31 Mart 2008 Pazartesi

Domates Bitkisinin Genel İstekleri

1 İklim

1.2 Sıcaklık

Domates ılıman iklim sebzesidir. İdeal sıcaklık ortalaması 18°C ve 27°C arasındadır. Bu nedenle kuzey ve güney yarım kürenin 30. ve 40. paralelleri arasında kalan ılıman bölgelerde dış koşullarda yetiştiriciliği kolaylıkla yapılabilmektedir. 10°C'nin altındaki sıcaklıklar çiçek oluşumu üzerine olumsuz etki etmekte ve gece donlarında ürün ciddi zararlar almaktadır (Resim 1).


Resim 1. Don Zararı

35°C üzerindeki sıcaklık ve düşük nem koşullarında kuruluk nedeniyle polen canlılığı şiddetli bir şekilde azalırken çiçek dökümleri meydana gelir. Dengeli beslenme koşullarında bu yüksek sıcaklıklar altında çiçek dökümlerinin dengesiz beslenmeye oranla daha az olduğu saptanmıştır.

1.2 Işık

Global ısınma fotosentez boyunca yapraklarda üretilen şeker miktarını belirlemektedir. Yüksek orandaki şeker üretimi fazla sayıdaki meyveyi destekleyecek ve böylece de domateste yüksek verim elde edilmesine olanak sağlayacaktır.
Çiçeklenme için en az günlük 6 saat ışıklanmaya ihtiyaç duyan domates az ışığa karşı duyarlıdır. Gün uzunluğu domates üretiminde belirleyici bir faktör olmadığından, sera yetiştiriciliğini de içine alan geniş bölgelerde üretim yapılabilmektedir.

Solar ısınımın yüksek olduğu koşullar meyve yarılmalarına, güneş yanıklığına ve olgunluk döneminde dengesiz renk oluşumlarına neden olur. Yeterli yapraklanma güneş yanıklarına karşı korunmada yardımcı olur. Uygun potasyum ve kalsiyum seviyeleri hücre turgorunu ve gücünü kontrol eder ve böylece bitki hücreleri su kaybına ve buna bağlı olarak güneş yanıklarına dayanıklı hale gelir (Resim 2).


Resim 2. Güneş Yanıklığı

2. Su ve Toprak

2.1 Su

Uygun sulama metodu (Resim 3) yüksek verim ve kalitenin elde edilmesinde temel özellik taşır. Domates açık arazide 6.000 m3/ha ve sera koşullarında 10.000 m3/ha suya ihtiyaç duyar.

Düşük miktarlarda besin maddesi içeren günlük sulamaların yapılması kök bölgesinde tuz stresinin oluşmasını ve erken dönemde meydana gelebilecek besin maddesi eksikliklerini özellikle haftalık gübreleme programlarının uygulandığı durumlarda ortadan kaldırır.

Kuraklık (Resim 4) genel gelişimde gerilemelere yol açar ve özellikle kalsiyum alımını azaltarak kalsiyum noksanlığı ile ortaya çıkan Çiçek Ucu Çürüklüğünü (BER) beraberinde getirir ve direkt olarak meyveye zarar verir (Resim 5). Çiçeklenme olumsuz yönde etkilenir ve salkım dökümleri meydana gelir. Diğer yandan aşırı sulama anaerobik toprak koşullarında kök çürüklüklerine, çiçeklenmede gecikmeye ve meyvede bozukluklara neden olur (Resim 6).


Resim 3. Sulama Sistemi


Resim 4. Kuraklık Stresi


Resim 5. Çiçek Ucu Çürüklüğü


Resim 6. Yarılma

Yüksek pH ya sahip sulama suyu yüksek dozlarda kalsiyum ve magnezyum karbonat ve bikarbonatları ihtiva eder. Bu tip sulama suyu koşullarında pH derecesini 5-6 seviyesine çekerek bitkinin su alımını sağlamak amacıyla asidifikasyon uygulamaları yapılması önerilmektedir. Bu uygulama P, Fe, Zn, Cu, Mn ve B gibi besin maddelerinin etkinliğini arttırarak damlama sulama sistemlerinde olası çözünmeyen tuzların birikimine engel olur.

Asitdifikasyon (H+) karbonat (CO32-) ve bikarbonatların (HCO3-) karasız bir bileşik olan karbonik aside ve bu formdaki karasız bileşiğinde su ve karbondioksite dönüşmesine neden olur.

1 HCO3- + 1 H+ _ 1 H2CO3 _ 1 H2O + 1 CO2
1 CO32- + 2 H+ _ 1 H2CO3 _ 1 H2O + 1 CO2

(Bi)Karbonat + asit -->Karbonik asit --> su + karbondioksit

Su içerisindeki bikarbonatların % 90-95 civarında asidifikasyonla nötrleştirilmesi önerilir. Böylelikle su düşük pH kapasitesini koruyarak olası pH düşüşleri engellenmiş olur. Sulama suyundaki asitlik derecesindeki yüksek pH toprakta var olan yüksek toksisitedeki alüminyum(Al3+) gibi elementlerin çözünmesine neden olarak istenmeyen durumlar ortaya çıkarabilir.

2.2 Toprak

Drenaj kapasitesi ve fizyolojik yapısı iyi olan toprak en ideal topraktır. Kökler 60 cm ye kadar gelişim göstermekle birlikte ilk 20 cm derinlikte kök hacminin % 70 olduğu görülmektedir.

İdeal toprak pH' sı 6,0-6,5 arasında olmalıdır (Şekil 14). pH > 6,5 olduğu durumlarda metalik mikro besin maddeleri (Fe, Zn, Mn, Cu), bor (B) ve fosforun (P); pH < 5,5 olduğu koşullarda ise fosfor (P) ve molibdenin bitkiye alım etkinliği azalır.



Şekil 1. Toprak pH' nın besin maddelerinin aktivitesine etkisi

Serada alternatif yetiştirme ortamları: kayayünü (Resim 7), perlit (Resim 8) ve Coco peat (Resim 9).


Resim 7. Kayayünü ortamında serada domates bitkisi


Resim 8. Perlit ortamında serada domates bitkisi


Resim 9. Coco peat torbaların serada domates bitkisi

3. Organik Madde ve Gübre

Organik madde ve gübre toprak yapısını ve mikrobiyolojik aktiviteyi kuvvetlendirmek ve toprağın su tutma kapasitesini arttırmak amacıyla uygulanır. Gübreleme yapılırken, kök bölgesinde (tuzluluk riski) besin maddelerinin alınım riski ve önemli besin maddeleri arasındaki dengesizlik riskinin artması nedeniyle gübrenin önemli miktarda besin maddesi içermesine dikkat edilmelidir. 10-50 MT gübre/ha uygulaması önemli ölçüde besin maddesi ihtiyacını karşılayacaktır. Yanmış tavuk gübresi (Dry chicken manure) (Tablo 1) is yanmış ahır gübresine oranla daha kuvvetlidir (Tablo 2). 10 MT tavuk gübresi ile hektar alana 134 kg azot uygulanmış olur. Oysa 50 MT ahır gübresinde hektar alana toplam 275 kg azot verilmiş olmaktadır.

Tablo 1. Tavuk Gübresi Ortalama Besin Maddesi İçeriği

Kaynak: Handboek Meststoffen NMI, 1995.

Tablo 2. Ahır Gübresi Ortalama Besin Maddesi İçeriği.

Kaynak: Handboek Meststoffen NMI, 1995.

Gelişme dönemi boyunca toprakta organik olarak bağlı olan azot mikrobiyolojik aktiviteler sonucunda serbest kalır. Domatesin generatif faza geçtiği dönemde toprak içerisinde serbest hale gelen fazla azot, düzensiz olgunlaşmaya, çiçeklenmede azlığa ve raf ömrünün kısalmasına neden olabilir.

Bu durumun pratikte çiftçi için temel problemlerden biri olması nedeniyle gübrenin azot içeriğinin %25 ile sınırlandırılması ve artakalanın özel bitki besin maddeleriyle birlikte verilmesi önerilir.

4. Tuzluluk

Ürünün verim potansiyelini engelleyen tuzluluk, tüm tuzların kök bölgesinde belli derecelerde birikmesi olarak tanımlanmaktadır. Tuzluluk yanlış gübre uygulamaları, yeterli yağışın olmaması ve/veya elektriksel kondüktivitesi yüksek sulama suyunun kullanılmasıyla ortaya çıkabilir (Resim 10).

Tuzluluk koşullarında olası elektriksel kondüktivitenin artışına engel olmak için klor ve sülfatlı (KCl, amonyum sülfat ve potasyum sülfat) gübre veya organik madde kullanımı önerilmemektedir. Tuzluluğu önlemek ya da azaltmak için aşağıdaki yöntemlerde kullanılabilir: Toprak drenajını arttırmak, taban gübrelemesinden granüller gübre kullanmamak iyi ve kötü kalitedeki suyu birbiriyle karıştırmak, tuza dayanıklı çeşit seçilmesi, tek sıra dikimde iki sıralı damla sulama sisteminin kullanılması, plastik malç uygulamaları.


Resim 10. Tuzlu gübrenin toprak yüzeyinde birikmesi

Domates nispeten tuzluluğa karşı toleranslıdır (Tablo 3). Verim potansiyelinin düşüşünü engellemek için doymuş toprak çözeltisindeki elektriksel kondüktivitenin ECse < 2,5 mS/cm ve sulama suyu elektriksel kondüktivitesi < 1,7 mS/cm olmalıdır. Örneğin; toprak çözeltisinin elektriksel kondüktivitesinin 3,5 mS/cm olduğu koşullarda verim potansiyeli 10%. Ancak, bazı durumlarda tadı (cherry domates) ve raf ömrünü uzatmak amacıyla EC' nin yüksek olması istenir.

Tablo 3. Tuzluluk nedeniyle azalan verim potansiyeli.


Kaynak: Libro Azul, 2002.

Harmen Tjalling HOLWERDA
SQM Suda Çözünür Gübreler Pazar Geliştirme Müdürü

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:40 | 0 yorum

31 Ekim 2007 Çarşamba

Domateste Gübreleme


Domateste gübrelemede, gübre seçiminde çok farklı olasılıklar bulunmaktadır. Tarla koşullarında granüller özel bitki besin maddelerinin suda çözünür özel bitki besin maddeleri ile birlikte uygulanması ya da tüm bu kombinasyonların yaprak uygulamaları için özel bitki besin maddeleri ile uygulamaları olarak yapılabilmektedir.

Seçim aşağıdaki kıstaslara göre belirlenecektir:
  • Yetiştiricilik tipi
  • Ekonomik olması (gider/kar)
  • Gübreye ulaşılabilirlik
  • Ürün ve kullanımı hakkında genel bilgi (çiftçi, aracı, dağıtıcı)
  • Güven.
Besin Maddesine göre Özel Bitki Besleme

Azot
Azotlu gübrelerde azot, üre, amonyum ve nitrat olmak üzere 3 formda bulunur (Şekil 1).


Şekil 1. Üre, amonyum ve nitrat içerikli gübre uygulamalarında toprakta meydana gelen kimyasal dönüşüm olayları

1 Üre
Üre bitki tarafından direkt olarak kullanılamaz. Ancak toprağa uygulandığında hızla hidrolize olarak amonyuma dönüşür. Hidroliz öncesi ve sonrasında, üredeki aşınım veya amonyumdaki emilim nedeniyle azot miktarında kayıplar meydana gelebilir. Üre elektriksel olarak nötrdür ve bu nedenle yüklü toprak katmanları tarafından emilmezler. Buna ek olarak kolaylıkla damla sulama sistemlerinde ıslak yumrulara doğru hareket ederek kök bölgesine ulaşırlar.

2 Amonyum
Amonyum toprak partikülleri tarafından kolayca bağlanır ve aşınımlara karşı daha dayanıklı hale getirir. Aynı zamanda toprakta bitki için yarayışlılığını sınırlayıcı seviyede hareketsiz durumdadır. Amonyumun çoğu bitkinin alabilmesi için nitrata dönüştürülür. Bu nitrifikasyon olayı süresince önemli derecede amonyum pH? sı yüksek toprak içerisinde amonyağa dönüşür.

Üre ve amonyumun nitrata dönüşüm süreci, pH, nem, sıcaklık ve önemli bakterilerin varlığına bağlı olarak bir ve birçok hafta arasında sürebilir (Nitrosomas, Nitrobacteria). Bu durum azotun yarayışlı hale geçmesinde gecikmeye ve sonuç olarak azot idaresinde geniş ölçüde hassaslığa neden olur. Nitrifikasyona bağlı olarak kök bölgesinde ortaya çıkan oksijen boşalması nedeniyle yüksek sıcaklık koşullarında amonyum miktarının artması kök açlığına önderlik eder. Amonyum kök bölgesinde potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi diğer katyonlarla yarış içerisindedir. Bu olay besin maddesi noksanlıkları ile ortaya çıkan bozuklukları tetikler. Özellikle amonyumdaki aşırı artış çiçek uç çürüklüğü problemini beraberinde getirir ve sonuç olarak besin solüsyonunda kalsiyum olsa dahi meyvelerde kalsiyum azalmasına neden olur.

3 Nitrat
Bitkiler toprağa uygulanan nitratı direkt olarak alırlar. Toprak çözeltisi içerisinde çözünür olması ve kolaylıkla kök bölgesine hareket etmesi nedeniyle herhangi bir dönüşüme gerek duymaz. Parçalı azotlu gübre uygulaması ürüne azot kaynağının sağlanmasında önemli yer alır. Nitrat uçucu değildir yani; amonyum olarak emilimde azot kaybı olmaz. Besin maddelerinin alınımda anyon ve katyonlar arasında sinerji bulunmaktadır. Bir anyon olan nitrat katyonların (K+, Ca+2+, Mg+2, ve NH4+)alınımını tetikler (Şekil 2). Nitratın amino asitlere dönüşümü yapraklarda meydana gelir. Bu durum dönüşümde güneş enerjisi kullanılması nedeniyle enerjinin etkin kullanılmasını sağlar. Amonyumun dönüşümü genellikle kökte meydana gelir. Dönüşüm için bitki şekerleri yakarak enerji sağlar. Bu durum büyüme ve gelişme için şekerlerin daha az elverişli olduğu anlamına gelir. Nitrat toprak partikülleri tarafından bağlanmaz bu nedenle yıkanmaya elverişlidir. Ancak uygun sulama sistemlerinin kullanılması azotun yıkanmayla kaybını en az seviyeye indirebilir.


Şekil 2. Azot kaynağı olan amonyum veya nitrat ile diğer katyonlar arasındaki sinerji ve antagonizm.

4 Domateste Sülfat ve Klor Formundaki Azot

Kalsiyum alınımını büyük ölçüde kök bölgesindeki klor konsantrasyonu olumlu yönde etkilemektedir. Artan SO42 ve özellikle Cl, BER?nin ortaya çıkmasını azaltır. Bununla birlikte yüksek Cl içeriği altın noktalanma semptomlarını arttırır (Şekil 3 ve 4).


Şekil 3?4. Altın noktalanma

Altın noktalanma (Goldspeck) meyve omuz bölgesinde küçük noktacıklar olarak kendini gösterir ve istenmeyen bir görünüm ortaya çıkarır. Kabuk altında kalsiyum oksalatların birikimi nedeniyle oluşur. Bazı çeşitlerde ve yüksek nem koşullarında ortaya çıkar. Artan klor seviyesi kalsiyum alımını arttırarak altın noktalanmanın başlangıcını tetikler ancak BER oluşumunu engeller.
Meyve raf ömrü artan Cl ve SO4 ile azalma eğilimi gösterir (Nukaya et al, 1991).

5 Azot İçerikli Özel Bitki Besleme

Potasyum nitrat, magnezyum nitrat, kalsiyum nitrat ve amonyum nitrat azot içeren gübrelerdir. Kalsiyum nitrat (15,5% N = 14,3% N-NO3 + 1,2% N-NH4) da hidroponik sistemlerde pH kontrolü için yeterli amonyum azotu sağlayabilir. Amonyum nitrat seralarda kök bölgesindeki pH?nın kontrolünde ve açık arazi gübrelemelerinde toplam azot gübrelemesinin bir parçası olarak az miktarlarda uygulanır (Tablo 1). Üre etkinliğinin azlığı nedeniyle azot kaynağı olarak tercih edilmez.

Tablo 1. Azot tiplerine göre temel azot gübreleri


Fosfor

Tüm fosfatlı gübreler pH tamponlarıdır. Ancak bazıları diğerlerine göre daha kuvvetli asitleştiricilerdir. Diğer bir farklılıkta kimyasal saflıklarında ve çözünürlüklerinde görülmektedir.

Tablo 2. Fosfor Gübrelerinin Özellikleri


Sulama suyu ile gübreleme sistemlerinde yüksek konsantrasyonlu ana solüsyonda fosfat kalsiyumla karıştırılamaz. Bu olay kalsiyum fosfatların birikimine neden olur.

Potasyum

Tablo 3. Potasyum Gübrelerinin Özellikleri


Kalsiyum

Tablo 4. Kalsiyum Gübrelerinin Özellikleri


Klor

Belli başlı klor kaynakları CaCl2, MgCl2, KCl ve NaCl dür. Cl bazen domateste tadı arttırmak için kullanılır. Ancak aşırı Cl:
  • Kök bölgesinde tuzluluk,
  • Besin maddeleri dengesizliğine neden olan kök bölgesinde anyonların (NO3-, H2PO4-, SO42-)birbirleriyle yarış haline girmesi,
  • Altın noktalanma ortaya çıkmasını,
  • Raf ömrü kısalmasına (Artan Cl seviyesi raf ömrünü kısaltır.)(Nukaya et al, 1991) neden olur.
Magnezyum

Tablo 5. Magnezyum Gübrelerinin Özellikleri


Sülfür

Yüksek konsantrasyondaki ana çözeltide sülfat kalsiyumla bağlanamaz. Bu kalsiyum sülfatın birikimine neden olur (gypsum).

Tablo 6. Sülfür gübrelerinin özellikleri


Harmen Tjalling HOLWERDA
SQM Suda Çözünür Gübreler Pazar Geliştrme Müdürü

Etiketler: , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 17:05 | 0 yorum

30 Eylül 2007 Pazar

Domates'in Fenolojisi

Temmuz ayı bültenimizde Domates'in biyolojik yapısı, dünyadaki üretimi, sofralık ve sanayilik domatesin kalite parametrelerinden kısaca bahsetmiştik. Bu ay da domates çeşitlerinin fenolojik safhaları ve fizyolojik bozuklukları hakkında bilgiler vermeye devam edeceğiz.

Fenolojisi

Domateste hem sırık hem de oturak çeşitlerin yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu iki tip domateste de fenolojik safhalar aynıdır.

1. Oturak ve Sırık Çeşitler

Sırık çeşitlerin gelişiminde hem ana hem de yan gövdeler gelişim gösterirler. Çiçek demetleri arasındaki yaprak sayısı genellikle sabit olup özel bir çiçek demetinden başlamaktadır. Sırık çeşitler sofralık pazara yönelik olarak kullanılmakta ve belirli bir zaman sürecinde elle hasat edilmektedir (Şekil 1).


Şekil 1. Sofralık domateste elle hasat

Sırık ve oturak çeşitlerde fenolojik safhalar aynı olup serada ve açık arazide yetişenler arasındaki fark hasat döneminin sera yetiştiriciliğinde daha uzun sürmesidir (Şekil 2). Açık arazi yetiştiriciliğinde yaşam süresi 90-150 gün iken sera yetiştiriciliğinde 120-300 gündür.


Şekil 2. Sera yetiştiriciliği

Oturak çeşitlerde kültür çeşitlerine bağlı olarak büyüme hem ana hem de yan gövdelerde olurken belirli bir çiçek demetinden sonra gelişme durur. Endüstri amaçlı yetiştirilen oturak çeşitler, elle 2-3 seferde (Şekil 3) ya da mekanize sistemle tek seferde (Şekil 4) hasat edilebilir.


Şekil 3. Elle domates hasadı


Şekil 4. Domates endüstrisinde mekanize hasat

2. Fenolojik Safhalar

Domatesin büyüme çemberi genç fide, vejetatif büyüme, çiçeklenme, meyve gelişimi ve hasat gibi farklı gelişme safhalarını kapsar (Şekil 5).
Her dönemin farklı besin maddelerine ihtiyacı vardır. Burada açık arazi yetiştiriciliğinde fenolojik dönemler incelenecektir. Yetiştiriciliği, çevresel koşullar ve çeşitler hakkında geniş bilgi verilmektedir.

Genç fide dönemi: Kök gelişimi ve iletim demetlerinin gelişiminin yoğunlaştığı safhadır.

Vejetatif gelişme: Gelişimin ilk 40-45 gününü kapsar ve hemen arkasından meyve gelişme dönemi başlar. Bu periyodu 4 hafta süren hızlı büyüme dönemi izler. 70 gün sonrasında, yaprak ve gövdede kuru madde birikimi olmadığı gibi vejetatif gelişimde son bulur.

Çiçeklenme ve meyve tutumu: çiçeklenme ve meyve tutumu çeşit, çevre koşulları ve yetiştiriciliğe bağlı olarak dikimden yaklaşık 20-40 gün sonra başlar ve büyüme çemberinin sonuna kadar devam eder. Tozlaşma arılar, rüzgâr ve meyve tutumunu tetiklemek amacıyla hormon (oksin) uygulamalarıyla sağlanır.

Meyve gelişimi: çiçeklenme ve meyve tutumunun sonra meyveler gelişip büyümeye başlarlar. Bu dönemde meyvede kuru madde birikimi maksimum düzeydedir.

Fizyolojik olgunlaşma ve hasat: meyve olgunlaşması ortalama 80 günde gerçekleşir. Çevre (don) ve ekonomik koşulların (domates fiyatları) elverişliliğine bağlı olarak bu dönemi hasat takip eder.




Şekil 5. Açık arazi domatesinde fenolojik safhalar

3. Birörnek Olgunlaşma

Dengeli besleme iyi renklenmiş homojen meyvelerin oluşumuna liderlik eder. Domateste homojen olgunluk tüm meyvelerin aynı zamanda olgunlaşması anlamına gelmektedir ve özellikle mekanik hasat yapılan arazilerde önem kazanmaktadır. Bu amaçla oturak çeşitler kullanılır. Meyvelerin %90'ı olgunlaştığında (kırmızı renk alma) hasada başlanır. İşlem meyvenin dış rengine bağlı olarak başlatılır. Bazı alanlarda meyve kızarma yüzdesini arttırmak amacıyla çeşitli olgunlaştırıcı araçlar kullanılmaktadır (Hartz ve Miyao).


Şekil 6. Hasat edilmiş endüstri domatesi

Ancak, domateste aranan kalite kriterlerine göre meyve optimum değerlerine hasattan bir hafta önce ulaşılır ve bu değerler en az bir hafta süresince korunur. Bu nedenle hasat zamanının belirlenmesinde fiziksel ve kimyasal (pH, °Brix, sertlik, renk, karoten maddeleri) parametrelerden ziyade zirai gözlemlere dayandırılmaktadır. (De la Torre et al, 2001).
Özellikle konserve sanayisinde domatesler eşit, iyi renklenmiş ve birörnek büyüklükte olmalıdır (Sonito, 2003).

Bitki besleme açısından bakıldığında ise bu yeterli potasyumun uygulanması anlamına gelmektedir çünkü düzenli olgunlaşmanın ve dolayısıyla en yüksek verimin sağlanmasında K miktarı önem taşımaktadır (Roorda van Eysinga,1966; Winsor and Long, 1967; Adams et al, 1978).


Şekil 7. Sofralık domateste homojenlik

4. Fizyolojik Bozukluklar

Domateste farklı fizyolojik bozukluklar meydana gelebilir. Bu bozukluklara genellikle kritik büyüme dönemlerindeki (çiçeklenme, meyve tutumu) çevre koşulları (düşük ve yüksek sıcaklıklar, yüksek nem) neden olmaktadır.

4.1. Puflaşma, İç boşalma ya da Mantarlaşma

Meyve iç duvarı ve odacıklar arasında boşlukların oluşması, meyve düzleşmesi ve tohum sayısı azalması olarak tanımlanır. Puflaşmış meyvelerde tohumun etrafını çevreleyen jelin çok az ya da hiç olmadığı gözlenir. Meyveler yuvarlak değil köşelidir. (Şekil 8).
Yüksek ve düşük sıcaklılar, düşük ışık yoğunluğu ya da kuvvetli yağmurlar puflaşmaya neden olan önemli çevre koşullarıdır. Soğuk hava koşullarında oksin ve sitokinin oranındaki hormonsal dengesizliklerde puflaşmaya neden olabilirler. Aşırı azot kullanımı ve potasyum eksikliği de puflaşmaya neden olabilir.

Puflaşma, iç boşalma ve mantarlaşma (Şekil 9) aynı bozukluğa bağlı olarak farklı semptomlar gösterirler.


Şekil 8. İç boşalma


Şekil 9. Mantarlaşma

4.2. Yüzey Yanıklığı

Nemli büyüme koşullarına bağlı olarak meyve derisinde oluşan kahverengi lekeler olarak tanımlanmaktadır (Şekil 10). Püskürtme ilaç uygulamaları da benzer problemlere neden olabilir.


Şekil 10. Yüzey yanıklığı

Etki alanı düşük meyve tutumuyla artar. Yüzey yanıklığı erken üretim dönemi boyunca ve üretim periyodu sonunda en üst seviyeye ulaşır. Meyve havuzunun büyüklüğüne bağlı olarak yapraklardan gelen fotosentez asimilatları meyve gelişiminde kullanılabilir ve sonuç olarak meyve gelişim oranı artar. Epidermis gelişiminin meyve gelişimi ile paralel gitmemesi nedeniyle çatlaklar meydana gelir. Genellikle yüzey yanıklığı tüketici tarafından görülmese de büyük oranda raf ömrünü kısaltır(Grodan, 2005).

4.3. Anter yara izi

Meyve kabuğunda görülen dikey yara izleridir. Dikiş izi ya da fermuar görünümündedirler (Şekil 11). Anterin yumurtalık kenarına yapışması nedeniyle yara izleri oluşur. Meyve irileştikçe anterler meyveden ayrılır ve iz bırakırlar. Genetik kökenli bir problem olup genellikle çevre koşullarının etkisiyle oluşması çok olası değildir.


Şekil 11. Anter yara izi

4.4. Kedi yüzü

Çiçeklenme ve meyve tutumu dönemlerinde soğuk hava koşulları nedeniyle meyvedeki aşırı şekil bozuklukları olarak tanımlanır. Aşırı şekil bozukluğu ve meyvenin çiçek ucunda yaralanma şeklinde kendini gösterir. Bunlar meyvenin merkezine doğru ilerleyen bir oyukluk şeklindedir. Kahverengi yara dokularının bantları şişkinlikler arasındadır (Şekil 12).


Şekil 12. Kedi yüzü

Harmen Tjalling HOLWERDA
SQM Suda Çözünür Gübreler Pazar Geliştrme Müdürü

Etiketler: , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:16 | 0 yorum

31 Temmuz 2007 Salı

Çiftçinin vazgeçilmez ürünü; Domates

Domates bitkisinin botanik ailesi ve çeşitleri, dünya üretimi ve ürün istatistikleri, iklim (sıcaklık ve ışık), su ve toprak, organik içeriği, tuzluluk, fenolojisi, bir örnek olgunluk, fizyolojik bozukluklar, hastalık ve zararlılar ve ayrıca sofralık ve endüstri pazarındaki kalite parametreleri tanımlanmıştır. Bu bilgiler genel anlamda domates bitki özelliklerinin optimum düzeyde anlaşılmasına önderlik ettiği gibi uygun bitki besleme programları seçiminde de yardımcı olur.



Botanik Adı ve Çeşitleri
Domates (Lycopersicon esculentum Mill.) patlıcangiller (Solanaceae) familyası içerisinde yer almaktadır ve tekli ya da salkım halinde satışa sunulur. Şekil açısından farklılıklar gösterir. Cherry, kokteyl, erik tipi domates, beef domates pazarda yaygın olarak görülen çeşitlerdir (Şekil 1, 2, 3, 4, 5 ve 6).









Şekillerine göre farklılık gösteren domateslerde Cherry ve erik tipi domateslerin ovaryumları iki odacıklı iken, büyük beef tipi domateslerde bu sayı 6 ya da daha fazla olmaktadır (Şekil 7).
  • Dış perikap duvarı
  • Radyal perikarp duvarı
  • İç perikap duvarı
  • Plasenta dokusu
  • Epidermis
  • Tohumlar
  • Vasküler demetler
  • Jelimsi parankima hücreleri ile çevrili tohumların bulunduğu odacıklar


Dünya Üretimi

Dünya domates üretiminin %75'i sofralık tüketimde %25'i ise sanayi (salça, ketçap, sos, soyulmuş ve dilimlenmiş domates v.s.).amaçlı kullanılmaktadır. Dünya üretiminin %56'sı ve toplam arazinin %55'i Çin, Hindistan, Türkiye, Mısır ve A.B.D olmak üzere beş ülkede gerçekleştirilmektedir. Çin sofralık domates pazarında %26 ile ilk sırayı alırken sanayi domatesi üretiminde %35'lik payla A.B.D (özellikle Kaliforniya) ilk sırada gelmektedir (Tablo 3).

Tablo 1. Başlıca domates yetiştirici ülkeler, üretim miktarları (x milyon MT) ve dünya domates yetiştiriciliğinde aldıkları pay(%);


Tablo 2. Başlıca domates yetiştirici ülkeler, üretim alanları (x 1.000 ha) ve dünya ekili alanlarındaki oranı (%);


Tablo 3. Sanayi domatesi üreticisi başlıca ülkeler, üretim hacimleri (x milyon MT) ve dünya üretimindeki pazar payı (%);


Tablo 4'de her bir yetiştirme sistemindeki üretim ve tipik verim oranları özetlenmiştir.

Tablo 4. Özel yetiştirme ortamlarında elde edilen yetiştirme sistem çeşitleri ve tipik verim oranları (MT/ha)


1. Sofralık ve Endüstri Domatesi Pazarında Kalite Parametreleri

İnsan sağlığını olumlu etkileyen likopen içeriği yüksek olan ürün eldesi verim ve kaliteyi böylece de çiftçinin gelirini önemli ölçüde etkiler. Düzenli bitki besleme sofralık ve endüstri domates pazarında kalite standartlarının belirlenmesinde anahtar rol oynamaktadır.

1.1 Sofralık Domateste Kalite Kriterleri

Aşağıdaki kalite kriterleri sofralık domates yetiştiriciliğinde temel teşkil etmektedir:
  • İyi renklenmiş ve parlak (yeşil gölgeler lekeler ve mor lekelerden arî).
  • Bir örnek irilik.
  • Sertlik ( sıkı domatesler zararlanmaya daha dayanıklı olup raf ömrü daha uzundur).
  • Tat: yüksek şeker (özellikle früktoz) ve yüksek asit (sitrik asit) içeriği meyveyi tatlandırır.
  • Temiz ve dış zararlanmalardan arî
  • Sağlıkla ilgili özellikler (likopen (anti-kanser) ve C vitamini içeriği).


1.2 Salçalık Domates Endüstrisinde Kalite Parametreleri
Aşağıdaki kalite kriterleri salçalık domates pazarında temel teşkil etmektedir:
  • Kuru madde seviyesi yüksek (su oranı düşük domateste işlem maliyeti daha düşüktür)
  • Yüksek Brix ve yüksek seviyede toplam çözünebilir maddeler içeriği (TSS > 99% şekerler)
  • Meyve suyu rengi (işlemeden önce ve sonra).
  • Yüksek likopen içeriği
  • Viskozite
  • Asitlik
  • Mantar varlığı (Howard indeks).
1.3 Soyulmuş ve Doğranmış Domates Endüstrisinde Kalite Parametreleri

Aşağıdaki kalite kriterleri soyulmuş ve doğranmış domates endüstrisinde temel teşkil etmektedir
  • İyi renk
  • Dış zararlardan uzak (işlem öncesi ve sonrası)
  • Kolay soyulabilen
  • Birörnek çap
  • Son üründe yüksek meyve kalitesi
DEVAM EDECEK...

Kaynaklar
  1. Naaldwijk Uygulamalı Bitki Araştırma Merkezi, Hollanda (Applied Plant Research, Naaldwijk, NL)
  2. De Ruiter Tohumculuk, Hollanda (De Ruiter Seeds, Bergschenhoek, NL)
  3. Adelaide Üniversitesi, Avusturya (University of Adelaide, Australia)
  4. YARA, Norveç (YARA, Norway)
Teşekkürler
Makalede kaynak olarak kullandığımız kitapçığı hazırlayan tüm SQM ve YARA çalışanlarına ve ayrıca aşağıda adı geçen organizasyonlara resim ve şekillerin elde edilmesindeki yardımlarından dolayı teşekkürlerimi sunarız.

Harmen Tjalling HOLWERDA
SQM Suda Çözünür Gübreler Pazar Geliştrme Müdürü

Etiketler: , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 12:00 | 0 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.