Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.
Bağlantılar
- DRT TARIM
- TASACO
- DOKTOLAB
- FÜPAŞ
- SQM
- Yara
- Klasmann Deilmann
- T-System
- Dosatron
- INTA CDN
- Weathermatic
- Acadian Sea Plants
- Phosyn
Arşiv
- Eylül 2005
- Ekim 2005
- Kasım 2005
- Aralık 2005
- Ocak 2006
- Şubat 2006
- Mart 2006
- Nisan 2006
- Mayıs 2006
- Haziran 2006
- Temmuz 2006
- Ağustos 2006
- Eylül 2006
- Ekim 2006
- Kasım 2006
- Aralık 2006
- Ocak 2007
- Şubat 2007
- Mart 2007
- Nisan 2007
- Mayıs 2007
- Haziran 2007
- Temmuz 2007
- Ağustos 2007
- Eylül 2007
- Ekim 2007
- Kasım 2007
- Aralık 2007
- Ocak 2008
- Şubat 2008
- Mart 2008
- Nisan 2008
- Mayıs 2008
- Haziran 2008
- Temmuz 2008
- Ağustos 2008
- Eylül 2008
- Ekim 2008
- Kasım 2008
- Aralık 2008
- Ocak 2009
- Şubat 2009
- Mart 2009
- Nisan 2009
- Mayıs 2009
- Haziran 2009
- Temmuz 2009
- Ağustos 2009
30 Nisan 2009 Perşembe
Toprak pH'sı toprağın alkali yâda asidik olduğunu görmemizi sağlayan bir nevi göstergedir. Toprak bünyesinde bulunan OH- iyonları ve H+ iyonlarının dengesine bağlı olarak toprak pH'sı değişim göstermektedir.
Toprakta OH- iyonlarının fazla olması demek bu toprağın alkali olduğunu yani pH'sının yüksek olduğunu gösterir bir bilgidir. Aynı şekilde toprakta H+ iyonlarının fazla olması da bu toprağın asidik olduğunu yani pH'sının düşük olduğunu gösterir.
Toprak pH'sı yükseldikçe ve azaldıkça bir takım elementlerin de bitki tarafından alımı azalmaktadır. Bunların başında da iz elementler gelmektedir. Bu etkileşimi aşağıdaki tablodan görebilirsiniz.
Ülkemiz toprakları genel olarak yüksek pH'ya sahip oldukları için toprak pH'sı yükseldikçe daha çok iz elementlerin alımının azaldığını görüyoruz. Bunu da şu şekilde açıklayabiliriz. Toprak pH'sı yüksekse ortamda OH- iyonları fazla demektir. Bu da ortamda bulunan iz elementlerin hidroksil iyonlarına bağlanarak, metallerin hidroksitlerinin oluşmasına neden olmaktadır. Yani ortamda bulunan Fe elementi OH- ile birleşip Fe(OH)3 ve Fe(OH)2 oluşturmakta ve bu da bitki tarafından zor alınan bir elemente dönüşmektedir.
Yandaki şekilde demir ile ilgili durum anlatılmıştır. Fakat bu durum, sadece demir için değil, aynı şekilde bakır (Cu), çinko (Zn), mangan (Mn) için de geçerlidir.
Ayrıca iz elementlerin haricinde fosfor için de toprak pH'sı önemlidir. Toprak pH'sı yükseldikçe ortamdaki Ca ile birleşip CaPO4- oluştururlar. Bu bileşik bitkiler tarafından alımı zor bir bileşiktir. Bu yüzden pH yükseldikçe fosfor alımı azalır.
Bitki kökleri toprağın katı kısmındaki besinleri değil toprak solüsyonu içindeki besinleri alırlar. Bu yüzden bizi ilgilendiren kısım toprak solüsyonu (sıvısı) içersindeki besin maddeleridir. Yukarıda oluşan bileşiklerin suda çözünmesi zor olduğu için bu söylediğimiz sıvı kısma geçemezler ve bitkiler bu besinlerden kısa sürede yararlanamazlar.
Asitliği artırmada CO2 gazlarının da etkisi büyüktür. Makro ve mikro organizmalarca oluşturulan CO2 su ile birleştiğinde ( CO2 + H2O » H2CO3 ) karbonik asidi oluşturur. Karbonik asit H2CO3 » (HCO3-) + (H+) iyonlarına dönüştüğünden H+ iyonları konsantrasyonu artarak toprağın asitliğini artırmış olur.
Yağışlı bölgelerde bazik katyonların yıkanma oranlarının yüksek olması, CO2 nin oluşturduğu karbonik asit, toprak pH'sını düşürüp asitliği artırmada etkili olmaktadır.
Toprağa ilave olunan organik maddeler, doğrudan doğruya asit oluşturduklarından, toprağın değişim kapasitesini yükselttiklerinden ve bazla doygunluk derecesini azalttıklarından toprak pH'sını düşürürler.
Ph'sı düşük topraklarda toprağın yapısını düzenlemek daha kolaydır. Belli oranlarda CaCO3 (kireç) ilave ederek toprak pH'sı artırılabilir. Fakat genelde topraklarımızın pH'sı yüksektir ve toprakların pH'sını düşürmek o kadar da kolay değildir. Bu yüzden yetiştiricilik yapılan toprağı çok iyi tanıyıp, analiz ettirip bir uygulama yapmalıyız. Analiz yaptırmadan toprağa kireç ilavesi yaparsak ve eğer pH zaten yüksekse daha da yükseltmiş oluruz ve toprağı daha da kötüleştirmiş oluruz.
Yüksek pH'lı topraklarda eğer damlama sistemi ile çalışıyorsak toprak pH'sını düşürmek için yüksek miktarlarda kükürt atmak yerine; verdiğimiz gübre solüsyonunu asitleştirerek veya asit karakterli gübreler seçerek, kök bölgesine asidik gübre çözeltisi gönderip verdiğimiz besinlerin alımını sağlamak daha doğru olur. Ayrıca topraktan vereceğimiz iz elementleri de şelatlı olarak vermemiz bu iz elementlerin alımını daha da artıracaktır. Demir (Fe) için EDDHA şelatını diğer iz elementler için EDTA şelatını seçmemiz daha doğru olur.
Hazırlayan
Alim Çağlayan
Pazar Geliştirme Sorumlusu
Doktor Tarsa Tarım San. ve Tic. A.Ş.
Toprak pH'sı ve İz Elementlere Etkisi
Toprak pH'sı toprağın alkali yâda asidik olduğunu görmemizi sağlayan bir nevi göstergedir. Toprak bünyesinde bulunan OH- iyonları ve H+ iyonlarının dengesine bağlı olarak toprak pH'sı değişim göstermektedir.Toprakta OH- iyonlarının fazla olması demek bu toprağın alkali olduğunu yani pH'sının yüksek olduğunu gösterir bir bilgidir. Aynı şekilde toprakta H+ iyonlarının fazla olması da bu toprağın asidik olduğunu yani pH'sının düşük olduğunu gösterir.
Toprak pH'sı yükseldikçe ve azaldıkça bir takım elementlerin de bitki tarafından alımı azalmaktadır. Bunların başında da iz elementler gelmektedir. Bu etkileşimi aşağıdaki tablodan görebilirsiniz.
Ülkemiz toprakları genel olarak yüksek pH'ya sahip oldukları için toprak pH'sı yükseldikçe daha çok iz elementlerin alımının azaldığını görüyoruz. Bunu da şu şekilde açıklayabiliriz. Toprak pH'sı yüksekse ortamda OH- iyonları fazla demektir. Bu da ortamda bulunan iz elementlerin hidroksil iyonlarına bağlanarak, metallerin hidroksitlerinin oluşmasına neden olmaktadır. Yani ortamda bulunan Fe elementi OH- ile birleşip Fe(OH)3 ve Fe(OH)2 oluşturmakta ve bu da bitki tarafından zor alınan bir elemente dönüşmektedir.Yandaki şekilde demir ile ilgili durum anlatılmıştır. Fakat bu durum, sadece demir için değil, aynı şekilde bakır (Cu), çinko (Zn), mangan (Mn) için de geçerlidir.
Ayrıca iz elementlerin haricinde fosfor için de toprak pH'sı önemlidir. Toprak pH'sı yükseldikçe ortamdaki Ca ile birleşip CaPO4- oluştururlar. Bu bileşik bitkiler tarafından alımı zor bir bileşiktir. Bu yüzden pH yükseldikçe fosfor alımı azalır.
Bitki kökleri toprağın katı kısmındaki besinleri değil toprak solüsyonu içindeki besinleri alırlar. Bu yüzden bizi ilgilendiren kısım toprak solüsyonu (sıvısı) içersindeki besin maddeleridir. Yukarıda oluşan bileşiklerin suda çözünmesi zor olduğu için bu söylediğimiz sıvı kısma geçemezler ve bitkiler bu besinlerden kısa sürede yararlanamazlar.Asitliği artırmada CO2 gazlarının da etkisi büyüktür. Makro ve mikro organizmalarca oluşturulan CO2 su ile birleştiğinde ( CO2 + H2O » H2CO3 ) karbonik asidi oluşturur. Karbonik asit H2CO3 » (HCO3-) + (H+) iyonlarına dönüştüğünden H+ iyonları konsantrasyonu artarak toprağın asitliğini artırmış olur.
Yağışlı bölgelerde bazik katyonların yıkanma oranlarının yüksek olması, CO2 nin oluşturduğu karbonik asit, toprak pH'sını düşürüp asitliği artırmada etkili olmaktadır.Toprağa ilave olunan organik maddeler, doğrudan doğruya asit oluşturduklarından, toprağın değişim kapasitesini yükselttiklerinden ve bazla doygunluk derecesini azalttıklarından toprak pH'sını düşürürler.
Ph'sı düşük topraklarda toprağın yapısını düzenlemek daha kolaydır. Belli oranlarda CaCO3 (kireç) ilave ederek toprak pH'sı artırılabilir. Fakat genelde topraklarımızın pH'sı yüksektir ve toprakların pH'sını düşürmek o kadar da kolay değildir. Bu yüzden yetiştiricilik yapılan toprağı çok iyi tanıyıp, analiz ettirip bir uygulama yapmalıyız. Analiz yaptırmadan toprağa kireç ilavesi yaparsak ve eğer pH zaten yüksekse daha da yükseltmiş oluruz ve toprağı daha da kötüleştirmiş oluruz.
Yüksek pH'lı topraklarda eğer damlama sistemi ile çalışıyorsak toprak pH'sını düşürmek için yüksek miktarlarda kükürt atmak yerine; verdiğimiz gübre solüsyonunu asitleştirerek veya asit karakterli gübreler seçerek, kök bölgesine asidik gübre çözeltisi gönderip verdiğimiz besinlerin alımını sağlamak daha doğru olur. Ayrıca topraktan vereceğimiz iz elementleri de şelatlı olarak vermemiz bu iz elementlerin alımını daha da artıracaktır. Demir (Fe) için EDDHA şelatını diğer iz elementler için EDTA şelatını seçmemiz daha doğru olur.Hazırlayan
Alim Çağlayan
Pazar Geliştirme Sorumlusu
Doktor Tarsa Tarım San. ve Tic. A.Ş.
Etiketler: iz element, toprak pH
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 13:24 | 0
yorum
31 Ocak 2009 Cumartesi
Kalsiyum elementi son yıllarda önemi daha bir anlaşılan ve diğer makro elementlere oranla kullanımında daha fazla hata yapılan bir bitki besin maddesidir.
Gübreler aracılığı ile bitkilere CaO formunda verilmesine karşılık, bitkiler tarafından Ca++ formunda alınır. Bitki içindeki taşınması tek taraflı ve aşağıdan yukarı doğrudur.
Diğer elementler tarafından antagonistik anlamda bir baskı altında değildir. Diğer taraftan Ca fazlalığının; K, Mg, Fe, Mn ve Zn alımını olumsuz etkilediği bilinmektedir.
Topraktan alımında, toprak sıcaklığının ve özellikle toprak neminin olumlu etkisi dikkat çekicidir.
Domates bitkisi söz konusu olduğunda şu alanlarda görev yapar:

İz elementlerin bitkilerce makro elementlere oranla çok daha küçük miktarlarda kullanıldığı fakat önemlerinin en az onlar kadar fazla olduğu bir gerçektir.
Domates tarımında iz elementler içinden B, Zn, Fe ve Mn daha ön plana çıkmaktadır.
Bor:
Demir:
Mangan:

Ayrıca;
Aşırı toprak nemi; Fe, Mn
Aşırı kurak toprak; B
Soğuk şartlar; Mn, Zn
Fazla organik madde; Mn, Zn
Yüksek pH; Mn, Zn, Fe, B alımını güçleştiren unsurlardır. (Bu konuda sadece işlenen 4 iz element göz önüne alınmıştır.)

Sonuç olarak; iz elementlerin genel olarak yüksek pH ve bazı çevresel faktörlerden kolaylıkla etkilendiği; üstelik fazla sayıda element tarafından antagonistik baskı altında olduğu söylenebilir.
Göreceli olarak daha pahalı olan bu bitki besin maddelerinin zaafları ve doğru kullanımları üzerine yoğunlaşarak üretimde kalite, verim; dolayısıyla karlılık konularında önemli avantajlar yaşanacağı bir gerçektir.
Hazırlayan
Faruk Tunç, Ziraat Mühendisi
Pazar Geliştirme Departmanı
Doktor Tarsa Tarım San. ve Tic. A.Ş.
Yararlanılan Kaynaklar
Tomato Plantmaster (Yara)
Toolbook (DRT)
Örtü Altı Domates Yetiştiriciliğinde Kalsiyum ve İz Elementler
Kalsiyum elementi son yıllarda önemi daha bir anlaşılan ve diğer makro elementlere oranla kullanımında daha fazla hata yapılan bir bitki besin maddesidir.Gübreler aracılığı ile bitkilere CaO formunda verilmesine karşılık, bitkiler tarafından Ca++ formunda alınır. Bitki içindeki taşınması tek taraflı ve aşağıdan yukarı doğrudur.
Diğer elementler tarafından antagonistik anlamda bir baskı altında değildir. Diğer taraftan Ca fazlalığının; K, Mg, Fe, Mn ve Zn alımını olumsuz etkilediği bilinmektedir.
Topraktan alımında, toprak sıcaklığının ve özellikle toprak neminin olumlu etkisi dikkat çekicidir.
Domates bitkisi söz konusu olduğunda şu alanlarda görev yapar:
- Kılcal kök oluşumu
- Tepe sürgününün sağlıklı gelişimi
- Çiçek salkımlarının güçlülüğü
- Meyve ve meyve sapı bağının sağlamlığı
- Meyve rengi ve sertliği
- Meyve raf ömrü
- Tüm bitki organlarında fungal ve bakteriyel hastalıklara dayanım
- Güzlük ekimde toplam 8 kg CaO / dekar
- Tek ekimde toplam 12 kg CaO / dekar kullanılması önerilir

İz elementlerin bitkilerce makro elementlere oranla çok daha küçük miktarlarda kullanıldığı fakat önemlerinin en az onlar kadar fazla olduğu bir gerçektir.
Domates tarımında iz elementler içinden B, Zn, Fe ve Mn daha ön plana çıkmaktadır.
Bor:

- Bitki tarafından BO3-, HBO3-, H2BO3- ve B(OH)4- formlarında alınır
- N, Ca, K, Mo elementleri tarafından olumsuz etkilenir
- Kılcal kök oluşumu, fito hormonların sentezlenmesi, polen oluşumu ve polen çimlenmesi,
- Protein, nişasta, lipid ve şeker sentezlenmesi, hücre bölünmesi, sürgün gelişiminde rol alır.
- Güzlük domateste 0,07 kg/da saf B
- Tek ekim domateste 0,18 kg/da saf B kullanılması önerilir.
- Bitki tarafından Zn++ formunda alınır.
- P, Ca, Cu ve Mn tarafından olumsuz etkilenir
- Fotosentez, büyüme hormonlarının sentezlenmesi, kılcal kök oluşumu, sürgün gelişimi ve döllenme mekanizmalarında rol oynar.
- Güzlük domateste 0,025 kg/da saf Zn
- Tek ekim domateste 0,045 kg/da saf Zn kullanılması önerilir.
Demir:- Bitki tarafından Fe++ ve Fe+++ formunda alınır.
- P, Ca, Zn, Cu, Mn ve Mo tarafından olumsuz etkilenir.
- Klorofil oluşumu, fotosentez, solunum, nitrat redüksiyonu ve enzim aktivasyonu alanlarında görev yapar.
- Güzlük domateste 0,08 kg/da saf Fe
- Tek ekim domateste 0,18 kg/da saf Fe kullanılması önerilir.
Mangan:
- Bitki tarafından Mn++ ve Mn+++ formlarında alınır.
- Ca, Zn, Fe ve Cu tarafından olumsuz etkilenir.
- Lipid sentezi, C vitamini sentezi ve hücre bölünmesi çalışmalarında rol alır.
- Güzlük domateste 0,018 kg/da saf Mn
- Tek ekim domateste 0,04 kg/da saf Mn kullanılması önerilir.

Ayrıca;
Aşırı toprak nemi; Fe, Mn
Aşırı kurak toprak; B
Soğuk şartlar; Mn, Zn
Fazla organik madde; Mn, Zn
Yüksek pH; Mn, Zn, Fe, B alımını güçleştiren unsurlardır. (Bu konuda sadece işlenen 4 iz element göz önüne alınmıştır.)

Sonuç olarak; iz elementlerin genel olarak yüksek pH ve bazı çevresel faktörlerden kolaylıkla etkilendiği; üstelik fazla sayıda element tarafından antagonistik baskı altında olduğu söylenebilir.
Göreceli olarak daha pahalı olan bu bitki besin maddelerinin zaafları ve doğru kullanımları üzerine yoğunlaşarak üretimde kalite, verim; dolayısıyla karlılık konularında önemli avantajlar yaşanacağı bir gerçektir.
Hazırlayan
Faruk Tunç, Ziraat Mühendisi
Pazar Geliştirme Departmanı
Doktor Tarsa Tarım San. ve Tic. A.Ş.
Yararlanılan Kaynaklar
Tomato Plantmaster (Yara)
Toolbook (DRT)
Etiketler: domates yetiştiriciliği, iz element, kalsiyum, örtü altı
Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:48 | 0
yorum