24 Eylül 2008 Çarşamba

Bitki Beslemesinde Kalsiyum'un Hayati Rolü

Resimler: Elmada Acı Benek Hastalığı, Patateste İç Kararması ve diğer ürünlerde ise Çiçek Uç Burnu Çürüklüğü görülmektedir.

KALSİYUM NİTRAT NASIL KULLANILIR?
Yetiştirdiğimiz Bitkiler Kalsiyum Nitratı öncelikli olarak maksimum vejetatif büyümenin olduğu dönemde isterler: Yaprak oluşumunda, artan protein sentezine paralel depo organlarında; yumru ve danelerde.
Kalsiyum Nitrat için tavsiye edilen açık arazi koşullarında uygulama:
  • Fidelik, tohumluk ve ekimlerde taban gübrelemesinde
  • Yetiştirme döneminde değişik safhalarda
  • Soğuk havalarda veya büyümenin aksadığı zamanlarda büyümeyi teşvik etmek için
  • Aşırı yağışlarla yıkanan azotu telafi etmek için
  • Azot eksikliğinde, hızlı etkili nitrat azotu sağlamak için uygulanır.
Genel olarak Bitki azot ihtiyacının %30 - % 50 si ekim öncesi uygulanmalıdır. Geriye kalan miktarın bir kısmı Kalsiyum Nitrat olarak büyüme döneminde 2-4 ayrı seferde üst gübre olarak uygulanmalıdır. Böylesine bir gübreleme programı büyüme koşulları, bitkinin azot ihtiyacı ve atmosfere bağlı olarak azot uygulaması için en iyi zamanlamayı sağlar.
Kalsiyum Nitrat farklı şekillerde uygulanabilir:
  • Kuru gübre elle serperek satha, makine ile sıra üzerlerine verilebilir
  • Damla sulama, yağmurlama sulama sistemleriyle sıvı olarak verilebilir
  • Sulu çözeltisi yapraktan uygulanabilir
Depolanma
Kalsiyum Nitrat higroskopik olması sebebiyle nem çekici özelliği vardır. Havayla maruz kaldıktan kısa bir süre sonra erimeye başlar. Bu yüzden ağzı açılmış torbalar da arta kalan gübreyi muhafaza etmek için üzeri sıkıca kapatılmalıdır.
Karışabilirlik
Suda çözünebilen Kalsiyum Nitrat fosfat veya sülfat içeren gübrelerle veya kimyasallarla karıştırılmamalıdırzira çözünmez bileşikler oluşabilir. Kalsiyum Nitrat bir besin çözeltisi hazırlamak üzere potasyum nitrat, magnezyum nitrat, amonyum nitrat ve nitrik asitle karıştırılabilir.

NEDEN KALSİYUM NİTRAT KULLANMALI?
Kalsiyum Nitrat bitkiler için gerekli olan nitrat azotu ve suda eriyebilir kalsiyumu sağlar. Kalsiyum Nitrat Değişken toprak ve hava koşullarında bitkisel üretimde ana gübreleme olarak uygulanabilecek en iyi seçenektir.
Hem Kalsiyum hem de Nitrat azotu bitkiler tarafından kullanılan besin elementleridir ve kök bölgesinde Zararlı artıklar kalmaz, toprakta tuzlulaşma sorunu olmaz.
Daha ötesi Nitrat azotu suda eriyebilir kalsiyumu köklerden emilimde bitkiye taşıyıcı rolü üstlenmektedir. Bitkinin kalsiyum alımı en üst seviyeye çıkar.
Kalsiyum Nitrat yaygın olarak ekonomik değeri yüksek olan bitkilerde kullanılır:
  • Sera sebzeleri ve çiçeklerde
  • Açıkta yetiştirilen sebzelerde
  • Sert ve yumuşak çekirdekli meyvelerde
  • Saksı bitkileri ve fideliklerde
  • Tütün, pamuk, patates ve seker pancarı gibi değerli bitkilerde
Kalsiyum Nitrat tamamen suda eriyebilir kalsiyum içeren tek kaynaktır.
Torf, kaya yünü ve dönüşümlü su kullanılan substratlarda yeri alınamaz bir gübredir.
Higroskopik ve yüksek çözünürlüğü sebebiyle uygulamayı takiben hızla alınır. Hava nemi veya gece oluşan çiğ Kalsiyum Nitrat granüllerinin çözünmesi için yeterlidir. Kalsiyum Nitrat, sıcak ve kuru koşullarda dahi nadiren yaprak yanmasına sebep olur.
Gübre maliyeti; artan verim, yüksek meyve kalitesi ve depolanma kayıplarının azalmasıyla fazlasıyla karşılanacaktır
Amacınız yüksek kalite ve optimum verim elde etmekse, Kalsiyum Nitrat gübreleme programınızda yerini almalıdır.
Kalsiyum Nitrat'ın gübre olarak başlıca avantajları üç başlık altında açıklanabilir
  • Kalsiyum Nitrat'ın azot gübresi olarak avantajı
  • Bitki beslemesinde Kalsiyumun hayati rolü
  • Kalsiyum Nitrat'ın toprağa faydaları
BİTKİ BESLEMESİNDE KALSİYUMUN HAYATİ ROLÜ
Kalsiyum bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde ve tarla ziraat inde sahip olduğu çifte rolden dolayı özel bir önemi bulunur: Bitki beslemesi için gerekli bir elementtir ve toprak yapısını iyileştirir. Kalsiyumun beslenme değeri aşağıda açıklanacaktır.

Kalsiyum bitkiler için gerekli olan önemli bir besin elementidir, olmadan bitkiler büyüyemez. Meyve ve yapraklara sağlanan yeterli miktarda kalsiyum düzgün bitki gelişimi ve ürün büyümesi, hasat ile depolanma esnalarında oluşabilecek Ca noksanlığından kaynaklanan bozuklukları gidermek için gereklidir.
Kalsiyum değerli bir elementtir; nitratla birlikte yüksek kaliteli ürün ve verim artışı sağlar

Kalsiyum genç yaprak ve meyvelere bitki kökünden emilerek ve suyun hareketiyle ulaşır. Kalsiyum immobil (hareketsiz ) bir elementtir. Bu yaşlı yapraklardan genç olanlara veya meyvelere, tohumlara Kalsiyum iletimi olmayacağı anlamına gelir. Düzenli Ca alımı için kök bölgesinde yeterli ve sürekli miktarda suda çözünebilir formda Ca bulunmalıdır. Düzenli Kalsiyum Nitrat Kullanımı ile dengesiz Ca alımından kaynaklanan bozukluk/rahatsızlıklar engellenebilecektir.

Kalsiyumun İşlevleri
Kalsiyum genç dokuların (yaprak, sap ve kökler) düzgün ve sağlıklı gelişimi, renklerinin daha iyi olması, kaliteli ve sağlam meyveler için şarttır. Hızlı bitki büyümesi yeterli miktarlarda Ca ihtiyacına sebep olur. Bu ihtiyaç kalsiyumun hücre duvarı ve hücre zarının oluşumunda ve yapısında önemli bir rol oynamasından kaynaklanmaktadır.
Bitki ve meyvelerde Kalsiyum noksanlığından kaynaklanan birtakım rahatsızlıklar tespit edilmişlerdir. Kalsiyuma bağlı bu rahatsızlıklar kayda değer ekonomik kayıplara sebep olmaktadır.
Kalsiyum noksanlığı semptomları genellikle bitkiler tarafından yetersiz Ca alımı veya genç dokulara Ca iletiminde sorunlar olması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Kalsiyum noksanlık semptomları genellikle büyüme noktalarında ya da büyüme noktalarının yakınlarında veya taze olarak depolanan meyve, yumru, dane ve tohumlarda görülmektedir.

Kalsiyum meyve, yumru ve tohumların sağlamlığını arttırır ve raf ömrünü uzatır. Geç hasat kayıplarını azaltır. Çiçeklerin saksı ömrünü uzatır.

Nitratla artan Kalsiyum alımı
Bitki besin elementleri toprak çözeltisinde nitrat-NO3- de olduğu gibi negatif yüklü anyonlar veya Amonyum-NH4+ ve Kalsiyum-Ca+2 de olduğu gibi pozitif yüklü katyonlar olarak bulunurlar. Nitrat anyonu bitki tarafından emildiğinde beraberinde kalsiyumu ve Mg+2 gibi katyonları da taşır. Pozitif yüklü amonyum iyonunun alımı ise aşağıda şekilde görüldüğü üzere Ca alımını engeller.

Kalsiyum noksanlığıyla mücadele
Araştırmalar göstermektedir ki düzenli olarak kalsiyum uygulaması topraktaki kalsiyum içeriğini arttırmakta ve bu da bitkideki Ca seviyesini arttırmaktadır.
Bu da Kalsiyum noksanlığına bağlı bozuklukları azaltmaktadır.
Kalsiyum Nitrat uygulamaları içerdiği suda çözünebilir kalsiyumun varlığıyla açık tarla koşullarında yetiştirilen domates denemelerinde, Blossom end rot vakalarını azaltmıştır. E k olarak nitrat azotu kalsiyum alımını iyileştirmiştir. Kalsiyum eksikliğini gidermek üzere yapraktan uygulamalarda yapılabilir.
Kalsiyum nitrat yaprak veya meyvelerde Ca noksanlığının ortaya çıkmasını azaltıcı faydalı bir araçtır. Veya bozuklukların ilk görülmesinde uygulanabilecek ölçüttür.
Kalsiyum Nitrat Kalsiyum noksanlığına karşı diğer gübrelerden daha iyi sonuç verir.

Noksanlık Semptomları
Kalsiyum eksikliği bitki büyümesinin durması ve küçük yaprak ve sapların belirmesiyle kendini gösterir. Genç yaprakların gelişimi aksar ve noksanlık olan bitkiler solgun yeşil renk alırlar. Uçtaki yapraklar aşağı ve kendi içlerine doğru kıvrılırlar. Sararırlar ve yaprak kenarları yanar. Yapraklarda nekrotik lekeler oluşur. İç damarlarda klorozlar meydana gelir. Yaprak uçları lahana, marul, çilek, karanfil vb. olduğu gibi kahverengiye dönebilir ki buna 'uç yanıklığı' denmektedir. Saptaki büyüme noktalarının ölmeleri de sıkça görülmektedir.

Kalsiyum noksanlığı bulunan bitkilerin kökleri zayıf gelişirler; genç kökler erken dönemde ölürlerken yaşlı olanlar kahverengini alır. Bazı Ca noksanlığı durumlarında Çiçek açan sapların solması ve çiçek tomurcuklarının düşmesi de görülür.
Kalsiyum noksanlığından kaynaklanan belirtilerin ortaya çıkması daha çok meyvelerde görülür. Domateste 'Blossom end rot', elmada 'bitter pit'.
Yüksek tuz stresi, kuru ortam ve rekabet eden iyonların çokluğu bitkiye kalsiyum alımının azalmasına neden olur. Bitkilerde kalsiyum noksanlığı daha çok sıcak ve kuru iklimlerle yüksek ışık yoğunluğunda daha sık ortaya çıkar. Bu sebepten ötürü arid bölgelerde yetiştiricilik yapan çiftçiler bitkilerine yeterli miktarda çözünebilir kalsiyum sağlamaya özen göstermelidirler.

CAN gübresi ile Kalsiyum nitrat aynı değildir. CAN-Kalsiyum Amonyum Nitrat gübresi içindeki Kalsiyum bitkiye faydalı değildir. Çünkü içersinde suda erimesi zor olan Kalsiyum Karbonat içermektedir.

Hazırlayan
Alim Çağlayan
Pazar Geliştirme Departmanı
Doktor Tarsa Tarım San. ve Tic. A.Ş.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 14:32 | 0 yorum

31 Ocak 2008 Perşembe

Türkiye'de önem verilmesi gereken bir konu; Çinko Noksanlığı

Dr. Kevin Moran, Teknik Servisler Müdürü, Yara Phosyn Ltd.

Önsöz

Zn kimyasal sembolü ile gösterilen çinko, bitkiler tarafından en fazla ihtiyaç duyulan altı iz elementten birisidir ve göreceli olarak küçük miktarlarda ihtiyaç duyulmasına rağmen noksanlıklarında dikkate değer verim kalite kayıplarına neden olmakta, hatta bazı koşullarda bitkinin iflasına kadar gidebilmektedir.

Çinko noksanlıkları, dünya genelinde geniş bölgelerde etkili olmaktadır. Bazı topraklarda doğal olarak düşük miktarlarda bulunmakta; ya da toprakta bulunan bazı bileşenlerin etkileşimlerinden dolayı bağlanarak veya bitki köklerinin kuraklık (abiyotik), hastalık (biyotik) gibi nedenlerle stres ve baskı altında kalması nedeniyle bitki tarafından alınamayabilir.

Aşağıdaki tabloda, Uluslararası Çinko Birliği (IZA) adına Profesör Brian Alloway (2003) tarafından hazırlanan, çinko noksanlıklarının küresel ölçekteki dağılımını belirten haritayı görmektesiniz. Burada dikkat etmemiz gereken, Türkiye, tarımı yapılan birçok ürün açısından eksikliğin olduğu bir bölgede bulunmaktadır.

Tablo 1.


Çinko Noksanlığının Toprakta ve Bitkilerde Teşhisi

Öncelikle toprak analizleri, topraktaki çinko dahil bütün besin elementlerinin yeterlilik seviyelerini belirleyebilir. Farklı tarlalardan ve farklı bölgelerden alınan örneklere göre yapılan analizler daha sonradan değerlendirilerek, bölgesel noksanlık haritaları hazırlanabilir.

Aşağıda Tablo 2'de bu şekilde hazırlanmış bir haritayı görebilirsiniz. 1993 yılından itibaren, yaklaşık 15 yıldır Türkiye'de çalışan, Yara Phosyn firmasına gönderilen örnekler İngiltere'deki Yara Phosyn laboratuvarlarınca analiz edilerek, Yara Phosyn'in Megalab programı dâhilinde işlenmiş ve bölgesel olarak noksanlık yüzdelerini gösterir haritalar oluşturulmuştur.

Tablo 2: Türkiye'deki çinko noksanlıklarının dağılımını gösterir harita.


Bitki, çinko noksanlığına maruz kaldığında, çoğunlukla yapraklarında ve gelişmekte olan sürgünlerinde görsel noksanlık belirtileri ile karşılaşırız. Tipik olarak; gelişme geriliğine ek olarak, olması gerektiğinden küçük şekli bozuk yapraklar (rozetleşme) ve ilerleyen seviyelerde özellikle meyve ağaçlarında ve çalımsı bitkilerde tepe dallarda boğum aralarının uzaması ve saplarda nekrozlara neden olabilir. Ayrıca çinko noksanlığı, meyve ve sebzelerde elde edilen ürünlerin kalitesini ve albenisini kayda değer bir biçimde azaltır.

Zn noksanlığı Türkiye için önemli olan kültür bitkilerinin birçoğunda kolayca görülebilir.

Tablo 3: Buğdayda yapraklardaki çizgilenme.


Tablo 4: Elmada rozetleşme.


Tablo 5: Ayçiçeğindeki bodurlaşma.


Tablo 6: Şeker pancarındaki nekrozlar.


Türkiye'nin birçok bölümünde çinko noksanlığı ciddi seviyelerde bulunmaktadır. Arazi özelliklerine göre değişmekle beraber, sadece çinko uygulaması ile bitkilerden ciddi yanıtlar alınabilmektedir.

Çinko Noksanlıklarında Uygulanan Gübre Seçenekleri

Hâlihazırda, Türkiye'de çinko noksanlığına karşı uygulanacak muhtelif gübreler mevcuttur. Bunlar; çinko içeren suda çözünür hazır gübreler, çinko ile muamele edilmiş "çinko emdirilmiş" granül gübreler, özel formüle edilmiş çinkolu yaprak gübreleri ve son olarak tohum kaplamalarına yönelik çinko içeren tohum uygulamalarıdır.

Toprak Uygulamaları

Sabancı Üniversitesinden Profesör İsmail Çakmak'ın İç Anadolu Bölgesinde buğday üzerine yaptığı çalışmalara dayandırarak söyleyebiliriz ki; 1990'ların ortasından günümüze, çinko ile harmanlanmış gübrelerin kullanımında, Türkiye'de kayda değer bir artış söz konusudur.

Bununla beraber, gübreler ve seçenekler daha ayrıntılı araştırmalarla geliştirilmiş, günümüzde daha etkili seçenekler, geleneksel harmanlanmış çinkolu gübrelerle karşılaştırıldığında düşük oranlarda uygulanmasına rağmen, bitkini tepkisinin daha iyi ya da aynı olduğu yeni ürünler elde edilmiştir.

Çinko "Emdirilmiş" Gübreler

Bu yöntem, her gübre taneciğinin çinko ile eşit kaplanması ile bir adım öne çıkar. İlk olarak Yara Phosyn Fransa tarafından yaygınlaştırılmış, Kanada, ABD gibi ülkelerde gübre üreticileri tarafından kullanılarak, homojen ve etkili mikro element "emdirilmiş" ve etkinliği arttırılmış gübreler ile kendisini kanıtlamıştır.

Bu yöntemle üretilen granül gübrelerin, mikro element içeriklerinin, homojen dağılımı açısından geleneksel yöntemle üretilen gübrelerle karşılaştırılmasını Tablo 7'de görmektesiniz. Bağımsız kurumlarca yapılan denemelerde geleneksel gübrelere göre bitkilerin de uygulamalara daha iyi cevap verdiği görülmüştür.

Tablo 7: Gübre granüllerinin "emdirilme"




Yaprak Uygulamaları İçin Özel Üretilen Çinko İçerikli Gübrelerin Uygulanması

Yaprak gübresi kullanırken dikkat edilecek noktalardan birisi, bu uygulama için özel tasarlanan, formüle edilmiş, güvenli ve içeriğinden emin olunan, bitkinin ihtiyacını karşılayacak ürünlerin kullanılması.

Tablo 8. Sıradan mikro element içerikli (A) ürün ile görülen potansiyel problemler. Bir anda gereğinden fazla mikro element yüklemesi ve toksik etki. Özel formüle edilmiş gübre (B) ile karşılaştırılması. Yaprak uygulamalarında uzun süreli etki, kullanım güvenliği.


Formüle edilmiş ürünlerin ek başka özellikleri de vardır. Yaprak üzerinde daha iyi yayılabilmesi ve uygulanan mikro elementin daha iyi alınabilmesi için, nemlendirici, yayıcı ve yapıştırıcı içerirler. Tablo 9a ve 9b

Tablo 9a: Nemlendiricilerin faydaları


Tablo 9b: Yapıştırıcıların faydaları


Türkiye'de çinko noksanlığı görülen bir bölgede, buğdayda yapılmış uygulama örneği. Yaprak uygulamasına yönelik üretilmiş, formüle edilmiş gübrenin uygulama sonuçlarına Tablo 10'da bakacak olursak; Sağdaki fotoğrafta; çinko uygulaması yapılmamış, yapraklarında noksanlık belirtileri gösteren, zayıf ve seyrek bitkileri, soldaki fotoğrafta uygulanmış, kalın ve sağlam bitkileri, daha güçlü gelen, yeşil yaprakları görebiliriz.

Tablo 10: Yaprak uygulaması için formüle edilmiş çinko gübresinin faydaları (sağda)


Yaprak uygulaması, bitki tarafından en ihtiyaç duyulan zamanda yapılabilir ve bu özelliği ile de üreticiye esneklik sunar. Formüle edilmiş ürünler kullanıldığında, diğer bitki koruma ürünleriyle kullanılabilir, fiyat-fayda ilişkisinde de ek kazanç sağlar.

Çinko ile Yapılan Tohum Uygulamaları

Bu uygulama seçeneği, İngiltere'de Yara Phosyn tarafından geliştirilmiş, Fransa, Avustralya'da yaygın kullanılmış (Teprosyn Serisi), Yakın zamanda Türkiye'de de tanıtımı yapılmıştı. Tohumların, yine özel olarak formüle edilmiş, çinko içerikli ürünler ile dikim öncesi muamele edilmesi ve henüz tohum yatağındayken, bitkiye erken dönemlerinde bu önemli besin maddesini kontrollü bir şekilde sağlanması, bitki için iyi bir başlangıç, erken dönemde güçlü gelişim, ayrıca erkencilik ve bitkinin genetik özelliklerinden gelen hasat potansiyelini daha iyi kullanmasını sağlar.

Tohum uygulamasının çekici yanlarından birisi de, diğer bir çok uygulamaya göre düşük dozlarda uygulanması, fiyat-fayda açısından baktığımızda ise; hasat verilerini de karşılaştırırsak, toprağa yapılan sıradan geniş satıh uygulamalarından daha avantajlı olduğudur.

Bununla birlikte, hastalıkların besin elementi noksanlıklarıyla büyük bağlantısı olduğunu göz önünde bulundurursak, yine diğer bitki koruma ürünleriyle tohumlara yapılan uygulamalarla birleştirilmiş etki elde eder ve koruma oranını katlayabiliriz.

Tablo 11'de Türkiye'de yapılan bir denemede özel formüle edilmiş Teprosyn Zn gübresi ile muamele edilmiş tohumların, çıkış sonrası karşılaştırmasını görebiliriz. Fotoğrafın solunda "Kontrol" yani uygulama yapılmamış sıralar, sağında ise tohuma çinko uygulaması yapılmış sıraları görürüz. Dikkat edersek, uygulama yapılan örnek sıralarda koyu yeşil buğday yaprakları ve hızlı gelişimi fark edebiliriz.

Tablo 11: Tohuma Yapılan Çinko Uygulamasına Buğday Bitkisinin Tepkisi.
Eskişehir Araştırma İstasyonu


Tohum uygulaması, Tablo 12'de görüleceği üzere, örnek olarak alınan pamuk bitkisinde, özellikle kök alanı genişliği ve gelişiminde etkilidir. Kontrol parselinden rastlantısal alınan iki bitki ile sağ tarafta uygulama yapılan parselden alınan rastlantısal iki bitkide fark edebiliriz. Tohuma çinko uygulaması, bitkinin iyi bir başlangıç yapmasını, su alımını, kuraklık gibi koşullara dayanımını, toprakta hâlihazırda bulunan ve gübre olarak uygulanan besin elementlerinin de alımını arttırır.

Tablo 12: Tohuma yapılan çinko uygulamasının pamuk bitkisindeki etkisi. Sağda uygulama yapılan bitkiler.


Bu yazıda, özet olarak, Türkiye'de yetiştirilen, birçok kültür bitkisinde görülen, çinko noksanlıklarına yönelik kullanılabilecek yöntemler ve gübreler hakkında bazı örnekler verdik. Sizin yetiştirdiğiniz bitkiye yönelik, farklı üretim periyotlarında, faydalı olacak gübre ve uygulamalara, bitki besleme konusunda uzmanlaşmış, nitelikli ziraat mühendislerinizle beraber karar vermelisiniz.

İnsan Beslenmesinde Çinkonun Önemi

Özellikle son yıllarda yapılan çalışmalarla, Dünya genelinde hastalık ve dengesiz beslenmelerde etmen olarak çinko noksanlığının önemi daha da belirginleşmiştir.

Birleşmiş Milletler Beslenme ve Tarım Teşkilatı (FAO)'nın, 2003 ve 2004 yıllarında, Kopenhag'daki toplantılarında, Çinko noksanlığı, diğer mikro element noksanlıkları içerisinde, önemlilerden birisi olarak derecelendirilmiş, Dünya çapında insan sağlığında ve dengeli beslenmede dikkate alınacak öncelikler listesine girmiştir.

Bu makalede anlatılan çeşitli Çinko Gübreleri ve uygulamaları, verim miktarını arttırma amacında olmakla beraber ayrıca yetiştirilecek ürünlerin içerdiği çinko miktarını da artırmaya yöneliktir. Besin zincirine de doğru şekillerde giren ürün ve uygulamalara Yara Phosyn "agro-fortification" yani "tarımsal-destek" adını vermekte, bu çalışmalarla insan beslenmesine ve refahına da katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Çinko noksanlıklarının, Dünya genelinde birçok kültür bitkisinde olduğu kadar insan sağlığına da etkileri, bu yılın ilk yarısında 24-26 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Uluslararası Gübre Birliği (IFA), Uluslararası Çinko Birliği (IZA) ve Sabancı Üniversitesi öncülüğünde düzenlenen "Zinc Crops 2007" çinko konferansında da ayrıntılı olarak incelendi. Bilim insanları, araştırmacılar ve sektör uzmanları, zaman zaman "tarladan tabağımıza" kadar gelen çinko noksanlığı ile mücadele için fikirlerini, tasarımlarını tartışıp çalışmalarını paylaştılar. Bu organizasyonda payımıza düşen, Yara Phosyn, Yara International ve meslektaşlarım adına hazırladığımız "Çinko Noksanlıkları ve Farklı Uygulama Sistemleri ve Çözümü" başlıklı bir poster sunum ile katılmaktı.



Dr. Kevin Moran Yara adına hazırladığı Poster Sunum ile Zinc Crops 2007 İstanbul Konferansında.

Dr Kevin Moran,
Teknik Servisler Müdürü
Yara Phosyn Ltd (İngiltere),
7 Ağustos 2007.

Çeviren: İlker Kaan Ulusoy
DRT Pazar ve Ürün Geliştirme Departmanı
ikulusoy@drt.com.tr

KAYNAKÇA
Alloway, B.J. (2004) Zinc in Soils and Crop Nutrition, International Zinc Association, Box 4, B-1150 Brüksel - Belçika

Cakmak I. (2006) Enriching grain with micronutrients: Benefits for crops and human health. IFA Agriculture Conference: Workshop on micronutrients, Kunmimg, Çin

Moran, K. (2004) Micronutrient Product Types and Their Development. Proceedings No. 545, International Fertiliser Society, York, İngiltere 1-24.

Etiketler: , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:23 | 0 yorum

31 Ağustos 2006 Perşembe

Sert Çekirdeklilerde Bitki Besin Elementleri Noksanlıkları

Azot
Noksanlık çeken ağaçlarda, erken dönemlerde sürgünlerin ve yaprakların gelişmelerinin yavaşlaması şeklinde kendini gösterir. Yapraklar açık yeşilden sarıya doğru renk değiştirir. Damarlar rengini kaybeder.




Belirtiler önce yaşlı yapraklarda görülür. Pembeden kırmızı renge doğru olan sürgünlerde yaprakçıklar sarı ve küçük ve normalden daha incedir.
Meyve tutumu yetersiz ve meyveler küçük kalır.

Potasyum
Genellikle bitkilerin üst bölgelerindeki yaşlı yapraklarda sararmalar şeklinde kendini gösterir; Yaprakların kenarından başlayan sararma ya da kurumalar, orta yaşlı yapraklarda kahverengi yanmalar ve içeriye doğru kurumalar şeklinde belirir. Sonbaharda ise açık mordan kahverengine doğru epiderm dokuda renk değişimleri olur, yaprak kenarları kurur ve geriye doğru kıvrılır.



Kalsiyum
Dokulardaki düşük kalsiyum seviyesine bağlı olarak kendini çoğunlukla pas ve küf hastalıklarıyla gösterir. Bu belirtiler meyvelerin Pazar değerini de düşürür ve hasattan sonra da çevresel nedenlerle hemen ortaya çıkabilir. Kalsiyum meyve dokularının sıkılığını ve dayanımını arttırır. Meyve çatlamalarının temel nedenlerinden birisi de kalsiyum noksanlığıdır yine. Kalsiyum noksanlığı ile Botrytis cinerea gibi hastalıklara karşı bitkilerin direnci azalır.



Magnezyum
Yaprakların iç kısımlarında, damar aralarında sararma ve yanmalar, kırmızı, turuncu ve mor renkler olarak kendini gösterir. Magnezyum noksanlığı genellikle normal kloroz olarak başlayıp daha sonra yaprakların damar aralarında gelişir. Yaşlı yapraklarda, yaprağın iç kısmı üçgen şeklinde yeşil kalabilir.




Demir
Noksanlığın şiddetine bağlı olarak, sürgünlerin ucundaki genç yapraklarda klorosis olarak kendini gösterir. Demir noksanlığı çoğunlukla yüksek pH'lı alkali topraklarda ve taban suyu yüksek, yeterli oksijen bulunmayan topraklarda görülür. Ayrıca yüksek kireçli topraklar da demir noksanlığının ana nedenlerindendir. Ve sulama suyundaki yüksek oranlı serbest kalsiyum karbonat ve bikarbonat da noksanlıklarda rol oynar.
Eğer noksanlık hafif ise; yapraklar hafif sarıya döner ve ince damarlar yeşildir. İlerleyen dönemlerde tepe yapraklar önce sararır, takiben beyaza döner ve yanma şeklinde bile belirebilir.



Mangan
Mangan noksanlığı birçok bitkide demir ve magnezyum noksanlıklarıyla benzer belirtile gösterir. Ve ayrıca alkalin toprak koşulları da ana nedenlerdendir.
Yaprakların iç kısımlarında sarı ve altın renkli klorosis oluşur, beyaza dönmez. Fakat şeftalilerde yaz sonunda beyaz klorotik bölgeler oluşabilir. Belirtiler yeni gelişen yapraklarda görülür. Bu bazı çinko noksanlıklarıyla da karıştırılabilir, fakat ondan farkı yaprak şekli ve boyutu normaldir.



Çinko
Şeftalide; ilkbaharda genç yapraklar açık yeşil renk alırlar, daha sonra yaprakların yaşına göre sarı ya da beyaza dönebilir. Yapraklar dalgalı bir görünüm alır. İyice sarılaşmış ve beyazlayan yapraklar, dalgalı yaprak kenarları, yazın ortasından sonra görülmeye başlanır.



İlerleyen safhalarında rozetleşme, yaprakların kıvrılması ve tepelerde kamçılaşmalar görülür.
Erik; Meyve kümelerini takibenden yapraklarda rozetleşme, uçlardaki sürgün aralarının kısalması ve kamçılaşma şeklinde kendini gösterir.
Özellikle uçlara doğru meyvelerde de küçülme görülür.



Bor
İlerlemiş bor noksanlığı, büyüme noktalarında ölümlere yol açarak kendini gösterir. Bu küçük boğum aralarına sahip, geriye kıvrılmış küçük yaprakları olan birçok sürgün oluşumuna neden olur. Eğer noksanlık ileriyse, yapraklar dökülür, yeni sürgünler dökülür. Sonunda dallar teker teker ya da bütün ağaç ölebilir.



Kiraz; Ciddi etkilenmiş, yaşlı meyvelerde, meyvenin bir tarafı yassılaşır, parçalı bir görünüm oluşturur ve çoğunlukla uç taraflara doğru olur.
Bu element, çiçeklenme, meyve tutumu, hasat, olgunlaşma ve ayrıca meyve kalitesi için hayati öneme sahiptir. Belirtiler açıkça meyve renginde görülür, olgunlaşmanın son haftalarında hızla gelişir. Bu belirtiler meyvenin tek tarafından ucuna doğru olur. Belirtinin şiddeti aynı dal üzerinde farklı meyvelerde farklı olabilir.



Bakır
Belirtiler demir, çinko gibi diğer besin elementlerinin noksanlıklarıyla karıştırılabilir.
İlk olarak genç ve gelişmekte olan yapraklarda görülür.
Magnezyum noksanlığındaki belirtiler de yaprak uçlarında görülür. Belirtiler ilerlediğinde, yaprak uçları kıvrılabilir.



Diğer Faktörler
Bunların dışında, benzer belirtiler gösteren fakat besin elementi noksanlıklarıyla doğrudan bağlantılı olmayan nedenler de vardır. Bunlar; Kullanılan böcek, yabancı ot vb. ilaçlar, sıra dışı ya da bitkinin istemediği iklim şartları, yaprakların yaşlanması gibi nedenlerdir. Bu gibi durumlarda da yapraklarda deformasyonlar, renk değişimleri, mikro ya da makro element noksanlıklarıyla karıştırılan, sürgünlerin geç kalması hatta sürgün oluşmaması gibi belirtiler görülebilir.
Sulama fazlalığı, azlığı, azot, potasyum, demir noksanlığı ya da klor fazlalığı gibi belirtiler gösterebilir.
Sulama noksanlığı, sürgün gelişimini durdurur. Sulama fazlalığı köklerde oksijen yetersizliğine ve ağacın zayıflamasına neden olur. Karıştırılmamalıdır.

Speedfol, Stopit, Ferrostrene
Yukarıda anlattığımız problemler ve çözümlerine gelince; Birçok konuda olduğu gibi tek bir çözüm yok. Eğer istediğimiz sağlıklı bitki dolayısıyla meyve kalitesi ve yüksek verim ise, uygun ve etkili çözümler bulmamız gerekir. Yurdumuz topraklarının büyük çoğunluğu yüksek pH'a sahip, mikro element ve makro besin elementlerinin noksanlığını gösteren topraklardır. pH'ımız yüksek ise mikro bitki besin elementleri açısından yapacağımız uygulamalar kısıtlıdır. Toprağımızın pH'ını düşürebiliriz ki bu pratikte kalıcı bir uygulama değildir. Kalıcı uygulama yapmak istiyorsak, ekonomik değildir. Geriye kalan ekonomik ve akılcı seçenek; topraktan ya da yapraktan şelatlı ve amacımıza uygun ürünler kullanmaktır. Speedfol, Stopit ve Ferrostrene sert çekirdeklilerde tavsiye edebileceğimiz en etkili çözümlerden birisidir. Speedfol içerdiği farklı oranlardaki NPK oranlarıyla bitkinin farklı dönemlerinde, NPK desteklemesi yapmakta, içerdiği 6 çeşit mikro element ve özel formulasyonu sayesinde düzenli kullanıldığında mikro element noksanlıklarına çözüm olmakta ve bitkinin stres şartlarına dayanımını arttırmaktadır. İlerlemiş demir noksanlıklarında tedavi edici olaral hem yapraktan, hem de topraktan uygulama yapmak başarı şansını katladığı için en etkili şelatlı %4,8'i Ortho-Ortho bağa sahip %6 EDDHA şelatlı Ferrrostrene kullanarak demir noksanlığının önüne geçmemiz çok kolaydır. Yine kalsiyum noksanlıklarında özel formülü ile Stopit kullanarak, meyve kalitemizi, dayanıklılığını, bitkilerimizi dolayısıyla yatırımımızı güçlendirmiş oluruz.

Söylediğimiz gibi, çözüm hiçbir zaman tek değildir. Önemli olan ihtiyaca yönelik kaliteli ürünler kullanarak, riskimizi azaltmak ve ekonomik çözümler bulmaktır.

Doktor Tarsa Tarım San. ve Ticaret A.Ş.
İlker Kaan Ulusoy
Pazar Geliştirme Departmanı
Araştırma Bölümü
ikulusoy@drt.com.tr
teknik@drt.com.tr

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 18:33 | 0 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.