Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.
Bağlantılar
- DRT TARIM
- TASACO
- DOKTOLAB
- FÜPAŞ
- SQM
- Yara
- Klasmann Deilmann
- T-System
- Dosatron
- INTA CDN
- Weathermatic
- Acadian Sea Plants
- Phosyn
Arşiv
- Eylül 2005
- Ekim 2005
- Kasım 2005
- Aralık 2005
- Ocak 2006
- Şubat 2006
- Mart 2006
- Nisan 2006
- Mayıs 2006
- Haziran 2006
- Temmuz 2006
- Ağustos 2006
- Eylül 2006
- Ekim 2006
- Kasım 2006
- Aralık 2006
- Ocak 2007
- Şubat 2007
- Mart 2007
- Nisan 2007
- Mayıs 2007
- Haziran 2007
- Temmuz 2007
- Ağustos 2007
- Eylül 2007
- Ekim 2007
- Kasım 2007
- Aralık 2007
- Ocak 2008
- Şubat 2008
- Mart 2008
- Nisan 2008
- Mayıs 2008
- Haziran 2008
- Temmuz 2008
- Ağustos 2008
- Eylül 2008
- Ekim 2008
- Kasım 2008
- Aralık 2008
- Ocak 2009
- Şubat 2009
- Mart 2009
- Nisan 2009
- Mayıs 2009
- Haziran 2009
- Temmuz 2009
- Ağustos 2009
29 Şubat 2008 Cuma
İyi bir muz yetiştiriciliği için orta ila yüksek verimli ve iyi drenajlı toprak, orta dereceli hava koşulları, rüzgâr çok az olmalı, yeterli miktarda su verilmeli, don olmamalıdır.
Muz Kökleri; toprak altında bulunan ve esas gövdeyi oluşturan yumrudan ve yumrunun üst taraflarından çıkar. Muz kökleri genelde yüzeyseldir, 40% üst 10 cm, 85% üst 30 cm bulunur. Kökler genelde gövdenin 1.5 m etrafına yayılır.
Toprak iyi drenajlı olmalı ama aynı zamanda yeterli oranda su tutması gereklidir.
Muz bitkisinin kök gelişimi (Valery )


Sıcaklık çiçeklenmeye etki eder
Muzda tomurcuk, çiçekler ve meyve salkım şeklindedir. Meyve salkımının gelişmesi birçok haftayı bulur. Çiçeklenme başlangıcı için en uygun sıcaklık 220C'dir. Aylık sıcaklık ortalaması 100C 'nin altına düşerse şekli bozuk meyve oluşumu riski artar. Çiçeklenme zamanında yüksek sıcaklıklar salkım büyüklüğünü azaltır.

Su basması verimi azaltır. Muz bitkisi yüksek sıralar sayesinde yüzeysel su basmasına 72 saat dayanabilir. Eğer toprak doygunluğu 24 maksimum 48 saatten fazla sürerse önemli ölçüde verim kaybı yaşanır. Muz bitkisi iyi drenajlı toprak ister.

Yeni sürgünlerin ayıklanması. Yeni sürgünlerin ayıklanması yüksek verim için gereklidir. Yeni sürgünler ana bitkiden besin çeker ve ana bitkinin üretkenliğini azaltır. Yeni sürgünler düzenli bir şekilde 30 cm boya ulaşmadan ayıklanmalıdır.

Muz bitkisinin üretkenliği yaprak sayısına bağlıdır


AZOT
Kuru madde üretimini, Salkım ağırlığını, salkım uzunluğunu & tarak/salkım ile birlikte verimi arttırır. Muz bitkisi azot depolama özelliğine sahip değildir. Bitkide azot depolanması gerçekleşmediği için N uygulaması & alımı direk olarak gelişmeyi teşvik eder.
Çeliklerin çimlenmesi ve büyümesi, Genç bitkilerin ve "yeni sürgünlerin" gelişimini de teşvik eder.
Aşırı Azot belirtilerinde; Gövdenin sertlik durumu azalır. Taraklar ve salkımlar arasında normal dışı mesafeler oluşur. Meyvelerin düşük depolama ve taşıma özeliği.


FOSFOR
Kök gelişimi ve bitki besin maddesi alım kapasitesini arttırarak salkım oluşumunu güçlendirir, Erken olgunlaşmayı teşvik eder. Gereksinimler dolaylı olarak azalır. Yeterli miktarda uygulamak gerekir. Bozuk gelişmeyi önler, Bol meyve üretimini sağlar, Toprakta fiksasyonu aşmak gerekir. Yurdumuz toprakları alkali, fosfor büyük miktarda bağlanır. Muz üreticisi bol miktarda organik gübre kullanıyor fakat yeterli olmamakta. Asidik gübrelerle yönelmekte ve kök bölgesinde geçici asidide oluşturmaktadır.
Fosfor Noksanlığında, Yapraklarda mavi, mor renklenme, aşırı durumlarda, Hem ana hem de yan bitkilerde bitki yapısı zayıflar.


POTASYUM
Salkım oluşumu ve gelişimi için gerekli olan bir besindir. Bitki büyümesini çabuklaştırır ve verimi arttırır. Yeterli potasyum ile beslenen bitkilerde salkım ağırlığı artar, raf ömrü artar, hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olur.
Düşük K uygulamasının sonuçları:
Potasyum verimi arttırır
Plantains - Kolombiya
Verim (t/ha)

K2O oranı (kg/ha)
Potasyum verim & meyve iriliğini arttırır
Cv Giant Governor (Cavendish)

N 250 g/bitki, P2O5 125 g/bitki; N & K 3 uygulama ile
Potasyumun etkinliği K kaynağına bağlıdır
Kolombiya - Muz
K uygulaması 600 K2O/ha/yıllık

Potasyum noksanlığında, uçlardan başlayarak yapraklar sararır, meyveleri şekilsiz olur, bir salkımda az sayıda parmak oluşumu olur.
KALSİYUM
Verime ve kaliteye etki eder. Ca noksanlığında muz bitkisi önemli verim kaybına uğrar.
Venezuela - Muz
N oranı: 200 kg /ha, K oranı: 498 kg/ha

Kalsiyum noksanlığında,



Magnezyum Noksanlığı
Yapraklar uçlardan ve kenarlardan başlayarak yavaş yavaş sararak orta kısımları yeşil kalır. Noksanlık dördüncü ve beşinci yapraklarda daha etkilidir.
-MgO
Erken dönemdeki belirtiler


Yaprakların alt kısımlarında K nok. benzer renk değişimi olur

Geç dönemdeki belirtiler

Bor noksanlığı, Muzda pek rastlanmaz. Asidik topraklarda ve özellikle yaşlı bahçelerde görülür.
Bor noksanlığı belirtileri: Kıvrık ve şekli bozuk yapraklar, Yaprakların dış yüzünde damarlara paralel beyaz çizgiler


DEMİR noksanlığı, genellikle kalsiyum fazlalığı demir alımını engeller. Genç yapraklar tamamen sararır / beyazlar. Eksikliğin ilerlemesi durumunda yaprakta tam sararma sonra da tamamen kuruma görülür.
Demir noksanlığı görülen yerler:

Handan ÇALIK
Pazar Geliştirme Departmanı
hcalik@drt.com.tr
Çok besleyici bir besin kaynağı: Muz
Muz Türkiye'de Mersinde ve yine Mersin ilinin Anamur, Bozyazı, Erdemli ve Tarsus ilçelerinde yetiştirilmektedir. Dünya üzerinde belki de en fazla tüketilen meyvelerden biri olan muzun bu kadar aranmasının sebebi sadece kolay erişilebilen ve kolay tüketilebilen bir meyve olması değildir. Bu tüketimin ardında muzun çok besleyici bir besin kaynağı olması, birçok vitamin, protein, mineral ve aminoasiti içeriyor olması yatmaktadır.İyi bir muz yetiştiriciliği için orta ila yüksek verimli ve iyi drenajlı toprak, orta dereceli hava koşulları, rüzgâr çok az olmalı, yeterli miktarda su verilmeli, don olmamalıdır.
Muz Kökleri; toprak altında bulunan ve esas gövdeyi oluşturan yumrudan ve yumrunun üst taraflarından çıkar. Muz kökleri genelde yüzeyseldir, 40% üst 10 cm, 85% üst 30 cm bulunur. Kökler genelde gövdenin 1.5 m etrafına yayılır.
Toprak iyi drenajlı olmalı ama aynı zamanda yeterli oranda su tutması gereklidir.
Muz bitkisinin kök gelişimi (Valery )


Sıcaklık çiçeklenmeye etki eder
Muzda tomurcuk, çiçekler ve meyve salkım şeklindedir. Meyve salkımının gelişmesi birçok haftayı bulur. Çiçeklenme başlangıcı için en uygun sıcaklık 220C'dir. Aylık sıcaklık ortalaması 100C 'nin altına düşerse şekli bozuk meyve oluşumu riski artar. Çiçeklenme zamanında yüksek sıcaklıklar salkım büyüklüğünü azaltır.

Su basması verimi azaltır. Muz bitkisi yüksek sıralar sayesinde yüzeysel su basmasına 72 saat dayanabilir. Eğer toprak doygunluğu 24 maksimum 48 saatten fazla sürerse önemli ölçüde verim kaybı yaşanır. Muz bitkisi iyi drenajlı toprak ister.

Yeni sürgünlerin ayıklanması. Yeni sürgünlerin ayıklanması yüksek verim için gereklidir. Yeni sürgünler ana bitkiden besin çeker ve ana bitkinin üretkenliğini azaltır. Yeni sürgünler düzenli bir şekilde 30 cm boya ulaşmadan ayıklanmalıdır.

Muz bitkisinin üretkenliği yaprak sayısına bağlıdır
- Maksimum salkım dolgunluğu için:
- Çiçeklenme döneminde en az 12 yaprak
- Hasat zamanında en az 9 yaprak
- Çiçeklenme döneminde sadece 4 yaprak olması verimi önemli ölçüde azaltır.


AZOT
Kuru madde üretimini, Salkım ağırlığını, salkım uzunluğunu & tarak/salkım ile birlikte verimi arttırır. Muz bitkisi azot depolama özelliğine sahip değildir. Bitkide azot depolanması gerçekleşmediği için N uygulaması & alımı direk olarak gelişmeyi teşvik eder.
Çeliklerin çimlenmesi ve büyümesi, Genç bitkilerin ve "yeni sürgünlerin" gelişimini de teşvik eder.
Aşırı Azot belirtilerinde; Gövdenin sertlik durumu azalır. Taraklar ve salkımlar arasında normal dışı mesafeler oluşur. Meyvelerin düşük depolama ve taşıma özeliği.


FOSFOR
Kök gelişimi ve bitki besin maddesi alım kapasitesini arttırarak salkım oluşumunu güçlendirir, Erken olgunlaşmayı teşvik eder. Gereksinimler dolaylı olarak azalır. Yeterli miktarda uygulamak gerekir. Bozuk gelişmeyi önler, Bol meyve üretimini sağlar, Toprakta fiksasyonu aşmak gerekir. Yurdumuz toprakları alkali, fosfor büyük miktarda bağlanır. Muz üreticisi bol miktarda organik gübre kullanıyor fakat yeterli olmamakta. Asidik gübrelerle yönelmekte ve kök bölgesinde geçici asidide oluşturmaktadır.
Fosfor Noksanlığında, Yapraklarda mavi, mor renklenme, aşırı durumlarda, Hem ana hem de yan bitkilerde bitki yapısı zayıflar.


POTASYUM
Salkım oluşumu ve gelişimi için gerekli olan bir besindir. Bitki büyümesini çabuklaştırır ve verimi arttırır. Yeterli potasyum ile beslenen bitkilerde salkım ağırlığı artar, raf ömrü artar, hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olur.
Düşük K uygulamasının sonuçları:
- Kuru madde oluşumu azalır
- Hassas salkımlar
- Zayıf meyveler
- Düşük verim
- Düşük meyve dolgunluğu yapraklardan meyveye olan karbonhidrat taşınımı azalır
- Düşük kalite - şekerin nişastaya dönüşümü sınırlanır
- Düşük raf ömrü
Potasyum verimi arttırır
Plantains - Kolombiya
Verim (t/ha)

K2O oranı (kg/ha)
Potasyum verim & meyve iriliğini arttırır
Cv Giant Governor (Cavendish)

N 250 g/bitki, P2O5 125 g/bitki; N & K 3 uygulama ile
Potasyumun etkinliği K kaynağına bağlıdır
Kolombiya - Muz
K uygulaması 600 K2O/ha/yıllık

Potasyum noksanlığında, uçlardan başlayarak yapraklar sararır, meyveleri şekilsiz olur, bir salkımda az sayıda parmak oluşumu olur.
KALSİYUM
Verime ve kaliteye etki eder. Ca noksanlığında muz bitkisi önemli verim kaybına uğrar.
Venezuela - Muz
N oranı: 200 kg /ha, K oranı: 498 kg/ha

Kalsiyum noksanlığında,
- Yaprak;
- Yaprak kenarlarına yakın bölgelerde damar arası klorozu
- Yeni yaprakların çıkış noktasında "spike leaf" denen yapının oluşması
- Belirtiler bitkinin hızlı büyüme zamanında görülür
- Yâda yüksek oranda potasyum uygulandığı durumlarda
- Meyve;
- Meyve olgunlaşma döneminde kabuk çatlaması
- Meyvenin yamulması - salkımdaki diğerlerini etkiler
- Meyve ağırlığı ve çapı azalır
- Gözlem;
- Black Sigatoka (Mycosphaerella fijiensis) hastalığı artar



Magnezyum Noksanlığı
Yapraklar uçlardan ve kenarlardan başlayarak yavaş yavaş sararak orta kısımları yeşil kalır. Noksanlık dördüncü ve beşinci yapraklarda daha etkilidir.
-MgO
Erken dönemdeki belirtiler


Yaprakların alt kısımlarında K nok. benzer renk değişimi olur

Geç dönemdeki belirtiler

Bor noksanlığı, Muzda pek rastlanmaz. Asidik topraklarda ve özellikle yaşlı bahçelerde görülür.
Bor noksanlığı belirtileri: Kıvrık ve şekli bozuk yapraklar, Yaprakların dış yüzünde damarlara paralel beyaz çizgiler


DEMİR noksanlığı, genellikle kalsiyum fazlalığı demir alımını engeller. Genç yapraklar tamamen sararır / beyazlar. Eksikliğin ilerlemesi durumunda yaprakta tam sararma sonra da tamamen kuruma görülür.
Demir noksanlığı görülen yerler:
- Kireçli topraklarda
- Toprakta yüksek miktarda su bulunması
- Yüksek oranda mangan içeren topraklar

Handan ÇALIK
Pazar Geliştirme Departmanı
hcalik@drt.com.tr
Etiketler: azot, bor, fosfor, kalsiyum, magnezyum, muz, potasyum, yetiştiricilik
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 16:41 | 0
yorum
31 Ekim 2007 Çarşamba

Domateste gübrelemede, gübre seçiminde çok farklı olasılıklar bulunmaktadır. Tarla koşullarında granüller özel bitki besin maddelerinin suda çözünür özel bitki besin maddeleri ile birlikte uygulanması ya da tüm bu kombinasyonların yaprak uygulamaları için özel bitki besin maddeleri ile uygulamaları olarak yapılabilmektedir.
Seçim aşağıdaki kıstaslara göre belirlenecektir:
Azot
Azotlu gübrelerde azot, üre, amonyum ve nitrat olmak üzere 3 formda bulunur (Şekil 1).

Şekil 1. Üre, amonyum ve nitrat içerikli gübre uygulamalarında toprakta meydana gelen kimyasal dönüşüm olayları
1 Üre
Üre bitki tarafından direkt olarak kullanılamaz. Ancak toprağa uygulandığında hızla hidrolize olarak amonyuma dönüşür. Hidroliz öncesi ve sonrasında, üredeki aşınım veya amonyumdaki emilim nedeniyle azot miktarında kayıplar meydana gelebilir. Üre elektriksel olarak nötrdür ve bu nedenle yüklü toprak katmanları tarafından emilmezler. Buna ek olarak kolaylıkla damla sulama sistemlerinde ıslak yumrulara doğru hareket ederek kök bölgesine ulaşırlar.
2 Amonyum
Amonyum toprak partikülleri tarafından kolayca bağlanır ve aşınımlara karşı daha dayanıklı hale getirir. Aynı zamanda toprakta bitki için yarayışlılığını sınırlayıcı seviyede hareketsiz durumdadır. Amonyumun çoğu bitkinin alabilmesi için nitrata dönüştürülür. Bu nitrifikasyon olayı süresince önemli derecede amonyum pH? sı yüksek toprak içerisinde amonyağa dönüşür.
Üre ve amonyumun nitrata dönüşüm süreci, pH, nem, sıcaklık ve önemli bakterilerin varlığına bağlı olarak bir ve birçok hafta arasında sürebilir (Nitrosomas, Nitrobacteria). Bu durum azotun yarayışlı hale geçmesinde gecikmeye ve sonuç olarak azot idaresinde geniş ölçüde hassaslığa neden olur. Nitrifikasyona bağlı olarak kök bölgesinde ortaya çıkan oksijen boşalması nedeniyle yüksek sıcaklık koşullarında amonyum miktarının artması kök açlığına önderlik eder. Amonyum kök bölgesinde potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi diğer katyonlarla yarış içerisindedir. Bu olay besin maddesi noksanlıkları ile ortaya çıkan bozuklukları tetikler. Özellikle amonyumdaki aşırı artış çiçek uç çürüklüğü problemini beraberinde getirir ve sonuç olarak besin solüsyonunda kalsiyum olsa dahi meyvelerde kalsiyum azalmasına neden olur.
3 Nitrat
Bitkiler toprağa uygulanan nitratı direkt olarak alırlar. Toprak çözeltisi içerisinde çözünür olması ve kolaylıkla kök bölgesine hareket etmesi nedeniyle herhangi bir dönüşüme gerek duymaz. Parçalı azotlu gübre uygulaması ürüne azot kaynağının sağlanmasında önemli yer alır. Nitrat uçucu değildir yani; amonyum olarak emilimde azot kaybı olmaz. Besin maddelerinin alınımda anyon ve katyonlar arasında sinerji bulunmaktadır. Bir anyon olan nitrat katyonların (K+, Ca+2+, Mg+2, ve NH4+)alınımını tetikler (Şekil 2). Nitratın amino asitlere dönüşümü yapraklarda meydana gelir. Bu durum dönüşümde güneş enerjisi kullanılması nedeniyle enerjinin etkin kullanılmasını sağlar. Amonyumun dönüşümü genellikle kökte meydana gelir. Dönüşüm için bitki şekerleri yakarak enerji sağlar. Bu durum büyüme ve gelişme için şekerlerin daha az elverişli olduğu anlamına gelir. Nitrat toprak partikülleri tarafından bağlanmaz bu nedenle yıkanmaya elverişlidir. Ancak uygun sulama sistemlerinin kullanılması azotun yıkanmayla kaybını en az seviyeye indirebilir.

Şekil 2. Azot kaynağı olan amonyum veya nitrat ile diğer katyonlar arasındaki sinerji ve antagonizm.
4 Domateste Sülfat ve Klor Formundaki Azot
Kalsiyum alınımını büyük ölçüde kök bölgesindeki klor konsantrasyonu olumlu yönde etkilemektedir. Artan SO42 ve özellikle Cl, BER?nin ortaya çıkmasını azaltır. Bununla birlikte yüksek Cl içeriği altın noktalanma semptomlarını arttırır (Şekil 3 ve 4).

Şekil 3?4. Altın noktalanma
Altın noktalanma (Goldspeck) meyve omuz bölgesinde küçük noktacıklar olarak kendini gösterir ve istenmeyen bir görünüm ortaya çıkarır. Kabuk altında kalsiyum oksalatların birikimi nedeniyle oluşur. Bazı çeşitlerde ve yüksek nem koşullarında ortaya çıkar. Artan klor seviyesi kalsiyum alımını arttırarak altın noktalanmanın başlangıcını tetikler ancak BER oluşumunu engeller.
Meyve raf ömrü artan Cl ve SO4 ile azalma eğilimi gösterir (Nukaya et al, 1991).
5 Azot İçerikli Özel Bitki Besleme
Potasyum nitrat, magnezyum nitrat, kalsiyum nitrat ve amonyum nitrat azot içeren gübrelerdir. Kalsiyum nitrat (15,5% N = 14,3% N-NO3 + 1,2% N-NH4) da hidroponik sistemlerde pH kontrolü için yeterli amonyum azotu sağlayabilir. Amonyum nitrat seralarda kök bölgesindeki pH?nın kontrolünde ve açık arazi gübrelemelerinde toplam azot gübrelemesinin bir parçası olarak az miktarlarda uygulanır (Tablo 1). Üre etkinliğinin azlığı nedeniyle azot kaynağı olarak tercih edilmez.
Tablo 1. Azot tiplerine göre temel azot gübreleri

Fosfor
Tüm fosfatlı gübreler pH tamponlarıdır. Ancak bazıları diğerlerine göre daha kuvvetli asitleştiricilerdir. Diğer bir farklılıkta kimyasal saflıklarında ve çözünürlüklerinde görülmektedir.
Tablo 2. Fosfor Gübrelerinin Özellikleri

Sulama suyu ile gübreleme sistemlerinde yüksek konsantrasyonlu ana solüsyonda fosfat kalsiyumla karıştırılamaz. Bu olay kalsiyum fosfatların birikimine neden olur.
Potasyum
Tablo 3. Potasyum Gübrelerinin Özellikleri

Kalsiyum
Tablo 4. Kalsiyum Gübrelerinin Özellikleri

Klor
Belli başlı klor kaynakları CaCl2, MgCl2, KCl ve NaCl dür. Cl bazen domateste tadı arttırmak için kullanılır. Ancak aşırı Cl:
Tablo 5. Magnezyum Gübrelerinin Özellikleri

Sülfür
Yüksek konsantrasyondaki ana çözeltide sülfat kalsiyumla bağlanamaz. Bu kalsiyum sülfatın birikimine neden olur (gypsum).
Tablo 6. Sülfür gübrelerinin özellikleri

Harmen Tjalling HOLWERDA
SQM Suda Çözünür Gübreler Pazar Geliştrme Müdürü
Domateste Gübreleme

Domateste gübrelemede, gübre seçiminde çok farklı olasılıklar bulunmaktadır. Tarla koşullarında granüller özel bitki besin maddelerinin suda çözünür özel bitki besin maddeleri ile birlikte uygulanması ya da tüm bu kombinasyonların yaprak uygulamaları için özel bitki besin maddeleri ile uygulamaları olarak yapılabilmektedir.
Seçim aşağıdaki kıstaslara göre belirlenecektir:
- Yetiştiricilik tipi
- Ekonomik olması (gider/kar)
- Gübreye ulaşılabilirlik
- Ürün ve kullanımı hakkında genel bilgi (çiftçi, aracı, dağıtıcı)
- Güven.
Azot
Azotlu gübrelerde azot, üre, amonyum ve nitrat olmak üzere 3 formda bulunur (Şekil 1).

Şekil 1. Üre, amonyum ve nitrat içerikli gübre uygulamalarında toprakta meydana gelen kimyasal dönüşüm olayları
1 Üre
Üre bitki tarafından direkt olarak kullanılamaz. Ancak toprağa uygulandığında hızla hidrolize olarak amonyuma dönüşür. Hidroliz öncesi ve sonrasında, üredeki aşınım veya amonyumdaki emilim nedeniyle azot miktarında kayıplar meydana gelebilir. Üre elektriksel olarak nötrdür ve bu nedenle yüklü toprak katmanları tarafından emilmezler. Buna ek olarak kolaylıkla damla sulama sistemlerinde ıslak yumrulara doğru hareket ederek kök bölgesine ulaşırlar.
2 Amonyum
Amonyum toprak partikülleri tarafından kolayca bağlanır ve aşınımlara karşı daha dayanıklı hale getirir. Aynı zamanda toprakta bitki için yarayışlılığını sınırlayıcı seviyede hareketsiz durumdadır. Amonyumun çoğu bitkinin alabilmesi için nitrata dönüştürülür. Bu nitrifikasyon olayı süresince önemli derecede amonyum pH? sı yüksek toprak içerisinde amonyağa dönüşür.
Üre ve amonyumun nitrata dönüşüm süreci, pH, nem, sıcaklık ve önemli bakterilerin varlığına bağlı olarak bir ve birçok hafta arasında sürebilir (Nitrosomas, Nitrobacteria). Bu durum azotun yarayışlı hale geçmesinde gecikmeye ve sonuç olarak azot idaresinde geniş ölçüde hassaslığa neden olur. Nitrifikasyona bağlı olarak kök bölgesinde ortaya çıkan oksijen boşalması nedeniyle yüksek sıcaklık koşullarında amonyum miktarının artması kök açlığına önderlik eder. Amonyum kök bölgesinde potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi diğer katyonlarla yarış içerisindedir. Bu olay besin maddesi noksanlıkları ile ortaya çıkan bozuklukları tetikler. Özellikle amonyumdaki aşırı artış çiçek uç çürüklüğü problemini beraberinde getirir ve sonuç olarak besin solüsyonunda kalsiyum olsa dahi meyvelerde kalsiyum azalmasına neden olur.
3 Nitrat
Bitkiler toprağa uygulanan nitratı direkt olarak alırlar. Toprak çözeltisi içerisinde çözünür olması ve kolaylıkla kök bölgesine hareket etmesi nedeniyle herhangi bir dönüşüme gerek duymaz. Parçalı azotlu gübre uygulaması ürüne azot kaynağının sağlanmasında önemli yer alır. Nitrat uçucu değildir yani; amonyum olarak emilimde azot kaybı olmaz. Besin maddelerinin alınımda anyon ve katyonlar arasında sinerji bulunmaktadır. Bir anyon olan nitrat katyonların (K+, Ca+2+, Mg+2, ve NH4+)alınımını tetikler (Şekil 2). Nitratın amino asitlere dönüşümü yapraklarda meydana gelir. Bu durum dönüşümde güneş enerjisi kullanılması nedeniyle enerjinin etkin kullanılmasını sağlar. Amonyumun dönüşümü genellikle kökte meydana gelir. Dönüşüm için bitki şekerleri yakarak enerji sağlar. Bu durum büyüme ve gelişme için şekerlerin daha az elverişli olduğu anlamına gelir. Nitrat toprak partikülleri tarafından bağlanmaz bu nedenle yıkanmaya elverişlidir. Ancak uygun sulama sistemlerinin kullanılması azotun yıkanmayla kaybını en az seviyeye indirebilir.

Şekil 2. Azot kaynağı olan amonyum veya nitrat ile diğer katyonlar arasındaki sinerji ve antagonizm.
4 Domateste Sülfat ve Klor Formundaki Azot
Kalsiyum alınımını büyük ölçüde kök bölgesindeki klor konsantrasyonu olumlu yönde etkilemektedir. Artan SO42 ve özellikle Cl, BER?nin ortaya çıkmasını azaltır. Bununla birlikte yüksek Cl içeriği altın noktalanma semptomlarını arttırır (Şekil 3 ve 4).

Şekil 3?4. Altın noktalanma
Altın noktalanma (Goldspeck) meyve omuz bölgesinde küçük noktacıklar olarak kendini gösterir ve istenmeyen bir görünüm ortaya çıkarır. Kabuk altında kalsiyum oksalatların birikimi nedeniyle oluşur. Bazı çeşitlerde ve yüksek nem koşullarında ortaya çıkar. Artan klor seviyesi kalsiyum alımını arttırarak altın noktalanmanın başlangıcını tetikler ancak BER oluşumunu engeller.
Meyve raf ömrü artan Cl ve SO4 ile azalma eğilimi gösterir (Nukaya et al, 1991).
5 Azot İçerikli Özel Bitki Besleme
Potasyum nitrat, magnezyum nitrat, kalsiyum nitrat ve amonyum nitrat azot içeren gübrelerdir. Kalsiyum nitrat (15,5% N = 14,3% N-NO3 + 1,2% N-NH4) da hidroponik sistemlerde pH kontrolü için yeterli amonyum azotu sağlayabilir. Amonyum nitrat seralarda kök bölgesindeki pH?nın kontrolünde ve açık arazi gübrelemelerinde toplam azot gübrelemesinin bir parçası olarak az miktarlarda uygulanır (Tablo 1). Üre etkinliğinin azlığı nedeniyle azot kaynağı olarak tercih edilmez.
Tablo 1. Azot tiplerine göre temel azot gübreleri

Fosfor
Tüm fosfatlı gübreler pH tamponlarıdır. Ancak bazıları diğerlerine göre daha kuvvetli asitleştiricilerdir. Diğer bir farklılıkta kimyasal saflıklarında ve çözünürlüklerinde görülmektedir.
Tablo 2. Fosfor Gübrelerinin Özellikleri

Sulama suyu ile gübreleme sistemlerinde yüksek konsantrasyonlu ana solüsyonda fosfat kalsiyumla karıştırılamaz. Bu olay kalsiyum fosfatların birikimine neden olur.
Potasyum
Tablo 3. Potasyum Gübrelerinin Özellikleri

Kalsiyum
Tablo 4. Kalsiyum Gübrelerinin Özellikleri

Klor
Belli başlı klor kaynakları CaCl2, MgCl2, KCl ve NaCl dür. Cl bazen domateste tadı arttırmak için kullanılır. Ancak aşırı Cl:
- Kök bölgesinde tuzluluk,
- Besin maddeleri dengesizliğine neden olan kök bölgesinde anyonların (NO3-, H2PO4-, SO42-)birbirleriyle yarış haline girmesi,
- Altın noktalanma ortaya çıkmasını,
- Raf ömrü kısalmasına (Artan Cl seviyesi raf ömrünü kısaltır.)(Nukaya et al, 1991) neden olur.
Tablo 5. Magnezyum Gübrelerinin Özellikleri

Sülfür
Yüksek konsantrasyondaki ana çözeltide sülfat kalsiyumla bağlanamaz. Bu kalsiyum sülfatın birikimine neden olur (gypsum).
Tablo 6. Sülfür gübrelerinin özellikleri

Harmen Tjalling HOLWERDA
SQM Suda Çözünür Gübreler Pazar Geliştrme Müdürü
Etiketler: amonyum, azot, domates, fosfor, gübreleme, üre
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 17:05 | 0
yorum