31 Mart 2007 Cumartesi

Meyve yetiştiriciliği hakkında genel bilgi

Bu yıl üç farklı bölgede düzenlediğimiz Meyve Turu seminerlerinde, SQM firmasından Dr.Steven A. Oosthuyse(SQM Avrupa, Ortadoğu, Afrika Pazar Geliştirme Müdürü) ve Yara Phosyn firmasından Christopher Mark Johnson (YARA-PHOSYN Afrika, Yakındoğu, Hindistan Bölge Müdürü), üreticilere tarımsal bilgiler ve Dünya'da diğer ülkelerde yapılan uygulamalardan örnekler verdiler. Sunumların ana hatları kiraz, üzüm ve narenciyede bitki besleme prensipleri ve yapraktan gübreleme uygulamaları üzerine olmakla birlikte, üreticilerin soruları doğrultusunda farklı konulardan da bahsedildi. Bu ayki yazımızda düzenlenen seminerlerden bazı özet bilgileri sizlere aktarmak istedik.

İlk seminerimiz 19 Mart Ören-Kemalpaşa/ İzmir 'de Kiraz çiftçilerine yapıldı. Çiftçilerimizin en önemli gübre olarak azotlu gübreleri gördükleri fakat verim ve kalite için, Kirazda potasyumun da oran olarak azot kadar gerekli olduğu ve diğer bütün bitki besin elementlerinin önem olarak eşit oldukları sadece miktar olarak ihtiyaçların farklı olduğu, yetersiz ise gerekli miktarlarda uygulanması gerektiği vurgulandı.




* Verim ve çeşide göre değişir genelde vişnenin azot ihtiyacı kiraza gore daha fazladır.

İyi bir gübreleme programı yapmak için her yıl yaprak analizi yaptırmak tavsiye edilmektedir. Aynı zamanda gerektiği dönemlerde toprak ve su analizleri de yaptırılarak bir gübreleme programı oluşturulabilir. Zira toprakta bazen değerler yüksek çıksa dahi yaprak analizlerinde noksanlık çıkması, bitkilerin her zaman bu besin elementlerini alamadığını göstermektedir. Bunun nedenleri ve niçinler inin bilinmesi yol gösterici olacaktır. Ve üreticilerin birer işadamı gibi düşünmeleri, her şeyi hesaplayarak planlarını yapmaları, gelişmeye doğru atılacak iyi bir adım olacaktır.

Bitki beslemede, bitkilerin ihtiyaçlarına göre ayarlanmış programlar yani dengeli besleme üzerine durulmalı. Besin elementlerinin, bitkinin istediği miktarlarda verilmesi gerekmektedir. Ne fazla, ne eksik, besin elementlerinin bitki tarafından alımı oransal olarak farklılık gösterse de hepsi aynı öneme sahiptir. Bir tanesinin bile eksikliğinde bitkide olumsuz sonuçlar oluşabilir.
Yapraktan gübreleme konusunda da kalsiyumun önemi üzerine durmak gerekir. Kalsiyum bitkide hareketsiz bir besin elementi olduğu için meyve çapı büyüdükçe, meyve hücrelerinin sağlamlığının artması için yapraktan kalsiyum uygulaması yaparak meyvede olan çatlamayı önleyeceği veya çatlama oranının önemli miktarlarda düşürülebilineceğinin, meyvenin hasat sonrası daha dayanıklı olacağının bilinmesi gerekir.



İkinci gün 20 Mart Alaşehir / Manisa'da düzenlenen seminerde, üzüm çiftçilerine sunumlar yapıldı. Üzümde bitki besleme prensipleri ve yapraktan gübreleme üzerinde duruldu;
Ülkemiz topraklarının pH seviyesi genelde yüksek olduğu için, kültür bitkileri öncelikle iz elementleri almakta zorlanmakta ve ekonomik üretimde ihtiyacımız olan verim ve kalitede sorunlarla karşılaşmaktayız. Bunlardan demir noksanlığı öne çıkmakta. Bağlardaki demir noksanlığı bitkilerin genç yapraklarında sararma şeklinde kendini gösterdiği gibi, ilerleyen safhalarda yaprakların rengi beyaza kadar dönebilmektedir. Bölgedeki bağlarda uzaktan dahi rahatlıkla fark edilebilmekte, fotosentez kaybı, dolayısıyla bitki bünyesinde üretim kaybına yol açmakta, böylece verime etki etmektedir.



Üzümde besin elementlerinin alımına baktığımızda yine birçok bitki gibi oran olarak potasyumu daha fazla istemekte, yani verilen azot miktarından daha çok potasyum verilmesi gerekmektedir.



Özellikle salma sulama yapılan bölgelerde topraktan kalsiyum verilemeyen yerlerde yapraktan doğrudan meyvelere uygulanacak kalsiyum ile meyvelerin depo dayanımının artırılacağını ve üzümde iç kararması gibi istenmeyen durumların önlenebileceğini bilmemiz gerekir.

Yine dengeli bitki beslemenin önemini ve yaprak ve toprak analizleri ile doğru bir gübreleme programı oluşturulabileceğimizi bilmemiz gerekir.



Üçüncü gün 23 Mart Davutlar - Kuşadası / Aydın bölgesinde çiftçilere Narenciyede gübreleme konusunda bilgiler verildi;
Diğer bitkilerde olduğu gibi narenciyede de potasyum oran olarak diğer besin elementlerinden daha fazladır. Narenciyede de toprak pH'larının yüksek olmasından dolayı iz element eksiklikleri rahatlıkla görülebilir. Bunu önlemek için topraktan uygulama yapacaksak, şelatlı iz elementlerin kullanılarak toprakta Hidroksit (OH) iyonlarıyla bağlanmasını önlemek gerekmektedir. Hangi şelatın doğru olacağını bilmemiz gerekir. Özellikle yüksek pH'lı topraklarda demir kullanacaksak EDDHA şelatlı demir kullanmamız ve Ortho-Orto oranının yüksek olması gerekir.



Dengeli bitki beslemenin önemini yani bitkinin ihtiyacına göre bitki besleme planlamanın önemini unutmamalıyız. Herhangi bir besin elementi eksikliğinde bitkide ve meyvede birtakım sorunlar çıkabileceği ve bunun da verime yansıyacağını göz ardı etmemek gerekir.



Sonuç olarak üç bölgede yaprak ve toprak analizleri ile doğru bir gübreleme programı oluşturulabileceğimiz konusuna ve bitki beslemenin önemli noktalarına değinildi.
Doktor Tarsa olarak, tarım sorumluluğumuzun bilincinde, tüm imkânlarımızla Türk Tarımının ve Türk Çiftçisinin yanında olmak için çalışmalar yapmakta, bunların bir parçası olarak, bu tarz seminerler düzenlemeye ve elbette diğer hizmetlerimizi sürdürmeye devam edeceğimizi belirtiriz.

Alim Çağlayan, İlker Kaan Ulusoy
DRT TARIM
ALO DRT 444 0 378

Etiketler: , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 19:49 | 0 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.