31 Temmuz 2008 Perşembe

Tarımda Yosun Kullanımı; Ascophyllum nodosum (Bölüm 2)

Deniz yosunu olarak Proton dediğimizde; Biyolojik olarak aktif, zengin besin elementleri içeriğine sahip, içerdiği bileşikler ile bütün, taze* Ascophyllum nodosum özütü diyebiliriz.

Proton (ASL) üretim tesisleri

* Taze dememizin nedeni Proton - Ascophyllum nodosum, 1.bölümde de bahsettiğimiz gibi tarlalardan toplanır ve hasat edilir. Oysa bazı üreticiler, okyanusun nisbeten sıcak kıyılarından, fırtına ve dalgalarla kıyıya vuran ölü yosunları toplatarak işlemekte ve tarımda kullanmaktadırlar. Bunların faydasız olduğunu söyleyemeyiz. Elbette bunlar organik artıklardır ve bazı organik ve mineral içerikleri vardır. Zira farklı tür ve çeşit yosunlar kullanılması nedeniyle ürün homojenliği sağlamak çok güçtür. Ne kadar bekletildiği ayarlanmadığı, bilinmediği için de besin kayıplarının olması gayet normaldir. 1.bölümde anlattığımız nedenlerini de göz önünde bulundurarak, soğuk sularda yetişen yosunların verdiği etkiyle de mukayese etmemek gerekir.

Ascophyllum nodosum Dünyada en fazla araştırılan deniz bitkisi olarak, denizden çıkarılan tarımda kullanılan, yosun ürünleri içersinde en yüksek biyoaktivite seviyesine sahiptir.

Fırtına tarafından sahilde biriktirilmiş karışık deniz yosunu yığınları, bazen kilometrelerce uzanabilir.





Uygun kullanımı ile;
  • Hasat verimini arttırır,
  • Bitkideki hastalık belirtilerini azaltır,
  • Kurak, tuzluluk, yüksek ya da düşük sıcaklıklar gibi çevresel strese karşı bitkilerin dayanımını arttırır,
  • Emici böceklere karşı dayanımı sağlar,
  • Bitki sağlığını, üretkenliğini arttırır,
  • Kaliteli ve verimli hasat için etken olur,
  • Yetiştiricilerin gelirini arttırır.
Birinci bölümde, "gelişim düzenleyicileri kaynağıdır" demiştik. Bu "kaynak" olayını açacak olursak;
Proton, Doğal bitki hormonları ve gelişimi teşvik eden bileşiklerin tamamlayıcısı, birincil ve ikincil temel besinlerden oluşan etkinliği arttıran karışım, bitki işlevleri için kofaktör ve katalizör olarak işlev görür. İçeriğindeki vitaminler, Antioksidan üretimini teşvik eder. Amino asitler - Organik asitler, Karbonhidratlar içerir.

Ascophyllum nodosum deniz yosununun (PROTON) örnek analizi

Deniz yosunu özütü: % 100
Maksimum Nem: % 6,5
Organik Madde: % 45 - 55
Mineraller: % 45 - 55

Toplam Azot (N): % 1- 2
Alınabilir Fosfor (P2O5): % 1- 2
Suda Çözünür Potasyum (K2O): % 16 - 20,2
Sülfür (S): % 1 - 2
Magnezyum (MgO): % 0,2 - 0,5
Kalsiyum (CaO): % 0,1 - 0,2

Bor (B): 75 - 150 ppm
Demir (Fe): 75 - 250 ppm
Mangan (Mn): 8 - 12 ppm
Bakır (Cu): 1 - 10 ppm
Çinko (Zn): 25 - 75 ppm

KARBONHİDRATLAR (Polisakkaritler): Alginic Asit, Mannitol, Laminarin
Alginic Asit > % 15

AMİNO ASİTLER (w/w)


BİTKİ GELİŞİM DÜZENLEYİCİLER: Sitokininler, oksinler, giberellinler.
Sitokininler x Oksinler 600-800 ppm

Polisakkaritler (Aliginic Asit, Mannitol, Laminarin) gerekli mineraller ile birleşik oluşturur. Bitkiler tarafından çok daha kolay absorbe edilir hale getirir.

Sitokininler, Auxinler ile birlikte hücre bölünmesi kontrolünde görev alır. Arttırılmış hücre büyümesini ve hücre genişlemesini tetikler. Protein sentezini destekler. Erken ya da genç hücre gelişmesine yardımcı olur. Kritik büyüme dönemlerinde bitkiyi dengeler (örn. çiçek / meyve başlangıcında). Meyve dökülmesini önler.

İçeriğindeki Poliaminler yalancı bitki büyüme düzenleyicileridir (stimülantlar). Bitkide Ascophyllum nodosum özütlerine tepki olarak üretilir. Hücre zarını güçlendirir. Doğal savunmayı arttırır.

Betainler, bitkinin yaşam işlevlerinin devamını sağlar. Hücre zarını korur. Ascophyllum nodosum özütlerinde bulunur, Methyl donor olarak hareket eder. Hücresel ozmotik etkiyi arttırı. Bütün yalancı BGD?leri stimülant yâda sitokinin-benzeri aktivite gösterebilir.

Yosun özütleri canlı organizmalardan elde edildikleri ve üretim sürecinde, içerdiği yapılarının bozulmaması için oldukça sınırlı üretim işleminden geçmeleri nedeniyle yukarıda da görüldüğü gibi karmaşık yapıları vardır. Farklı deniz yosunları ve uygulandıkları bitkiler üzerine etkileri, etki mekanizmaları üzerine hala kuruluşlarca araştırmalar yapılmaktadır, bilinmeyen konular vardır. Elbette bilimin sınırları olmadığı için araştırmalar devam edecektir.

Bitkisel üretimde, uygun yöntemlerle elde edilmiş Ascophyluum nodosum özütü (Proton) kullanıldığında kanıtlanmış faydalar var. Bu konulara gelecek bölümde ağırlık vereceğiz fakat başlangıç yapabiliriz.

Toprak uygulamalarında, rizosferdeki faydalı mikroorganizmaları besler. Bu mikroorganizmalar, toprak kaynaklı fungal patojenlere (patojen=hastalık etmeni) antagonistik etki yapar. Biraz daha açıklayacak olursak topraktan Ascophyllum nodosum uyguladığımızda topraktaki faydalı mikropları besleyerek, hastalık yapan mantarların gelişimini kısıtlamış oluruz. Bunun nasıl olduğuna dair çeşitli nedenler vardır.
  • Bu mikroorganizmalar bazı sindirim enzimleri üretirler, bu enzimler hastalık yapan mantarların ipliksi misel yapılarına saldırır.
  • Patojenleri öldüren antibiyotiklerin üretimine yardımcı olurlar.Yararlı mikroorganizmalar, zararlı mikroorganizmalarla yaşam alanı, besin ve su için rekabete girerler.
  • Bitkiyi uyarır, bağışıklık sistemini güçlendirir.
Dolayısıyla bitkilerde hastalık belirtileri daha az görülür. Fideliklerde ve harici yetiştirilen fidan ve fidelerde daha iyi gelişim, daha az mantari hastalık ile karşılaşılır.

Yapraktan uygulandığında ise yine doğrudan bitkinin bağışıklık sistemine etki ederek dayanımını arttırır. Daha sağlıklı bitkilerle beraber verim ve kalitemizde de iyileşmeler sağlar. Bitkinin fotosentetik kapasitesi artar. Çoğunlukla bunu görsel olarak daha yeşil bitkiler şeklinde görürüz.
Aynı zamanda bitkiye yapraktan birçok besin elementi takviyesi de yapmış oluruz. Böylece bitkinin beslenmesini ve verimliliğini artırmış oluruz.
Yaprak uygulamalarındaki faydalı etkileri, birçok fungusit ve insektisitler ile birlikte kullanıldığında da görülmektedir. Birçok bitki koruma ürünüyle sinerjistik etkisi vardır.

Nasıl Uygulamalıyız?

En uygun sonuçlar, düşük dozlarda - sık uygulamalar şeklinde alınmıştır. Haftalık uygulamalar tavsiye edilir. Gerekirse 4 haftada bir uygulanabilir fakat haftalık uygulamalarda elde edilen birleşik etki kısmen azalmış olur.

Çok yıllık bitkilerde hasat sonrası uygulamalar, bir sonraki yılın sürgünlerine üretkenlik ve gelişme açısından olumlu etki yapar. Çok yıllık bitkilerde her yıl yapılan uygulamalarla daha sağlıklı bitkiler elde edilir.

Hazırlayan
İlker Kaan Ulusoy
Ürün Sorumlusu
Doktor Tarsa Tarım San. ve Tic. A.Ş.

Bölüm 3: Gelecek Ay
Üye olmak ister misiniz?

Kaynak : Acadian Seaplants

Etiketler: , , , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:05 | 0 yorum

30 Nisan 2007 Pazartesi

Sofralık Üzümde Büyüme Düzenleyicileri

Bağcılık, Türkiye tarımında önemli bir yere sahiptir. Buna rağmen, kalite ve birim alandan elde edilen verim düşüklüğü bağcılıkta karşılaşılan en önemli problemlerden biridir. Verimlilik, birim alanda bulunan omca sayısına, omca üzerinde meydana gelen salkım, tane sayısı ve büyüklüğü ile ilgidir. Verimliliği etkileyen faktörler çeşit, anaç, kültürel uygulamalar, çevre koşulları ve çeşitlerin döllenme biyoloji özellikleri gibidir.

Kalite ve verimliliği arttırma uygulamaları aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir;
  • Uygun terbiye şekli verme,
  • Budama,
  • Bakım işlerini zamanında yapma,
  • Sulama,
  • Gübreleme,
  • Toprak işleme,
  • Bitki büyüme düzenleyicilerini gerekli dozda ve oranda kullanma (Oksinler, giberellinler, sitokinler)



Bağcılıkta ıslah çalışmaları ile bir yandan verimli ve kaliteli üzüm çeşitleri araştırılırken bir yandan da büyümeyi düzenleyici maddeler kullanılarak verim ve kalitenin arttırılmasına çalışılmaktadır. Genel olarak diğer bahçe bitkilerinde olduğu gibi bağlarda da büyümeyi düzenleyicilerin verim ve kalite üzerine etkisi maddenin yapısına, konsantrasyon ve uygulama zamanına göre değişmektedir.

Oksinler

  • Tepe tomurcuğu, kökler, genç yaprak ve tomurcuklar gibi hızlı büyüme noktalarında yüksek konsantrasyonlarda bulunurlar.
  • Hücre uzamasını etkiler, kök hücrelerinin uzamasında yer alabilir.
  • Çekirdekli veya çekirdeksiz meyvelerin gelişimini arttırır.
  • Lateral tomurcukların gelişimini engelleme etkisi
Doğal oksinler:
  • İndolasetik asit (IAA), 4-Klorindolasetik asit (4CIAA), Fenilasetik asit (PAA) ve Indolbutirik asit (IBA).
Sentetik Oksinler:
  • Naftalenasetik asit (NAA), Naftalenacetamidas (NAD), 2,4 Diclorofenoxiacético (2,4 D).

Giberellinler

Pratik anlamda bitkinin bütün kısımlarında sentezlenir, fakat özellikle genç yapraklarda, embriyo, çekirdek ve meyvede sentezlenir.

İçlerinde giberellik asidinde (GA3) bulunduğu 84 tip giberellin tanımlanmıştır.

Özellikle gövde uzamalarını teşvik etmektedir ve hücre bölünmesi ve uzamaları, döllenme, meyve gelişimi, partenokarpi ve estenosperma olayları ile ilişkilidir.

Çiçeklenmede, düşük konsantrasyonda Giberellin uygulamaları tane tutumunu azaltır ve sonuç olarak salkımlar daha gevşek olur.

Çiçeklenme döneminde yapılan uygulamalar tanelerin uzunlamasına gelişimine neden olur. daha sonra yapılan uygulamalar tanelerin çapının gelişmesine neden olur. Eğer çiçeklenme sonunda uygulama yapılırsa, salkımdaki tane sayısı daha fazla olur.

Sitokininler

  • Sentezi: pek çok çeşidin kök bölgesinde sentezlenir ve ksilem yoluyla uç noktalara taşınır.
  • Adeninden elde edilir.
  • Temel görevi: oksin varlığında hücre bölünmesini arttırmak.
  • Doğal: Kinetin, N-benziladenin ve zeatin gibi pürinlerden elde edilir.
  • Sentetik: Difenilüre (forclorfenuron) türevleridir. Tarımda kimyasal uygulamaların etkinliğini belirlemektedir.
  • Yapıştırıcı etki : yeşil aksamı kuvvetlendirerek dökümlerin yüzeysel eğilimlerini azaltır.

Büyüme Düzenleyicilerin Kaynakları (Sentetik ve Organik Sitokininler)

İki stokinin kaynağı bulunmaktadır:

A - Sentetik orijinli stokininler difenilüre (N - (2 - chloro - 4 - pyridyl) - N' - phenylurea = (CPPU)) türevleridir. Genel adı: Forclorfenuron.

B - 1 organik veya doğal kaynaklı sitokininler kinetin, benziladenin ve zaetin gibi pürin türevleridir.

B - 2 deniz yosunu veya aminoasit, farklı dozlarda sitokininler, oksinle ve giberellinleri içeren diğer organik kökenli bileşen türevli karışımlar.

CPPU uygulanmış salkım;


SONUÇLAR

  • Thompson seedless çeşidinde doğal sitokininler (Kinetina, 0,01%) ve sentetik sitokininler uygulamalarından elde edilen sonuçlarda tane ağırlığının ve kalibresinin arttırdığı sonucuna varılmaktadır.
  • 1993'den bu yana sitokininler üzerine yapılan araştırma sonuçlarında elde edilen değerlerin analizi ve mevcut araştırmanın sonuçlarına göre Thompson seedless çeşidinde doğal sitokininlerin pazarlama süresini 30 gün ve üzerine çıkardığı gözlemlenmiştir.
  • Sonuç olarak kalite ve şartlar üzerinde yeterli bir etkinin gözlemlendiği bu araştırma ve 1993 yılından itibaren, birbirinden bağımsız olarak gerçekleştirilen denemelerde Thompson Seedless çeşidinde kalite ve şartların iyileştirilmesi üzerinde durulmaktadır. Meyvenin depolama ömrü süresi üzerine etkileri uygulama ne olursa olsun 60 günlük sonuçlar genel hatlarıyla ortaya konulmaktadır ve özellikle "KÖK HATTI", BEYAZLAŞMA ve ÇÜRÜME konularında geri dönüşü olmayan kayıplarla karşılaşılabilinmektedir.
  • Thompson Seedless 30-40 gün aşmayan depolamalar dışında ticari olarak pazarlanabilir.

Crimson Seedless çeşidinde büyüme düzenleyicilerin etki derecesi

Büyüme düzenleyici maddelerin bağcılıkta kullanım alanlarından birisi de tane seyreltmenin sağlanmasıdır. Seyreltmenin amacı fazla miktardaki ürünü azaltarak asmalarda normal miktarda ürün yüklemesini sağlamaktır. Böylece ürün kalitesi arttırılır, salkımların sıkı olması nedeniyle oluşan çürümelere engel olunur, salkımların daha kolay paketlenmesi sağlanır. Üzümlerde elle seyreltme zor ve pahalı olduğundan son yıllarda kimyasal maddelerle seyreltme önem kazanmaya başlamıştır. Büyüme düzenleyici maddelerin kullanılmaları işgücünü oldukça azaltır ve özellikle kurutmalık ve şaraplık çeşitlerde yapılması uygundur.

Bu ayki yazımızda SQM kaynaklarından derlediğimiz ve üreticimizin faydasına olacak bilgileri paylaşmak istedik. Çalışmalar Thompson Seedless ve Crimson Seedless çeşidi üzerinedir. Yurdumuzda ağırlık Sultani yetiştirilmektedir fakat Sultani (Sultana, Sultanina) çeşidi, William Thomson tarafından, Amerika Birleşik Devletlerine götürülmüş, geliştirilmiş ve Thompson Seedless adını almıştır. Dolayısıyla, üzümlerde bitki fizyolojilerinin zaten çok yakın olması yanında, burada çeşit özelliklerinin de çok yakın olması nedeniyle rahatlıkla bağdaştırabiliriz.

Saygılarımızla,

Alim Çağlayan & İlker Kaan Ulusoy
Pazar Geliştirme Departmanı

Etiketler: , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 18:03 | 2 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.