Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.
Bağlantılar
- DRT TARIM
- TASACO
- DOKTOLAB
- FÜPAŞ
- SQM
- Yara
- Klasmann Deilmann
- T-System
- Dosatron
- INTA CDN
- Weathermatic
- Acadian Sea Plants
- Phosyn
Arşiv
- Eylül 2005
- Ekim 2005
- Kasım 2005
- Aralık 2005
- Ocak 2006
- Şubat 2006
- Mart 2006
- Nisan 2006
- Mayıs 2006
- Haziran 2006
- Temmuz 2006
- Ağustos 2006
- Eylül 2006
- Ekim 2006
- Kasım 2006
- Aralık 2006
- Ocak 2007
- Şubat 2007
- Mart 2007
- Nisan 2007
- Mayıs 2007
- Haziran 2007
- Temmuz 2007
- Ağustos 2007
- Eylül 2007
- Ekim 2007
- Kasım 2007
- Aralık 2007
- Ocak 2008
- Şubat 2008
- Mart 2008
- Nisan 2008
- Mayıs 2008
- Haziran 2008
- Temmuz 2008
- Ağustos 2008
- Eylül 2008
- Ekim 2008
- Kasım 2008
- Aralık 2008
- Ocak 2009
- Şubat 2009
- Mart 2009
- Nisan 2009
- Mayıs 2009
- Haziran 2009
- Temmuz 2009
- Ağustos 2009
31 Mayıs 2008 Cumartesi
Dünyada baş göstermeye başlayan gıda krizi benim için sürpriz değildi. 30 yıldan beri yazdıklarımızda, söylediklerimizde gelmekte olan dünya gıda krizinin uyarıları vardı!
Türkiye coğrafyası, ovalar yanında, dağlık, tepelik ve vadilerden oluşan bir coğrafyaya sahip. Acaba dağların, tepelerin, derin vadilerin bize sağladığı olumlu tarafları yok mu? Elbette vardır. Bu avantajların farkında mıyız? Dezavantaj gibi gözüken coğrafi oluşumları avantaja çevirebilir miyiz? Ülkemiz coğrafyasındaki çok da farkında olmadığımız bu dağlar, tepeler, vadiler bize bir imkân sağlıyor. Sulama için "GÖLET" yapma imkânı.
Hafızalarımızı biraz tazeleyelim? Önceleri Köyişleri Bakanlığına, sonraları Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı "Topraksu Genel Müdürlüğü" diye bir kuruluş vardı. Bu kuruluşun yaptığı arazi çalışmalarının içinde bence iki önemli hizmet vardı. Biri sulama göledi, ikincisi arazi toplulaştırması. Her ikisi de Türkiye tarımı için ne kadar önemli idi. 1985 yılında Tarım ve Köyişleri Bakanlığının reorganizasyonunda Topraksu teşkilatı lağvedilerek (YSE) Yol Su Elektrik işleri ile birleştirildi. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü adı altında yapılandırıldı. Sulama göleti yapımına daha da hız verilmesi gerekirken, verimliliğin artırılmasında ülkemiz tarımının önünde duran en büyük engellerden biri olan parçalı arazilerin toplulaştırılmasının daha da geliştirilmesi gerekirken, Topraksu'nun yaptığı bu hizmetler kayboldu, unutuldu. Yazık oldu! Köy Hizmetleri deyince herkesin hatırına greyder geldi, karda kapanan köy yollarının açılması geldi, köy yolu ve çeşme geldi. Bu işleri çok bilenler (!) "Ben yaptım oldu" deyip sonunu düşünmeden, müzakere etmeden, istişare etmeden karar verdiler. Tohumculuk konusunda başlanan iyi şeylerin yanında, maalesef bu olumsuzluklarda oldu.
2007 yılında buğday üretiminde yaşanan kuraklık, başta Konya çiftçisi olmak üzere, birçok yerde çiftçinin gözünün korkutmuş, anıza ekimler terk edilerek yeniden nadaslı tarıma dönüş başlamıştır. Buğday ekim alanlarında 2 yıldan beri önemli bir daralma başlamıştır. Çukurova'da buğday yerini mısıra, bazı yerlerde de yağlı tohumlara kaptırmıştır.
Orta Anadolu şartlarında bile, bahar aylarında 1-2 takviye sulama (bazen 3) ile buğdaydan 600-700 kg / da verim alınması imkan dahilindedir. Türkiye, 2 yıl üst üste kuraklık yaşarsa, buğday üretimi düşerse bundan çok olumsuz etkilenir. Dünyada 2007 / 2008 döneminde buğdayda çok şey değişmiştir. Buğday fiyatları şimdiye kadar en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Buğday stokları ilk defa en düşük seviyededir. Buğday ilk defa biyoyakıta işlenmiştir. Şu unutulmamalıdır ki, paranız da olsa dünyada satın alacak buğday bulamayabilirsiniz!
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı geçte olsa, önemli bir adım attı. Basınçlı (damla ve yağmurlama) sulama için, 5 yılda geri ödemeli 0 faizli kredi imkanı getirdi. Türkiye'nin başta buğday olmak üzere, tarımsal üretimde kendine yeterli hale gelmesi ve buğdaya dayalı makarna, irmik, bisküvi, bulgur gibi sanayi ürünleri ihracatının sekteye uğramaması için, vakit geçirmeden daha büyük bir adım atması lazımdır. Bu da "sulama göleti" yapımıdır. DSİ barajlarla uğraştığı için "gölet" gibi ufak işlerle(!) uğraşmaz. Bence haklıdır da. DSİ şimdiye kadar tarla içi sulamaya pek girmedi. Yine bunları yapacak, Topraksu teşkilatını kurup ayrı bir bütçe ile işe girmekte yarar olduğunu söyleyebiliriz. Her yıl yüzlerce hatta binlerce gölet yapmalıyız. Çünkü her gölet, 500-3000 dekar arazi sular. Göletlerin sadece sulama suyu temin etmesinin ötesinde, taban suyu seviyesinin korunması açısından da önemleri vardır. Öte yandan terk edilen arazi toplulaştırılması işine yeniden başlamalıyız.
Topraksu teşkilatı bünyesine aldığı mühendisleri Tarsus 'da 6 aylık bir kursa tabi tutarak istediği nitelikte elemanını yetiştirirdi. Bu da gözden uzak tutulmaması gereken önemli bir husustur.
Bizden söylemesi ve hatırlatması!
Yazan
Fahri HARMANŞAH
Zir. Yük. Müh.
Tasaco Tarım Gen. Müd.
Türk-Ted Yön. Kur. Üyesi
Binlerce Sulama Göleti Yapılmalı
Küresel Isınma, Kuraklık ve Global Gıda Krizlerine Karşı Binlerce Sulama Göleti YapılmalıDünyada baş göstermeye başlayan gıda krizi benim için sürpriz değildi. 30 yıldan beri yazdıklarımızda, söylediklerimizde gelmekte olan dünya gıda krizinin uyarıları vardı!
Türkiye coğrafyası, ovalar yanında, dağlık, tepelik ve vadilerden oluşan bir coğrafyaya sahip. Acaba dağların, tepelerin, derin vadilerin bize sağladığı olumlu tarafları yok mu? Elbette vardır. Bu avantajların farkında mıyız? Dezavantaj gibi gözüken coğrafi oluşumları avantaja çevirebilir miyiz? Ülkemiz coğrafyasındaki çok da farkında olmadığımız bu dağlar, tepeler, vadiler bize bir imkân sağlıyor. Sulama için "GÖLET" yapma imkânı.
Hafızalarımızı biraz tazeleyelim? Önceleri Köyişleri Bakanlığına, sonraları Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı "Topraksu Genel Müdürlüğü" diye bir kuruluş vardı. Bu kuruluşun yaptığı arazi çalışmalarının içinde bence iki önemli hizmet vardı. Biri sulama göledi, ikincisi arazi toplulaştırması. Her ikisi de Türkiye tarımı için ne kadar önemli idi. 1985 yılında Tarım ve Köyişleri Bakanlığının reorganizasyonunda Topraksu teşkilatı lağvedilerek (YSE) Yol Su Elektrik işleri ile birleştirildi. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü adı altında yapılandırıldı. Sulama göleti yapımına daha da hız verilmesi gerekirken, verimliliğin artırılmasında ülkemiz tarımının önünde duran en büyük engellerden biri olan parçalı arazilerin toplulaştırılmasının daha da geliştirilmesi gerekirken, Topraksu'nun yaptığı bu hizmetler kayboldu, unutuldu. Yazık oldu! Köy Hizmetleri deyince herkesin hatırına greyder geldi, karda kapanan köy yollarının açılması geldi, köy yolu ve çeşme geldi. Bu işleri çok bilenler (!) "Ben yaptım oldu" deyip sonunu düşünmeden, müzakere etmeden, istişare etmeden karar verdiler. Tohumculuk konusunda başlanan iyi şeylerin yanında, maalesef bu olumsuzluklarda oldu.
2007 yılında buğday üretiminde yaşanan kuraklık, başta Konya çiftçisi olmak üzere, birçok yerde çiftçinin gözünün korkutmuş, anıza ekimler terk edilerek yeniden nadaslı tarıma dönüş başlamıştır. Buğday ekim alanlarında 2 yıldan beri önemli bir daralma başlamıştır. Çukurova'da buğday yerini mısıra, bazı yerlerde de yağlı tohumlara kaptırmıştır.
Orta Anadolu şartlarında bile, bahar aylarında 1-2 takviye sulama (bazen 3) ile buğdaydan 600-700 kg / da verim alınması imkan dahilindedir. Türkiye, 2 yıl üst üste kuraklık yaşarsa, buğday üretimi düşerse bundan çok olumsuz etkilenir. Dünyada 2007 / 2008 döneminde buğdayda çok şey değişmiştir. Buğday fiyatları şimdiye kadar en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Buğday stokları ilk defa en düşük seviyededir. Buğday ilk defa biyoyakıta işlenmiştir. Şu unutulmamalıdır ki, paranız da olsa dünyada satın alacak buğday bulamayabilirsiniz!
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı geçte olsa, önemli bir adım attı. Basınçlı (damla ve yağmurlama) sulama için, 5 yılda geri ödemeli 0 faizli kredi imkanı getirdi. Türkiye'nin başta buğday olmak üzere, tarımsal üretimde kendine yeterli hale gelmesi ve buğdaya dayalı makarna, irmik, bisküvi, bulgur gibi sanayi ürünleri ihracatının sekteye uğramaması için, vakit geçirmeden daha büyük bir adım atması lazımdır. Bu da "sulama göleti" yapımıdır. DSİ barajlarla uğraştığı için "gölet" gibi ufak işlerle(!) uğraşmaz. Bence haklıdır da. DSİ şimdiye kadar tarla içi sulamaya pek girmedi. Yine bunları yapacak, Topraksu teşkilatını kurup ayrı bir bütçe ile işe girmekte yarar olduğunu söyleyebiliriz. Her yıl yüzlerce hatta binlerce gölet yapmalıyız. Çünkü her gölet, 500-3000 dekar arazi sular. Göletlerin sadece sulama suyu temin etmesinin ötesinde, taban suyu seviyesinin korunması açısından da önemleri vardır. Öte yandan terk edilen arazi toplulaştırılması işine yeniden başlamalıyız.
Topraksu teşkilatı bünyesine aldığı mühendisleri Tarsus 'da 6 aylık bir kursa tabi tutarak istediği nitelikte elemanını yetiştirirdi. Bu da gözden uzak tutulmaması gereken önemli bir husustur.
Bizden söylemesi ve hatırlatması!
Yazan
Fahri HARMANŞAH
Zir. Yük. Müh.
Tasaco Tarım Gen. Müd.
Türk-Ted Yön. Kur. Üyesi
Etiketler: gıda krizi, kuraklık stresi, küresel ısınma, sulama göleti, topraksu
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:24 | 0
yorum