30 Nisan 2008 Çarşamba

Meyve Ağaçlarında Gübreleme

Meyve Bahçesi Tesisinde Dikim Yılı ve II. Yılda Yapılacak Gübreleme

Bahçe kurulacak yerin ekolojik şartlar bakımından uygunluğu tespit edildikten sonra, toprak numunesi alınarak 0-30, 30-60, 60-90 cm'deki toprak katmanlarının toprak analizleri yapılarak gübreleme programları da buna göre hazırlanır. Arazi tarla bitkileri yetiştirmede kullanılmış ise, alt toprak katmanlarının sıkışması söz konusudur. (pulluk tabanı) Yazın sıcak ve kurak geçen dönemde dip kazan (subsoiler) çekilerek pulluk tabanı patlatılır. Ağaçların kök çalışması böylece kolaylaştırılır. Sert tabaka nedeniyle bitki kökleri gelişemez, toprak havalanmaz, yağış ve sulama suları derinlere gidemez.

Gübreleme toprak analiz sonuçlarına göre yapılır. Meyve ağaçları toprak PH'sı 6,5-7,5 arasında organik ve inorganik besin maddelerince yeterli topraklarda gelişir. Toprağın organik madde kapsamı yeterli değilse, bir dekara 3-4 ton yanmış ahır gübresi tavsiye edilir. Ahır gübresi kıtsa, her fidan çukuruna bir kova yanmış gübre toprakla karıştırılarak kullanılabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken iki önemli husus vardır. Biri gübrenin yanmış olması, diğeri ise ağaçların kökünü yiyen manas böceğinin gübre ile beraber ağaçlara verilmemesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekir. Aksi halde kaş yapayım derken göz çıkartılmış olur.

Fidan dikiminde ağaçlara verilmesi gereken temel besin maddelerinden fosfor ve potasyum önde gelir. Çünkü fosfor kök gelişimini sağlar. Zaten ilk yıl arzu edilen yeni dikilmiş fidanın kök atmasıdır. Bunu da fosfor sağlar. Diğeri ise potasyumdur. Potasyum, bitki dokularının sağlamlaşmasını, donlara dayanmasını, hastalık ve zararlılara mukavemet göstermesini temin eder. Fidanlar ilk dikildikleri yıl toprağa tutunma ve intibak sıkıntısı çektiklerinden bunu sağlayan fosfor ve potasyuma ihtiyaç duyarlar. Sürgünlerin pişkinleşmesi için ilk yıl azotlu gübre verilmesi tavsiye edilmemektedir. Diğer taraftan ülkemiz topraklarında sıkça rastlanan demir ve çinko noksanlığı vardır. Bu nedenle FÜPAMİX isimli fidan dikim gübremiz ilk yıl yeni dikilmiş fidanın fosfor, potasyum, demir ve çinko ihtiyacını karşılayacak şekilde dizayn edilmiş bir gübredir. Türkiye de ilk yapılmış fidan dikim özel gübresidir. Formulasyonu : 0 (Azot) ? 50 P2O5 (Fosfor) ? 32,7 K2O (Potasyum) + 0,16 Fe (Demir) + 0,161 Zn (Çinko) dur. Her fidan çukuruna 250 gram FÜPAMİX gübresi kullanılarak fidan dikilmesi yerindedir. Fosfor tesirini 3 yıl, potasyum da 2 yıl devam ettirdiğinden, FÜPAMİX fidanın genel fosfor ve potasyum ihtiyacını 2 yıl karşılar. İkinci yıl ise, fidan başına 100-150 gram amonyum nitrat (% 33) gübresi iki parti halinde uygulanıp, ağacın büyümesi temin edilmelidir. Toprak reaksiyonu (PH) 7 den yukarı ise, azotlu gübre amonyum sülfat şeklinde tercih edilir.

Azotlu gübre biri vejetasyon başlangıcında, diğeri Haziran döneminde iki partide verilmelidir. Temmuz ayından sonra azotlu gübre verilmesi sakıncalıdır. Zira sürgünler pişkinleşmez, ağaçlar kış donlarından zarar görebilir. İkinci yıldan sonra gübreleme programı yeniden yapılmalıdır.

Bahçe damla sulama ile sulanıyorsa gübreleme programı ve uygulaması ona göre yapılır.

Füpamix Nedir?
(0 - 50 P2O5 - 32,7 K2O + 0,16 Fe + 0,161 Zn)

Füpamix fidan dikiminde kullanılan özel karışım bir Fidan Dikim Gübresi'dir. İçerisinde makro besin elementlerinden fosfor ve potasyum, Mikro besin elementlerinden şelatlı demir ve çinko ihtiva etmektedir. Füpamix sayesinde fidanınızın kökleri hızla gelişir. Demir ve Çinko eksikliğinden dolayı sarılık görülmez. Hastalıklara ve soğuklara dayanıklılığı artar. Ayrıca ağacınız çabuk gelişir ve erken meyve verir.

Füpamix ile Fidan Nasıl Dikilir?

Meyve bahçesi tesis edilecek yer derince sürülür. Toprak yüzeyi düzgün hale getirilir. Fidan yerleri işaretlenir. Fidan dikim noktalarını kolayca bulmak ve fidanları sıraya getirmek için işaretlemede dikim tahtası kullanılır. Dikim tahtası 1.5 m. uzunluğunda 15-20 cm. genişliğinde iki başında ve fidanın geleceği yerde kertik bulunan bir tahtadır. Bu kertiklere kazık çakılarak fidanın dikileceği yer kolayca bulunur.

Fidan Çukurunun Açılması

Çukur açılırken fidanın geleceği yerdeki (orta kazık) sökülerek çukur açımına başlanır. Her iki uçtaki kazıklar yerinde kalır. Fidan çukurları 40-50 cm. derinlik ve 80-100 cm genişlikte açılır. Toprak derin sürülmüş ise, burgu ile de çukur açılabilir. Çukurun yarısından çıkan canlı üst toprak (A) bir tarafa, alttan çıkan ham toprak (B) diğer tarafa atılır.

Dikim Tahtasının Yerleştirilmesi

Dikim tahtası, çukur kenarına çakılı kazıklara yerleştirilir. Herek, orta kertiğin güney yanına 15 cm. mesafede olacak şekilde sert toprağa çakılır.

Kümbet Yapılması

Üstten çıkan canlı toprağa 250-300 gr. Füpamix dökülerek kürekle iyice karıştırılır. Fidan kökleri çevresine Füpamix'li toprak getirilir. Füpamix'li toprağın bir kısmı ile çukurun ortasına fidan kökünün oturacağı KÜMBET yapılır.

Fidan Dikimi

Fidan boğazı dikim tahtasının ortadaki kertiğine gelecek şekilde kümbet üzerine oturtulur. Fidan yerleştirilince dikim tahtası kaldırılır. Füpamix'li toprak fidan kökleri çevresine iyice atılır. Toprağın köklerin arasına girmesine dikkat edilir. Alttan çıkan ham toprak çukurun üstüne gelir. Fidan elle tutularak hafifçe ayakla bastırılır. Üstten çıkan ham toprakla fidan etrafına hafifçe çanak yapılır. Eğilmişse düzeltilir. Fidanlar prensip olarak söküldüğü derinliğe dikilir. Aşı noktası mutlaka toprak dışında kalmalıdır.

Hereğe Bağlama

Fidan (8) şeklinde hereğe bağlanır.

Can Suyu

Dikimden sonra fidan dibine bir kova can suyu dökülür.

Hazırlayan;
Fahri HARMANŞAH
Zir. Yük. Müh.

Etiketler: , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 13:53 | 1 yorum

31 Mart 2007 Cumartesi

Meyve yetiştiriciliği hakkında genel bilgi

Bu yıl üç farklı bölgede düzenlediğimiz Meyve Turu seminerlerinde, SQM firmasından Dr.Steven A. Oosthuyse(SQM Avrupa, Ortadoğu, Afrika Pazar Geliştirme Müdürü) ve Yara Phosyn firmasından Christopher Mark Johnson (YARA-PHOSYN Afrika, Yakındoğu, Hindistan Bölge Müdürü), üreticilere tarımsal bilgiler ve Dünya'da diğer ülkelerde yapılan uygulamalardan örnekler verdiler. Sunumların ana hatları kiraz, üzüm ve narenciyede bitki besleme prensipleri ve yapraktan gübreleme uygulamaları üzerine olmakla birlikte, üreticilerin soruları doğrultusunda farklı konulardan da bahsedildi. Bu ayki yazımızda düzenlenen seminerlerden bazı özet bilgileri sizlere aktarmak istedik.

İlk seminerimiz 19 Mart Ören-Kemalpaşa/ İzmir 'de Kiraz çiftçilerine yapıldı. Çiftçilerimizin en önemli gübre olarak azotlu gübreleri gördükleri fakat verim ve kalite için, Kirazda potasyumun da oran olarak azot kadar gerekli olduğu ve diğer bütün bitki besin elementlerinin önem olarak eşit oldukları sadece miktar olarak ihtiyaçların farklı olduğu, yetersiz ise gerekli miktarlarda uygulanması gerektiği vurgulandı.




* Verim ve çeşide göre değişir genelde vişnenin azot ihtiyacı kiraza gore daha fazladır.

İyi bir gübreleme programı yapmak için her yıl yaprak analizi yaptırmak tavsiye edilmektedir. Aynı zamanda gerektiği dönemlerde toprak ve su analizleri de yaptırılarak bir gübreleme programı oluşturulabilir. Zira toprakta bazen değerler yüksek çıksa dahi yaprak analizlerinde noksanlık çıkması, bitkilerin her zaman bu besin elementlerini alamadığını göstermektedir. Bunun nedenleri ve niçinler inin bilinmesi yol gösterici olacaktır. Ve üreticilerin birer işadamı gibi düşünmeleri, her şeyi hesaplayarak planlarını yapmaları, gelişmeye doğru atılacak iyi bir adım olacaktır.

Bitki beslemede, bitkilerin ihtiyaçlarına göre ayarlanmış programlar yani dengeli besleme üzerine durulmalı. Besin elementlerinin, bitkinin istediği miktarlarda verilmesi gerekmektedir. Ne fazla, ne eksik, besin elementlerinin bitki tarafından alımı oransal olarak farklılık gösterse de hepsi aynı öneme sahiptir. Bir tanesinin bile eksikliğinde bitkide olumsuz sonuçlar oluşabilir.
Yapraktan gübreleme konusunda da kalsiyumun önemi üzerine durmak gerekir. Kalsiyum bitkide hareketsiz bir besin elementi olduğu için meyve çapı büyüdükçe, meyve hücrelerinin sağlamlığının artması için yapraktan kalsiyum uygulaması yaparak meyvede olan çatlamayı önleyeceği veya çatlama oranının önemli miktarlarda düşürülebilineceğinin, meyvenin hasat sonrası daha dayanıklı olacağının bilinmesi gerekir.



İkinci gün 20 Mart Alaşehir / Manisa'da düzenlenen seminerde, üzüm çiftçilerine sunumlar yapıldı. Üzümde bitki besleme prensipleri ve yapraktan gübreleme üzerinde duruldu;
Ülkemiz topraklarının pH seviyesi genelde yüksek olduğu için, kültür bitkileri öncelikle iz elementleri almakta zorlanmakta ve ekonomik üretimde ihtiyacımız olan verim ve kalitede sorunlarla karşılaşmaktayız. Bunlardan demir noksanlığı öne çıkmakta. Bağlardaki demir noksanlığı bitkilerin genç yapraklarında sararma şeklinde kendini gösterdiği gibi, ilerleyen safhalarda yaprakların rengi beyaza kadar dönebilmektedir. Bölgedeki bağlarda uzaktan dahi rahatlıkla fark edilebilmekte, fotosentez kaybı, dolayısıyla bitki bünyesinde üretim kaybına yol açmakta, böylece verime etki etmektedir.



Üzümde besin elementlerinin alımına baktığımızda yine birçok bitki gibi oran olarak potasyumu daha fazla istemekte, yani verilen azot miktarından daha çok potasyum verilmesi gerekmektedir.



Özellikle salma sulama yapılan bölgelerde topraktan kalsiyum verilemeyen yerlerde yapraktan doğrudan meyvelere uygulanacak kalsiyum ile meyvelerin depo dayanımının artırılacağını ve üzümde iç kararması gibi istenmeyen durumların önlenebileceğini bilmemiz gerekir.

Yine dengeli bitki beslemenin önemini ve yaprak ve toprak analizleri ile doğru bir gübreleme programı oluşturulabileceğimizi bilmemiz gerekir.



Üçüncü gün 23 Mart Davutlar - Kuşadası / Aydın bölgesinde çiftçilere Narenciyede gübreleme konusunda bilgiler verildi;
Diğer bitkilerde olduğu gibi narenciyede de potasyum oran olarak diğer besin elementlerinden daha fazladır. Narenciyede de toprak pH'larının yüksek olmasından dolayı iz element eksiklikleri rahatlıkla görülebilir. Bunu önlemek için topraktan uygulama yapacaksak, şelatlı iz elementlerin kullanılarak toprakta Hidroksit (OH) iyonlarıyla bağlanmasını önlemek gerekmektedir. Hangi şelatın doğru olacağını bilmemiz gerekir. Özellikle yüksek pH'lı topraklarda demir kullanacaksak EDDHA şelatlı demir kullanmamız ve Ortho-Orto oranının yüksek olması gerekir.



Dengeli bitki beslemenin önemini yani bitkinin ihtiyacına göre bitki besleme planlamanın önemini unutmamalıyız. Herhangi bir besin elementi eksikliğinde bitkide ve meyvede birtakım sorunlar çıkabileceği ve bunun da verime yansıyacağını göz ardı etmemek gerekir.



Sonuç olarak üç bölgede yaprak ve toprak analizleri ile doğru bir gübreleme programı oluşturulabileceğimiz konusuna ve bitki beslemenin önemli noktalarına değinildi.
Doktor Tarsa olarak, tarım sorumluluğumuzun bilincinde, tüm imkânlarımızla Türk Tarımının ve Türk Çiftçisinin yanında olmak için çalışmalar yapmakta, bunların bir parçası olarak, bu tarz seminerler düzenlemeye ve elbette diğer hizmetlerimizi sürdürmeye devam edeceğimizi belirtiriz.

Alim Çağlayan, İlker Kaan Ulusoy
DRT TARIM
ALO DRT 444 0 378

Etiketler: , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 19:49 | 0 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.