30 Kasım 2006 Perşembe

PeaK

MKP | MONO POTASYUM FOSFAT
Fertigasyon ve Yapraktan gübrelemede

Önsöz
MKP (KH2PO4) bitki beslemesi için yeni bir konu değildir. Oldukça uzun bir süredir hidroponik sistemlerde ve Hoagland da olduğu gibi bitki besleme çözeltilerine katılan, yaygın olarak tercih edilen P kaynağıdır. MKP Hollanda da seracılık ve topraksız kültürler için hazırlanan çözeltilerde P kaynağı olarak düzenli olarak kullanılmaktadır. MKP; P ve K kaynağı olarak gübre karışım formüllerinde genel ve özel kullanım maksatlı olarak Hidroponik ler de kullanılmaktadır. Örnek olarak, İngiltere ve Galler bölgesinde domates yetiştiriciliği için verilen yasal tavsiyeler Gübre çözeltilerine MKP yi de dahil etmektedir. ABD de hazırlanan çeşitli çözünebilir karışımlar ve sıvı gübreler de hidroponik ve yaprak uygulamaları için olmak üzere MKP içermektedir. İsrail deki üretim kompleksinde kullanılan yeni teknolojinin yardımıyla üretim maliyeti düşürülerek MKP bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde daha geniş ticari kullanım alanı bulacaktır. Geçmişteki yüksek fiyatına rağmen çeşitli bitkilere yapraktan PK uygulanmasına olan ilgi diğer bitkilerle araştırma yapılmasını tetiklemiştir. Bu makalede örneklerini bulabilirsiniz. Yaprakların yüzeyleri kütikül denen koruyucu mumsu bir katmanla örtülüdür, bu sebepten ötürü yapraklara köklerin tolere edebileceğinden daha yüksek oranlarda gübre uygulanabilir. Potasyum fosfat köklere milimolar dozlardaki besin çözeltileriyle devamlı bir şekilde güvenle verilebilir. Yapraktan uygulanan MKP çözeltileri ise 0,1 molar doz genişliğindedir. Bitkiler normal oranlardan fazla uygulanan MKP spreylerine MKP'nin önemli özelliklerine bağlı olarak dikkate değer bir tolerans gösterirler ( Bir dereceye kadar üreye benzerler). %2-5 lik çözeltiler çoğu bitkilerce tolere edilebilir. Makro elementlerin yaprak gübreleriyle uygulanması topraktan gübrelemenin yerini tamamen tutamaz, her ikisi de birlikte uygulanmalıdır. MKP nin yapraktan uygulanması topraktan besin sağlanamadığı durumlarda veya belirli bitki gelişim dönemlerinde yapılıyorsa tarla bitkileri ve bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde bazı verim kriterlerinde olumlu etkilenmeler ortaya çıkar. Rotem MKP yi yine bitki beslemesinde sıkça adı geçen NPK ile karıştırılmaması amacıyla PeaK olarak adlandırmaktadır. Adlandırıldığı gibi Bitki gelişiminin özel dönemlerinde Peak uygulanır.




Başlıca Özellikleri
Bahçe Bitkileri Tipi H-1 in genel özellikleri tablo 1 de açıklanmıştır. Hassas bitkilere yönelik önemli özellikleri arasında düşük tuz içeriğine ve düşük elektriksel iletkenlik (EC) değerine sahip olması da bulunmaktadır (Şekil 1.). Klor, sodyum ve ağır metalar içermez. MKP çözeltisinin pH değeri 4,5 ± 0,3 tür ve değişken kararsız konsantrasyonlarda tamponlama etkisi gösterir. MKP yüksek miktarda besin içeriğine sahiptir (0-52-34), %100 bitki besin elementleri içerir (K+H2PO4), tamamen suda çözünebilir, higroskopik değildir ve kolaylıkla kullanılabilir. Çözünebilirliği KNO3 ve K2SO4 arasındadır (Şekil 2.). KNO3 de gerçekleşenin aksine MKP de endotermik reaksiyonlar olmadığı için su da ki çözeltisi hızlıdır.
MKP nin çözünme hızı, doyma noktasındaki MKP çözeltisindeki hidrojen iyonlarından bir tanesini yerinin değiştirilmesiyle etkileyici bir şekilde artar. K+ veya NH4+ iyonlarının ilavesiyle DKP (di-potasyum fosfat) veya MAKP (mono-amonyum potasyum fosfat) elde edilebilir. Bu özelliğiyle gübre sanayide önem görmekte yoğun karışımların hazırlanmasına imkan vermektedir ve ABD de bu şekilde çok yaygın olduğu üzere sıvı yaprak gübrelerinin yapımında kullanılmaktadır.
Sıvı amonyak kullanılarak gerçekleştirilen basit bir amoniasyon işlemi neutral pH lı yüksek konsantrasyonda yaprak gübresi eldesini sağlar. Keza MKP çözeltisini kostik potasla (KOH) reaksiyona sokarak çeşitli K2O / P2O5 oranları elde edilebilir.

MKP'nin Kullanımı
MKP sera ve açık arazi yetiştiriciliğinde entansif ziraat, bahçe bitkileri yetiştiriciliği, sebze, meyve ve çiçekçilik de kullanılmak üzere tasarlanmış özel bir gübredir. MKP doğrudan kullanılabileceği gibi NPK karışımlarında arzu edilen N:P:K oranını sağlamak üzere sıvı veya katı formülasyonlara ilave edilerek de kullanılabilir.
MKP'nin uygulanması fertigasyon sistemi vasıtasıyla ya da yapraktan gübreleme şekliyle yapılabilir. Düşük tuz içeriği ve optimum pH seviyesi normalden daha yüksek konsantrasyonlarda verilmesine olanak tanımaktadır. MKP'nin yapraktan uygulamaları tarla bitkileri, endüstri bitkileri ve bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde sulanamayan veya yağmurlarla su ihtiyacı sağlanan bölgelerde gübrenin kullanımını arttırmaktadır. Böylelikle MKP nin yapraktan uygulanmasında Fertigasyon için ihtiyaç duyulan mikro sulama sistemleri de söz konusu olmamaktadır.



MKP azot içermemektedir. Böylece bitkinin farklı büyüme safhalarında değişen fizyolojik ihtiyaçlarına göre uygun azot formu seçilip kullanılabilmektedir. Bu dönemler (hızlı kök gelişmesinin arzu edildiği) erken Çimlenme dönemi, fidelerin toprağa şaşırtılması dönemi veya geç sezon (vejetatif büyümenin yavaşlamasından sonra), üreme ve olgunlaşma dönemleridir (Meyve ve tohum kalitesi önemlidir, şeker ve nişasta birikimi arttırılır kalite yükselir ve erken olgunlaşma teşvik edilir.)

Geç dönemde tamamlayıcı olarak uygulanan P ve K yaprak gübresi meyve gelişim döneminde yüksek verim artışı ile hızla bitki tarafından tüketilerek azalan P,K ve karbonhidratların bitki bünyesinde dengelenmesi için önem kazanmaktadır. Bu durumda yapraklar ve kökler bu elementlerce fakirleşir. Hassas büyüme dönemleri de yaprak ve köklerin fonksiyonları azalır.
Bu durum kökler tarafından yeterince besin alınamadığı kritik dönemlerde belirli genotipler ile erken olgunlaşan yüksek verimli endüstriyel çeşitlerde de görülmektedir. Patates, havuç ve pancarda olduğu gibi köklerde ve yumrulu bitkilerde de aynı durum görülebilir.

MKP Karışım Tavsiyeleri
MKP deki P2O5; K2O oranı 1,5:1 'dir. Görüldüğü gibi P:K oranı neredeyse 1:1 dir. Ancak yetiştiriciliğini yaptığımız bitkilerin ihtiyacı büyüme sezonunun büyük bir bölümünde çok daha fazla olduğundan dengeleme, klor içermeyen çözelti arzu ediliyorsa KNO3, KTS, K2SO4 ile K kaynaklarıyla yapılabilir. Azot ilavesi, yetiştirilen bitki ve uygulama metoduna göre (Hidroponik, fertigasyon, yaprak gübrelemesi) amonyum nitrat, üre veya amonyum sülfatlardan birisi seçilerek gerçekleştirilir.

a) NH4NO3 + MKP + KNO3. Seralarda, hidroponik sistemlerde, ve sık gübreleme yapılan sulama sistemlerde nitrat azotu tercih eden bitkiler için hazırlanabilecek optimum karışımdır. Bazı durumlarda NO3 ayrı bir seferde veya CaNO3 ve MgNO3 olarak ikinci bir tanktan verilebilir.
b) ULB + MKP. Düşük biüretli üre ve MKP karışımı ek N gübrelemesinin gerekli olduğu durumlarda yapraktan gübreleme için idealdir.
c) Amonyaklı MKP. Bu karışım tohum yakınına bırakılan 4-26-17 ve 3-22-15 gibi başlangıç gübreleri için tavsiye edilir.
d) MKP; MKP açıklandığı üzere tek başına geç büyüme safhalarında veya çiçeklenmeyi teşvik etmek için, meyve tutumunda vs. doğrudan kullanılabilir.

MKP (KH2PO4) veya DKP (K2HPO4) gibi fosfor tuzları (azot içermeyen) üzüm, elma, nektarin, mango, gül, kavun ve karpuz gibi ürünlerde küllenme mantarı hastalığına karşı etkili olmaktadır. Hıyar bitkisin de de resistans tespit edilmiş olup çalışmalar devam etmektedir.

MKP ve DKP yaprak uygulamalarında küllemeye karşı bitkiye dayanıklılık kazanırken aynı zamanda bitki büyümesi ve meyve kalitesi için besin sağlanır. Fosfatlar bitki dokularına hızlı bir şekilde emilirler ve hareketli (mobil) bir besin elementi olarak bitki dokularında dolaşırlar. Maliyetleri düşüktür. Zehir içerikleri çok düşüktür. Çevreye zararsızdırlar. Besin değerleri yüksektir. Tüm bu özelliklerine külleme mantarına olan etkisi de ilave edersek MKP'nin gübre olarak ideal olduğunu söyleyebiliriz.

Etiketler: , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:21 | 0 yorum

27 Kasım 2006 Pazartesi

Ziraat kredide çıtayı yükseltti

Ana görevlerinden biri tarım kesimini kredilendirmek olan Ziraat Bankası, tarımsal kredilerde çıtayı yükseltiyor. Nitekim bu yılın tamamında çiftçiye 3,1 milyar YTL tutarında kredi kullandırmayı hedefleyen Banka, şimdiden bu hedefin üzerine çıktı. Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, şu ana kadar kullandırılan tarımsal kredi tutarının 3,2 milyar YTL'yi bulduğunu açıkladı. 2007 yılında ise kullandıracakları tarımsal kredi tutarının yaklaşık 4 milyar YTL'yi bulacağını ifade eden Çağlar, bunun bütçeye konacak 150 milyon YTL tutarında sübvansiyon ile gerçekleştirileceğini kaydetti. Ziraat Bankası'nın 2002 yılından bu yana kullandırdığı kredi miktarı 12 kata yakın artış gösterdi. 2002 yılında sadece 228 milyon YTL tutarında tarımsal kredi kullandıran Banka, 2003 yılında da 247 milyon YTL kredi verebildi. 2004 yılında büyük sıçrama gösteren tarımsal krediler 1 milyar 76 milyon YTL'ye çıkarken, geçtiğimiz yıl da 2 milyar 161 milyon YTL'ye yükseldi.

KAYNAK : Hürriyet Gazetesi
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:51 | 0 yorum

21 Kasım 2006 Salı

Antalya arazi sıkıntısını topraksız tarımla aşacak

Antalya'da toprak yerine volkanik kayaların kullanıldığı, hormon ve kimyasal kullanımının çok sınırlı olduğu topraksız tarıma ilgi artıyor. Modern sera yatırımlarının gelecek yıl yüzde 70 artması bekleniyor.

Antalya'nın sera merkezlerinin üstünden helikopterle geçerken seracılığa "bacasız sanayi" denmesinin nedeni daha net ortaya çıkıyor. Kumluca'dan Finike ve Demre'ye uzanan seraların yukarıdan görüntüsü dev bir sanayi merkezinden farksız. Antalya'da toplam 173 bin dekarda seracılık yapılıyor. Türkiye'de toplam 507 bin dekarlık sera varlığının yüzde 34'ü burada. Üstelik son yıllarda bacasız sanayi seracılığa yatırım yapanların sayısı hızla artıyor. Özellikle topraksız tarım kültürünün uygulandığı son teknoloji örneği seralara ilgi büyük. Toprak yerine volkanik kayaların kullanıldığı, bilgisayar kontrolüyle yapılan üretim sayesinde hormon ve kimyasal kullanımının çok sınırlı olduğu topraksız tarım kültürü, aynı zamanda yüksek kalite ve verimlilik avantajları içeriyor.

Dünya ülkelerinin yaklaşık 70 yıl önce keşfettiği bu teknik, Hollanda'daki seraların yüzde 80'inde uygulanıyor. 1994'te kurulan ilk topraksız sera ile Türkiye'yi topraksız kültürle tanıştıran Antalya, bu alandaki öncü rolünü sürdürüyor. Antalya Tarım İl Müdürü Bedrullah Erçin, Türkiye'de 1200 dekar olan topraksız tarım serasının yüzde 50'sinin Antalya'da olduğunu söylüyor. Üstelik Erçin'e göre tam otomasyonlu bu modern sera yatırımlarında gelecek yıl yüzde 70 oranında artış gerçekleşecek. "Hatta sera kuracak arazi sıkıntısı olmasa bu oranı yüzde 200'e çıkaracağız" diyen Erçin, böylece kentten yapılan yaklaşık 250 milyon dolarlık taze sebze ve meyve ihracatının da hızla katlanacağını vurguluyor.

İşte Antalya'nın Türkiye tarımında öncü rolü üstlendiği topraksız tarım kültürü, NTSR Fuarcılık'ın düzenlediği uluslararası tarım fuarının da ana konusunu oluşturuyor. "Growtech Uluslararası Sera, Tarım Ekipmanları, Çiçekçilik ve Teknolojileri Fuarı" 30 Kasım-3 Aralık tarihleri arasında Antalya Expo Center'da gerçekleşecek. 305 katılımcı firmanın 93'ü tarım teknolojisi üreten yabancı ülkelerden gelecek.

Topraksıza talep arttı
30 bin ziyaretçinin beklendiği organizasyon öncesinde tanıtım toplantısı düzenleyen NTSR Fuarcılık'ın Proje Müdürü Mehmet Dükkâncı, fuarın Avrupa ve Asya'nın tarım temsilcilerini buluşturacağını vurguladı ve ana tema olarak topraksız tarım kültürünü seçmelerini "Antalya'nın öncülük ettiği teknolojinin yaygınlaşması" olarak tanımladı.

Antalya İhracatçıları Birliği Başkanı Hamdi Güneş de Türkiye'nin toplam taze meyve-sebze ihracatının yılda 1 milyar dolar olduğunu belirtti ve yüksek kalite ve verimlilik sağlayan topraksız tarım kültürünün yaygınlaşmasıyla birlikte bu rakamın kısa sürede 5 milyar dolara ulaşacağını söyledi. Bu modern üretimin avantajlarını kanıtlamak için kendi topraksız serasını kuran Güneş, "Yılbaşında 32 dönümlük sera kurdum. Buna 28 dönüm daha ekleyeceğim" dedi.

Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Suat Yılmaz da topraksız tarımın avantajlarını sıraladı ve "Bu teknik, normal seralara göre yüzde 50 ila 300'e varan oranda verimlilik artışı sağlıyor. Elde edilen kazanç da aynı oranda değişiklik gösteriyor. Su ve gübre gibi girdilerden de yüzde 50 oranında tasarruf getiriyor" dedi. Avantajlarına karşın topraksız tarım uygulamalarının Türkiye'deki toplam sera alanlarının binde 2'si ile sınırlı olduğunu belirten Yılmaz, "60 euroyu bulan metrekare maliyeti ve yetişmiş personel sıkıntısı girişimcileri bu teknolojiden uzak tutuyor" dedi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza Akıncı ise sermaye sahiplerinin modern sera yatırımlarından uzak durma nedenini bürokratik engellere dayandırdı. Vergi mükellefi seracıların ürününü hale getirme zorunluluğunun kaldırılmasını öneren Akıncı, seracıların sanayi sicil kaydı olmadığı için sıkıntı yaşadıklarını da anlattı.

Seraların yüzde 34'ü Antalya'da
- Antalya'da toplam 173 bin dekarda seracılık yapılıyor.
- Türkiye'de toplam 507 bin dekarlık sera varlığının yüzde 34'ü Antalya'da.
- Türkiye'de 1200 dekar olan topraksız tarım serasının yüzde 50'si Antalya'da bulunuyor.
- Modern sera yatırımlarında gelecek yıl yüzde 70 oranında artış bekleniyor.

KAYNAK : Referans Gazetesi
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:10 | 0 yorum

04 Kasım 2006 Cumartesi

Tarıma verilen destek arttırılmalı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'de enflasyon rakamları artarken tarım ürünleri fiyatlarının gerilediğini açıkladı. Bayraktar, TBMM'de tarım sektörüne verilen desteğin artırılmasını istedi.

Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, ekim ayı enflasyon fiyatlarının ortaya çıkardığı en önemli sonucun, enflasyon artarken tarım fiyatlarının gerilediğini kaydetti. Bayraktar, Üretici Fiyat Endeksi'ne ekim ayında yüzde 0.45 artmasına, tarım fiyatlarında yüzde 0.41 oranında gerileme olduğunu belirtti. 2006 yılının on aylık döneminde tarım fiyatları-enflasyon farkının giderek artığına işarete eden Bayraktar, "Bu dönemde enflasyon yüzde 12.04'e yükselirken, tarım fiyatları seviyesi bu rakamın sadece yüzde 31'i kadar artabilmiş ve %3.73 düzeyinde kalmıştır. Bu yılın ilk on ayında sanayi ürünleri ise genel enflasyon seviyesinin de üzerinde ve yüzde 14.09 oranında artış göstermiştir."dedi. Bayraktar, rakamların tarım sektörünün enflasyonun daha fazla artmasına engelleyen durumunda olduğunu ifade etti. Tarım kesiminin bu yükü taşıyacak gücü olmadığına işaret eden Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti. "Tarım kesimi bu yükü taşıyacak durumda değildir. Tarım, iç ticaret hadlerinin aleyhte gelişmesiyle ortaya çıkan tarımdan diğer kesimlere kaynak transferini daha fazla taşıyamaz. Bu farkın telafisi için tarımın desteğe ihtiyacı vardır.Yetkililer bu durumu dikkate alarak gereken önlemleri almalıdır. GSMH'nın binde 7-8'i ile bunu gerçekleştirmek mümkün değildir. Yapısal dönüşüm de dikkate alınarak, Bütçenin TBMM'de görüşüldüğü bu günlerde Tarım Destek Bütçesi ihtiyaca uygun miktarda belirlenmelidir.

KAYNAK: Zaman Gazetesi
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:48 | 0 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.