24 Eylül 2008 Çarşamba

Bitki Beslemesinde Kalsiyum'un Hayati Rolü

Resimler: Elmada Acı Benek Hastalığı, Patateste İç Kararması ve diğer ürünlerde ise Çiçek Uç Burnu Çürüklüğü görülmektedir.

KALSİYUM NİTRAT NASIL KULLANILIR?
Yetiştirdiğimiz Bitkiler Kalsiyum Nitratı öncelikli olarak maksimum vejetatif büyümenin olduğu dönemde isterler: Yaprak oluşumunda, artan protein sentezine paralel depo organlarında; yumru ve danelerde.
Kalsiyum Nitrat için tavsiye edilen açık arazi koşullarında uygulama:
  • Fidelik, tohumluk ve ekimlerde taban gübrelemesinde
  • Yetiştirme döneminde değişik safhalarda
  • Soğuk havalarda veya büyümenin aksadığı zamanlarda büyümeyi teşvik etmek için
  • Aşırı yağışlarla yıkanan azotu telafi etmek için
  • Azot eksikliğinde, hızlı etkili nitrat azotu sağlamak için uygulanır.
Genel olarak Bitki azot ihtiyacının %30 - % 50 si ekim öncesi uygulanmalıdır. Geriye kalan miktarın bir kısmı Kalsiyum Nitrat olarak büyüme döneminde 2-4 ayrı seferde üst gübre olarak uygulanmalıdır. Böylesine bir gübreleme programı büyüme koşulları, bitkinin azot ihtiyacı ve atmosfere bağlı olarak azot uygulaması için en iyi zamanlamayı sağlar.
Kalsiyum Nitrat farklı şekillerde uygulanabilir:
  • Kuru gübre elle serperek satha, makine ile sıra üzerlerine verilebilir
  • Damla sulama, yağmurlama sulama sistemleriyle sıvı olarak verilebilir
  • Sulu çözeltisi yapraktan uygulanabilir
Depolanma
Kalsiyum Nitrat higroskopik olması sebebiyle nem çekici özelliği vardır. Havayla maruz kaldıktan kısa bir süre sonra erimeye başlar. Bu yüzden ağzı açılmış torbalar da arta kalan gübreyi muhafaza etmek için üzeri sıkıca kapatılmalıdır.
Karışabilirlik
Suda çözünebilen Kalsiyum Nitrat fosfat veya sülfat içeren gübrelerle veya kimyasallarla karıştırılmamalıdırzira çözünmez bileşikler oluşabilir. Kalsiyum Nitrat bir besin çözeltisi hazırlamak üzere potasyum nitrat, magnezyum nitrat, amonyum nitrat ve nitrik asitle karıştırılabilir.

NEDEN KALSİYUM NİTRAT KULLANMALI?
Kalsiyum Nitrat bitkiler için gerekli olan nitrat azotu ve suda eriyebilir kalsiyumu sağlar. Kalsiyum Nitrat Değişken toprak ve hava koşullarında bitkisel üretimde ana gübreleme olarak uygulanabilecek en iyi seçenektir.
Hem Kalsiyum hem de Nitrat azotu bitkiler tarafından kullanılan besin elementleridir ve kök bölgesinde Zararlı artıklar kalmaz, toprakta tuzlulaşma sorunu olmaz.
Daha ötesi Nitrat azotu suda eriyebilir kalsiyumu köklerden emilimde bitkiye taşıyıcı rolü üstlenmektedir. Bitkinin kalsiyum alımı en üst seviyeye çıkar.
Kalsiyum Nitrat yaygın olarak ekonomik değeri yüksek olan bitkilerde kullanılır:
  • Sera sebzeleri ve çiçeklerde
  • Açıkta yetiştirilen sebzelerde
  • Sert ve yumuşak çekirdekli meyvelerde
  • Saksı bitkileri ve fideliklerde
  • Tütün, pamuk, patates ve seker pancarı gibi değerli bitkilerde
Kalsiyum Nitrat tamamen suda eriyebilir kalsiyum içeren tek kaynaktır.
Torf, kaya yünü ve dönüşümlü su kullanılan substratlarda yeri alınamaz bir gübredir.
Higroskopik ve yüksek çözünürlüğü sebebiyle uygulamayı takiben hızla alınır. Hava nemi veya gece oluşan çiğ Kalsiyum Nitrat granüllerinin çözünmesi için yeterlidir. Kalsiyum Nitrat, sıcak ve kuru koşullarda dahi nadiren yaprak yanmasına sebep olur.
Gübre maliyeti; artan verim, yüksek meyve kalitesi ve depolanma kayıplarının azalmasıyla fazlasıyla karşılanacaktır
Amacınız yüksek kalite ve optimum verim elde etmekse, Kalsiyum Nitrat gübreleme programınızda yerini almalıdır.
Kalsiyum Nitrat'ın gübre olarak başlıca avantajları üç başlık altında açıklanabilir
  • Kalsiyum Nitrat'ın azot gübresi olarak avantajı
  • Bitki beslemesinde Kalsiyumun hayati rolü
  • Kalsiyum Nitrat'ın toprağa faydaları
BİTKİ BESLEMESİNDE KALSİYUMUN HAYATİ ROLÜ
Kalsiyum bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde ve tarla ziraat inde sahip olduğu çifte rolden dolayı özel bir önemi bulunur: Bitki beslemesi için gerekli bir elementtir ve toprak yapısını iyileştirir. Kalsiyumun beslenme değeri aşağıda açıklanacaktır.

Kalsiyum bitkiler için gerekli olan önemli bir besin elementidir, olmadan bitkiler büyüyemez. Meyve ve yapraklara sağlanan yeterli miktarda kalsiyum düzgün bitki gelişimi ve ürün büyümesi, hasat ile depolanma esnalarında oluşabilecek Ca noksanlığından kaynaklanan bozuklukları gidermek için gereklidir.
Kalsiyum değerli bir elementtir; nitratla birlikte yüksek kaliteli ürün ve verim artışı sağlar

Kalsiyum genç yaprak ve meyvelere bitki kökünden emilerek ve suyun hareketiyle ulaşır. Kalsiyum immobil (hareketsiz ) bir elementtir. Bu yaşlı yapraklardan genç olanlara veya meyvelere, tohumlara Kalsiyum iletimi olmayacağı anlamına gelir. Düzenli Ca alımı için kök bölgesinde yeterli ve sürekli miktarda suda çözünebilir formda Ca bulunmalıdır. Düzenli Kalsiyum Nitrat Kullanımı ile dengesiz Ca alımından kaynaklanan bozukluk/rahatsızlıklar engellenebilecektir.

Kalsiyumun İşlevleri
Kalsiyum genç dokuların (yaprak, sap ve kökler) düzgün ve sağlıklı gelişimi, renklerinin daha iyi olması, kaliteli ve sağlam meyveler için şarttır. Hızlı bitki büyümesi yeterli miktarlarda Ca ihtiyacına sebep olur. Bu ihtiyaç kalsiyumun hücre duvarı ve hücre zarının oluşumunda ve yapısında önemli bir rol oynamasından kaynaklanmaktadır.
Bitki ve meyvelerde Kalsiyum noksanlığından kaynaklanan birtakım rahatsızlıklar tespit edilmişlerdir. Kalsiyuma bağlı bu rahatsızlıklar kayda değer ekonomik kayıplara sebep olmaktadır.
Kalsiyum noksanlığı semptomları genellikle bitkiler tarafından yetersiz Ca alımı veya genç dokulara Ca iletiminde sorunlar olması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Kalsiyum noksanlık semptomları genellikle büyüme noktalarında ya da büyüme noktalarının yakınlarında veya taze olarak depolanan meyve, yumru, dane ve tohumlarda görülmektedir.

Kalsiyum meyve, yumru ve tohumların sağlamlığını arttırır ve raf ömrünü uzatır. Geç hasat kayıplarını azaltır. Çiçeklerin saksı ömrünü uzatır.

Nitratla artan Kalsiyum alımı
Bitki besin elementleri toprak çözeltisinde nitrat-NO3- de olduğu gibi negatif yüklü anyonlar veya Amonyum-NH4+ ve Kalsiyum-Ca+2 de olduğu gibi pozitif yüklü katyonlar olarak bulunurlar. Nitrat anyonu bitki tarafından emildiğinde beraberinde kalsiyumu ve Mg+2 gibi katyonları da taşır. Pozitif yüklü amonyum iyonunun alımı ise aşağıda şekilde görüldüğü üzere Ca alımını engeller.

Kalsiyum noksanlığıyla mücadele
Araştırmalar göstermektedir ki düzenli olarak kalsiyum uygulaması topraktaki kalsiyum içeriğini arttırmakta ve bu da bitkideki Ca seviyesini arttırmaktadır.
Bu da Kalsiyum noksanlığına bağlı bozuklukları azaltmaktadır.
Kalsiyum Nitrat uygulamaları içerdiği suda çözünebilir kalsiyumun varlığıyla açık tarla koşullarında yetiştirilen domates denemelerinde, Blossom end rot vakalarını azaltmıştır. E k olarak nitrat azotu kalsiyum alımını iyileştirmiştir. Kalsiyum eksikliğini gidermek üzere yapraktan uygulamalarda yapılabilir.
Kalsiyum nitrat yaprak veya meyvelerde Ca noksanlığının ortaya çıkmasını azaltıcı faydalı bir araçtır. Veya bozuklukların ilk görülmesinde uygulanabilecek ölçüttür.
Kalsiyum Nitrat Kalsiyum noksanlığına karşı diğer gübrelerden daha iyi sonuç verir.

Noksanlık Semptomları
Kalsiyum eksikliği bitki büyümesinin durması ve küçük yaprak ve sapların belirmesiyle kendini gösterir. Genç yaprakların gelişimi aksar ve noksanlık olan bitkiler solgun yeşil renk alırlar. Uçtaki yapraklar aşağı ve kendi içlerine doğru kıvrılırlar. Sararırlar ve yaprak kenarları yanar. Yapraklarda nekrotik lekeler oluşur. İç damarlarda klorozlar meydana gelir. Yaprak uçları lahana, marul, çilek, karanfil vb. olduğu gibi kahverengiye dönebilir ki buna 'uç yanıklığı' denmektedir. Saptaki büyüme noktalarının ölmeleri de sıkça görülmektedir.

Kalsiyum noksanlığı bulunan bitkilerin kökleri zayıf gelişirler; genç kökler erken dönemde ölürlerken yaşlı olanlar kahverengini alır. Bazı Ca noksanlığı durumlarında Çiçek açan sapların solması ve çiçek tomurcuklarının düşmesi de görülür.
Kalsiyum noksanlığından kaynaklanan belirtilerin ortaya çıkması daha çok meyvelerde görülür. Domateste 'Blossom end rot', elmada 'bitter pit'.
Yüksek tuz stresi, kuru ortam ve rekabet eden iyonların çokluğu bitkiye kalsiyum alımının azalmasına neden olur. Bitkilerde kalsiyum noksanlığı daha çok sıcak ve kuru iklimlerle yüksek ışık yoğunluğunda daha sık ortaya çıkar. Bu sebepten ötürü arid bölgelerde yetiştiricilik yapan çiftçiler bitkilerine yeterli miktarda çözünebilir kalsiyum sağlamaya özen göstermelidirler.

CAN gübresi ile Kalsiyum nitrat aynı değildir. CAN-Kalsiyum Amonyum Nitrat gübresi içindeki Kalsiyum bitkiye faydalı değildir. Çünkü içersinde suda erimesi zor olan Kalsiyum Karbonat içermektedir.

Hazırlayan
Alim Çağlayan
Pazar Geliştirme Departmanı
Doktor Tarsa Tarım San. ve Tic. A.Ş.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 14:32 | 0 yorum

29 Şubat 2008 Cuma

Çok besleyici bir besin kaynağı: Muz

Muz Türkiye'de Mersinde ve yine Mersin ilinin Anamur, Bozyazı, Erdemli ve Tarsus ilçelerinde yetiştirilmektedir. Dünya üzerinde belki de en fazla tüketilen meyvelerden biri olan muzun bu kadar aranmasının sebebi sadece kolay erişilebilen ve kolay tüketilebilen bir meyve olması değildir. Bu tüketimin ardında muzun çok besleyici bir besin kaynağı olması, birçok vitamin, protein, mineral ve aminoasiti içeriyor olması yatmaktadır.

İyi bir muz yetiştiriciliği için orta ila yüksek verimli ve iyi drenajlı toprak, orta dereceli hava koşulları, rüzgâr çok az olmalı, yeterli miktarda su verilmeli, don olmamalıdır.

Muz Kökleri; toprak altında bulunan ve esas gövdeyi oluşturan yumrudan ve yumrunun üst taraflarından çıkar. Muz kökleri genelde yüzeyseldir, 40% üst 10 cm, 85% üst 30 cm bulunur. Kökler genelde gövdenin 1.5 m etrafına yayılır.
Toprak iyi drenajlı olmalı ama aynı zamanda yeterli oranda su tutması gereklidir.

Muz bitkisinin kök gelişimi (Valery )




Sıcaklık çiçeklenmeye etki eder
Muzda tomurcuk, çiçekler ve meyve salkım şeklindedir. Meyve salkımının gelişmesi birçok haftayı bulur. Çiçeklenme başlangıcı için en uygun sıcaklık 220C'dir. Aylık sıcaklık ortalaması 100C 'nin altına düşerse şekli bozuk meyve oluşumu riski artar. Çiçeklenme zamanında yüksek sıcaklıklar salkım büyüklüğünü azaltır.


Su basması verimi azaltır. Muz bitkisi yüksek sıralar sayesinde yüzeysel su basmasına 72 saat dayanabilir. Eğer toprak doygunluğu 24 maksimum 48 saatten fazla sürerse önemli ölçüde verim kaybı yaşanır. Muz bitkisi iyi drenajlı toprak ister.



Yeni sürgünlerin ayıklanması. Yeni sürgünlerin ayıklanması yüksek verim için gereklidir. Yeni sürgünler ana bitkiden besin çeker ve ana bitkinin üretkenliğini azaltır. Yeni sürgünler düzenli bir şekilde 30 cm boya ulaşmadan ayıklanmalıdır.



Muz bitkisinin üretkenliği yaprak sayısına bağlıdır
  • Maksimum salkım dolgunluğu için:
    • Çiçeklenme döneminde en az 12 yaprak
    • Hasat zamanında en az 9 yaprak
  • Çiçeklenme döneminde sadece 4 yaprak olması verimi önemli ölçüde azaltır.




AZOT

Kuru madde üretimini, Salkım ağırlığını, salkım uzunluğunu & tarak/salkım ile birlikte verimi arttırır. Muz bitkisi azot depolama özelliğine sahip değildir. Bitkide azot depolanması gerçekleşmediği için N uygulaması & alımı direk olarak gelişmeyi teşvik eder.
Çeliklerin çimlenmesi ve büyümesi, Genç bitkilerin ve "yeni sürgünlerin" gelişimini de teşvik eder.

Aşırı Azot belirtilerinde; Gövdenin sertlik durumu azalır. Taraklar ve salkımlar arasında normal dışı mesafeler oluşur. Meyvelerin düşük depolama ve taşıma özeliği.





FOSFOR

Kök gelişimi ve bitki besin maddesi alım kapasitesini arttırarak salkım oluşumunu güçlendirir, Erken olgunlaşmayı teşvik eder. Gereksinimler dolaylı olarak azalır. Yeterli miktarda uygulamak gerekir. Bozuk gelişmeyi önler, Bol meyve üretimini sağlar, Toprakta fiksasyonu aşmak gerekir. Yurdumuz toprakları alkali, fosfor büyük miktarda bağlanır. Muz üreticisi bol miktarda organik gübre kullanıyor fakat yeterli olmamakta. Asidik gübrelerle yönelmekte ve kök bölgesinde geçici asidide oluşturmaktadır.

Fosfor Noksanlığında, Yapraklarda mavi, mor renklenme, aşırı durumlarda, Hem ana hem de yan bitkilerde bitki yapısı zayıflar.





POTASYUM

Salkım oluşumu ve gelişimi için gerekli olan bir besindir. Bitki büyümesini çabuklaştırır ve verimi arttırır. Yeterli potasyum ile beslenen bitkilerde salkım ağırlığı artar, raf ömrü artar, hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olur.
Düşük K uygulamasının sonuçları:
  • Kuru madde oluşumu azalır
  • Hassas salkımlar
  • Zayıf meyveler
  • Düşük verim
  • Düşük meyve dolgunluğu yapraklardan meyveye olan karbonhidrat taşınımı azalır
  • Düşük kalite - şekerin nişastaya dönüşümü sınırlanır
  • Düşük raf ömrü


Potasyum verimi arttırır
Plantains - Kolombiya

Verim (t/ha)

K2O oranı (kg/ha)

Potasyum verim & meyve iriliğini arttırır

Cv Giant Governor (Cavendish)

N 250 g/bitki, P2O5 125 g/bitki; N & K 3 uygulama ile

Potasyumun etkinliği K kaynağına bağlıdır
Kolombiya - Muz
K uygulaması 600 K2O/ha/yıllık



Potasyum noksanlığında, uçlardan başlayarak yapraklar sararır, meyveleri şekilsiz olur, bir salkımda az sayıda parmak oluşumu olur.

KALSİYUM

Verime ve kaliteye etki eder. Ca noksanlığında muz bitkisi önemli verim kaybına uğrar.

Venezuela - Muz
N oranı: 200 kg /ha, K oranı: 498 kg/ha



Kalsiyum noksanlığında,
  • Yaprak;
    • Yaprak kenarlarına yakın bölgelerde damar arası klorozu

    • Yeni yaprakların çıkış noktasında "spike leaf" denen yapının oluşması

    • Belirtiler bitkinin hızlı büyüme zamanında görülür
    • Yâda yüksek oranda potasyum uygulandığı durumlarda
  • Meyve;
    • Meyve olgunlaşma döneminde kabuk çatlaması
    • Meyvenin yamulması - salkımdaki diğerlerini etkiler
    • Meyve ağırlığı ve çapı azalır
  • Gözlem;
    • Black Sigatoka (Mycosphaerella fijiensis) hastalığı artar








Magnezyum Noksanlığı

Yapraklar uçlardan ve kenarlardan başlayarak yavaş yavaş sararak orta kısımları yeşil kalır. Noksanlık dördüncü ve beşinci yapraklarda daha etkilidir.

-MgO

Erken dönemdeki belirtiler





Yaprakların alt kısımlarında K nok. benzer renk değişimi olur



Geç dönemdeki belirtiler



Bor noksanlığı, Muzda pek rastlanmaz. Asidik topraklarda ve özellikle yaşlı bahçelerde görülür.

Bor noksanlığı belirtileri: Kıvrık ve şekli bozuk yapraklar, Yaprakların dış yüzünde damarlara paralel beyaz çizgiler





DEMİR noksanlığı, genellikle kalsiyum fazlalığı demir alımını engeller. Genç yapraklar tamamen sararır / beyazlar. Eksikliğin ilerlemesi durumunda yaprakta tam sararma sonra da tamamen kuruma görülür.

Demir noksanlığı görülen yerler:
  • Kireçli topraklarda
  • Toprakta yüksek miktarda su bulunması
  • Yüksek oranda mangan içeren topraklar



Handan ÇALIK
Pazar Geliştirme Departmanı
hcalik@drt.com.tr

Etiketler: , , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 16:41 | 0 yorum

31 Ekim 2007 Çarşamba

Domateste Gübreleme


Domateste gübrelemede, gübre seçiminde çok farklı olasılıklar bulunmaktadır. Tarla koşullarında granüller özel bitki besin maddelerinin suda çözünür özel bitki besin maddeleri ile birlikte uygulanması ya da tüm bu kombinasyonların yaprak uygulamaları için özel bitki besin maddeleri ile uygulamaları olarak yapılabilmektedir.

Seçim aşağıdaki kıstaslara göre belirlenecektir:
  • Yetiştiricilik tipi
  • Ekonomik olması (gider/kar)
  • Gübreye ulaşılabilirlik
  • Ürün ve kullanımı hakkında genel bilgi (çiftçi, aracı, dağıtıcı)
  • Güven.
Besin Maddesine göre Özel Bitki Besleme

Azot
Azotlu gübrelerde azot, üre, amonyum ve nitrat olmak üzere 3 formda bulunur (Şekil 1).


Şekil 1. Üre, amonyum ve nitrat içerikli gübre uygulamalarında toprakta meydana gelen kimyasal dönüşüm olayları

1 Üre
Üre bitki tarafından direkt olarak kullanılamaz. Ancak toprağa uygulandığında hızla hidrolize olarak amonyuma dönüşür. Hidroliz öncesi ve sonrasında, üredeki aşınım veya amonyumdaki emilim nedeniyle azot miktarında kayıplar meydana gelebilir. Üre elektriksel olarak nötrdür ve bu nedenle yüklü toprak katmanları tarafından emilmezler. Buna ek olarak kolaylıkla damla sulama sistemlerinde ıslak yumrulara doğru hareket ederek kök bölgesine ulaşırlar.

2 Amonyum
Amonyum toprak partikülleri tarafından kolayca bağlanır ve aşınımlara karşı daha dayanıklı hale getirir. Aynı zamanda toprakta bitki için yarayışlılığını sınırlayıcı seviyede hareketsiz durumdadır. Amonyumun çoğu bitkinin alabilmesi için nitrata dönüştürülür. Bu nitrifikasyon olayı süresince önemli derecede amonyum pH? sı yüksek toprak içerisinde amonyağa dönüşür.

Üre ve amonyumun nitrata dönüşüm süreci, pH, nem, sıcaklık ve önemli bakterilerin varlığına bağlı olarak bir ve birçok hafta arasında sürebilir (Nitrosomas, Nitrobacteria). Bu durum azotun yarayışlı hale geçmesinde gecikmeye ve sonuç olarak azot idaresinde geniş ölçüde hassaslığa neden olur. Nitrifikasyona bağlı olarak kök bölgesinde ortaya çıkan oksijen boşalması nedeniyle yüksek sıcaklık koşullarında amonyum miktarının artması kök açlığına önderlik eder. Amonyum kök bölgesinde potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi diğer katyonlarla yarış içerisindedir. Bu olay besin maddesi noksanlıkları ile ortaya çıkan bozuklukları tetikler. Özellikle amonyumdaki aşırı artış çiçek uç çürüklüğü problemini beraberinde getirir ve sonuç olarak besin solüsyonunda kalsiyum olsa dahi meyvelerde kalsiyum azalmasına neden olur.

3 Nitrat
Bitkiler toprağa uygulanan nitratı direkt olarak alırlar. Toprak çözeltisi içerisinde çözünür olması ve kolaylıkla kök bölgesine hareket etmesi nedeniyle herhangi bir dönüşüme gerek duymaz. Parçalı azotlu gübre uygulaması ürüne azot kaynağının sağlanmasında önemli yer alır. Nitrat uçucu değildir yani; amonyum olarak emilimde azot kaybı olmaz. Besin maddelerinin alınımda anyon ve katyonlar arasında sinerji bulunmaktadır. Bir anyon olan nitrat katyonların (K+, Ca+2+, Mg+2, ve NH4+)alınımını tetikler (Şekil 2). Nitratın amino asitlere dönüşümü yapraklarda meydana gelir. Bu durum dönüşümde güneş enerjisi kullanılması nedeniyle enerjinin etkin kullanılmasını sağlar. Amonyumun dönüşümü genellikle kökte meydana gelir. Dönüşüm için bitki şekerleri yakarak enerji sağlar. Bu durum büyüme ve gelişme için şekerlerin daha az elverişli olduğu anlamına gelir. Nitrat toprak partikülleri tarafından bağlanmaz bu nedenle yıkanmaya elverişlidir. Ancak uygun sulama sistemlerinin kullanılması azotun yıkanmayla kaybını en az seviyeye indirebilir.


Şekil 2. Azot kaynağı olan amonyum veya nitrat ile diğer katyonlar arasındaki sinerji ve antagonizm.

4 Domateste Sülfat ve Klor Formundaki Azot

Kalsiyum alınımını büyük ölçüde kök bölgesindeki klor konsantrasyonu olumlu yönde etkilemektedir. Artan SO42 ve özellikle Cl, BER?nin ortaya çıkmasını azaltır. Bununla birlikte yüksek Cl içeriği altın noktalanma semptomlarını arttırır (Şekil 3 ve 4).


Şekil 3?4. Altın noktalanma

Altın noktalanma (Goldspeck) meyve omuz bölgesinde küçük noktacıklar olarak kendini gösterir ve istenmeyen bir görünüm ortaya çıkarır. Kabuk altında kalsiyum oksalatların birikimi nedeniyle oluşur. Bazı çeşitlerde ve yüksek nem koşullarında ortaya çıkar. Artan klor seviyesi kalsiyum alımını arttırarak altın noktalanmanın başlangıcını tetikler ancak BER oluşumunu engeller.
Meyve raf ömrü artan Cl ve SO4 ile azalma eğilimi gösterir (Nukaya et al, 1991).

5 Azot İçerikli Özel Bitki Besleme

Potasyum nitrat, magnezyum nitrat, kalsiyum nitrat ve amonyum nitrat azot içeren gübrelerdir. Kalsiyum nitrat (15,5% N = 14,3% N-NO3 + 1,2% N-NH4) da hidroponik sistemlerde pH kontrolü için yeterli amonyum azotu sağlayabilir. Amonyum nitrat seralarda kök bölgesindeki pH?nın kontrolünde ve açık arazi gübrelemelerinde toplam azot gübrelemesinin bir parçası olarak az miktarlarda uygulanır (Tablo 1). Üre etkinliğinin azlığı nedeniyle azot kaynağı olarak tercih edilmez.

Tablo 1. Azot tiplerine göre temel azot gübreleri


Fosfor

Tüm fosfatlı gübreler pH tamponlarıdır. Ancak bazıları diğerlerine göre daha kuvvetli asitleştiricilerdir. Diğer bir farklılıkta kimyasal saflıklarında ve çözünürlüklerinde görülmektedir.

Tablo 2. Fosfor Gübrelerinin Özellikleri


Sulama suyu ile gübreleme sistemlerinde yüksek konsantrasyonlu ana solüsyonda fosfat kalsiyumla karıştırılamaz. Bu olay kalsiyum fosfatların birikimine neden olur.

Potasyum

Tablo 3. Potasyum Gübrelerinin Özellikleri


Kalsiyum

Tablo 4. Kalsiyum Gübrelerinin Özellikleri


Klor

Belli başlı klor kaynakları CaCl2, MgCl2, KCl ve NaCl dür. Cl bazen domateste tadı arttırmak için kullanılır. Ancak aşırı Cl:
  • Kök bölgesinde tuzluluk,
  • Besin maddeleri dengesizliğine neden olan kök bölgesinde anyonların (NO3-, H2PO4-, SO42-)birbirleriyle yarış haline girmesi,
  • Altın noktalanma ortaya çıkmasını,
  • Raf ömrü kısalmasına (Artan Cl seviyesi raf ömrünü kısaltır.)(Nukaya et al, 1991) neden olur.
Magnezyum

Tablo 5. Magnezyum Gübrelerinin Özellikleri


Sülfür

Yüksek konsantrasyondaki ana çözeltide sülfat kalsiyumla bağlanamaz. Bu kalsiyum sülfatın birikimine neden olur (gypsum).

Tablo 6. Sülfür gübrelerinin özellikleri


Harmen Tjalling HOLWERDA
SQM Suda Çözünür Gübreler Pazar Geliştrme Müdürü

Etiketler: , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 17:05 | 0 yorum

31 Ağustos 2006 Perşembe

Sert Çekirdeklilerde Bitki Besin Elementleri Noksanlıkları

Azot
Noksanlık çeken ağaçlarda, erken dönemlerde sürgünlerin ve yaprakların gelişmelerinin yavaşlaması şeklinde kendini gösterir. Yapraklar açık yeşilden sarıya doğru renk değiştirir. Damarlar rengini kaybeder.




Belirtiler önce yaşlı yapraklarda görülür. Pembeden kırmızı renge doğru olan sürgünlerde yaprakçıklar sarı ve küçük ve normalden daha incedir.
Meyve tutumu yetersiz ve meyveler küçük kalır.

Potasyum
Genellikle bitkilerin üst bölgelerindeki yaşlı yapraklarda sararmalar şeklinde kendini gösterir; Yaprakların kenarından başlayan sararma ya da kurumalar, orta yaşlı yapraklarda kahverengi yanmalar ve içeriye doğru kurumalar şeklinde belirir. Sonbaharda ise açık mordan kahverengine doğru epiderm dokuda renk değişimleri olur, yaprak kenarları kurur ve geriye doğru kıvrılır.



Kalsiyum
Dokulardaki düşük kalsiyum seviyesine bağlı olarak kendini çoğunlukla pas ve küf hastalıklarıyla gösterir. Bu belirtiler meyvelerin Pazar değerini de düşürür ve hasattan sonra da çevresel nedenlerle hemen ortaya çıkabilir. Kalsiyum meyve dokularının sıkılığını ve dayanımını arttırır. Meyve çatlamalarının temel nedenlerinden birisi de kalsiyum noksanlığıdır yine. Kalsiyum noksanlığı ile Botrytis cinerea gibi hastalıklara karşı bitkilerin direnci azalır.



Magnezyum
Yaprakların iç kısımlarında, damar aralarında sararma ve yanmalar, kırmızı, turuncu ve mor renkler olarak kendini gösterir. Magnezyum noksanlığı genellikle normal kloroz olarak başlayıp daha sonra yaprakların damar aralarında gelişir. Yaşlı yapraklarda, yaprağın iç kısmı üçgen şeklinde yeşil kalabilir.




Demir
Noksanlığın şiddetine bağlı olarak, sürgünlerin ucundaki genç yapraklarda klorosis olarak kendini gösterir. Demir noksanlığı çoğunlukla yüksek pH'lı alkali topraklarda ve taban suyu yüksek, yeterli oksijen bulunmayan topraklarda görülür. Ayrıca yüksek kireçli topraklar da demir noksanlığının ana nedenlerindendir. Ve sulama suyundaki yüksek oranlı serbest kalsiyum karbonat ve bikarbonat da noksanlıklarda rol oynar.
Eğer noksanlık hafif ise; yapraklar hafif sarıya döner ve ince damarlar yeşildir. İlerleyen dönemlerde tepe yapraklar önce sararır, takiben beyaza döner ve yanma şeklinde bile belirebilir.



Mangan
Mangan noksanlığı birçok bitkide demir ve magnezyum noksanlıklarıyla benzer belirtile gösterir. Ve ayrıca alkalin toprak koşulları da ana nedenlerdendir.
Yaprakların iç kısımlarında sarı ve altın renkli klorosis oluşur, beyaza dönmez. Fakat şeftalilerde yaz sonunda beyaz klorotik bölgeler oluşabilir. Belirtiler yeni gelişen yapraklarda görülür. Bu bazı çinko noksanlıklarıyla da karıştırılabilir, fakat ondan farkı yaprak şekli ve boyutu normaldir.



Çinko
Şeftalide; ilkbaharda genç yapraklar açık yeşil renk alırlar, daha sonra yaprakların yaşına göre sarı ya da beyaza dönebilir. Yapraklar dalgalı bir görünüm alır. İyice sarılaşmış ve beyazlayan yapraklar, dalgalı yaprak kenarları, yazın ortasından sonra görülmeye başlanır.



İlerleyen safhalarında rozetleşme, yaprakların kıvrılması ve tepelerde kamçılaşmalar görülür.
Erik; Meyve kümelerini takibenden yapraklarda rozetleşme, uçlardaki sürgün aralarının kısalması ve kamçılaşma şeklinde kendini gösterir.
Özellikle uçlara doğru meyvelerde de küçülme görülür.



Bor
İlerlemiş bor noksanlığı, büyüme noktalarında ölümlere yol açarak kendini gösterir. Bu küçük boğum aralarına sahip, geriye kıvrılmış küçük yaprakları olan birçok sürgün oluşumuna neden olur. Eğer noksanlık ileriyse, yapraklar dökülür, yeni sürgünler dökülür. Sonunda dallar teker teker ya da bütün ağaç ölebilir.



Kiraz; Ciddi etkilenmiş, yaşlı meyvelerde, meyvenin bir tarafı yassılaşır, parçalı bir görünüm oluşturur ve çoğunlukla uç taraflara doğru olur.
Bu element, çiçeklenme, meyve tutumu, hasat, olgunlaşma ve ayrıca meyve kalitesi için hayati öneme sahiptir. Belirtiler açıkça meyve renginde görülür, olgunlaşmanın son haftalarında hızla gelişir. Bu belirtiler meyvenin tek tarafından ucuna doğru olur. Belirtinin şiddeti aynı dal üzerinde farklı meyvelerde farklı olabilir.



Bakır
Belirtiler demir, çinko gibi diğer besin elementlerinin noksanlıklarıyla karıştırılabilir.
İlk olarak genç ve gelişmekte olan yapraklarda görülür.
Magnezyum noksanlığındaki belirtiler de yaprak uçlarında görülür. Belirtiler ilerlediğinde, yaprak uçları kıvrılabilir.



Diğer Faktörler
Bunların dışında, benzer belirtiler gösteren fakat besin elementi noksanlıklarıyla doğrudan bağlantılı olmayan nedenler de vardır. Bunlar; Kullanılan böcek, yabancı ot vb. ilaçlar, sıra dışı ya da bitkinin istemediği iklim şartları, yaprakların yaşlanması gibi nedenlerdir. Bu gibi durumlarda da yapraklarda deformasyonlar, renk değişimleri, mikro ya da makro element noksanlıklarıyla karıştırılan, sürgünlerin geç kalması hatta sürgün oluşmaması gibi belirtiler görülebilir.
Sulama fazlalığı, azlığı, azot, potasyum, demir noksanlığı ya da klor fazlalığı gibi belirtiler gösterebilir.
Sulama noksanlığı, sürgün gelişimini durdurur. Sulama fazlalığı köklerde oksijen yetersizliğine ve ağacın zayıflamasına neden olur. Karıştırılmamalıdır.

Speedfol, Stopit, Ferrostrene
Yukarıda anlattığımız problemler ve çözümlerine gelince; Birçok konuda olduğu gibi tek bir çözüm yok. Eğer istediğimiz sağlıklı bitki dolayısıyla meyve kalitesi ve yüksek verim ise, uygun ve etkili çözümler bulmamız gerekir. Yurdumuz topraklarının büyük çoğunluğu yüksek pH'a sahip, mikro element ve makro besin elementlerinin noksanlığını gösteren topraklardır. pH'ımız yüksek ise mikro bitki besin elementleri açısından yapacağımız uygulamalar kısıtlıdır. Toprağımızın pH'ını düşürebiliriz ki bu pratikte kalıcı bir uygulama değildir. Kalıcı uygulama yapmak istiyorsak, ekonomik değildir. Geriye kalan ekonomik ve akılcı seçenek; topraktan ya da yapraktan şelatlı ve amacımıza uygun ürünler kullanmaktır. Speedfol, Stopit ve Ferrostrene sert çekirdeklilerde tavsiye edebileceğimiz en etkili çözümlerden birisidir. Speedfol içerdiği farklı oranlardaki NPK oranlarıyla bitkinin farklı dönemlerinde, NPK desteklemesi yapmakta, içerdiği 6 çeşit mikro element ve özel formulasyonu sayesinde düzenli kullanıldığında mikro element noksanlıklarına çözüm olmakta ve bitkinin stres şartlarına dayanımını arttırmaktadır. İlerlemiş demir noksanlıklarında tedavi edici olaral hem yapraktan, hem de topraktan uygulama yapmak başarı şansını katladığı için en etkili şelatlı %4,8'i Ortho-Ortho bağa sahip %6 EDDHA şelatlı Ferrrostrene kullanarak demir noksanlığının önüne geçmemiz çok kolaydır. Yine kalsiyum noksanlıklarında özel formülü ile Stopit kullanarak, meyve kalitemizi, dayanıklılığını, bitkilerimizi dolayısıyla yatırımımızı güçlendirmiş oluruz.

Söylediğimiz gibi, çözüm hiçbir zaman tek değildir. Önemli olan ihtiyaca yönelik kaliteli ürünler kullanarak, riskimizi azaltmak ve ekonomik çözümler bulmaktır.

Doktor Tarsa Tarım San. ve Ticaret A.Ş.
İlker Kaan Ulusoy
Pazar Geliştirme Departmanı
Araştırma Bölümü
ikulusoy@drt.com.tr
teknik@drt.com.tr

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 18:33 | 0 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.