Akdeniz, Ege ve kısmen de Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde uygulanabileceğine dikkat çeken Günaydın, tarımın daha az gelir getirdiği bölgelerde ise bakanlığın il ve ilçe müdürlükleri aracılığıyla üreticiye hizmet
vermeye devam etmek zorunda olduğunu söyledi.
Bakanlığın bu özelleştirme sayesinde 10 bin kişiye istihdam sağlanacağına dönük açıklamanın gerçek dışı olduğunu belirten Gökhan Günaydın, "Bakanlık istihdam konusunda önce ?Bin Köye Bin Tarım Gönüllüsü Projesi' kapsamındaki arkadaşların durumunu netleştirsin. ?İstihdam artışı sağlanacak' demekle bu işler olmuyor" dedi.

Genç girişimciler ortaya çıkacak
Antalya'da faaliyet gösteren Tarımajansı firması ortaklarından ziraat mühendisi Sedat Kolcuoğlu ise yönetmeliğin önemli bir adım olduğunu savunuyor. Yönetmelikle birlikte genç mühendis ve veterinerlerin bir araya gelerek bu işe yatırım yapacağını düşündüğünü belirten Kolcuoğlu, "Bu alanda önemli bir potansiyel var. Yönetmelik eksik olan hukuki altyapıyı tamamladı. Bu, genç girişimciler için iyi bir fırsat. Üstelik bakanlığın desteği de olacak" dedi. 25 yıl boyunca bakanlık bünyesinde danışmanlık hizmeti verdiğini söyleyen Kolcuoğlu, "Tarımda teknoloji hızla ilerliyor. Fakat üretici bu teknoloji ile yeterince buluşamıyor. Danışmanlık firmaları bunun için bir fırsat. Danışmanlık hizmetinin özelleştirilmesi bu hizmetin hem daha sağlıklı verilmesini sağlayacak hem de bakanlığın yükü hafifleyecek" dedi.

Yeni sistem nasıl işleyecek
* Tarımsal danışmanlık hizmeti veren kurum ve kişilerden danışmanlık hizmeti satın alınabilecek.
* Hizmet satın alan çiftçiler maddi olarak desteklenecek.
* Tarımsal yayın ve danışmanlık hizmeti veren kurumlar kurularak buralarda başarılı olanlara sertifika verilecek.
* Danışmanlık işinde bu alanda eğitim almış ancak iş bulamayan kişiler istihdam edilebilecek.
* Danışmanlar hizmet verdikleri üreticilerin tüm ürünlerinden sorumlu olacak.

Kaynak : Referans
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:28 | 0 yorum

21 Eylül 2006 Perşembe

Tarımı bırakan inşaat sektöründe iş buluyor

İşsizlik oranı ortalaması, mayıs-haziran-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre hafif gerileyerek yüzde 8,8 oldu.

Bu oran geçen yıl aynı dönemde yüzde 9,1 olarak gerçekleşmişti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, işsizlik oranı ortalaması nisan-mayıs-haziran döneminde de yüzde 8,8 olmuştu. Verileri değerlendiren Raymond James Başekonomisti Özgür Altuğ, "Tarımdaki istihdam azalışının ve genç nüfustan kaynaklanan istihdama katılımın inşaat, imalat ve hizmet sektörlerindeki istihdam artışı ile dengelendiği görülüyor." dedi. Haziran 2006 döneminde istihdam edilenlerin sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 142 bin kişi artarak 23,2 milyon kişiye ulaştı. Bu dönemde tarım sektöründe çalışan kişi sayısı 715 bin azaldı, buna karşın tarım dışı sektörde çalışan sayısı 857 bin kişi arttı. Haziran itibarıyla işsiz sayısı 60 bin azalarak 2 milyon 245 bin kişiye düştü. İşgücüne katılım oranının yüzde 49,3 olarak hesaplandığı haziranda istihdam edilenlerin yüzde 29,2'si tarım, yüzde 18,8'i sanayi, yüzde 6,1'i inşaat, yüzde 45,9'u ise hizmetler sektöründe çalışıyor. Tarımda istihdam 3,3 puan azaldı, hizmetler sektörü istihdamı ise 2,5 puan arttı. Ankara, Zaman

İşsizlik haziranda yüzde 8,8?e geriledi*

2005
Mayıs 9,2
Haziran 9,1
Temmuz 9,1
Ağustos 9,4
Eylül 9,7
Ekim 10,1
Kasım 10,6
Aralık 11,2

2006
Ocak 11,8
Şubat 11,9
Mart 10,9
Nisan 9,9
Mayıs 8,8
Haziran 8,8

* İşsizlik oranları (Yüzde)

Kaynak : Zaman Gazetesi
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:04 | 0 yorum

13 Eylül 2006 Çarşamba

FAO: Dünyayı besleyebilmek için ikinci yeşil devrime ihtiyaç olacak

Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başkanı Jacques Diouf, artan dünya nüfusunu besleyebilmek için ikinci "yeşil devrime" ihtiyaç olacağını bildirdi.

Diouf'un ABD'nin San Francisco kentinde bir toplantıda yaptığı konuşmanın metni, örgüt merkezinin bulunduğu Roma'da yayımlandı.

Diouf, konuşmasında dünya nüfusunun birkaç on yıl sonra 6 milyardan 9 milyara yükseleceğine işaret ederek, "Dünyayı beslemek için müthiş bir uluslararası gayret gerekecek" dedi. "O zaman ikinci yeşil devrime ihtiyaç duyulacak" diyen Diouf, 50 ve 60'lı yıllardaki ilk yeşil devrimde, bilimin kudretinin tarımın emrine sunulduğunu hatırlattı. "İlk devrim; su, gübre ve tarım ilaçlarının bolca kullanılmasına dayanıyordu. Şimdiyse bizleri çok daha zorlu bir görev bekliyor" diyen Diouf, 2050'ye kadar yılda bir milyar ton tahıl üretilmesi gerektiğini, üstelik de bu üretimin, birçok bölgede su kaynakları ve tarım arazileri azalırken ve iklim değişikliğinden ötürü yeryüzü ısınırken yapılması gerektiğini vurguladı.

Diouf, yeni pirinç ve buğday türlerinin geliştirilmesinden ziyade eldeki doğal kaynakların daha akıllıca ve daha verimli kullanılmasına dayanacağını tahmin ettiği ikinci yeşil devrime gidecek yolda FAO'nun kayda değer rol oynayabileceğini söyledi.

Kaynak : Zaman Gazetesi
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:10 | 0 yorum

09 Eylül 2006 Cumartesi

Verimli tarım arazileri betonlaşıyor

Ülke genelinde verimli tarım arazilerinin, sanayileşme ve konut ihtiyacının giderilmesi gibi nedenlerle her geçen yıl daraldığı, son yarım asırlık süreçte yaklaşık 18 milyon dekar arazinin bu şekilde kaybedildiği bildirildi.

Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Ayhan Barut, yaptığı açıklamada, ülkenin en önemli doğal kaynağı olan verimli toprakların, yanlış kullanım sonucu her geçen yıl betonlaştığını söyledi.

Bir santimetre toprağın oluşumu için ortalama 400 yıllık süreye ihtiyaç bulunduğunu, tarım yapılabilmesi için toprak derinliğinin en az 60 santimetre olması gerektiğini belirten Barut, en uygun şartlardaki tarım toprağının da 20 bin yılda oluştuğunu ifade etti.

Barut, verilerin toprak rezervinin önemini ortaya koyduğunu belirterek, "Sanayileşme, hızla gelişen kentlerdeki konut ihtiyacının giderilmesi başta olmak üzere yeni karayollarının açılması ve farklı işletmelerin faaliyete geçmesi gibi nedenler, verimli tarım arazilerinin amaç dışı kullanımında önemli rol oynuyor" dedi.

Son yarım asırlık süreçte, yaklaşık 18 milyon dekar verimli tarım arazisinin kaybedildiğini ifade eden Barut, şöyle konuştu:

"Maalesef, birinci sınıf tarım toprakları bile tarım dışı maksatla kullanacaklara her türlü kolaylıklar sağlanmaktadır. İzin verilmeme ve ceza uygulaması pratikte bulunmamaktadır. Ülkemizin en değerli doğal varlıklarından ormanların yanarak yok olması gibi, birinci sınıf tarım topraklarının insan eliyle amaç dışı kullanıma açılması katliamdır. Ormanları yakanlarla toprakları amacı dışında kullananlar aslında aynı şeyi yapmaktadır. Çünkü, bu şekilde, topraklar, geri dönüşümsüz biçimde insanlığın ortak değeri olmaktan çıkmaktadır."

CEZAİ YAPTIRIMLAR, UYGULANMALI

Barut, istenmeyen bu duruma son verebilmek için yasa ve yönetmeliklerin ciddi şekilde uygulanması gerektiğini ifade etti.

Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu Yasası'nda öngörülen ağır cezai yaptırımların uygulamada işler hale getirilmesini istediklerini belirten Barut, şunları kaydetti:

"Tarım topraklarının amaç dışı kullanımı adeta özendiriliyor. Belediyelerin önce nazım, daha sonra da uygulama imar planlarını yaptırmaları gerekmektedir. Oysa uygulamada, belediyeler bu kurallara uymamakta ve mücavir alanlarını rantın en yüksek noktasına göre genişletmeye devam etmektedir. Tarım topraklarının en büyük talancısı, mücavir alanlarını genişletme çabasında olan belediyelerdir."

Barut, sanayi yatırımlarının uygun alanlarda yapılması, kentlerin verimli araziler üzerine doğru genişletilmesine izin verilmemesi, turizm bölgesi ilan edilen alanlardaki çalışmaların kamuoyuna net açıklanması, yanlışlıklara izin verilmemesi için ZMO başta olmak üzere ilgili kurumlar ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin alınması gerektiğini bildirdi.

Kaynak : Zaman Gazetesi
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:11 | 0 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.