Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.
Bağlantılar
- DRT TARIM
- TASACO
- DOKTOLAB
- FÜPAŞ
- SQM
- Yara
- Klasmann Deilmann
- T-System
- Dosatron
- INTA CDN
- Weathermatic
- Acadian Sea Plants
- Phosyn
Arşiv
- Eylül 2005
- Ekim 2005
- Kasım 2005
- Aralık 2005
- Ocak 2006
- Şubat 2006
- Mart 2006
- Nisan 2006
- Mayıs 2006
- Haziran 2006
- Temmuz 2006
- Ağustos 2006
- Eylül 2006
- Ekim 2006
- Kasım 2006
- Aralık 2006
- Ocak 2007
- Şubat 2007
- Mart 2007
- Nisan 2007
- Mayıs 2007
- Haziran 2007
- Temmuz 2007
- Ağustos 2007
- Eylül 2007
- Ekim 2007
- Kasım 2007
- Aralık 2007
- Ocak 2008
- Şubat 2008
- Mart 2008
- Nisan 2008
- Mayıs 2008
- Haziran 2008
- Temmuz 2008
- Ağustos 2008
- Eylül 2008
- Ekim 2008
- Kasım 2008
30 Haziran 2007 Cumartesi

Torf materyali sahip olduğu birçok iyi özellikler sebebiyle yetiştirme ortamı, özellikle de tüp yetiştirme ortamı olarak kullanılabilir. Bu özellikler organik maddenin, toplam porozitesinin, hava-su tutma kapasitesinin, katyon değişim kapasitesinin yüksekliği, asidite, uygun C/N oranıdır.

Genel olarak " Torf anaerobik şartların hakim olduğu alanlarda kısmen ayrışmış bitki ve hayvan artıklarının yüzeyde birikimi sonucu oluşmuş bir toprak katmanıdır" şeklinde tanımlanmaktadır.
Torf, su fazlalığı ve oksijen azlığı gibi sınırlayıcı ayrışma şartları altında, hidrofitlerin (=suyu seven bitkilerin) artıklarının birikmesi sonucu oluşmuştur. Diğer bir tanımlamaya göre torf'lar jeolojik kökenli, büyük ölçüde ayrışmaya uğramamış veya kısmen ayrışmış organik materyallerdir. Asit ortam ve serin iklim de organik maddelerin ayrışmasını yavaşlattığı için torf oluşumunda etkisi olan faktörlerdir. İklim, hidroloji, jeomorfoloji vb. faktörlere bağlı olarak da farklı tip ve derinliğe sahip torf oluşabilmektedir.

Torfun Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri
Torf'un fiziksel özellikleri torf'u oluşturan bitkisel kalıntıların kökenine ve ayrışma derecesine bağlıdır. Botanik köken ise en geniş anlamda strüktürel özellikleri etkiler.

Torf'un Strüktürü : Torf'u oluşturan primer ve sekonder tanelerin şekil, büyüklük, stabilize ve oransal dağılımları ile sekonder yapı birimlerinin iç kısımları ve aralarındaki boşluk hacminin dağılımı olarak tarif edilebilir. Torf strüktürü büyük ölçüde Torf'u oluşturan bitki türlerine ve ayrışma derecelerine bağlıdır.
Örneğin, Carex veya Eriophorum'lardan oluşan az ayrışmış torf'ların büyük bölümü geniş boşluklar içerip yüksek bir gözenekliliğe sahiptir. Ancak su tutma kapasiteleri Sphagnum'dan oluşan torf'lara nazaran daha düşüktür.
Tane büyüklüğü, Torf'un gözenek büyüklüğünü ve dolayısıyla su ve hava dengesini etkilediği için önemlidir. Torf'da tane büyüklüğü arttıkça su tutma kapasitesi azalmakta, hava hacmi artmaktadır.
Ayrışma Dereceleri : Torf'ların kullanılanım amaçlarının belirlenmesi açısından ayrışma derecelerinin bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle su tutma kapasitesi yönünden mümkün olduğu kadar ayrışmış torf kullanılmalıdır.
Uygulama şekli aşağıda verilen pratik bir yönteme göre Torf'un niteliği belirlenebilmektedir;
Mineral topraklarda %30-55 arasında değişen porozite, Torf'da %85-97'ye yükselmektedir. Öğütülmüş çam kabuğu taneciklerinin yaklaşık olarak %43'lük poroziteye sahip olduğunu belirlenmişdir.
Türkiye torf'larında katı madde oranının, diğer ülkeler ve özellikle Kuzey Avrupa ülkelerindeki torf'larla kıyaslandığında daha düşük olduğu, Finlandiya torf'larının katı madde kapsamlarının %3-12 arasında olduğu belirtilmektedir.
Gözenekliliğin alınabilen su miktarı, hava kapasitesi ve kök büyümesini belirlediğini, kaba gözeneklerin havalanmayı, aynı yerdeki ortadan inceye kadar olan gözeneklerin su tutmaya yardım ettiğini, bu nedenle de iki gözenek tipinin de önemli olduğu belirtilmektedir.
Yaşayan bir bitkide; yaşama enerjisini oluşturması ve kök sistemini geliştirmesi için oksijene ihtiyaç vardır. Yetişme ortamındaki mikroporlar; kök veya ortamın havalanması için önemlidir. Sulamada önemli derecede su mikroporlar tarafından tutulur. Bu da 3 mm'den büyük boyutlu tanelere sahip yetiştirme ortamının kullanılmasını ortaya koymaktadır. Diğer bir çalışmada yetiştirme ortamını optimize etmek amacıyla hava boşlukları için (> 0,03 mm) makroporlara, suyu tutabilmesi için (< 0,03 mm) mikroporlara ihtiyaç olduğu belirtilmektedir. Torfun hacim ağırlığı arttıkça ayrışma oranının arttığı, buna karşılık porozitenin azaldığı gözlemlenmiştir.
Tane Büyüklüğü : Torf'ların tane büyüklüğü ile diğer fiziksel özellikleri arasında sıkı ilişkiler vardır. Nem içeriğine bağlı olarak kuru torf kolayca kırılmakta, nem arttıkça torf kolayca yapışmakta, tane büyüklüğü artmaktadır. Nem içeriği de Torf'un oluştuğu bitki çeşidi ve ayrışma derecesine bağlı olarak değişmektedir. Torf'ların tane boyutu ve dağılımı; Torf'un gözenek büyüklüğü dağılımı ve buna bağlı olarak Torf'un su ve hava dengesini etkiler. Tane büyüklüğü arttıkça su tutma azalmakta, hava hacmi ise artmaktadır. Küçük tanelerin fazla olması ise havalanma kapasitesini azaltırken, su tutma kapasitesini artırıcı yönde etki yapmaktadır. Torf'ların tane büyüklüğü ile ilgili olarak değişik ülkelerde kullanılan standartlar farklıdır. Ancak bitki yetiştirme ortamı olarak kullanılacak Torf'un tane büyüklüğünün 9,5 mm'nin altında olması ve bu tanelerin de en az %50'sinin 1,6-6,3 mm arasında olması tercih edilmektedir. Tane boyutunun küçülmesine bağlı olarak Torf'un hava kapasitesi azalmaktadır.

Torf'un Su Tutma Kapasitesi : Torf'un en önemli özelliklerinden biri, fazla miktarda su absorbe edebilmesi ve bu suyu bünyesinde tutabilmesidir. Az ayrışmış lifli torf'lar kendi kuru ağırlığının 15-20 katı kadar su tutabilmekte, kuruduktan sonra dahi su tutma kapasitelerinde fazla azalma olmamaktadır. Halbuki fazla ayrışmış torf'lar, kuru ağırlıklarının 4-8 katı kadar su tutabilmekte ve bir defa kuruduktan sonra su tutma kapasitelerinde % 80'e kadar azalma olmaktadır.
Normal topraklar sulandığında %5 kadar su absorbe ederken, büyük gözenekleri olan torf, asgari %30 su absorbe eder. Toprakta bitkiye gerekli suyu sağlamak için çok sık sulama gerekmekte, bu ise bitki için gerekli olan toprak havasının azalmasına sebep olmaktadır. İdeal durum yetişme ortamının suyu kolay alabilmesinin yanı sıra havasını da kaybetmemesidir.
Torf genellikle %90'dan daha fazla organik maddeden oluşur. Bir maddenin torf olarak sınıflandırılması için en azından %75 organik madde içermesi gerekir.
Torf'ların Reaksiyonu : Torf'ların pH'ı oluştukları ortama ve humus ayrışma derecelerine göre farklılık gösterir, genel olarak asit karakterlidir. Sphagnum yosun Torf'unun doğal durumdaki pH değeri genellikle 3,7-4,0'tür. Türkiye'deki torf'lar ise 4-7 pH derecesindedirler.
Yetiştirilecek bitki türüne bağlı olmakla beraber, torf temel materyalli yetiştirme ortamlarında pH'ın genel olarak 5,3 - 6,0 arasında olması istenir. Torf ile birlikte alkali özellikte materyal de yetiştirme ortamına katılıyorsa veya üretimde kullanılan sulama suyunda kalsiyum yeterli düzeyde ise pH düzenlemesi için ayrıca kireçlemeye gerek yoktur.
Torf'ların Besin Maddesi İçeriği : Genel olarak torf'lar < %5 oranında düşük kül içermektedirler, doğal saf haldeki besin maddeleri kapsamı, kısmen azot dışında oldukça düşüktür. Mevcut besin maddeleri de bitkiler tarafından kolayca alınabilecek formda değildir. Islak torf sahalarında nitrifikasyon olayı meydana gelmemektedir. Bu ortamlardaki nem kapsamının artmasına paralel olarak azot kapsamı da artmaktadır. Azotun NH4+ (amonyum) formunda yıkanmadan ortamdaki bitkiler tarafından kullanılabileceği belirtilmektedir. Finlandiya'da farklı orijinli torf örnekleri üzerinde yapılan araştırmada, kül kapsamlarının %5,0-9,9; toplam fosfor kapsamının 500-980 ppm ve organik fosfor kapsamının ise 430-730 ppm arasında değiştiği tespit edilmiştir. Pek çok torf örneği de toplam fosforun %75-90' ının organik formda olduğu saptanmıştır.

Sonuç ve Öneriler



Fatih ARSLAN
Özel Ürünler Pazarlama Sorumlusu
GSM : 0 533 699 84 57
E-posta : farslan@drt.com.tr
Bitki Yetiştirme Ortamı Torf
Torf su ve bataklıklarda yaşayan bitkilerin su altındaki kalıntılarının kısmen ayrışarak birikmesinden oluşur. Bu materyalin yapısı oluştuğu bitki kökenine, kompostlaşma derecesine, kimyasal içeriğine ve asiditeye bağlı olarak çeşitlilik gösterir.
Torf materyali sahip olduğu birçok iyi özellikler sebebiyle yetiştirme ortamı, özellikle de tüp yetiştirme ortamı olarak kullanılabilir. Bu özellikler organik maddenin, toplam porozitesinin, hava-su tutma kapasitesinin, katyon değişim kapasitesinin yüksekliği, asidite, uygun C/N oranıdır.

Genel olarak " Torf anaerobik şartların hakim olduğu alanlarda kısmen ayrışmış bitki ve hayvan artıklarının yüzeyde birikimi sonucu oluşmuş bir toprak katmanıdır" şeklinde tanımlanmaktadır.
Torf, su fazlalığı ve oksijen azlığı gibi sınırlayıcı ayrışma şartları altında, hidrofitlerin (=suyu seven bitkilerin) artıklarının birikmesi sonucu oluşmuştur. Diğer bir tanımlamaya göre torf'lar jeolojik kökenli, büyük ölçüde ayrışmaya uğramamış veya kısmen ayrışmış organik materyallerdir. Asit ortam ve serin iklim de organik maddelerin ayrışmasını yavaşlattığı için torf oluşumunda etkisi olan faktörlerdir. İklim, hidroloji, jeomorfoloji vb. faktörlere bağlı olarak da farklı tip ve derinliğe sahip torf oluşabilmektedir.

Torfun Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri
Torf'un fiziksel özellikleri torf'u oluşturan bitkisel kalıntıların kökenine ve ayrışma derecesine bağlıdır. Botanik köken ise en geniş anlamda strüktürel özellikleri etkiler.

Torf'un Strüktürü : Torf'u oluşturan primer ve sekonder tanelerin şekil, büyüklük, stabilize ve oransal dağılımları ile sekonder yapı birimlerinin iç kısımları ve aralarındaki boşluk hacminin dağılımı olarak tarif edilebilir. Torf strüktürü büyük ölçüde Torf'u oluşturan bitki türlerine ve ayrışma derecelerine bağlıdır.
Örneğin, Carex veya Eriophorum'lardan oluşan az ayrışmış torf'ların büyük bölümü geniş boşluklar içerip yüksek bir gözenekliliğe sahiptir. Ancak su tutma kapasiteleri Sphagnum'dan oluşan torf'lara nazaran daha düşüktür.
Tane büyüklüğü, Torf'un gözenek büyüklüğünü ve dolayısıyla su ve hava dengesini etkilediği için önemlidir. Torf'da tane büyüklüğü arttıkça su tutma kapasitesi azalmakta, hava hacmi artmaktadır.
Ayrışma Dereceleri : Torf'ların kullanılanım amaçlarının belirlenmesi açısından ayrışma derecelerinin bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle su tutma kapasitesi yönünden mümkün olduğu kadar ayrışmış torf kullanılmalıdır.
Uygulama şekli aşağıda verilen pratik bir yönteme göre Torf'un niteliği belirlenebilmektedir;
- Torf sıkıldığında berrak renkte su akıyorsa,
- Dışarıdan bakıldığında kolayca Torf'u oluşturan bitki parçaları görülebiliyorsa,
- Torf rengi açık kahverengi-sarıysa,
- Avuç içinde sıkılan torf sıkılıp bırakıldıktan sonra bir sünger gibi eski halini alıyorsa,
- Avuç içinde sıkılan torf parmaklar arasından bulamaç veya püre gibi akmıyorsa o torf çok ayrışmamış kaliteli bir torf'tur.
Mineral topraklarda %30-55 arasında değişen porozite, Torf'da %85-97'ye yükselmektedir. Öğütülmüş çam kabuğu taneciklerinin yaklaşık olarak %43'lük poroziteye sahip olduğunu belirlenmişdir.
Türkiye torf'larında katı madde oranının, diğer ülkeler ve özellikle Kuzey Avrupa ülkelerindeki torf'larla kıyaslandığında daha düşük olduğu, Finlandiya torf'larının katı madde kapsamlarının %3-12 arasında olduğu belirtilmektedir.
Gözenekliliğin alınabilen su miktarı, hava kapasitesi ve kök büyümesini belirlediğini, kaba gözeneklerin havalanmayı, aynı yerdeki ortadan inceye kadar olan gözeneklerin su tutmaya yardım ettiğini, bu nedenle de iki gözenek tipinin de önemli olduğu belirtilmektedir.
Yaşayan bir bitkide; yaşama enerjisini oluşturması ve kök sistemini geliştirmesi için oksijene ihtiyaç vardır. Yetişme ortamındaki mikroporlar; kök veya ortamın havalanması için önemlidir. Sulamada önemli derecede su mikroporlar tarafından tutulur. Bu da 3 mm'den büyük boyutlu tanelere sahip yetiştirme ortamının kullanılmasını ortaya koymaktadır. Diğer bir çalışmada yetiştirme ortamını optimize etmek amacıyla hava boşlukları için (> 0,03 mm) makroporlara, suyu tutabilmesi için (< 0,03 mm) mikroporlara ihtiyaç olduğu belirtilmektedir. Torfun hacim ağırlığı arttıkça ayrışma oranının arttığı, buna karşılık porozitenin azaldığı gözlemlenmiştir.
Tane Büyüklüğü : Torf'ların tane büyüklüğü ile diğer fiziksel özellikleri arasında sıkı ilişkiler vardır. Nem içeriğine bağlı olarak kuru torf kolayca kırılmakta, nem arttıkça torf kolayca yapışmakta, tane büyüklüğü artmaktadır. Nem içeriği de Torf'un oluştuğu bitki çeşidi ve ayrışma derecesine bağlı olarak değişmektedir. Torf'ların tane boyutu ve dağılımı; Torf'un gözenek büyüklüğü dağılımı ve buna bağlı olarak Torf'un su ve hava dengesini etkiler. Tane büyüklüğü arttıkça su tutma azalmakta, hava hacmi ise artmaktadır. Küçük tanelerin fazla olması ise havalanma kapasitesini azaltırken, su tutma kapasitesini artırıcı yönde etki yapmaktadır. Torf'ların tane büyüklüğü ile ilgili olarak değişik ülkelerde kullanılan standartlar farklıdır. Ancak bitki yetiştirme ortamı olarak kullanılacak Torf'un tane büyüklüğünün 9,5 mm'nin altında olması ve bu tanelerin de en az %50'sinin 1,6-6,3 mm arasında olması tercih edilmektedir. Tane boyutunun küçülmesine bağlı olarak Torf'un hava kapasitesi azalmaktadır.

Torf'un Su Tutma Kapasitesi : Torf'un en önemli özelliklerinden biri, fazla miktarda su absorbe edebilmesi ve bu suyu bünyesinde tutabilmesidir. Az ayrışmış lifli torf'lar kendi kuru ağırlığının 15-20 katı kadar su tutabilmekte, kuruduktan sonra dahi su tutma kapasitelerinde fazla azalma olmamaktadır. Halbuki fazla ayrışmış torf'lar, kuru ağırlıklarının 4-8 katı kadar su tutabilmekte ve bir defa kuruduktan sonra su tutma kapasitelerinde % 80'e kadar azalma olmaktadır.
Normal topraklar sulandığında %5 kadar su absorbe ederken, büyük gözenekleri olan torf, asgari %30 su absorbe eder. Toprakta bitkiye gerekli suyu sağlamak için çok sık sulama gerekmekte, bu ise bitki için gerekli olan toprak havasının azalmasına sebep olmaktadır. İdeal durum yetişme ortamının suyu kolay alabilmesinin yanı sıra havasını da kaybetmemesidir.
Torf genellikle %90'dan daha fazla organik maddeden oluşur. Bir maddenin torf olarak sınıflandırılması için en azından %75 organik madde içermesi gerekir.
Torf'ların Reaksiyonu : Torf'ların pH'ı oluştukları ortama ve humus ayrışma derecelerine göre farklılık gösterir, genel olarak asit karakterlidir. Sphagnum yosun Torf'unun doğal durumdaki pH değeri genellikle 3,7-4,0'tür. Türkiye'deki torf'lar ise 4-7 pH derecesindedirler.
Yetiştirilecek bitki türüne bağlı olmakla beraber, torf temel materyalli yetiştirme ortamlarında pH'ın genel olarak 5,3 - 6,0 arasında olması istenir. Torf ile birlikte alkali özellikte materyal de yetiştirme ortamına katılıyorsa veya üretimde kullanılan sulama suyunda kalsiyum yeterli düzeyde ise pH düzenlemesi için ayrıca kireçlemeye gerek yoktur.
Torf'ların Besin Maddesi İçeriği : Genel olarak torf'lar < %5 oranında düşük kül içermektedirler, doğal saf haldeki besin maddeleri kapsamı, kısmen azot dışında oldukça düşüktür. Mevcut besin maddeleri de bitkiler tarafından kolayca alınabilecek formda değildir. Islak torf sahalarında nitrifikasyon olayı meydana gelmemektedir. Bu ortamlardaki nem kapsamının artmasına paralel olarak azot kapsamı da artmaktadır. Azotun NH4+ (amonyum) formunda yıkanmadan ortamdaki bitkiler tarafından kullanılabileceği belirtilmektedir. Finlandiya'da farklı orijinli torf örnekleri üzerinde yapılan araştırmada, kül kapsamlarının %5,0-9,9; toplam fosfor kapsamının 500-980 ppm ve organik fosfor kapsamının ise 430-730 ppm arasında değiştiği tespit edilmiştir. Pek çok torf örneği de toplam fosforun %75-90' ının organik formda olduğu saptanmıştır.

Sonuç ve Öneriler
- Torf, yetiştirme ortamı özellikleri üzerine son derece olumlu katkıları olan organik madde bakımından da oldukça zengindir. Stabil bir organik maddeye sahip olan torf, hızla ve kısa sürede ayrışmayıp yetişme ortamının fiziksel yapısını uzun süre koruyabilmektedir.
- Kaliteli büyüme ortamı, suyu kolayca alabilirlik yanında yüksek hava kapasitesine de sahip olmak zorundadır. Bu sebeple gözenek dağılımının optimal olması gerekmektedir.
- Genelde tüm torf'ların, özellikle de odunsu torf'ların fazla kurutulma halinde büzülüp su tutma ve hava kapasiteleri zayıflayacağından yetişme ortamı olarak hazırlanma ve kullanım esnasında çok dikkatli olunmalıdır.
- Ayrışmamış turbalar besin maddesince fakir ve mevcut bitki besin maddelerinin alınabilir formda olmaması sebebiyle yetiştirme uygulamalarında yetiştirme ortamına, bitkinin ihtiyacına göre gübre takviye edilmeli veya belirli bir gübreleme rejimi uygulanmalıdır.



Fatih ARSLAN
Özel Ürünler Pazarlama Sorumlusu
GSM : 0 533 699 84 57
E-posta : farslan@drt.com.tr
Etiketler: kompost, sphagnum, su tutma, torf, yetiştirme ortamı
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 15:27 | 0
yorum
Haziran 2007 Sektör Haberleri
Organik gıdada GDO izni tepki topladı
Avrupa Komisyonu'nun değişikliğe gittiği organik gıda tüzüğünde, organik gıdalara yanlışlıkla karıştığı tespit edilen genetiği de... okumaya devam etBankaların yeni hedefi tarım sektöründe büyümek
Bankalar, tarım sektöründe hedef büyüttü. Hasat vadeli ve düşük faizli kredi paketleri hazırlayan bankalar üre... okumaya devam etEndosülfan yasağı tarım sektörünü böldü
Tarım Bakanlığı 1 Ağustos'tan itibaren endosülfan aktif maddeli zirai ilaçların kullanımını yasaklıyor. Ziraat Mühendisleri Oda... okumaya devam etTohumda ıslah yapılmadı, patates üretimi düştü
Türkiye'de patates üretimi son 5 yılda 20 yıl öncesinin üretim rakamlarına geriledi. Bu düşüşün sebeplerinden... okumaya devam etBarajlardan yapılan kanal sulaması hem kaliteyi hem rekolteyi artıracak
Üretimde kaliteyi destekleyen, borsalarda oluşmuş fiyatlarla, bilinçli çiftçinin mutlu olduğu, üretimin arttığı ve ihra... okumaya devam etUzmanlar: Kontrollü tarım yaygınlaştırılmadığı zaman dünya piyasasında tutunmak zor olacak
Antalya'nın Kumluca ilçesi Mavikent beldesinde, 'Örtü altı sebze yetiştiriciliği ve kimyasal mücadeleyle alternatif yolları' kon... okumaya devam etUydu takibi, çiftçiye 850 bin YTL haksız ödeme yapılmasını önledi
Batman'da ekili alanların uydu fotoğrafını çeken Tarım İl Müdürlüğü, destekleme için müracaat eden 320 ç... okumaya devam etTürkiye'de tarımın yüzde 56'sı bin metrenin üzerinde yapılıyor
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Er, Türkiye'de toprak işlemeli tarımın yapıldığı 18 milyon... okumaya devam etDoğulu çiftçinin yeni umudu tritikale tarım
Erzurum Ticaret Borsası (ETB) tarafından ekimine 2005 yılında başlanan 'Erzurum İlinde Tritikale Tarımı ve Yaygınlaştırılması' projesinde sona gelindi... okumaya devam etAyçiçeği, Çukurovalı çiftçilerin vazgeçilmez ürünü haline geldi
Bir zamanlar Trakya'nın sembolü olan Ayçiçeği, Çukurovalı çiftçilerin vazgeçilmez ürünleri ar... okumaya devam etTarım işçisi çocukların okula kazandırılmasına devam edilecek
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün Milli Eğitim Bakanlığı ile Karataş'ta yürüttüğü çocuk işç... okumaya devam etKüresel ısınma, hasadı erken başlattı
Birçok sektörü olumsuz etkileyen küresel ısınma, çiftçinin de ezberini bozdu. Son yıllarda hava sıcaklarında g&oum... okumaya devam etÇiftçiye "damla damla" kazanç
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Ziraat Bankasının, çeşitli projelerle desteklediği damla sulama sistemini üreticilerin benimsediği b... okumaya devam etOrganik tarım ve modern seracılık için arazi tahsisi
Demre, Elmalı, Gazipaşa, Kumluca ve Finike ilçelerinde yapılan incelemelerde organik tarıma elverişli alanlar tespit edildi. Antalya Defterdar ... okumaya devam etSon 30 yılın en sıcak günleri geliyor
Türkiye yarından itibaren Kuzey Afrika üzerinden gelen sıcak hava dalgasının etkisi altına giriyor. Ancak Türkiye'yi saracak ikinci ve ... okumaya devam etTüzmen: Tarımın gelişmesi için bilinçi üretici çok önemli
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, tarımın gelişmesi için bilinçli üreticinin çok önemli olduğuna dikkat çek... okumaya devam etKuraklıktan zarar gören çiftçi için paket hazırlanıyor
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, kuraklıktan zarar gören çiftçileri desteklemek için bir çalışma yaptıkları... okumaya devam etKurulacak tarım laboratuvarı ile Alaşehir ihracat merkezi olacak
Tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir ihracatın teminat altına alınması amacıyla çok uluslu intertek şirketiy... okumaya devam etİlk yerli tasarım traktörü için düşük faizli kredi
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri, Türkiye'nin ilk yerli tasarım traktörü olarak bilinen Erkunt'u çiftçilere uygun ... okumaya devam etBuğday alarm veriyor
Meteoroloji'nin raporuna göre, Türkiye'de buğday ekili alanlarda verimlilik yüzde 10 azalacak. Bu da 2 milyon ton rekolte kaybı demek. ... okumaya devam etÇiftçiler sağlık açısından faydalı olan Soya'nın ekimi için teşvik ediliyor
İçerdiği yüksek kaliteli protein ile soya fasulyesi, çocuklar ve yetişkinler için sağlık kaynağı. Hayvansal gıdalara oranla ... okumaya devam etBir yılda 10 milyon fidan dikilince Gemlik zeytinine teşvik durduruldu
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 'Gemlik' zeytin çeşidini destekleme kapsamı dışına çıkardı. Bakanlığın bu kararında en önemli et... okumaya devam etSıcaklar vurdu, TMO'nun alımı 25 bin tonla sınırlı kaldı
Kuraklık nedeniyle hububat üretiminde beklenen düşüş Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alımlarına da yansımaya başladı. 2 haftadır alım... okumaya devam etGençlerde ve tarlada işsizlik arttı
İşsizlik, mart döneminde 0.5 puan düşüşle yüzde 10.4'e geriledi. Tarım dışı işsizlik oranı 0.6 puan gerileyerek yüzde 1... okumaya devam etUn fabrikaları işleyecek buğday bulmakta zorlanıyor
Kuraklık nedeniyle çiftçi hasadını yaptığı ürünü piyasaya sürmeyince un fabrikaları ürün bulmakta zorlanıy... okumaya devam etHasanbeyli 350 ton kiraz ihracını hedefliyor
Osmaniye'nin kirazıyla markalaşan ilçesi Hasanbeyli'de bu yıl hedef 350 ton kiraz ihraç etmek. Geleneksel olarak düzenlenen 'Kiraz ... okumaya devam etÜretici birlikleri "faiz affı" istiyor
"Devletin kamburu" olarak görülen ve çıkarılan yasayla özerkleştirilen 16 tarım satış kooperatif ve birliğinin yeniden... okumaya devam etUZZK'ya yetki belgesi verildi
Tarım ve Köyişleri Bakanlığından yetki belgesi alan Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) kuruluşunu resmi olarak tamamladı. 6 ay sonra yapı... okumaya devam etÇiftçilere ikinci ürün ekmeyin uyarısı yapıldı
Kuraklık tehlikesi dolayısıyla Çukurova ve Amik Ovasında çiftçilerin ikinci ürün ekmemesi konusunda uyarı yapıldı. ... okumaya devam etZiraat'ten 1 milyar YTL'lik kuraklık kredisi
Ziraat Bankası kuraklık alarmına karşı 1 milyar YTL'lik kredi modeli geliştirdi. Damlama ya da yağmurlama sistemi kuracak çiftçiye... okumaya devam etBuğday fiyatında ilk sıralardayız
Dünya piyasasına bakıldığında, ABD'de buğdayın tonu 222 YTL, Kanada'da 263 YTL ve Avustralya'da ise 272 YTL'den işlem görürken Tür... okumaya devam etTürkiye biyodizelde dünya ikincisi
Yılda 2,3 milyon tonluk kurulu biyodizel kapasitesi ile Almanya'dan sonra dünya ikincisi olan Türkiye'nin, elindeki potansiyeli yeterince de... okumaya devam et1 milyar YTL'lik gübre ve mazot desteği
Tarımda 2006 yılına ilişkin Doğrudan Gelir Desteği (DGD), mazot ve gübre desteklerinin ikinci taksiti bu ay içinde ödenecek. 988,7 mi... okumaya devam etEker: Çiftçilerle bir sorunumuz olmadı
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, ''Bizim çiftçilerle bir sorunumuz olmadı, her zaman barışığız. Hiç ... okumaya devam etHububat alım fiyatları açıklandı
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Mehdi Eker, bu yıl müdahale alım fiyatının makarnalık buğdayda 440 YTL/ton, ekmeklik buğdayda 425 YTL/ton ol... okumaya devam etTÜSİAD: İstahdam yavaşlıyor
Türkiye'de 2007 yılının ilk üç aylık sonuçlarına göre, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla tarım dışında i... okumaya devam etDağa taşa zeytin fidanı dikilince bakanlık teşvikleri kısma kararı aldı
Türkiye, son dört yılda ağaç varlığı kadar yeni zeytin fidanı dikti. Fidan dikiminde yaşanan patlama, Tarım ve Köyişleri Bakanlı... okumaya devam etÇiftçi gübreyi kredi kartıyla alacak, ödeme hasattan sonra
Tarım Bankacılığı Grubu oluşturan ilk özel banka olan Denizbank, 12 vilayette faaliyet gösteren Çukobirlik'in 65 bin üyesine &cc... okumaya devam etGAP çiftçisi suya kavuştu fakat tarım makinesi yönünden istenilen yerde değil
Dünyanın sayılı projeleri arasında gösterilen, Dicle ve Fırat nehirlerinin aşağı kesimleriyle, eski Mezopotamya'nın yukarı kısımlarını kapsa... okumaya devam et2006 DGD ödemeleri bu ay tamamlanıyor
Tarımda 2006 yılına ilişkin doğrudan gelir desteği (DGD), mazot ve gübre desteklerinin ikinci taksiti, bu ay içinde ödenecek.Turizm, organik tarım ve seracılık cari açığı kapatır
Ekonomik istikrar için en önemli risklerin başında cari açık geliyor. Cari açığın, yabancı yatırımlar ile Akdeniz Bölge... okumaya devam etSanayici BİRLİK'le Avrupalı'ya çay içirecek
Zeytinyağı, fıstık, kesme çiçek, deri ve doğaltaştan sonra tanıtım grubu kurma kervanına çay sanayicisi de katılıyor. Özelli... okumaya devam etNerede ne ekeceğinize tahlille karar verin, iyi verim alın
Çiftçinin ekim yapacağı yörenin karakteristik özelliklerine uygun ürün yetiştirmesini tavsiye eden uzmanlar, bunun b... okumaya devam etİspanya'da zeytin çok çiçek açtı, Türk zeytinyağcıları korku sardı
İspanya'dan Türk zeytinyağı üreticilerine kötü haber. İki senedir don ve kuraklık yüzünden zeytinyağı üretiminde ci... okumaya devam etGaziantep'te AB fonlarıyla seralarda yetiştirilen domatesten ilk ürün alındı
Gaziantep Tarım İl Müdürlüğü'nün örtü altı yetiştiriciliğini teşvik etmek amacıyla hazırladığı ve AB fonlarından sa... okumaya devam etSuyun verimli kullanılması için damlama yöntemine geçilmeli
Denizli'de Tarım İl Müdürlüğü ve sulama birliklerinin düzenlediği toplantıyla küresel ısınmaya karşı alınacak tedbirler ... okumaya devam etPamuktan zarar eden çiftçi kanolaya yöneldi
Gaziantep'in Araban ilçesinde, son yıllarda pamuktan zarar eden çiftçiler, kanolaya yöneldi. Çiftçi Adna... okumaya devam etTurfanda kiraz üreticisini sevindirdi
Antalya'nın Manavgat ilçesinde karpuz hasat mevsimi başladı. İlçede kabak aşılı karpuz üreticileri olgunlaşan mahsullerini ki... okumaya devam etEtiketler: 2007, haber, haziran, sektör, tarım
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 13:23 | 0
yorum