31 Mart 2009 Salı

TOPRAK VE BAZI KAVRAMLAR

Çağımızın; Bilgi çağı olarak adlandırılması şüphesiz çok doğrudur. Günümüzde paylaşımının ve ulaşılabilirliğinin teknoloji sayesinde kolaylaşmasıyla beraber, bilgiyi üreten, yaygınlaştıran ve doğru kullanan toplumlar daha uygar ve daha zengin olmaktadır. Bilgi ancak, kullananların ortak dili üzerinden doğru paylaşılabilir ve yaygınlaştırılabilir.

Bu konuda Ziraat mühendisleri, tekniker ve teknisyenleri olarak kendi aramızda bile bazı kavramları eksik veya yanlış kullanabiliyoruz. Toprak bünyesini ve yapısını doğru tanımamız yetiştiricilikte doğru bitki ve çeşit seçiminden, uygun sulama ve gübreleme programını belirlememize kadar bizi yönlendirecek önemli bir etmendir. Toprak, birçok bilimsel alanda olduğu gibi hala tamamen çözülememiş bir bilim olup, hepimizin bildiği gibi hakkında ciltler dolusu yazılabilir. Bu makalede mesleki bazı kavramları kısaca bir kez daha hatırlatmak, paylaşmak istedim.

Toprağın Fiziksel Özelliklerinden;
  1. Bünye (Tekstür): Bir toprağı oluşturan kum, silt ve kil gibi farklı büyüklükteki ve yapıdaki parçacıkların toplam içindeki oranları hakkında fikir veren bir kavramdır. Bünye analizinde bu parçacıklar % cinsinden bulunur. 12 çeşit bünye sınıfı vardır. Kendi içinde alt guruplara ayrılmak kaydıyla, iki adedi kaba, yedi adedi orta, üç adedi de ince bünye olarak adlandırılır.
  2. Yapı (Strüktür): Toprağı oluşturan parçacıklar bir araya gelerek "ped" leri, bunlar "agregat" ları, bunlar bir araya gelerek yapı ünitelerini ve toprağın yapı adını oluştururlar. Kil-Silt ve kili atomlara benzetirsek, yapı ünitelerini de moleküllere benzetebiliriz.
    Bazı yapı türleri:
    • Yuvarlak
    • Tabakalı
    • Blok
    • Prizmatik

    Hiçbir düzenli yapıya sahip olmayan topraklara yapısız topraklar deriz ve başlıca iki başlıkta incelenir.
    • Teksel (serbest zerreler halinde)
    • Massiv (şekilsiz, heterojen bloklar halinde)
Bir toprağın yapısının oluşumunda;
  • Kil mineralleri,
  • Fe, Al ve Mn oksitleri,
  • Organik kolloidler,
  • Organik canlı salgıları,
  • Mikro organizma artıkları,
  • Islanma- Kuruma,
  • Donma-Çözülme,
  • Toprak işleme ve başka basınç kaynakları rol oynar.
Organik Toprak
  • İnce bünyeli topraklarda ağırlık üzerinden %30 ve üzerinde,
  • Kaba bünyeli topraklarda ağırlık üzerinden %20 ve üzerinde organik madde içeren ve derinliği 30 cm ve daha fazla olan topraklara organik topraklar denir. Bu tip topraklarda toprağın temel özelliklerini mineral fraksiyonu değil, organik fraksiyon belirler.
Verimlilik Üretkenlik
Birbiri ile sıkıca karıştırılan bu iki kavramın tanımları şöyledir.
Üretkenlik: Bir toprağın, genel olarak bitki yetiştiriciliği İÇİN üretime engel bir özelliğinin olmamasıdır.
Verimlilik: Bir toprağın belli bir ürün üzerinden üretkenlik potansiyelinin ifadesidir.
Bir başka deyişle; Üretkenlik kavramını kullanırken belli bir bitki türü öznemiz olmalıdır.
Verimli toprak aynı zamanda üretkendir. Fakat her üretken toprak her ürün için verimli değildir.

Katyon Değişim Kapasitesi:
Bir toprağın organik madde ve kil içeriğine bağlı olarak, rizosferdeki diffüz tabakada ne kadar katyonu tutup, ne kadar anyonla yer değiştirme gücünün ifadesidir.
Toprağın katyon değişim kapasitesi, katyonların ise değiştirme gücünden söz edilir.

Katyon Değişim Kapasitesi = ( % organik madde x 2,5 ) + ( % kil x 0,5 ) şeklinde matematiksel olarak ifade edilebilir.

Organik maddenin KDK'sı: 200 me / 100 gr
Montmorillonit kil mineralinin KDK'sı: 100 me / 100 gr
İllit kil mineralinin KDK'sı: 30 me / 100 gr
Kaolinit kil mineralinin KDK'sı: 8 me / 100 gr 'dır.

Katyonların değiştirme gücü (sırasıyla soldan sağa azalır)
Ba > Sr > Ca > Mg > Cs > Rb > K > Na > Li

Bir toprakta bünye ne kadar ince ise, 2:1 tipi kil minerali ne kadar fazla ise, organik madde ne kadar fazla ise K.D.K. o kadar artar.

Elektiriksel İletkenlik - Tuzluluk - Alkalilik
Elektriksel iletkenlik bildiğimiz gibi çeşitten bağımsız olarak toprak solüsyonundaki toplam çözünmüş maddenin ifadesidir. Çözünmüş madde miktarı arttıkça E.C. artar.

Tuzlu topraklar: Cl2, SO4, ve NO3 tuzlarını içerir ve başat iyonlar Ca, Mg, Na'dur. Tuzlu toprakların ortak özelliği değişebilir Na'un %15'den fazla olması ve pH'nın 8,5'un üzerinde olmasıdır.

Yazan
Faruk Tunç
Doktor Tarsa Tar. San. Tic A.Ş.
Pazar Geliştirme Departmanı

Fotoğraflar
Mike Berg
Dan Shirley

Etiketler: , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 11:12 | 0 yorum

31 Ekim 2008 Cuma

Bitki Beslemesinde Kalsiyum'un Hayati Rolü - 2

Kalsiyum Nitratın Toprağa Faydaları

Besleme değerine ek olarak, Kalsiyum nitrat kullanımı kumlu veya killi topraklarda, humid bölgelerdeki asitli topraklardan arid alanlardaki tuzlu-alkalin topraklara değin çeşitli faydalar sağlamaktadır

Toprak yapısına faydaları
Topraklar az kalsiyum veya çok sodyum içeren sularla sulandığında topraktaki kil parçaları yayılabilirler. Bunun sonucunda su ve oksijen infiltrasyon oranları azalır ve büyüme koşulları fakirleşir.

Suda çözünebilir Kalsiyum dağılmış topraklarda gözeneklerin açılmasını sağlar. Kalsiyum nitratın düzenli kullanımı toprak yapısını iyileştirir, parçacıkları bir araya getirir, sabit ve gözenekli bir oluşum sağlar. Su infiltrasyonunu ve toprak havalanmasını iyileştirir.

Asidik topraklar
Asidik topraklarda yetiştirilen bitkilerde görülen Ca noksanlığı amonyum ve üre azotu içeren gübrelerin kullanımıyla daha telaffuz edilir bir hal almıştır. Azotlu gübrelerin bir çoğunun asitleştirici etkileri, asitli topraklardaki yarayışlı kalsiyum miktarını azaltır. Kalsiyum Nitrat suda çözünebilir kalsiyum içerir ve toprağı asitleştirici reaksiyonları yoktur.

Asitli topraklarda düzenli Kalsiyum nitrat kullanımı kireç uygulamalarını azaltır. Bu uygulama, toprağın asidik olduğu humid bölgelerde veya toprak pH'ı ile toprak yapısının iyileştirilmesi için kireçlemenin gerekli olduğu bölgelerde önem kazanmaktadır.

Kireçlemeyle beraber Kalsiyum nitrat uygulaması artan toprak asitliğiyle mücadelede yardımcı olur. Ayrıca asidik tropikal topraklarda çoğunlukla bulunan yüksek mangan ve alüminyum seviyelerinin toksin etkilerini azaltır.

Kalsiyum nitrat toprağı asitleştirmez, toprak pH'ını iyileştirir, molibden ve demir gibi iz elementlerin yarayışlılığını sağlar.

Tuzlu topraklar
Tuzlu topraklar fazla miktarda sodyum ile magnezyum klorit ve sülfatları şeklinde çok miktarda tuz içerir. Kurak alanlardaki topraklarda tuz birikmesi karakteristik bir özelliktir ve kayda değer bir verim kaybına sebep olur. Özellikle drenajın zayıf ve sulama suyunda aşırı miktarda sodyum olan koşullarda, sodyum toprakta kolaylıkla kalsiyumun yerini alır.

Kalsiyum kök hücre zarlarından sodyumun uzaklaştırılmasında önemli bir rol oynar. Araştırmalar kalsiyumun tuza hassas bitkilerde sodyum ve kloritlerin kök bölgesinde oluşturdukları öldürücü etkiye karşı bitkiyi koruduğunu göstermektedir.

Tuzlu toprakların geri kazanılması sodyumun kalsiyumla yer değiştirmesini gerektirmektedir. Kalsiyum nitratın içerdiği suda çözünebilir formdaki kalsiyum zararlı konsantrasyonlardaki Sodyuma karşı hareket eder. Hareket halindeki kalsiyum toprak solüsyonundaki ya da toprak parçacıklarına asılı durumda olan sodyumla yer değiştirir. Daha sonra doğru bir şekilde yapılan yıkamayla sodyum kök bölgesinden aşağılara drene edilerek uzaklaştırılır. Böylece bitki büyümesini olumsuz yönde etkileri bertaraf edilir.

Toprak parçacıklarında Kalsiyumun sodyumla yer değiştirmesi sonucu su ve oksijen penetrasyonu iyileşir, toprak işlenmeye uygun bir hal alır.

Alkalin topraklar
Alkalin topraklar sodalı topraklar olarak da adlandırılır. Sodyum içeriği toplam değişebilir katyonların % 15 ini aşan miktarlardadır. Alkalin topraklar içerdiği sodyum karbonatları sebebiyle pH'ı (8 - 10) yüksektir.

Tuzlu topraklardaki besin maddeleri içeriği normal bitki büyümesi için gerekli olan elementlerce dengesizdir. Yarayışlı formda kalsiyum ve potasyumca fakirdir. Bitkiler sağlıklı gelişemezler ve zayıf düşerler.

Yüksek seviyedeki değişebilir sodyum seviyesi veya topraktaki serbest sodyum karbonat kil parçacıklarının dağılıp yayılmasına da yol açar. Böylece toprağın su geçirgenliği azalır, yapısı ters etkilenir. Nemliyken yapışkan bir hal alırken, kuruduğunda sıkı ve sert bir haldedir.

Suda çözünebilir kalsiyum toprak çözeltisinde erimiş ve değişebilir sodyum ve sodyum tuzlarıyla yer değiştirir, ve sodyum sulamayla rahatlıkla topraktan yıkanır. Bundan ötürü alkali topraklarda Kalsiyum nitratın kullanımı toprak yapısını iyileştirmekte ve bitkisel üretim esnasında sodyum miktarını azaltmakta kullanılabilecek en iyi araçtır.

Kalkerli topraklar
Kalkerli topraklarda suda çözünürlükleri az olan bol miktarda kalsiyum ve magnezyum karbonatları bulunur. Kalkerli topraklar daha çok yarı kurak ve kurak bölgelerde bulunur. Genellikle kayda değer miktarda yüksek değişebilir kalsiyum içerir. Ancak bu kalsiyum her zaman bitkiye yarayışlı değildir; kalsiyum katyonu kil parçacıklarına adsorbe edilebilir ya da diğer mineral veya organik maddelerle çözünmez bileşikler oluşturabilir(Fiksasyon).

Dahası, yıllardır yapılan yoğun sulama, yüksek verimlilik, bitkilerce topraktan kaldırılan büyük kalsiyum oranları ve yoğun amonyum ve üre gübreleri kullanımı ki kireci çözünür hale getirirler; topraktaki yarayışlı kalsiyumu oldukça tüketmişlerdir. Böylece suda çözünebilir formda kalsiyum içeren kalsiyum nitrat gübresinin kullanımı sulama imkanlarının olduğu kalkerli topraklar için faydalıdır.



Kalsiyum bitkiler için önemli bir besindir.


Kalsiyum bitkideki hastalıkları azaltır.




Kalsiyum Nitrat; "toprak ve bitki amenajman aracı"

Hazırlayan
Alim Çağlayan
Pazar Geliştirme Departmanı
Doktor Tarsa Tarım San. ve Tic. A.Ş.

Etiketler: , , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:42 | 1 yorum

31 Mart 2008 Pazartesi

Domates Bitkisinin Genel İstekleri

1 İklim

1.2 Sıcaklık

Domates ılıman iklim sebzesidir. İdeal sıcaklık ortalaması 18°C ve 27°C arasındadır. Bu nedenle kuzey ve güney yarım kürenin 30. ve 40. paralelleri arasında kalan ılıman bölgelerde dış koşullarda yetiştiriciliği kolaylıkla yapılabilmektedir. 10°C'nin altındaki sıcaklıklar çiçek oluşumu üzerine olumsuz etki etmekte ve gece donlarında ürün ciddi zararlar almaktadır (Resim 1).


Resim 1. Don Zararı

35°C üzerindeki sıcaklık ve düşük nem koşullarında kuruluk nedeniyle polen canlılığı şiddetli bir şekilde azalırken çiçek dökümleri meydana gelir. Dengeli beslenme koşullarında bu yüksek sıcaklıklar altında çiçek dökümlerinin dengesiz beslenmeye oranla daha az olduğu saptanmıştır.

1.2 Işık

Global ısınma fotosentez boyunca yapraklarda üretilen şeker miktarını belirlemektedir. Yüksek orandaki şeker üretimi fazla sayıdaki meyveyi destekleyecek ve böylece de domateste yüksek verim elde edilmesine olanak sağlayacaktır.
Çiçeklenme için en az günlük 6 saat ışıklanmaya ihtiyaç duyan domates az ışığa karşı duyarlıdır. Gün uzunluğu domates üretiminde belirleyici bir faktör olmadığından, sera yetiştiriciliğini de içine alan geniş bölgelerde üretim yapılabilmektedir.

Solar ısınımın yüksek olduğu koşullar meyve yarılmalarına, güneş yanıklığına ve olgunluk döneminde dengesiz renk oluşumlarına neden olur. Yeterli yapraklanma güneş yanıklarına karşı korunmada yardımcı olur. Uygun potasyum ve kalsiyum seviyeleri hücre turgorunu ve gücünü kontrol eder ve böylece bitki hücreleri su kaybına ve buna bağlı olarak güneş yanıklarına dayanıklı hale gelir (Resim 2).


Resim 2. Güneş Yanıklığı

2. Su ve Toprak

2.1 Su

Uygun sulama metodu (Resim 3) yüksek verim ve kalitenin elde edilmesinde temel özellik taşır. Domates açık arazide 6.000 m3/ha ve sera koşullarında 10.000 m3/ha suya ihtiyaç duyar.

Düşük miktarlarda besin maddesi içeren günlük sulamaların yapılması kök bölgesinde tuz stresinin oluşmasını ve erken dönemde meydana gelebilecek besin maddesi eksikliklerini özellikle haftalık gübreleme programlarının uygulandığı durumlarda ortadan kaldırır.

Kuraklık (Resim 4) genel gelişimde gerilemelere yol açar ve özellikle kalsiyum alımını azaltarak kalsiyum noksanlığı ile ortaya çıkan Çiçek Ucu Çürüklüğünü (BER) beraberinde getirir ve direkt olarak meyveye zarar verir (Resim 5). Çiçeklenme olumsuz yönde etkilenir ve salkım dökümleri meydana gelir. Diğer yandan aşırı sulama anaerobik toprak koşullarında kök çürüklüklerine, çiçeklenmede gecikmeye ve meyvede bozukluklara neden olur (Resim 6).


Resim 3. Sulama Sistemi


Resim 4. Kuraklık Stresi


Resim 5. Çiçek Ucu Çürüklüğü


Resim 6. Yarılma

Yüksek pH ya sahip sulama suyu yüksek dozlarda kalsiyum ve magnezyum karbonat ve bikarbonatları ihtiva eder. Bu tip sulama suyu koşullarında pH derecesini 5-6 seviyesine çekerek bitkinin su alımını sağlamak amacıyla asidifikasyon uygulamaları yapılması önerilmektedir. Bu uygulama P, Fe, Zn, Cu, Mn ve B gibi besin maddelerinin etkinliğini arttırarak damlama sulama sistemlerinde olası çözünmeyen tuzların birikimine engel olur.

Asitdifikasyon (H+) karbonat (CO32-) ve bikarbonatların (HCO3-) karasız bir bileşik olan karbonik aside ve bu formdaki karasız bileşiğinde su ve karbondioksite dönüşmesine neden olur.

1 HCO3- + 1 H+ _ 1 H2CO3 _ 1 H2O + 1 CO2
1 CO32- + 2 H+ _ 1 H2CO3 _ 1 H2O + 1 CO2

(Bi)Karbonat + asit -->Karbonik asit --> su + karbondioksit

Su içerisindeki bikarbonatların % 90-95 civarında asidifikasyonla nötrleştirilmesi önerilir. Böylelikle su düşük pH kapasitesini koruyarak olası pH düşüşleri engellenmiş olur. Sulama suyundaki asitlik derecesindeki yüksek pH toprakta var olan yüksek toksisitedeki alüminyum(Al3+) gibi elementlerin çözünmesine neden olarak istenmeyen durumlar ortaya çıkarabilir.

2.2 Toprak

Drenaj kapasitesi ve fizyolojik yapısı iyi olan toprak en ideal topraktır. Kökler 60 cm ye kadar gelişim göstermekle birlikte ilk 20 cm derinlikte kök hacminin % 70 olduğu görülmektedir.

İdeal toprak pH' sı 6,0-6,5 arasında olmalıdır (Şekil 14). pH > 6,5 olduğu durumlarda metalik mikro besin maddeleri (Fe, Zn, Mn, Cu), bor (B) ve fosforun (P); pH < 5,5 olduğu koşullarda ise fosfor (P) ve molibdenin bitkiye alım etkinliği azalır.



Şekil 1. Toprak pH' nın besin maddelerinin aktivitesine etkisi

Serada alternatif yetiştirme ortamları: kayayünü (Resim 7), perlit (Resim 8) ve Coco peat (Resim 9).


Resim 7. Kayayünü ortamında serada domates bitkisi


Resim 8. Perlit ortamında serada domates bitkisi


Resim 9. Coco peat torbaların serada domates bitkisi

3. Organik Madde ve Gübre

Organik madde ve gübre toprak yapısını ve mikrobiyolojik aktiviteyi kuvvetlendirmek ve toprağın su tutma kapasitesini arttırmak amacıyla uygulanır. Gübreleme yapılırken, kök bölgesinde (tuzluluk riski) besin maddelerinin alınım riski ve önemli besin maddeleri arasındaki dengesizlik riskinin artması nedeniyle gübrenin önemli miktarda besin maddesi içermesine dikkat edilmelidir. 10-50 MT gübre/ha uygulaması önemli ölçüde besin maddesi ihtiyacını karşılayacaktır. Yanmış tavuk gübresi (Dry chicken manure) (Tablo 1) is yanmış ahır gübresine oranla daha kuvvetlidir (Tablo 2). 10 MT tavuk gübresi ile hektar alana 134 kg azot uygulanmış olur. Oysa 50 MT ahır gübresinde hektar alana toplam 275 kg azot verilmiş olmaktadır.

Tablo 1. Tavuk Gübresi Ortalama Besin Maddesi İçeriği

Kaynak: Handboek Meststoffen NMI, 1995.

Tablo 2. Ahır Gübresi Ortalama Besin Maddesi İçeriği.

Kaynak: Handboek Meststoffen NMI, 1995.

Gelişme dönemi boyunca toprakta organik olarak bağlı olan azot mikrobiyolojik aktiviteler sonucunda serbest kalır. Domatesin generatif faza geçtiği dönemde toprak içerisinde serbest hale gelen fazla azot, düzensiz olgunlaşmaya, çiçeklenmede azlığa ve raf ömrünün kısalmasına neden olabilir.

Bu durumun pratikte çiftçi için temel problemlerden biri olması nedeniyle gübrenin azot içeriğinin %25 ile sınırlandırılması ve artakalanın özel bitki besin maddeleriyle birlikte verilmesi önerilir.

4. Tuzluluk

Ürünün verim potansiyelini engelleyen tuzluluk, tüm tuzların kök bölgesinde belli derecelerde birikmesi olarak tanımlanmaktadır. Tuzluluk yanlış gübre uygulamaları, yeterli yağışın olmaması ve/veya elektriksel kondüktivitesi yüksek sulama suyunun kullanılmasıyla ortaya çıkabilir (Resim 10).

Tuzluluk koşullarında olası elektriksel kondüktivitenin artışına engel olmak için klor ve sülfatlı (KCl, amonyum sülfat ve potasyum sülfat) gübre veya organik madde kullanımı önerilmemektedir. Tuzluluğu önlemek ya da azaltmak için aşağıdaki yöntemlerde kullanılabilir: Toprak drenajını arttırmak, taban gübrelemesinden granüller gübre kullanmamak iyi ve kötü kalitedeki suyu birbiriyle karıştırmak, tuza dayanıklı çeşit seçilmesi, tek sıra dikimde iki sıralı damla sulama sisteminin kullanılması, plastik malç uygulamaları.


Resim 10. Tuzlu gübrenin toprak yüzeyinde birikmesi

Domates nispeten tuzluluğa karşı toleranslıdır (Tablo 3). Verim potansiyelinin düşüşünü engellemek için doymuş toprak çözeltisindeki elektriksel kondüktivitenin ECse < 2,5 mS/cm ve sulama suyu elektriksel kondüktivitesi < 1,7 mS/cm olmalıdır. Örneğin; toprak çözeltisinin elektriksel kondüktivitesinin 3,5 mS/cm olduğu koşullarda verim potansiyeli 10%. Ancak, bazı durumlarda tadı (cherry domates) ve raf ömrünü uzatmak amacıyla EC' nin yüksek olması istenir.

Tablo 3. Tuzluluk nedeniyle azalan verim potansiyeli.


Kaynak: Libro Azul, 2002.

Harmen Tjalling HOLWERDA
SQM Suda Çözünür Gübreler Pazar Geliştirme Müdürü

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayın.
Yazan Doktor Tarsa Tarım , 10:40 | 0 yorum


DRT LOGO
Doktor Tarsa Tarım
San. ve Tic. A.Ş.

Antalya, Türkiye

1987 yılında ticaret hayatına bitki yetiştirme grubu elemanlarından torf ithalatı ve pazarlaması ile başlamıştır. Doktor Tarsa şu anda 3000'in üzerinde ürün çeşidi ile Türk tarımına ve sanayisine hizmet vererek gelişmeye devam etmektedir.
Ayrıntılı bilgi için...

Üyelik

Bilgi: E-bültenimiz ellerine ulaşmamış olanlar webmaster@drt.com.tr adresine bildirebilirler.