31 Ekim 2006 Salı

Potasyum Nitrat ve Kalsiyum Nitrat'ın Verime Etkisi

Hydroponica(Potasyum Nitrate) ve Calcinit(Kalsiyum Nitrat), verim ve kaliteyi arttırmak için gereken iki ürün.

Farklı bitkilerde verim ve kaliteyi arttırmanın birçok yöntemi vardır. Bu yöntemlerden en önemlisi bitki beslemedir. Bitki beslemede temel olan doğru bitki gelişimine bağlı olarak gelir artışı sağlamak için kullanılacak gübre seçimi ve uygulanacak besinlerdir.

Bitkiler tam gelişme için 16 bitki besin maddesine ihtiyaç duyar. Bunun yanında kalite ve verim elde etmek için Potasyum, Kalsiyum ve Nitrat besinleri gereklidir.

Nitrat tercih edilen N formudur,
3 azot kaynağı bulunmaktadır:
- Nitrat (NO3)
- Amonyum (NH4)
- ve Üre (NH2)

Nitrat tercih edilen azot kaynağıdır:
- Uçucu değildir
- Toprakta hareketlidir
- Doğrudan bitki tarafından alınabilir, yüksek etkinlik
- Nitrat katyonların (K, Ca, Mg) alımını teşvik eder
- Bitki tarafıundan alınabilmesi için transformasyona ihtiyaç duymaz. (amonyum ve üre gibi)
- Amino-asit dönüşümü yaprakta gerçekleşir, amonyumdaki gibi kökte olmaz: enerji tasarrufu sağlar.

Verim ve kalite için Potasyum(K),
- K protein üretimini teşvik eder (proteine daha hızlı dönüşüm)
- K fotosentezi teşvik eder (daha fazla CO2 özümleme, daha fazla şeker)
- K özümlenen maddelerin iletimini ve depolanmasını yoğunlaştırır (yaprak ile meyve arasında)
- K özümleme dönemini uzatır ve yoğunlaştırır (daha kaliteli meyve)
- K azotlu gübrelerin etkinliğini arttırır
- K su kullanımı etkinliğini arttırır (daha az su kullanılır/kg bitki)
- K stomaların açılıp kapanmasını kontrol eder.

Güçlü bitkiler için kalsiyum,
Kalsiyumun bitkideki rolü:
- Kalsiyum hücre duvarları ve bitki yapısı için gereklidir
- Kalsiyumun 90% hücre duvarlarında bulunur.
- Kalsiyum olmadan kök ve sürgün gelişmesi azalır.

Nitrat, Potasyum ve Kalsiyum kaynakları:
Türkiye'de birçok Nitrat, Potasyum ve Kalsiyum gübreleri bulmak mümkündür:

Nitrat Gübreleri
- Potasyum Nitrat : 13.5% NO3 - 45.5% K2O.
- Kalsiyum Nitrat : 15.5% NO3 - 26.5% CaO.
- Amonyum Nitrat : 16.5% NO3 - 16.5% NH4.

Potasyum Gübreleri:
- Potasyum Nitrat : 13.5% NO3 - 45.5% K2O.
- Potasyum Sülfat : 50% K2O - 45% SO4

Kalsiyum Gübreleri:
- Kalsiyum Nitrat : 15.5% NO3 - 26% CaO

Potasyum ve Kalsiyum Nitratın avantajları
Bu iki gübre bitkilere yalnız Potasyum ve Kalsiyum besinlerini iyi bir oranda vermemizi değil aynı zamanda en iyi azot kaynağı olan Nitratı sağlamaktadır.

Hydroponica (Potasyum Nitrat) mükemmel Referans:
1. Sebzeler için Araştırma ve Geliştirme Merkezi - Belçika genelinde 1994 yılından beri SQM KNO3 kullanılmaktadır.

Farklı Yetiştirme ortamları:
- Domates,
- Dolmalık Biber (kırmızı, Yeşil, sarı)
- ve hıyar

NFT (topraksız) kültürü
- salatalık
- sebzeler

Sorunsuz
- Tekniksel, kimyasal, fiziksel, fizyolojik problemler görülmez.

2. Güney Stellenbosch Üniversitesi. Afrika genelinde serada gübreleme denemelerinde SQM KNO3 kullanmaktadır:

Yetiştirme kültürleri
- Kum-su kültürü
- NFT (topraksız)
- Geri döngülü derin su kültür sistemi

Bitkiler
- domates
- hıyar, diğer sebzeler
- buğdaygiller

Sorunsuz
- Teknik, kimyasal, fiziksel, fizyolojik problemler görülmez.

Bu sadece 2 tane mükemmellik referansı, fakat dünya genelinde gerçekleşen satışlar en önemli referanstır. Dünya genelinde her zaman yüksek verim ve kalite elde edilmiştir.

Konu Kalsiyum olduğunda bitkiler tarafından hızlı ve etkili absorbsiyon için yeterli çözünürlüğe sahip sadece tek bir kaynak vardır: Kalsiyum Nitrat.



Sadece Kalsiyum Nitrat, yeterli çözünürlük ile bitkiler için gerekli kalsiyum ve nitratın zamanında alımını sağlar.

Sonuçlar
Türkiye ve dünya çapındaki tecrübesiyle SQM ve Doktor Tarsa çiftçilere ve üreticilere hedeflenen verim ve kaliteyi, seçilmiş gübreler (Potasyum Nitrat - Hydroponica ve Kalsiyum Nitrat - Calcinit) ile elde etmede destek olmaktadır.

CALCINIT

Alim Çağlayan
Pazar Geliştirme Departmanı
DRT Tarım

Etiketler: , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 14:28 | 0 yorum

Topraksız seradan gelen döviz turizm gelirine rakip çıkacak

Türkiye'deki sera üreticilerinin, yüksek verimli ve kaliteli ürün yetiştirilmesini sağlayan topraksız tarım tekniğine artan ilgisi, ihracatçıları umutlandırdı. Antalya Yaş Sebze ve Meyve İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Satıcı, yüksek rekolte ve kaliteli üretim olanağı sunan topraksız tarımın yaygınlaşması ile Türkiye'nin sera ürünleri ihracatının turizm gelirine rakip çıkacağını ifade ediyor. Satıcı "Topraksız tarım uygulanan seralar gelişirse, kısa sürede toplam sera üretimi 2 milyar dolardan 20 milyar dolara, sera ihracatımız da 250 milyon dolardan 7 ila 8 milyar dolara çıkar. Bu da seralardan turizm geliri kadar döviz kazanabileceğimiz anlamına gelir" diye konuşuyor.

Bu teknikte, iklim ve topraktan kaynaklanan sorunlar dışarıda bırakılmış oluyor. Çünkü domates ve biber başta olmak üzere mevsim dışı ürünlerin yetiştirildiği seralarda kullanılan topraksız tarım kültüründe, toprak yerine volkanik kayalardan yararlanılıyor. Hormon ve gübre kullanılmadığı için ihraç kapısında sorun yaşamayan topraksız tarım ürünleri, kalite ve yüksek verimlilik gibi özellikleriyle ihracatçılardan destek görüyor. Türkiye seralarının topraksız tarım kültürüyle üretime geçmesi durumunda sera kaynaklı ihracatın önemli bir ilerleme kaydedeceğini anlatan Mustafa Satıcı, seracılık sektörünün doğru bir yönlendirme yapıldığında ülke ekonomisine ciddi bir katma değer yaratacak potansiyelde olduğunu vurguluyor. Türkiye seralarının topraksız tarım tekniğine geçişini tamamlaması durumunda üretim ve ihracat rakamlarının katlanacağını belirten Satıcı, sera kaynaklı ihracatın 250 milyon dolarlardan 7 ila 8 milyar dolarlara ulaşacağını söylüyor. Satıcı, Türkiye'nin turizm gelirlerine denk gelen bu rakama en fazla 10 yılda ulaşılabileceğini de vurguluyor.


Üreticiye kredi imkânı sağlansın

Türkiye seralarının hızla topraksız kültüre geçmesi için üreticilerin ortaklıklara yönlendirilmesi ve kredi imkânları sağlanması çağrısında bulunan Satıcı, "Sera üretimimiz klasik yöntemlerle yapıldığı için ürün akış miktarı ve kalitesinde süreklilik sağlayamıyoruz. Ürünün bol ve kaliteli olduğu kasım, aralık, mayıs ve haziran aylarında fiyatlar düşük seyrediyor. Arz çokluğu nedeniyle yaşanan bu durum, üreticinin kazancını azaltıyor ve serasını modernize etme imkânına kavuşmasını önlüyor. Bu, Türkiye'nin de olduğu yerde kalmasına neden oluyor. Oysa üreticileri ortaklık yapmaya teşvik edecek düzenlemeler yapılmalı. Seralarını modernize edebilecekleri orta, uzun vadeli kredi imkânları yaratılmalı" önerisinde bulunuyor.
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:44 | 0 yorum

28 Ekim 2006 Cumartesi

Tarımını taştan çıkartan Türkiye, topraksız serada dünya lideri olacak

Türkiye 70 yıl geriden gelse de topraksız tarımda büyük hedeflere soyundu. Volkanik kayalar üzerinde yapılan üretimle dünyada adından söz ettirmeye başlayan Türkiye, Meksika'nın dünyanın en büyük topraksız serasına sahip ülke unvanını elinden almaya hazırlanıyor.

Toprak yerine volkanik kayaların kullanıldığı, bitkinin ihtiyaç duyduğu minerallerin ise bilgisayar sistemiyle verildiği topraksız tarım kültürü, Türk tarım sektöründe yeni bir sayfa açtı. İngiltere'nin 70 yıl önce keşfettiği, Türkiye'nin ise 10 yıl önce tanıştığı topraksız tarım üreticilerin gözdesi haline geldi. Dünyada giderek yaygınlaşan üretim tekniğine önem veren teknik Türkiye'de de benimsenmeye başladı. "Eskiden tarım ürünlerinin anayurdu konuşulurdu. Buğdayın vatanı Türkiye. Pirinç, Uzakdoğu'dan gelme. Günümüz tarımında ise artık asıl önemli olan ilk tohumun nerede atıldığı değil, üretim tekniği..." görüşünü benimseyen Türk firmaları, topraksız tarımda bir adım öne çıkabilmek için ardı ardına büyük yatırımlara start veriyor.

Türkiye'nin seracılık merkezi olarak tanımlanan Antalya'nın Kumluca İlçesi topraksız tarım kapasitesini ikiye katlamaya hazırlanırken, İzmir Dikili'de 250 dönümlük serada topraksız tarım yapan Agrobay Seracılık, 150 dönümlük ikinci bir sera kurmak için harekete geçti. Agrobay Seracılık yeni kuracağı sera ile şu anda Meksika'nın elinde bulunan en büyük topraksız seraya sahip ülke unvanını da Türkiye'ye kazandırmış olacak.


2-3 kat verim artışı

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte dünya tarım sektörü de yeni bir yüze kavuştu. Bu sayede çorak bir arazide tarım yapmak, tuzlu toprakları üretim üssüne çevirmek hatta toprak olmadan üretim yapmak da mümkün hale geldi. Teknolojinin nimetlerinden topraksız tarım, bugün gelişmiş tarım ülkeleri için büyük önem taşıyor. Hollanda ve Belçika'daki seraların yüzde 95'inde topraksız tarım yapılıyor. Tek bir firmaya ait en büyük topraksız sera ise 350 dönüm büyüklüğü ile Meksika'da.

Yeni yatırımlara hazırlanan Türkiye'de ise 48 bin hektar seranın yaklaşık bin 100 dönümünde topraksız tarım yapılıyor. Yöntem, yüksek kalitede ve normal tarıma göre 2-3 kat verim artışı sağlıyor. Hormon kullanılmayan, kalıntı içermeyen ve yüksek fiyattan alıcı bulan ürünlerin yetiştiği topraksız seraların başarısı, geleneksel seracıları da harekete geçiriyor.

Uzmanlara göre Türkiye'de topraksız tarım tekniğiyle üretim yapılan sera alanlarının üç yıla kalmadan ikiye katlanacak ve 3 bin dönümlere yaklaşacak.


Kısa sürede amorti ediyor

Türkiye'deki en büyük topraksız tarım yatırımlarının sahibi ise İzmirli Agrobay Seracılık. Agrobay Seracılık'ın sahibi Hasan Şentürk, "2007 yılında hayata geçireceğimiz 20 milyon euroluk ek yatırımla Meksika'nın liderliğini elinden alacağız" diyor.

Yatırımın karşılığını bir yılda alacaklarını söyleyen Şentürk, "Topraksız tarım kültürünün avantajları verimlilik ve kaliteyle sınırlı değil. Bu kültürde yetişen ürünlerin ihraç pazarları da daha geniş ve sorunsuz oluyor. Böylece yaptığınız yatırım kısa zamanda geri dönüyor" açıklamasını yapıyor. Geçen yıl Akdeniz Sineği nedeniyle Türkiye'nin Rusya'ya ihracatının durduğunu ancak Agrobay'dan Rusya'ya satışın aksamadan sürdüğünü belirten Şentürk, şöyle devam ediyor: "Agrobay'da yıllık üretim 8 bin tonun üstünde. Gelecek yıl 12 bin tona ulaşılacak. Domates, biber, salatalık çeşitleri üretimde ağırlıklı. Ayrıca Avrupa'nın tercih ettiği brokoli, marul, maydanoz ile kavun ve karpuz da çeşitler arasında. Üretimimizin yüzde 70'ini ihraç ediyoruz. İhracat ciromuz ise yıllık 8 milyon euroyu aşıyor. Hedefimiz önümüzdeki yıl 10 milyon euroluk ihracat. Dünyanın en büyük tarım ülkeleri de olsa Hollanda'dan domates ülkesi İspanya'ya kadar pek çok Avrupa ülkesine ürün satıyoruz."


Kumluca üs olma yolunda

Kışlık sebze ihtiyacının yüzde 40'ını karşılayan ve Türkiye'nin seracılık merkezi olarak tanımlanan Antalya'nın Kumluca İlçesi de topraktan aldığı başarıyı topraksız tarım ile ikiye katlamaya hazırlanıyor. Kumluca'nın modern tarıma geçişini hızlandırmaya dönük çalışmalarıyla tanınan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Alaaddin Aytekin, ülke seracılığının kalbi konumundaki Kumluca'daki seraların topraksız kültüre geçişini sağlamak ve "İlçeyi Türkiye'nin topraksız tarım üssüne çevirmek" için harekete geçti. Hatta üreticilere örnek olmak amacıyla bizzat kendi seralarını kurdu.

6 dönümlük serada üretime başlayan Aytekin, birkaç hafta içinde 12 dönümlük ikinci bir serayı daha devreye sokmaya hazırlanıyor. "İsviçre'den ithal ettiğimiz bilgisayar kontrollü seraların kuruluş maliyeti 1 milyon dolara ulaştı" diyen Aytekin, şu açıklamayı yapıyor: "Yaptığımız yatırım kendini 4 yılda amorti edecek. Narenciye bahçelerimizi de topraksız seraya çevirmeyi planlıyoruz. Böylece birkaç yıl içinde toplam 80 dönümde topraksız tarım tekniğiyle üretim yapar hale geleceğiz. Kendi yatırımlarımın yanı sıra en büyük amacım Kumluca'daki seraları topraksızlaştırmak ve yılda 1 milyon tonu bulan Kumluca'nın verimini katlamak. Bu nedenle de ilk adımı üreticilere örnek olmak amacıyla kendim attım."

"Çiftçi başarıyı görmeden değişime yanaşmıyor. O yüzden sera açıp verim artışını göstermeye karar verdim" diyen Aytekin, daha şimdiden 20 sera sahibinin kendisini yakın takibe aldığını ve gelecek yıl bu tekniği uygulamaya geçeceğini belirtiyor. Aytekin "Şimdilik 20 kadar sera sahibini ikna edebildim. Ben seralarımı üretime geçireceğim. Onlar da benim seralar üzerinden topraksız kültürün söylendiği kadar yüksek verimli olup olmadığını test etmiş olacaklar. Sonucun olumlu çıkacağından eminim. O nedenle ikna edeceklerimin sayısının hızla artacağını düşünüyorum. Bugün 20, yarın 40 derken sayı hızla katlanacak. Kumluca Türkiye'nin topraksız tarım üssü olacak" diyor.


İç pazardaki talep katlanarak artıyor

Yurtdışında büyük bir pazara sahip olan topraksız tarım ürünlerine olan talep yurtiçinde de giderek artıyor. Topraksız tarım ürünleri büyük marketlerde kilo yerine paket olarak satılıyor. Paketlerin üzerinde "iyi tarım uygulaması" kriterlerine göre üretim yapıldığı anlamına gelen Eurepgap sertifikası bulunuyor. Tüketicilerin bu ürünleri tercih etmesinde rengi, kokusu, lezzeti kadar sağlıklı ve standart üretimi ifade eden bu sertifika da büyük önem taşıyor. Topraksız tarım ürünlerine olan talebin iç pazarda da büyük bir artış gösterdiğini belirten Agrobay Seracılık'ın sahibi Hasan Şentürk, "Eskiden üretimimizin sadece yüzde 1'ini iç pazara verirdik. Bu oran iki yılda yüzde 30'a çıktı. İç pazardaki talep bu alandaki yatırımların da artmasına neden oldu" diyor.

Ziraat Yüksek Mühendisi Alper Beşiroğlu ise bu alana yapılan yatırımlardaki artışı ürün kalitesi ve tüketici bilincine dayandırıyor. Bilinçli tüketicilerin girişimcileri harekete geçirdiğini belirten Beşiroğlu, tekstil ve inşaat sektöründen pek çok sermaye sahibinin topraksız kültüre yöneldiğini anlatıyor. Beşiroğlu, "Denizli başta olmak üzere Ege ve Akdeniz bölgesinde topraksız seraların sayısı hızla artıyor" diyor.


TOPRAKSIZ TARIM NASIL YAPILIYOR?

Normal tarıma göre verimlilik iki üç kat daha yüksek
* Topraksız tarım tekniğinde verimli toprak arazisine ihtiyaç duyulmuyor. Toprak yerine perlit ya da kaya yünü gibi volkanik materyallerden yararlanılıyor. Hiçbir içeriği olmayan tamamen nötr denilebilecek bu maddelerin tek işlevi bitki kökünün su tutmasını sağlamak. Dolayısıyla çok verimsiz alanlarda bile rahatça tarım yapılabiliyor.

* Hormon, kimyasallar ve gübreye ihtiyaç duyulmuyor. Toprak kullanılmadığı için toprak bakterileri ya da hastalıklarının yol açtığı riskler bu sistemde söz konusu değil.

* Ayrıca nadas uygulamasına da ihtiyaç yok. Tam otomasyonlu ve kontrollü üretim imkanı tanıması sayesinde ürün kalitesi yükseliyor.

* Normal seralara göre 2 ila 3 kat daha fazla verim elde ediliyor.


Sermaye ve uzman personel gerektiriyor

Geleneksel tarıma göre pek çok avantaj sunmasına karşın Türkiye'de topraksız tarımın yeterli ölçüde ilgi görmemesinin en büyük nedeni kuruluş maliyetinin yüksek oluşu. Çünkü topraksız tarım ancak bilgisayar kontrollü modern seralarda yapılabiliyor. Oysa Türkiye'deki seraların pek çoğu aslında gerçek anlamda sera değil. Uzmanlar bunları daha çok 'örtü altı üretim' olarak tanımlıyor. Topraksız tarım için modern sera gerekiyor. Güneşin zararlı ışınlarının ürüne ulaşmasını engelleyen UV ve IR katmanlı sera malzemeleri Türkiye'ye ithal ediliyor. Metrekare maliyeti 50 euroyu bulduğu için seranın ilk yatırım maliyeti oldukça yüksek çıkıyor. Diğer yandan bitkilerin gereksinim duyduğu mineraller topraksız tarımda özel bir sulama yöntemiyle bitkiye aktarılıyor. Bu sistem bilgisayar kontrollüdür. Hatta seranın ısınması, nem, buhar düzeyi de bilgisayar kontrollüyle yapılıyor. Tüm bunlar maliyeti artıran etkenleri oluşturuyor. Bu seraları kurmak için gereken tek şey sermaye de değil. Ekipmanların kullanımı, bilgi birikimine sahip uzman personel gerektiriyor.


İngiltere buldu, Hollanda geliştirdi

İlk kez 1930 yılında İngiltere'de Kaliforniya Üniversitesi'nden Profesör Doktor William Gericke tarafından temelleri atılan bu yöntem, Hollanda tarafından geliştirildi. Türkiye'de ise ilk olarak 1995'de Antalya'da Agroser adlı serada kullanılmaya başlandı. Bugün topraksız tarım tekniği yaklaşık 30 serada başarıyla uygulanıyor. Seraların çoğu ihracat ağırlıklı üretim yapıyorlar. İç pazara verdikleri ürün miktarı daha sınırlı. Çünkü bu teknikle üretilen ürünler daha pahalı. Geleneksel yöntemle satış fiyatı yaklaşık 1 YTL olan bir kilo domates, topraksız teknikle üretildiğinde 3.5 YTL'den piyasaya çıkıyor. Türkiye için pahalı olan bu ürünün Avrupa'da alıcısı çok. Türkiye'de bu yöntemli ağırlıklı olarak domates ve biber üretiliyor. Yaklaşık 5 serada da çiçek üretimi var.

KAYNAK : REFERANS GAZETESİ
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:13 | 4 yorum

27 Ekim 2006 Cuma

1 paket sigara parasına tarım sigortası

Tarım Kredi Kooperatifleri Gaziantep Bölge Birliği Müdürü Veli Çelebi, Devlet Destekli Tarım Sigortası'nda primin yüzde 50'sini devletin ödediğini belirterek, "Çiftçi, bir paket sigara parasına ürününü bir yıl boyunca sigorta ettirebiliyor. Bu fırsatı iyi değerlendirsinler." dedi.

Sigortanın her yıl yeniden belirlendiğini ifade eden Çelebi, 2006 için doludan yangına, heyelandan hortuma kadar birçok riske karşı bitkisel ürünlerle seraların kapsama alındığını söyledi.

KAYNAK : ZAMAN GAZETESİ
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:52 | 0 yorum

16 Ekim 2006 Pazartesi

Bakan Eker'den çiftçiye müjde

Tarım Bakanı Mehdi Eker, Doğrudan Gelir Desteği uygulamaları kapsamında, 3 milyona yakın çiftçiye, toplam 1 milyar 65 milyon YTL ödeme yapılacağını açıkladı.

ANKARA - Eker, DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan?ın soru önergesini yanıtladı.

Doğrudan Gelir Desteği ödemelerinin, dekar başına 16 YTL'den 10 YTL'ye düşürüldüğünü açıklayan Eker, buna karşın prim, mazot, kimyevi gübre gibi yardımlar dikkate alındığında, toplam desteklerde son üç yılda önemli artışlar olduğunu savundu.

Eker, Doğrudan Gelir Desteği 2005 yılı uygulamaları kapsamında, yaklaşık 2 milyon 700 bin çiftçiye, toplam 1 milyar 65 milyon YTL tutarında ödeme yapılacağını kaydetti. Tarım Bakanı, gerekli kaynağın Ziraat Bankası'na aktarıldığını, ödemelere 14 Ağustos 2006 tarihinde başlandığını hatırlattı.

Kaynak: NTVMSNBC
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:07 | 0 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.